koruyan ile cümle
koruyan kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
12
ORT. KELİME
Bizim, vücudumuzdaki en önemli organımızı: beynimizi koruyan güçlü kafatası kemiklerimiz vardır.Avem oase craniene rezistente pentru a proteja cel mai important organ al organismului: creierul.
Bizim, vücudumuzdaki en önemli organımızı: beynimizi koruyan güçlü kafatası kemiklerimiz vardır.Chúng ta có một bộ sọ cứng bảo vệ cơ quan quan trọng nhất trong mỗi cơ thể chúng ta: não.
Bizim, vücudumuzdaki en önemli organımızı: beynimizi koruyan güçlü kafatası kemiklerimiz vardır.우리는 신체의 가장 중요한 기관인 두뇌를 보호하는 튼튼한 두개골을 가지고 있습니다.
Bizim, vücudumuzdaki en önemli organımızı: beynimizi koruyan güçlü kafatası kemiklerimiz vardır.Máme silné kosti lebky, která chrání nejdůležitější část našeho těla: mozek.
Bizim, vücudumuzdaki en önemli organımızı: beynimizi koruyan güçlü kafatası kemiklerimiz vardır.Mamy silne kości czaszki, które chronią najważniejszy organ w naszym ciele: mózg.
Bizim, vücudumuzdaki en önemli organımızı: beynimizi koruyan güçlü kafatası kemiklerimiz vardır.Nous avons des os du crâne solides qui protègent l'organe le plus important de notre corps: le cerveau.
Bizim, vücudumuzdaki en önemli organımızı: beynimizi koruyan güçlü kafatası kemiklerimiz vardır.Temos ossos cranianos fortes que protegem o órgão mais importante do nosso corpo: o cérebro.
Bizim, vücudumuzdaki en önemli organımızı: beynimizi koruyan güçlü kafatası kemiklerimiz vardır.Tenemos huesos fuertes en el cráneo que protegen al órgano más importante del cuerpo: el cerebro.
Bizim, vücudumuzdaki en önemli organımızı: beynimizi koruyan güçlü kafatası kemiklerimiz vardır.Vi har starka skallben för att skydda det viktigaste organet i vår kropp: hjärnan.
Bizim, vücudumuzdaki en önemli organımızı: beynimizi koruyan güçlü kafatası kemiklerimiz vardır.We hebben sterke schedelbeenderen die het belangrijkste orgaan in ons lichaam, de hersenen, beschermen.
Bizim, vücudumuzdaki en önemli organımızı: beynimizi koruyan güçlü kafatası kemiklerimiz vardır.Wir haben starke Schädelknochen, die das wichtigste Organ in unserem Körper beschützen: unser Gehirn.
Bizim, vücudumuzdaki en önemli organımızı: beynimizi koruyan güçlü kafatası kemiklerimiz vardır.Кістки нашого черепа дуже міцні, вони захищають найважливіший орган нашого тіла - мозок.
Bizim, vücudumuzdaki en önemli organımızı: beynimizi koruyan güçlü kafatası kemiklerimiz vardır.Ние имаме здрави черепни кости, които защитават най-важния орган в тялото ни: мозъка.
Bizim, vücudumuzdaki en önemli organımızı: beynimizi koruyan güçlü kafatası kemiklerimiz vardır.У нас сильные кости черепа, защищающие самую важную часть нашего организма - мозг.
Bizim, vücudumuzdaki en önemli organımızı: beynimizi koruyan güçlü kafatası kemiklerimiz vardır.יש לנו עצמות גולגולת חזקות שמגינות על האיבר החשוב ביותר בגופנו: המוח.
Bizim, vücudumuzdaki en önemli organımızı: beynimizi koruyan güçlü kafatası kemiklerimiz vardır.لدينا عظام جماجم قوية تحمي أهم عضو في جسدنا : الدماغ.
Bizim, vücudumuzdaki en önemli organımızı: beynimizi koruyan güçlü kafatası kemiklerimiz vardır.脳という一番重要な 臓器を守っています 顔にはあらゆる感覚が集中しています 特別な感覚-
Bugün, Namibya topraklarında 13 milyon hektar alanı idare eden ve koruyan 60 koruma teşkilatımız var.현재, 야생관리보호소가 60개나 되는 데요. 나미비아의 천삼백만 헥타르가 넘는 곳을 관리, 보호 하고 있답니다.
Bugün, Namibya topraklarında 13 milyon hektar alanı idare eden ve koruyan 60 koruma teşkilatımız var.Astăzi avem 60 de instituții care controlează și protejează peste 13 milioane de hectare de pământ în Namibia.
