Amacı korsanların saldırılarından korunmak.وهى لمنع القراصنة من أن يهجموا عليها.
Amacı korsanların saldırılarından korunmak.海賊行為は現在 大きな脅威です
Ama yapmaya çalıştığım, ihtiyacımız olan tek korunma, daha fazla tedavidir diyen insanları sorgulamak.Én inkább megkérdőjelezni szeretném azok állítását, akik szerint több kezeléssel a prevenció megoldható.
Ama yapmaya çalıştığım, ihtiyacımız olan tek korunma, daha fazla tedavidir diyen insanları sorgulamak.하지만 제가 이의를 제기하고 싶은 대상은 치료를 늘리는 것만으로도 충분한 예방이라고 생각하는 사람들이에요.
Ama yapmaya çalıştığım, ihtiyacımız olan tek korunma, daha fazla tedavidir diyen insanları sorgulamak.Men vad jag gör är att ifrågasätta de människor som säger att mer behandling är allt förebyggande vi behöver.
Ama yapmaya çalıştığım, ihtiyacımız olan tek korunma, daha fazla tedavidir diyen insanları sorgulamak.Nhưng cái ta đang làm là nghi ngờ những người nói rằng điều trị nhiều hơn là tất cả biện pháp phòng trừ ta cần
Ama yapmaya çalıştığım, ihtiyacımız olan tek korunma, daha fazla tedavidir diyen insanları sorgulamak.Но това, което правя тук, е да оспоря онези, които казват, че единственото, което ни трябва, е повече лечение.
Ama yapmaya çalıştığım, ihtiyacımız olan tek korunma, daha fazla tedavidir diyen insanları sorgulamak.ولكني هنا اطرح الفكرة التي تنص على ان الذي نحتاجه الان هو علاجٌ اكثر لكي نحصل على الوقاية التي نريد ..
Ama yapmaya çalıştığım, ihtiyacımız olan tek korunma, daha fazla tedavidir diyen insanları sorgulamak.十分な予防になると言う人に 疑問をなげかけているのです これは正しいとは言い切れません
Ancak, deniz ve kıyı alanlarının korunmasında önemli boşluklar vardır.Azonban, továbbra is jelentős hiányosságok jelentkeznek a tengeri és parti területek védelme terén.
Ancak, deniz ve kıyı alanlarının korunmasında önemli boşluklar vardır.Continuam, no entanto, a existir lacunas substanciais na protecção das zonas marinhas e costeiras.
Ancak, deniz ve kıyı alanlarının korunmasında önemli boşluklar vardır.Der er dog fortsat væsentlige mangler i besky. elsen af hav- og kystområderne.
Ancak, deniz ve kıyı alanlarının korunmasında önemli boşluklar vardır.Det finns dock avsevärda brister i skyddet för marina och kustnära områden.
Ancak, deniz ve kıyı alanlarının korunmasında önemli boşluklar vardır.Er bestaan echter nog steeds grote leemtes in de bescherming van maritieme en kustgebieden.
Ancak, deniz ve kıyı alanlarının korunmasında önemli boşluklar vardır.Es bestehen aber noch immer erhebliche Lücken im Schutz von Meeres- und Küstenbereichen.
Ancak, deniz ve kıyı alanlarının korunmasında önemli boşluklar vardır.Jednak istnieją nadal znaczne luki w systemie ochrony obszarów morskich i nadbrzeżnych.
Ancak, deniz ve kıyı alanlarının korunmasında önemli boşluklar vardır.Meri- ja rannikkoalueiden suojelussa on kuitenkin edelleen huoma avia puu eita.
Ancak, deniz ve kıyı alanlarının korunmasında önemli boşluklar vardır.Pri ochrane morských a pobrežných oblastí však zostávajú rozsiahle medzery.
Ancak, deniz ve kıyı alanlarının korunmasında önemli boşluklar vardır.Sin embargo, siguen existiendo lagunas importantes en cuanto a su protección.
Ancak, deniz ve kıyı alanlarının korunmasında önemli boşluklar vardır.Toutefois, il subsiste des lacunes considérables dans la protection des zones marines et côtières.
