korunması ile cümle
korunması kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
4
HECE
9
ORT. KELİME
Engelli bireylerin temel haklarının korunması.Podpora hlavních selhávajících orgánů.
İtalya Anayasa Mahkemesi yasaların anayasaya uygunluğunu ve anayasanın korunmasını denetler.Úkolem Ústavního soudu České republiky je dbát na ochranu ústavnosti.
Ayrıca Afganistan ve Irak'ta, ABD ofislerinin ve personelin korunması hizmetini yürütmektedir.Pro zajištění humanitární pomoci a bezpečnosti začaly v zemi působit OSN a USA.
Ayrıca sınırlarının korunmasında da Makedonya'ya destek olmuştur.Bulharsko také po Íránu posílilo ostrahu svých hranic.
Somut Olmayan Kültürel Mirasın Korunması Sözleşmesi, 2003'te imzaya açıldı ve 2006'da yürürlüğe girdi.Země podepsala Smlouvu o nešíření jaderných zbraní, od níž odstoupila v roce 2003.
Sözleşme tüm sulak alanların korunmasını amaçlamaktadır.Garda má chránit zájmy všech Maďarů.
(Akyuvarların, enfeksiyonlar gibi tehditlere karşı savaşarak vücudun korunmasına yardımcı olmaları gerekir.)(Leucocitele sunt cele care ajută organismul să lupte împotriva pericolelor, precum infecțiile).
Barış ve güvenliğin korunması ve ülke savunmasıyla görevlidir.Menținerea păcii și securității și apărarea Statelor Unite.
Tümenin 2. alay komutanı Albay Kunio Nakagawa adanın korunması için hazırlıklara başladı.Colonelul Kunio Nakawa, comandantul regimentului diviziei 2, a condus pregătirile pentru apărarea insulei.
Amaç Türkî kültür mirasının korunmasıdır.Scopul său este protejarea patrimoniului natural .
Zirai lobi ise pazarların genişletilmesini ve çiftçilerin korunmasını istiyordu.În prima domnie a debutat prin asuprirea boierilor și protejarea țăranilor.
Güvenlik risk yönetimi kasti hareketlerden kaynaklanabilecek zararlardan varlıkların korunmasını içermektedir.Managementul riscului de securitate implică protecția unor bunuri de prejudiciul cauzat prin acte deliberate.
Telif hakların korunması temel insan haklarından biridir.Libertatea religioasă este unul dintre drepturile fundamentale ale omului.
Ancak parçaları bir arada tutan tutkalın iyi korunması gerekir.Doar cei care vor implora protecția noastră se vor afla în siguranță.
Böylece kişinin hastalığa karşı korunması sağlanır.El este important în apărarea împotriva bolilor.
Böylece kişinin hastalığa karşı korunması sağlanır.Teendőink a betegség elleni védekezésben.
Çeşitli teknik korunmalar var, mesela hafıza korunması.Ilyen elterjedt másolásvédelmi technológia például a SafeDisc.
Telif hakların korunması temel insan haklarından biridir.A művelődéshez való jog az egyik az alapvető emberi jogok közül.
Mezarlığı korunması gereken tabiat varlıkları kapsamında 2002 yılında alınmıştır.A Farkasréti temetőben található sírját 2002-ben védelem alá helyezték.
Olağandışı durumlarda çocukların haklarının korunması için harekete geçmektedir.Az UNICEF fellép a szükségállapotokban, azért, hogy a gyermekek jogait megvédje.
Geminin korunması için hızlı çalışmak zorunda olan bilim adamları günde 13 saate varan vardiyalarla çalıştı.A tudós űrhajósok közül 12 órás váltásban éjjel-nappal végezték meghatározott feladatukat.
Ayrıca Sangha Buda'nın öğretilerinin korunması, çevrilmesi, ileriye taşınması ve yayılmasından sorumludur.A szangha felelős Buddha tanításainak karbantartásáért, lefordításáért, fejlesztéséért és terjesztéséért.
Şadlinski ilk zamanlar Nahçıvan sınırlarının korunmasında görev aldı.Cuvier elsőként irányítja a figyelmet a fennmaradt halfosszíliákra.
Bu nedenle Richmond Kontu'nun hayatının korunması elzem görünmekte idi.Szolgálataiért Edward megtette Richmond grófjának.
Su gezegende az bulunan bir madde olduğundan kültürleri suyun korunmasını temel alır.A legalsó kultúrát azonban nehéz tanulmányozni, mert talajvízben áll.
Tümenin 2. alay komutanı Albay Kunio Nakagawa adanın korunması için hazırlıklara başladı.Divisioonan 2. rykmentin komentaja eversti Kunio Nakagawa johti puolustusvalmisteluja.
Herkesin menfaatlerinin korunmasi için sendikalar kurmaya ve bunlara katılmaya hakkı vardır.4. Jokaisella on oikeus perustaa ammattiyhdistyksiä ja liittyä niihin etujensa puolustamiseksi.
Barış ve güvenliğin korunması ve ülke savunmasıyla görevlidir.He ovat vastuussa rauhan ja tasapainon turvaamisesta valtakunnassa.
Maleviç'in görevi müzelerin ve anıtların korunmasıydı (1918-1919).Malevitš oli monumenttien ja museoiden suojelukomitean Narkomprosin taiteilijakollegion jäsen (1918–1919).
Buduq evleri tarihen 2 odalı evlerden oluşan olmuş ve alt kattan genelde hayvan korunması için kullanılmıştır.Tyypillisessä talossa on kaksi kerrosta, joista ylin on asuinkäytössä ja alin kotieläinten suojana.