Bugün, Namibya topraklarında 13 milyon hektar alanı idare eden ve koruyan 60 koruma teşkilatımız var.Aujourd'hui il y a 60 institutions qui gèrent et protègent plus de 13 millions d'hectares en Namibie.
Bugün, Namibya topraklarında 13 milyon hektar alanı idare eden ve koruyan 60 koruma teşkilatımız var.Dnes máme 60 združení ktoré spravujú a chránia cez 13 miliónov hektárov územia v Namíbii.
Bugün, Namibya topraklarında 13 milyon hektar alanı idare eden ve koruyan 60 koruma teşkilatımız var.Es gibt heute 60 Conservancies, die über 13 Millionen Hektar Land in Namibia verwalten und schützen.
Bugün, Namibya topraklarında 13 milyon hektar alanı idare eden ve koruyan 60 koruma teşkilatımız var.Hoy tenemos 60 conservadoras que administran y protegen más de 13 millones de hectáreas de tierra en Namibia.
Bugün, Namibya topraklarında 13 milyon hektar alanı idare eden ve koruyan 60 koruma teşkilatımız var.Na dzień dzisiejszy jest ich 60, opiekują się i chronią 13 milionów hektarów ziemi w Namibii.
Bugün, Namibya topraklarında 13 milyon hektar alanı idare eden ve koruyan 60 koruma teşkilatımız var.Ngày hôm nay, chúng tôi có 60 ủy ban điều hành và bảo vệ hơn 13 triệu héc ta đất đai tại Namibia
Bugün, Namibya topraklarında 13 milyon hektar alanı idare eden ve koruyan 60 koruma teşkilatımız var.Oggi abbiamo 60 conservazioni che gestiscono e proteggono oltre 13 milioni di ettari di terra in Namibia.
Bugün, Namibya topraklarında 13 milyon hektar alanı idare eden ve koruyan 60 koruma teşkilatımız var.Vandaag hebben we 60 conservaten die meer dan 13 miljoen hectare land in Namibië beheren en beschermen.
Bugün, Namibya topraklarında 13 milyon hektar alanı idare eden ve koruyan 60 koruma teşkilatımız var.Σήμερα έχουμε 60 καταφύγια που διαχειρίζονται και προστατεύουν 13 εκατομμύρια εκτάρια γης στην Ναμίμπια.
Bugün, Namibya topraklarında 13 milyon hektar alanı idare eden ve koruyan 60 koruma teşkilatımız var.Днес имаме 60 служби по охрана, които управляват и защитават над 13 милиона хектара земя в Намибия.
Bugün, Namibya topraklarında 13 milyon hektar alanı idare eden ve koruyan 60 koruma teşkilatımız var.אשר מנוהלים על ידי הקהילות עצמן, לטובתן. היום יש לנו 60 מֱשַמְרות אשר מפקחות על שטח של 300 מיליון דונם
Bugün, Namibya topraklarında 13 milyon hektar alanı idare eden ve koruyan 60 koruma teşkilatımız var.اليوم، لدينا ٦٠ حامي يديرون ويحمون ما يزيد على 13 مليون هكتار من الأرض في ناميبيا.
Bugün, Namibya topraklarında 13 milyon hektar alanı idare eden ve koruyan 60 koruma teşkilatımız var.世界中でこれほど大規模な コミュニティ主導の保護活動を行っているところはありません (拍手)
Bundan dolayı bu sesi duyduğunuzda kendinizi gürültü kirliliğinden koruyan bir siper gibi hissedersiniz.Astfel, când auzi acest sunet simţi un fel de protecţie, protejat de poluarea sonoră.
Bundan dolayı bu sesi duyduğunuzda kendinizi gürültü kirliliğinden koruyan bir siper gibi hissedersiniz.Donc quand on entend ce son on se sent un peu comme protégé, abrité de la pollution sonore.
Bundan dolayı bu sesi duyduğunuzda kendinizi gürültü kirliliğinden koruyan bir siper gibi hissedersiniz.Entonces cuando se escucha este sonido se siente como una protección, que aisla de la contaminación acústica.
Bundan dolayı bu sesi duyduğunuzda kendinizi gürültü kirliliğinden koruyan bir siper gibi hissedersiniz.Kiedy więc słyszycie ten dźwięk, czujecie się jakby osłonięci, zachowani od hałasu.
Bundan dolayı bu sesi duyduğunuzda kendinizi gürültü kirliliğinden koruyan bir siper gibi hissedersiniz.이 소리를 들을때 여러분은 소음공해로부터 해방되는 보호받는 느낌을 받게 될 겁니다.