Ancak, deniz ve kıyı alanlarının korunmasında önemli boşluklar vardır.Vendar pa ostaja velik prepad med zaščito morskih in obalnih območij .
Ancak, deniz ve kıyı alanlarının korunmasında önemli boşluklar vardır.V ochraně mořských a pobřežních oblastí však nadále zůstává značná mezera.
Ancak, deniz ve kıyı alanlarının korunmasında önemli boşluklar vardır.Εντούτοις, εξακολουθούν να υφίστανται σημαντικά κενά στην προστασία των θαλάσσιων και παράκτιων περιοχών.
Ancak, deniz ve kıyı alanlarının korunmasında önemli boşluklar vardır.Въпреки това, остават значителни пропуски в защитата на морските и крайбрежни райони.
Antarktika'nın buzu büyüleyici bir ışık ile parıldıyor, korunmayan gözleri kör ediyor.Antarktický led žhne světlem tak oslňujícím, že oslepuje nechráněné oči.
Antarktika'nın buzu büyüleyici bir ışık ile parıldıyor, korunmayan gözleri kör ediyor.Antarktiksen jää hehkuu niin häikäisevää valoa, että se sokaisee suojaamattoman silmän.
Antarktika'nın buzu büyüleyici bir ışık ile parıldıyor, korunmayan gözleri kör ediyor.Băng ở Nam Cực phát ra một ánh sáng chói lọi tới mức có thể làm mù mắt ai không đeo kính bảo hộ.
Antarktika'nın buzu büyüleyici bir ışık ile parıldıyor, korunmayan gözleri kör ediyor.Das Eis der Antarktis leuchtet mit einem derart grellem Licht, dass es das ungeschützte Auge blendet.
Antarktika'nın buzu büyüleyici bir ışık ile parıldıyor, korunmayan gözleri kör ediyor.El hielo antártico brilla con una luz tan deslumbrante que ciega los ojos sin protección.
Antarktika'nın buzu büyüleyici bir ışık ile parıldıyor, korunmayan gözleri kör ediyor.Es Antartika bersinar sangat menyilaukan dan dapat membutakan mata tanpa perlindungan.
Antarktika'nın buzu büyüleyici bir ışık ile parıldıyor, korunmayan gözleri kör ediyor.Gheaţa din Antarctica străluceşte cu o lumină atât de orbitoare, încât orbeşte ochiul neprotejat.
Antarktika'nın buzu büyüleyici bir ışık ile parıldıyor, korunmayan gözleri kör ediyor.Het ijs van Antarctica gloeit met een licht waar je duizelig van wordt, het verblindt het onbeschermde oog.
Antarktika'nın buzu büyüleyici bir ışık ile parıldıyor, korunmayan gözleri kör ediyor.Il ghiaccio dell'Antartide brilla di una luce così abbagliante che acceca gli occhi non protetti.
Antarktika'nın buzu büyüleyici bir ışık ile parıldıyor, korunmayan gözleri kör ediyor.남극의 얼음은 굉장히 눈부실 정도로 빛나기 때문에 보안경 없이는 시력을 잃을 수도 있습니다.
Antarktika'nın buzu büyüleyici bir ışık ile parıldıyor, korunmayan gözleri kör ediyor.Ľady Antarktídy žiaria tak oslňujúcim svetlom, že oslepia nechránené oko.
Antarktika'nın buzu büyüleyici bir ışık ile parıldıyor, korunmayan gözleri kör ediyor.La glace d'Antarctique brille d'une lumière si éblouissante qu'elle aveugle les yeux non protégés.
Antarktika'nın buzu büyüleyici bir ışık ile parıldıyor, korunmayan gözleri kör ediyor.Lód Antarktyki świeci światłem tak olśniewającym, że oślepia niezabezpieczone oko.
Antarktika'nın buzu büyüleyici bir ışık ile parıldıyor, korunmayan gözleri kör ediyor.Ο πάγος της Ανταρκτικής λάμπει τόσο εκτυφλωτικά που το απροστάτευτο μάτι τυφλώνεται.
