Honolulu kelime anlamı olarak "Korunaklı Liman" ya da "Sakin Liman" anlamına gelmektedir.Honolulu nghĩa là "vịnh kín" hay "nơi trú ẩn".
Ancak nötrino salınımının tek olarak leptonik sayıların korunumunu ihlal ettiği biliniyor.Tuy nhiên, neutrino dao động được biết tới là quá trình vi phạm sự bảo toàn số lepton của từng thế hệ.
Bu nedenle de korunma sorunları yoktur.Tuy vậy, lực lượng phòng thủ không phải không có những khó khăn.
Kebndisi Dünya'nın en açık sözlü korunumcularından biri olarak biliniyordu.Anh được biết đến như một trong số các hậu vệ xuất sắc nhất thế giới.
Temel olarak aile bakımıı ve korunmasından mahrumdurlar.Chúng hoàn toàn không có sự chăm sóc và bảo vệ của gia đình.
Depoda yaklaşık 4 milyon adet tohum korunmaktadır.Trong Vườn bách thảo có 400.000 mẫu vật khô được thu thập.
İç piyasa korunmuş olur.Nhưng do được áo giáp bảo vệ, hắn không sao.
Böylece kentin bir yıl boyunca kötü talihten korunacağına inanılırdı.Không ai tin tưởng thành phố có thể kháng cự trong một thời gian dài được.
Mobil hotspot'lar bir PIN veya şifre ile korunabilir.Các bàn cờ di động có thể làm với bản lề hoặc các khe.
Kanunlarla korunmaya çalışılmaktadır.Vì vậy, chúng cần được sự bảo vệ của pháp luật.
2004 yılında İran'ın Zencan Eyaleti'ndeki Anguran Korunan Alanında 1,658 Ermeni yaban koyunu sayıldı.Năm 2004, có 1658 con cừu hoang dã Armenian được tính tại Khu Bảo tồn Angouran ở một tỉnh của Iran là Zanjan.
Bu sistemler çok gizli bir güvenlik ve emniyet unsurları ile korunmaktadır.Cách thức này khá hiệu quả so với các vùng đất bảo vệ thiếu thực thi và bảo mật.
Akümülatör temiz ve kuru olarak korunmalıdır.Cống rãnh phải được giữ sạch sẽ và được che chắn.
Kapı günümüzde iyi korunmuş bir durumdadır.Ngày nay tháp này là một di tích được bảo vệ.
Hayvan hakları da insan hakları gibi yasayla korunmaktadır.Động vật phòng thí nghiệm ở Mỹ cũng được bảo vệ theo Đạo luật quyền của động vật.
Saray, İsveç Silahlı Kuvvetleri mensuplarından oluşan kraliyet muhafızları Högvakten tarafından korunmaktadır.Cung điện được bảo vệ bởi đội Vệ binh Hoàng gia (có chân trong quân đội Thụy Điển).
Noether teoremi, simetri ile korunum yasaları arasındaki temel bağı açıklar.Trong vật lý học, định lý Noether giải thích mối liên hệ sâu sắc giữa tính đối xứng và các định luật bảo toàn.
Rohtas Kalesi bir kuvvet tarafından asla yağmalanmadı, ve son derece sağlam bir şekilde korundu.Pháo đài Rohtas đã không bị ảnh hưởng nặng nề từ thiên nhiên và còn bảo toàn được phần lớn công trình.
Çoğu astrafobik, fırtınadan korunmak için kendine güvenli yerler arar.Nhiều người mắc hội chứng sợ sấm sét sẽ tìm nhiều nơi trú ẩn từ cơn bão.