Bundan dolayı bu sesi duyduğunuzda kendinizi gürültü kirliliğinden koruyan bir siper gibi hissedersiniz.Quindi, quando sentite questo suono vi sentite come al riparo, protetti dall'inquinamento acustico.
Bundan dolayı bu sesi duyduğunuzda kendinizi gürültü kirliliğinden koruyan bir siper gibi hissedersiniz.Όταν ακούμε αυτό τον ήχο νιώθουμε κάποιου είδους προστασία, ένα καταφύγιο από την ηχορύπανση.
Bundan dolayı bu sesi duyduğunuzda kendinizi gürültü kirliliğinden koruyan bir siper gibi hissedersiniz.Поэтому слыша его, вы как бы оказываетесь в убежище, защищённые от шумового загрязнения.
Bundan dolayı bu sesi duyduğunuzda kendinizi gürültü kirliliğinden koruyan bir siper gibi hissedersiniz.Така че, щом чуете този звук, се чувствате някак защитени, предпазени от звуковото замърсяване.
Bundan dolayı bu sesi duyduğunuzda kendinizi gürültü kirliliğinden koruyan bir siper gibi hissedersiniz.לכן כאשר שומעים את הקול הזה מרגישים סוג של הגנה שמירה מזיהום של רעשים.
Bundan dolayı bu sesi duyduğunuzda kendinizi gürültü kirliliğinden koruyan bir siper gibi hissedersiniz.فعندما تستمع لهذا الصوت. تشعر بنوع من الوقايه محمي من التلوث الضوضائي.
Bundan dolayı bu sesi duyduğunuzda kendinizi gürültü kirliliğinden koruyan bir siper gibi hissedersiniz.守られた感じがして 騒音公害から保護されます ホワイトノイズが聞こえると 脳はすぐそちらに集中して
Bu yeşil yapışkan hayatınızı koruyan bir aşı olabilir.Această mâzgă verde posibil să fie vaccinul care v-ar putea salva viaţa.
Bu yeşil yapışkan hayatınızı koruyan bir aşı olabilir.Cette matière gluante verte est peut-être le vaccin qui vous sauvera la vie.
Bu yeşil yapışkan hayatınızı koruyan bir aşı olabilir.Deze groene smurrie is misschien wel het vaccin dat je leven kan redden.
Bu yeşil yapışkan hayatınızı koruyan bir aşı olabilir.Dieser grüne Schleim könnte die Impfung sein, die Ihr Leben rettet.
Bu yeşil yapışkan hayatınızı koruyan bir aşı olabilir.Esta pasta verde pode ser a vacina que nos salvará a vida.
Bu yeşil yapışkan hayatınızı koruyan bir aşı olabilir.Esta plaga gris es posiblemente la vacuna que podría salvarles la vida.
Bu yeşil yapışkan hayatınızı koruyan bir aşı olabilir.Ez a zöld ragacs talán az a vakcina, ami megmenti az életüket.
Bu yeşil yapışkan hayatınızı koruyan bir aşı olabilir.중요하게 되거나 심지어는 여러분의 생명을 구해 줄지도 모릅니다.
Bu yeşil yapışkan hayatınızı koruyan bir aşı olabilir.Questo "green goo" potrebbe essere il vaccino che vi salverà la vita.
Bu yeşil yapışkan hayatınızı koruyan bir aşı olabilir.Tahle zelená látka vám možná jako vakcína zachrání život.
Bu yeşil yapışkan hayatınızı koruyan bir aşı olabilir.Ta zielona breja może być szczepionką ratującą wam życie.
Bu yeşil yapışkan hayatınızı koruyan bir aşı olabilir.Вероятно, зелёная слизь — это вакцина, которая спасёт вам жизнь.
Bu yeşil yapışkan hayatınızı koruyan bir aşı olabilir.Това зелено лепкаво вещество е може би ваксината, която ще спаси живота ви.
Bu yeşil yapışkan hayatınızı koruyan bir aşı olabilir.הדייסה הירוקה הזאת היא כנראה התרכיב שיכול להציל את חייכם.
Bu yeşil yapışkan hayatınızı koruyan bir aşı olabilir.إن هذه المادة الهلامية الخضراء هي ربما اللقاح الذي قد ينقذ مستقبلك.
Bu yeşil yapışkan hayatınızı koruyan bir aşı olabilir.皆さんの命を救うワクチンになるかもしれません 植物のタバコによって作られます