Antarktika'nın buzu büyüleyici bir ışık ile parıldıyor, korunmayan gözleri kör ediyor.Лёд Антарктиды сверкает таким ослепляющим светом, он лишает зрения незащищённый глаз.
Antarktika'nın buzu büyüleyici bir ışık ile parıldıyor, korunmayan gözleri kör ediyor.Ледът на Антарктида свети с толкова ослепителна светлина, че заслепява незащитените очи.
Antarktika'nın buzu büyüleyici bir ışık ile parıldıyor, korunmayan gözleri kör ediyor.הקרח של אנטארטיקה זוהר באור כל כך מסנוור, שהוא מעוור עיניים לא מוגנות.
Antarktika'nın buzu büyüleyici bir ışık ile parıldıyor, korunmayan gözleri kör ediyor.ان الثلج في القطب الجنوبي يتلألأ بضوء باهر يمكنه ان يصيب العين الغير محمية بالعمى
Antarktika'nın buzu büyüleyici bir ışık ile parıldıyor, korunmayan gözleri kör ediyor.太陽光をぎらぎらと反射し 保護眼鏡のない目を潰します 初期の探検家たちはコカインを目にすり込んで
“Avrupa’da 90 milyondanfazla çocuk yaşıyor ve bunlar, kirliliğin tehlikeri karşısinda halen korunmasız ”, diye„Es gibt über 90 Millionen Kinder in Europa, und sie sind besonders
“Avrupa’da 90 milyondanfazla çocuk yaşıyor ve bunlar, kirliliğin tehlikeri karşısinda halen korunmasız ”, diye«Plus de90 millions d’enfants vivent en Europe, etils sont plus vulnérables que les adultes
“Avrupa’da 90 milyondanfazla çocuk yaşıyor ve bunlar, kirliliğin tehlikeri karşısinda halen korunmasız ”, diye«Tα 90εκατ. piαιδιά piου ζουν στην Ευρώpiη κινδυνεύουν piερισσότερο αpiό τη ρύpiανση», piρο-ειδοpiοίησε.
“Avrupa’da 90 milyondanfazla çocuk yaşıyor ve bunlar, kirliliğin tehlikeri karşısinda halen korunmasız ”, diye“VEurópe je vyše 90 miliónov detía tie sú citlivejšie na nebezpečné znečistenie,” pripomenula.
Avukat size rehberlik eder ve haklarınızın korunmasını sağlar.Hän neuvoo sinua ja huolehtii, että oikeutesi toteutuvat.
Avukat size rehberlik eder ve haklarınızın korunmasını sağlar.Hen ger dig råd och ser till att dina rättigheter förverkligas.
Avukat size rehberlik eder ve haklarınızın korunmasını sağlar.Il vous conseillera et veillera à ce que vos droits soient respectés.
Avukat size rehberlik eder ve haklarınızın korunmasını sağlar.Le asesorará y se ocupará de que se respeten sus derechos.
Avukat size rehberlik eder ve haklarınızın korunmasını sağlar.Юрист даст вам совет и проследит за соблюдением ваших прав.
Avukat size rehberlik eder ve haklarınızın korunmasını sağlar.هو يقوم بنصيحتك والاهتمام بأن حقوقك تتحقق.
Aynı odada olmanız korunmanızı kolaylaştırıyor.Avendovi nella stessa stanza è più facile proteggervi.
Aynı odada olmanız korunmanızı kolaylaştırıyor.Det är lättare att skydda er i ett rum.
Aynı odada olmanız korunmanızı kolaylaştırıyor.Det er lettere at beskytte jer i samme værelse.
Aynı odada olmanız korunmanızı kolaylaştırıyor.Es más fácil escoltarles si están en la misma habitación.
Aynı odada olmanız korunmanızı kolaylaştırıyor.Se estiverem no mesmo quarto, é mais fácil guardá-los.
Aynı odada olmanız korunmanızı kolaylaştırıyor.Teitä on helpompi vartioida samassa huoneessa.
Aynı odada olmanız korunmanızı kolaylaştırıyor.W ten sposób łatwiej was strzec.