Böylece yeryüzündeki su, dengesi sürekli olarak korunmuş olur.地上における(厳密には海上も含める)降水の量は降水量で表される。
Kişi böylece ebedî cehennemde kalmaktan korunmuş olur.元来は地獄の住人。
Bütün hayvanlar soğuktan korunmak için güneye göç ederler.動物たちは寒さから逃れるために南へと移動していた。
Korunmaya muhtaçtır.守りの要。
1822 - Marc Séguin,John Herschel'e,enerjinin korunumu ve kinetik teoriyi destekleyen bir yazı yazar.(次元解析) 1822年 - マルク・スガンがジョン・ハーシェルにエネルギー保存則と運動論を支持するという内容の手紙を書く。
Bitcoin, daha iyi güvenilirliğe sahiptir çünkü hesaplama ile korunmaktadır.ビットコインは計算によってプロテクトされているためより信頼性が高い。
Örneğin, kontur sürmek denilen bir teknik, toprak erozyonunu önlemek ve yağışın korunması için kullanılabilir.例えば、等高線式耕作と呼ばれる技術は土壌を浸食から守り、降雨を保存するために用いることができる。
Umulur ki korunursunuz." 184.『暮行く春の姿を惜しむ』(1893.4)。
Dolayısıyla atıldığı yeri bilmek, korunmak için yeterli değildir.地域を公園として指定するだけでは、そこを保護するために十分ではなかった。
Bu harita günümüzde Venedik’te San Marcos Kütüphanesi'nde korunmaktadır.この地図は現在ヴェネツィアのサンマルコ図書館に収蔵されている。
Somut Olmayan Kültürel Mirasın Korunması Sözleşmesi, 2003'te imzaya açıldı ve 2006'da yürürlüğe girdi.無形文化遺産保護条約は2003年にユネスコで採択され2006年に発効した。
Ayrıca sınırlarının korunmasında da Makedonya'ya destek olmuştur.さらに、ボスニアの国境の保護も保障された。
Ülkede devletin güvence verdiği bir sosyal korunma sistemi bulunmamaktadır.アメリカには国が運営する健康保険制度がない。
Sivrisineğin bile korunmaya ihtiyacı var.それ故に、堀は保護のために必須である。
Bu sayede gizlilik korunmuş olacaktır.その日、恐れから解き放たれるであろう。
1676-1689 - Gottfried Leibniz enerjinin korunumunun sınırlı bir sürümü olan vis visa kavramını geliştirir.1676–1689年 - ゴットフリート・ライプニッツがエネルギー保存則の限られた形である「活力」(vis viva)の概念を発展させる。
Temel olarak aile bakımıı ve korunmasından mahrumdurlar.仲間の安全と保護を最優先する。
Saklı şehir yedi kapıyla korunurdu.セキュリティゲートは7か所に分散配置された。
Resimler, Bulgaristan'ın Helenistik dönemden kalma en iyi korunmuş sanatsal başyapıtlarındandır.この壁画は、ヘレニズム時代のブルガリア美術のなかで、最も保存状態の良い傑作である。
Zayıf isospin korunması yasası T3 'ün korunması ile bağlantılıdır; tüm zayıf etkileşimler T3'ü korumalıdır.弱アイソスピン保存則はT3の保存に関係する。
Bu mektup bugüne kadar korunmuştur.その手紙は現在でも保管されている。
İlk anatomi tiyatrosu 1594 yılında Padova Üniversitesinde inşa edilmiş olup halen de korunmaktadır.最初の解剖劇場は、1594年にジェローラモ・ファブリツィオによってパドヴァ大学に建てられ、現在も保存されている。
Örneğin, şırınga paylaşımı ya da korunmasız cinsel ilişki vb.P対称性の破れ、あるいは、パリティ非保存とも。
Hitler, Providence tarafından korunuyordu.エンタニルによって保護者に選ばれた。
Alan adı anahtarları(DomainKeys) Yahoo! ' ya atanan U.S. Patent 6.986.049 sayılı patent ile korunmaktadır.DomainKeysは米国特許アメリカ合衆国特許第6,986,049号として保護され、Yahoo!
Günümüze kadar çok iyi korunmuş, masif bir anıt olarak gelmiştir.これは今日まですばらしい奇跡として存在する。
Bu sistemler çok gizli bir güvenlik ve emniyet unsurları ile korunmaktadır.厳重な警備と強いセキュリティーシステムによって守られている。
Bu parçalardan sadece yarısı bütünüyle korunmuştur.それ以外はそれぞれの系統で半々ずつ担当する。
Tür tamamen korunuma altındadır.秘密はすべからく護られること。
Orman mahallesi statüsü korunmuştur.森の入口を守っている。
Hastalık Kontrol ve Korunma Merkezleri.救命救急センター救命医。
Film 1993 yılında Birleşik Devletler Ulusal Film Kayıtları tarafından korunmak için seçildi.1993年にはアメリカ国立フィルム登録簿の保管作品に選ばれた。
Nesli korunmaya çalışılmaktadır.護が世話をしている。
20 yılı aşkın süredir restore edilerek korunmaktadır.試練から回復するのに20年かかった。
Termodinamiğin ilk kanununa benzer bir şekilde, enerji korunumu ifadesi ve sağ tarafta T dS ifadeleri vardır.類似して、熱力学第一法則はエネルギー保存則を記述しており、右辺にT dSを含んでいる。
Korunacak bölge tanımlanır.守護地頭の設置。
Tüm başarısızlıklarına rağmen Hitler tarafından korundu.監獄にあっても彼はヒトラーに対して忠実であった。
Kopan uzvun tüm parçaları korunmalıdır.梨子の大切なもの全てを守る事ができる。
Aynı sûrenin 2. ayetinde yetim haklarına riâyet edilmesi ve yetimlerin haklarının korunması emredilmiştir.この期間は渡辺宜嗣と渡辺真理の2人で進行する。
Saray, İsveç Silahlı Kuvvetleri mensuplarından oluşan kraliyet muhafızları Högvakten tarafından korunmaktadır.宮殿はスウェーデン軍の近衛兵(Högvakten)により警護されている。
2005'in başlarında koruncaklar pratiksel olarak limitsiz olmaya elverişliydi.2005年以来、国境は本質的に見えなくなっている。