korunması ile cümle
korunması kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
4
HECE
10
ORT. KELİME
Sağlığın Korunması c.Dėl silpnos sveikatos Dž.
Yerliler bu kuşu, kümes hayvanlarının korunması için evcilleştirirler.Vietinės tautos šį paukštį naudoja ritualiniams tikslams.
Daha sonra yakıt takviyesiyle döngünün korunması sağlanır.Taip apsisaugoma nuo kuro kainų šuolių.
Küba Devrimci silahlı Kuvvetlerinin tüm kuvveti ülke topraklarının korunmasına adanmıştır.Pagrindinė Austrijos karinių pajėgų užduotis yra karinis krašto gynimas.
Avrupa Birliği insan haklarının korunması konusunda etkin bir görev üstlenmiştir.Hartaga väljendab Euroopa Liit selgelt oma kohustust tagada põhiõiguste kaitse.
Küba Devrimci silahlı Kuvvetlerinin tüm kuvveti ülke topraklarının korunmasına adanmıştır.Bahreini Kuningliku Armee ülesanne on riigi maismaa kaitse.
Engelli bireylerin temel haklarının korunması.Kõikide Euroopa kodanike põhiõiguste tagamine.
Liste, 2003 Somut Olmayan Kültürel Mirasın Korunması Sözleşmesi'nin yürürlüğe girdiği 2008 yılında yayınlandı.Auhinna asutas 1998. aastal mittetulundusühing Läti Euroopa Liikumine.
2.Birlik, İnsan Haklarıve Temel Özgürlüklerin Korunması hakkındaki Avrupa Sözleşmesi’ne katılma çabasındadır.2.Unia dąży do przystąpienia do europejskiej Konwencji o ochronie prawczłowieka i podstawowych wolności.
2.Birlik, İnsan Haklarıve Temel Özgürlüklerin Korunması hakkındaki Avrupa Sözleşmesi’ne katılma çabasındadır.2.Únia sa snaží o pristúpenie k Európskemu dohovoru o ochrane ľudskýchpráv a základných slobôd.
2.Birlik, İnsan Haklarıve Temel Özgürlüklerin Korunması hakkındaki Avrupa Sözleşmesi’ne katılma çabasındadır.2.Unie usiluje o přistoupení k Evropské úmluvěo ochranělidských práv a základních svobod.
2.Birlik, İnsan Haklarıve Temel Özgürlüklerin Korunması hakkındaki Avrupa Sözleşmesi’ne katılma çabasındadır.2.Unija si prizadeva pristopiti k Evropski konvenciji o varstvu človekovih pravic in temeljnih svoboščin.
2.Birlik, İnsan Haklarıve Temel Özgürlüklerin Korunması hakkındaki Avrupa Sözleşmesi’ne katılma çabasındadır.2.Unioni pyrkii liittymään ihmisoikeuksien ja perusvapauksien suojaamiseksitehtyyn yleissopimukseen.
Ama ayrıca, kültür insanların korunması ve devamlılığı için gerekli.Dar cultura înseamnă și păstrarea identității oamenilor.
Ama ayrıca, kültür insanların korunması ve devamlılığı için gerekli.또한 인류의 보존과 지속에 관한 것입니다.
Ama ayrıca, kültür insanların korunması ve devamlılığı için gerekli.la danse... mais aussi, la culture, c'est vraiment la préservation et la continuité d'un peuple.
Ama ayrıca, kültür insanların korunması ve devamlılığı için gerekli.Также значение культуры — в сохранности и преемственности.
Ama ayrıca, kültür insanların korunması ve devamlılığı için gerekli.لكن العادات تمثل بالواقع الحفاظ على إستمرارية البشر
Ama ayrıca, kültür insanların korunması ve devamlılığı için gerekli.私の家族では
Ancak, deniz ve kıyı alanlarının korunmasında önemli boşluklar vardır.Azonban, továbbra is jelentős hiányosságok jelentkeznek a tengeri és parti területek védelme terén.