Ama büyük devletler arasındaki barışın korunmasını istediğinden yayılmacı eğilimlerini dizginliyordu.Hän ymmärsi niiden turvaavan valtakuntansa rauhan.
Sabit su kalitesinin korunmasına çalışılmalıdır.Sen tulee olla riittävän tiheä suojaamaan ihoa.
Bu hakların uygulanması, korunması hem yasalarla hem de kurumlarla sağlanır.Asemassaan hän kaitsee sekä lainsäädäntöä että niiden toimeenpanovaltaa.
Tüm insanlığı savaşlarda kadınların korunması için etkili tedbirler almaya davet etmek.Ihmiskilpi on siviilien käyttämistä sotatoimissa sotilaiden suojana.
Radyoaktif paratonerlerin radyasyondan korunması için önlem almak ve kayıtlarını tutmak.Säteilytetyn materiaalin hävittämisessä ja säilömisessä tulee huolehtia säteilyturvallisuudesta.
(Akyuvarların, enfeksiyonlar gibi tehditlere karşı savaşarak vücudun korunmasına yardımcı olmaları gerekir.)(Τα λευκά αιμοσφαίρια βοηθούν τον οργανισμό ν' αμυνθεί πολεμώντας απειλές, όπως οι λοιμώξεις.)
Pan: Satirlerin ve doğanın korunmasını temsil eder.Έχει γίνει σύμβολο των βουνοκορφών και της προστασίας της φύσης.
Estonya bilim tarihi mirasının korunmasında gönüllü olmuştur.Η οικογένεια του Βερν ενδιαφερόταν από παράδοση για τη νομική επιστήμη.
"Aile ve Ailenin Korunması".«Πατρίς θρησκεία, οικογένεια».
Taşların çoğu nemden korunması için nitrojen içinde saklanmaktadır.De fleste af stenene opbevares i kvælstof for at holde dem fugtfrie.
Sağlığın Korunması c.SundhedsLex.dk.
Mevcut toplumsal sistemin korunmasını amaçlar.Den historiske baggrund for vort nuværende samfundssystem.
Örneğin, şırınga paylaşımı ya da korunmasız cinsel ilişki vb.Som for eksempel at snakke om hash eller fri sex.
Ortak Dışişleri ve Güvenlik Politikası, Avrupa Birliği'nin topraklarının korunmasından NATO'yu sorumlu görür.Spørgsmål som vedrører FUSP behandles af unionens udenrigsminstrer.
Bugün tehlike altında bulunan türlerin korunması amacıyla ada da koruma altına alınmıştır.Danmark er forpligtet til at beskytte arten, hvor den findes.
Bazı ihlâllerin işlendiğini kabul eden PYD, bunun sivillerin korunması için gerekli olduğunu savundu.Han forsvarede disse dreb som nødvendige for at sikre magten.
Ruh ve ahirete dair inanç özellikle vücudun korunmasında yoğunlaşmıştı.Trosforestillingene om sjelen og etterlivet fokusert i stor grad på å preservere kroppen.
Ancak Helenistik kültür, özellikle geçmişinin korunmasında bazı bölgelerde başarılı olmuştur.Likevel, i den del felter blomstret hellenistisk kultur, særlig i bevarelsen av fortiden.
Herkesin menfaatlerinin korunmasi için sendikalar kurmaya ve bunlara katılmaya hakkı vardır.Enhver har rett til å danne og gå inn i fagforeninger for å beskytte sine interesser.
McGonagall tarafından Hogwarts'ın korunması için yapmıştır.Han var ansatt av Gondorff for å passe på Hooker.
Marmara Denizi'nde, denizaltılara karşı nakliye gemilerinin korunması için önlemler alındı.Det åpnet Antwerpen for shipping for de allierte.
(Akyuvarların, enfeksiyonlar gibi tehditlere karşı savaşarak vücudun korunmasına yardımcı olmaları gerekir.)(Sel darah putihnya seharusnya membantu pertahanan tubuh dengan memerangi ancaman, seperti infeksi.)
Yine de bir yıl kadar daha beslenme ve yırtıcılardan korunma için annesinin korunmasına ihtiyacı olur.Sang anak masih memerlukan nutrisi dan perlindungan dari ibunya selama paling tidak satu tahun berikutnya.
Sağlığın Korunması c.Pelindung kepala. c.
Wil, 1984 yılında, mimari mirasın geliştirilmesi ve korunması için Wakker Ödülü'ne layık görüldü.Pada tahun 1984, Wil dianugerahi Penghargaan Wakker untuk pertumbuhan dan pelestarian warisan arsitekturnya.
Doğa, genetik çeşitliliğin korunmasında veya artmasında çeşitli yöntemlere sahiptir.Alam memiliki beberapa cara untuk menjaga dan meningkatkan keanekaragaman genetik.
Liste, 2003 Somut Olmayan Kültürel Mirasın Korunması Sözleşmesi'nin yürürlüğe girdiği 2008 yılında yayınlandı.Program ini dimulai tahun 2008, setelah berlakunya Konvensi untuk Perlindungan Warisan Budaya Takbenda.
Büyük evcil bir nüfusa ek olarak, küçük korunmasız vahşi bir yak nüfusu vardır.Di alam liar hanya sedikit populasi kerbau liar yang masih hidup.
Tümenin 2. alay komutanı Albay Kunio Nakagawa adanın korunması için hazırlıklara başladı.Đại tá Kunio Nakagawa, chỉ huy của Trung đoàn 2 Bộ Binh, phụ trách việc chuẩn bị phòng thủ của đảo.
Telif hakların korunması temel insan haklarından biridir.Khả năng bảo vệ gia đình của tôi là một quyền cơ bản của con người.