Veya Faraday sandalyesi, radyasyonlardan koruyor.Krzesło Faradaya, które ma chronić przed promieniowaniem.
Veya Faraday sandalyesi, radyasyonlardan koruyor.O esta Silla Faraday, que se supone te protege de las radiaciones.
Veya Faraday sandalyesi, radyasyonlardan koruyor.Of deze Faraday stoel die je tegen straling moet beschermen.
Veya Faraday sandalyesi, radyasyonlardan koruyor.O questa sedia Faraday, che dovrebbe proteggerti dalle radiazioni.
Veya Faraday sandalyesi, radyasyonlardan koruyor.Ou ce fauteuil de Faraday, qui est censé vous protéger des radiations.
Veya Faraday sandalyesi, radyasyonlardan koruyor.Sau acest scaun Faraday care se pare că te protejează de radiaţii.
Veya Faraday sandalyesi, radyasyonlardan koruyor.Ή αυτή η καρέκλα Φαραντέι, που υποτίθεται ότι σε προστατεύει από τις ακτινοβολίες.
Veya Faraday sandalyesi, radyasyonlardan koruyor.Или този фарадеев стол, който би трябвало да те предпазва от радиация.
Veya Faraday sandalyesi, radyasyonlardan koruyor.Или этот стул Фарадея, который должен защищать вас от радиации.
Veya Faraday sandalyesi, radyasyonlardan koruyor.או כיסא פאראדי הזה שאמור להגן עליכם מקרינה.
Veya Faraday sandalyesi, radyasyonlardan koruyor.أو هذا الكرسي الفاراداي ، الذي يفترض أن يحميك من الإشعاعات.
Veya Faraday sandalyesi, radyasyonlardan koruyor.ですが 興味深いことに この展覧会中に発見した
Yani aslında o şey hala orjinal halini koruyor ancak yeni bir biçimde sunuluyor.Donc, c'est toujours ce que c'est à la base, mais révélé différemment.
Yani aslında o şey hala orjinal halini koruyor ancak yeni bir biçimde sunuluyor.Jadi ini masih seperti apa aslinya, tapi kemudian diungkap dalam sebuah cara yang berbeda.
Yani aslında o şey hala orjinal halini koruyor ancak yeni bir biçimde sunuluyor.Quindi è sempre ciò che era all'origine, ma poi viene rivelato in un modo diverso.
Yani aslında o şey hala orjinal halini koruyor ancak yeni bir biçimde sunuluyor.שעדיין ישאר מה שהיה במקור, אך יתגלה בצורה שונה.
Yani Japonlar buradaki kolonici, emperyalist güç ve II. Dünya Savaşı'nın sonuna dek otoritelerini koruyorlar.그렇게 일본은 한반도를 자신들의 식민지로 만들었습니다.
Yani Japonlar buradaki kolonici, emperyalist güç ve II. Dünya Savaşı'nın sonuna dek otoritelerini koruyorlar.لذا فإن الامبراطورية اليابانية هنا هي عبارة عن قوة استعمارية
Yani Japonlar buradaki kolonici, emperyalist güç ve II. Dünya Savaşı'nın sonuna dek otoritelerini koruyorlar.ここに国力を集めていました。