Ancak, deniz ve kıyı alanlarının korunmasında önemli boşluklar vardır.Continuam, no entanto, a existir lacunas substanciais na protecção das zonas marinhas e costeiras.
Ancak, deniz ve kıyı alanlarının korunmasında önemli boşluklar vardır.Der er dog fortsat væsentlige mangler i besky. elsen af hav- og kystområderne.
Ancak, deniz ve kıyı alanlarının korunmasında önemli boşluklar vardır.Det finns dock avsevärda brister i skyddet för marina och kustnära områden.
Ancak, deniz ve kıyı alanlarının korunmasında önemli boşluklar vardır.Er bestaan echter nog steeds grote leemtes in de bescherming van maritieme en kustgebieden.
Ancak, deniz ve kıyı alanlarının korunmasında önemli boşluklar vardır.Es bestehen aber noch immer erhebliche Lücken im Schutz von Meeres- und Küstenbereichen.
Ancak, deniz ve kıyı alanlarının korunmasında önemli boşluklar vardır.Jednak istnieją nadal znaczne luki w systemie ochrony obszarów morskich i nadbrzeżnych.
Ancak, deniz ve kıyı alanlarının korunmasında önemli boşluklar vardır.Meri- ja rannikkoalueiden suojelussa on kuitenkin edelleen huoma avia puu eita.
Ancak, deniz ve kıyı alanlarının korunmasında önemli boşluklar vardır.Pri ochrane morských a pobrežných oblastí však zostávajú rozsiahle medzery.
Ancak, deniz ve kıyı alanlarının korunmasında önemli boşluklar vardır.Sin embargo, siguen existiendo lagunas importantes en cuanto a su protección.
Ancak, deniz ve kıyı alanlarının korunmasında önemli boşluklar vardır.Toutefois, il subsiste des lacunes considérables dans la protection des zones marines et côtières.
Ancak, deniz ve kıyı alanlarının korunmasında önemli boşluklar vardır.Vendar pa ostaja velik prepad med zaščito morskih in obalnih območij .
Ancak, deniz ve kıyı alanlarının korunmasında önemli boşluklar vardır.V ochraně mořských a pobřežních oblastí však nadále zůstává značná mezera.
Ancak, deniz ve kıyı alanlarının korunmasında önemli boşluklar vardır.Εντούτοις, εξακολουθούν να υφίστανται σημαντικά κενά στην προστασία των θαλάσσιων και παράκτιων περιοχών.
Ancak, deniz ve kıyı alanlarının korunmasında önemli boşluklar vardır.Въпреки това, остават значителни пропуски в защитата на морските и крайбрежни райони.
“Avrupa’da 90 milyondanfazla çocuk yaşıyor ve bunlar, kirliliğin tehlikeri karşısinda halen korunmasız ”, diye„Es gibt über 90 Millionen Kinder in Europa, und sie sind besonders
“Avrupa’da 90 milyondanfazla çocuk yaşıyor ve bunlar, kirliliğin tehlikeri karşısinda halen korunmasız ”, diye«Plus de90 millions d’enfants vivent en Europe, etils sont plus vulnérables que les adultes
“Avrupa’da 90 milyondanfazla çocuk yaşıyor ve bunlar, kirliliğin tehlikeri karşısinda halen korunmasız ”, diye«Tα 90εκατ. piαιδιά piου ζουν στην Ευρώpiη κινδυνεύουν piερισσότερο αpiό τη ρύpiανση», piρο-ειδοpiοίησε.
“Avrupa’da 90 milyondanfazla çocuk yaşıyor ve bunlar, kirliliğin tehlikeri karşısinda halen korunmasız ”, diye“VEurópe je vyše 90 miliónov detía tie sú citlivejšie na nebezpečné znečistenie,” pripomenula.
Avukat size rehberlik eder ve haklarınızın korunmasını sağlar.Hän neuvoo sinua ja huolehtii, että oikeutesi toteutuvat.
Avukat size rehberlik eder ve haklarınızın korunmasını sağlar.Hen ger dig råd och ser till att dina rättigheter förverkligas.
