korunması ile cümle

korunması kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
4
HECE
9
ORT. KELİME
Vücut sıcaklığının korunmasına yardım eder.Esto ayuda a preservar la temperatura corporal.
Böylece kişinin hastalığa karşı korunması sağlanır.Luego se besan la mano para protegerse contra las enfermedades.
Ayrıca Sangha Buda'nın öğretilerinin korunması, çevrilmesi, ileriye taşınması ve yayılmasından sorumludur.Los budistas consideran a la sangha como la responsable de mantener, traducir, hacer avanzar.
Telif hakların korunması temel insan haklarından biridir.No obstante, el acceso al aborto seguro es ante todo un derecho humano.
2. Yerli halk tarafından ele geçirilen topraklarda doğal kaynakların korunması.Control de los recursos naturales situados en territorios indígenas.
Kalenin korunması ve geliştirilmesi Brest Kalesi Geliştirme Vakfı tarafından yürütülmektedir.El mantenimiento y mejoramiento de esta vía está a cargo del Instituto Nacional de Vías.
Böylece uterusun iç yüzeyinin korunması ve embriyonun beslenmesi sağlanmış olur.Asegurar la apertura de la vía respiratoria y determinar si hay respiración.
Tarzan Kemal, yaşamı boyunca doğa ve hayvanların korunması için mücadele etmiş olan bir kişidir.Ansel Adams luchó durante toda su vida por defender y proteger la naturaleza.
Bu anlamda aradaki sınırın korunması sistemin devamı için gereklidir.De este modo, se garantiza en todo momento la estabilidad del túnel.
Bunun üzerine Alberic ona tehlikelerden korunması için Tarnkappe’yi verir.Por consiguiente Komamura la protege de las explosiones.
Her beş haneden bir kişi alınarak oluşturulan bu birlikler sınırdaki kalelerin korunmasında görevlendirilirdi.Para organizar la defensa se crearon capitanías en cada una de las cinco poblaciones de la isla.
Ayrıca bunun korunması için çok sayıda askeri kuvvete ihtiyaç vardı.Egli aveva inoltre una grande famiglia da proteggere.
Barış ve güvenliğin korunması ve ülke savunmasıyla görevlidir.Il loro compito è quello di proteggere la pace e la giustizia sulla Terra.
Gelecekte Tanrı'nın (İsrail'in) düşmanlarının yargılanması ve İsrail'in haklarının korunması (3:1–21).Cercate prima il regno di Dio e la sua giustizia (6, 33).
Telif hakların korunması temel insan haklarından biridir.Le cure palliative sono un diritto fondamentale dell'essere umano.
Halkın, radyasyonla çalışanların ve çevrenin radyasyondan korunmasını sağlamak.Il suo scopo è quello di proteggere le persone e l'ambiente dai pericoli delle radiazioni.
Aile Planlaması, Gençlerin kötü alışkanlıklarından korunması ve ev ekonomisi konuları işlenmektedir.Ma le giovani generazioni minano la felicità della famiglia e del negozio.
Bu şekilde kafanın soğuktan azami biçimde korunması amaçlanır.Lascia invece che al tuo sangue fumante io scaldi un poco le mani.
Parkın korunması ve bakımı Patrimônio Histórico e Artístico Nacional tarafından yapılır.Tutela il paesaggio e il patrimonio storico e artistico della nazione".
Böylece kişinin hastalığa karşı korunması sağlanır.Cosa del tutto proibita a chi soffre di questa malattia.
Çeşitli teknik korunmalar var, mesela hafıza korunması.Vi sono differenti modalità per ottenere la protezione della memoria.
Derneğin ana misyonu, yerel mal üretimcilerin korunması ve desteklenmesidir.La missione principale dell'Associazione è quello di "tutelare e promuovere i produttori nazionali."
Aralarında Mendel Portugali'nin de bulunduğu çoğu genç cemaatin korunması için çaba gösterdi.Многие из молодых евреев, в том числе Мендель Португальский, пытались защитить сообщество.
Barış ve güvenliğin korunması ve ülke savunmasıyla görevlidir.Защита мира и сотрудничество со всеми странами.
Guliyev Mirza, devletimizin korunmasında vatanseverliğini layıkıyla göstermiştir.Гулиев Мирза достойно выполняет свой долг в защите своей родины.
İkinci durumda, haberleşme ilkesi, önceki bilinen sonuçların korunmasında gerekli olacaktır.1 Если необходимо, последний согласный основы удваивается, чтобы избежать изменения предшествующего гласного.
Stadın bütün tribünlerinin üstü kapanmış seyircilerin kötü hava koşullarından korunması sağlanmıştır.Все трибуны укрыты навесами, защищающими зрителей от непогоды.
Temel olarak aile bakımıı ve korunmasından mahrumdurlar.Однако ей всё ещё необходима защита и забота.
Bu verimliliğin sürdürülmesi ayrıca bazı toksik materyallerden torakların korunmasını da gerekli kılabilir.Этот же способ предлагается использовать и для консервации некоторых токсичных веществ.
Bu bakımdan ilgili karar, vicdani ret hakkının korunmasında bir milat olarak kabul edilir.Однако в этом случае речь идёт о самоутверждении под видом защиты правды.
Sistemlerin meşrulaştırılması, mevcut sosyal düzenlemelerin korunmasına ve devamlılığına yol açmaktadır.Социальный контроль, по их мнению, служит достижению и поддержанию стабильности социальной системы.
Sağlığın Korunması c.Покровительство Дж.
Vücut sıcaklığının korunmasına yardım eder.Это помогает ему поддерживать тепло.
Parkın korunması ve bakımı Patrimônio Histórico e Artístico Nacional tarafından yapılır.Здание охраняется государством и является объектом исторического и культурного наследия.
Bu silajlar en çok hareket halindeki konvoyların korunması için kulllanıldı.Их использовали в основном для охранения конвоев.
Uluslararası Af Örgütü 2011 yılında Cruz’un korunmasını ‘’öncelikli olay’’ olarak nitelendirdi.Указывалась в качестве «главных приверженцев международного вмешательства в Ливии» в 2011 году.
Avrupa Birliği insan haklarının korunması konusunda etkin bir görev üstlenmiştir.Мировое сообщество государств должно доказать свою приверженность защите прав человека.
Korunması ve doğal özellikleri geliştirilmesi gereken bir mahalledir.Вид требует сохранения и бережного отношения в естественных местонахождениях.
Korunmasız olarak yaklaşılırsa sizi tutar ve enerjinizin bir kısmını kendine aktarır.Не пуглива и подпускает к себе человека на достаточно близкое расстояние.
Hidrostatik basınç gıdaların korunması sürecinde kullanılır.Достаточно, чтобы стенки выдержали только гидростатическое давление хранимого продукта.
Küçük boyutları yüzünden, böcek-yiyen kuşlar ve hayvanlara karşı korunmasızdırlar.Из-за своих небольших размеров, они уязвимы для насекомоядных птиц и других животных.
1912 yılında Paris Komünü’nün başarısızlığının kaynağı olarak mülkiyetin korunmasını gördüğünü söylemiştir.В 1912 г. она утверждала, что ошибка Парижской коммуны была в том, что в ней «сохранилась собственность.»
Telif hakların korunması temel insan haklarından biridir.Юридическая защита прав собственности составляет одну из основных функций гражданского права.
Her beş haneden bir kişi alınarak oluşturulan bu birlikler sınırdaki kalelerin korunmasında görevlendirilirdi.В неё были встроены 50 укреплений, в которых несли службу охранявшие границу воины.
Zayıf isospin korunması yasası T3 'ün korunması ile bağlantılıdır; tüm zayıf etkileşimler T3'ü korumalıdır.يرتبط قانون حفظ اللف النظائري الضعيف بحفظ T3؛ يجب على جميع التفاعلات الضعيفة أن تحفظ T3.
Herkesin menfaatlerinin korunmasi için sendikalar kurmaya ve bunlara katılmaya hakkı vardır.لكلِّ شخص حقُّ إنشاء النقابات مع آخرين والانضمام إليها من أجل حماية مصالحه.
Bu nedenle binaların korunması için bir ihtiyaç vardır. ^ eviولذلك هناك حاجة للحفاظ على المباني.
Tabiatın korunması ve tabiata saygı esastır.سحر الطبيعة فمن يحميها؟.
M. Kemal'in istediği güvence ise rejimin temel ilkelerinin korunmasıydı.أما الضمان الذي أراده مصطفى كمال هو حماية المبادئ الأساسية للنظام.
Ancak 57. Türkiye Hükûmeti'nin girişimleriyle proje, türbenin mevcut yerinin korunması yönünde değiştirildi.إلا أن الحكومة 57 لتركيا قامت بمبادرات لحماية موقع الضريح.
Aynı zamanda, insan haklarının korunmasını ve kadının güçlendirilmesini de destekler.كما يشجع على حماية حق إنسان وتطوير المرأة.
Şadlinski ilk zamanlar Nahçıvan sınırlarının korunmasında görev aldı.أندرزاغر كان في الأصل مسؤولاً عن حماية حدود خراسان.
Ayrıca bunların ışıktan korunması ve buzdolabında saklanması da önemlidir.ينبغي حفظ الحقن في الثلاجة، وحمايتها من الضوء.
Mihail gene de siyasal nedenlerle birliğin korunması için mücadeleyi sürdürdü.سرعان ما أجبرت جيني على القتال من أجل حياتها.
Japonya geniş askeri gücünü imparatorluğun korunması için gerekli görüyordu.كان وجود أسطولًا ضخمًا أمرًا ضروريًا من أجل هزيمة اليابان.
Dördüncü Cenevre Sözleşmesi harp zamanında sivillerin korunmasına ilişkin sözleşme.اتفاقية جنيف الرابعة لعام 1949 بشأن حماية المدنيين في وقت الحرب.
Bazen hayvanat bahçeleri, nesli tehlikedeki türlerin korunmasına yardımcı olur.وأحيانًا تحذِّر الحيوانات الأخرى الظباء من الخطر.
Barış ve güvenliğin korunması ve ülke savunmasıyla görevlidir.الحفاظ على الأمن والسلام وتعزيز حقوق الإنسان.
Kütphanenin içi kitapların korunması için sedirden yapılmış raflı klasik bir tasarıma sahiptir.تصميم المكتبة هو التصميم الكلاسيكي مع رفوف مصنوعة من الأرز لحماية الكتب.
Japonya geniş askeri gücünü imparatorluğun korunması için gerekli görüyordu.A grande força militar do Japão era considerada como essencial para a defesa do império.

İlgili Sayfalar