Avukat size rehberlik eder ve haklarınızın korunmasını sağlar.Il vous conseillera et veillera à ce que vos droits soient respectés.
Avukat size rehberlik eder ve haklarınızın korunmasını sağlar.Le asesorará y se ocupará de que se respeten sus derechos.
Avukat size rehberlik eder ve haklarınızın korunmasını sağlar.Юрист даст вам совет и проследит за соблюдением ваших прав.
Avukat size rehberlik eder ve haklarınızın korunmasını sağlar.هو يقوم بنصيحتك والاهتمام بأن حقوقك تتحقق.
Aynı şekilde, kısmen de korunması hedefine ulaşılamayacaktır (De în conformitate cu Directivele UE pentru Habitate şi Păsări (
Aynı şekilde, kısmen de korunması hedefine ulaşılamayacaktır (Dessutom står det klart att enligt EU:s habitat- och fågeldirektiv (
Aynı şekilde, kısmen de korunması hedefine ulaşılamayacaktır (Także nadrzędny cel ograniczenia zmian klimatycznych do i Ptasiej (
Aynı şekilde, kısmen de korunması hedefine ulaşılamayacaktır (Tevens is het krachtens de Habitatrichtlijn en de Vogelrichtlijn (
Aynı şekilde, kısmen de korunması hedefine ulaşılamayacaktır (Επίσης, ο ευρύτερος στόχος του περιορισμού της κλιματικής τα πτηνά (
Aynı zamanda da iki ülke arasında daha yakın bağların korunmasında yeni bir aşamaya geçildiğinin kanıtıdır.Gleichzeitig stellt es einen neuen Schritt auf dem Weg der Annäherung zwischen den beiden Ländern dar.
Aynı zamanda da iki ülke arasında daha yakın bağların korunmasında yeni bir aşamaya geçildiğinin kanıtıdır.O programa testemunha também da entrada numa nova fase para um reforço dos laços entre os dois países.
Aynı zamanda da iki ülke arasında daha yakın bağların korunmasında yeni bir aşamaya geçildiğinin kanıtıdır.Resztę, 1 163 406 euro, sfinansowały oba kraje uczestniczące w projekcie.
Aynı zamanda da iki ülke arasında daha yakın bağların korunmasında yeni bir aşamaya geçildiğinin kanıtıdır.Současně je to důkaz nové úrovně při udržování těsných vazeb mezi těmito dvěma zeměmi.
Aynı zamanda da iki ülke arasında daha yakın bağların korunmasında yeni bir aşamaya geçildiğinin kanıtıdır.Ugyanakkor egy új korszak kezdetét is jelzi a két ország közötti egyre szorosabb kapcsolatok történetében.
Aynı zamanda da iki ülke arasında daha yakın bağların korunmasında yeni bir aşamaya geçildiğinin kanıtıdır.Zároveň je to dôkaz nového stupňa v udržiavaní užších vzťahov medzi týmito dvomi krajinami.
Aynı zamanda da iki ülke arasında daha yakın bağların korunmasında yeni bir aşamaya geçildiğinin kanıtıdır.Υpiουργείο Μεταφορών και Εpiικοινωνιών, Σόφιαhttp://www.mtc.government.bg/
Ayrıca korunmasız gruplar, çoklu uyuşturucu kullanımı, akıl sağlığı hususları, cezaevlerindekiHet nieuwe plan is gerichter dan het vorige en omvat slechts half
Ayrıca korunmasız gruplar, çoklu uyuşturucu kullanımı, akıl sağlığı hususları, cezaevlerindekiIl s’agissait de l’aboutissement d’une réflexion d’un an, entreprise dans le cadre de l’examen des progrès
Ayrıca korunmasız gruplar, çoklu uyuşturucu kullanımı, akıl sağlığı hususları, cezaevlerindekiSo werden beispielsweise im Aktionsplan die gegenwärtigen
Ayrıca korunmasız gruplar, çoklu uyuşturucu kullanımı, akıl sağlığı hususları, cezaevlerindekiЗаключителната оценка на плана за действие в областта на наркотиците беше използвана при