Şifre çalma koruması ve gerçek zamanlı sezgisel yöntemler de planlandı.Program zawiera również system ochrony w czasie rzeczywistym oraz funkcję automatycznych aktualizacji.
Hetman'ın baş koruması.Był kandydatem na urząd hetmana.
Bir süre sonra Michael’ın koruması Fabrizio Michael'a ihanet eder ve arabasına bir bomba yerleştirir.Fabrizio, ochroniarz Michaela, podłożył bombę w samochodzie, którym miał pojechać Michael.
Köprü, UNESCO'nun koruması altındadır.Została objęta patronatem UNESCO.
Savaştan sonra Pinkerton tren korumasına ağırlık verir.Po wojnie Carrington rozpoczął karierę polityczną.
Yumurtadan çıktıktan sonra yavru dokuz ay daha ebeveynlerinin korumasına ve beslemesine ihtiyaç duyar.Efter kläckningen får ungen vård, skydd och näring av föräldrarna i minst nio månader.
Tanrılardan çocuklarını koruması için altın bir post yollamalarını diler.När han söker efter mat (rötter) finner han guld som har placerats där av gudarna för att hjälpa honom.
1929 yılı öncesinde Adolf Hitler'in şoförü ve korumasıydı.Under 1920-talets andra hälft var han Adolf Hitlers chaufför och livvakt.
Aracın iyi bir seviyede mayın koruması olup 10 kilograma kadar olan TNT patlamalarına karşı dayanabilmektedir.Fordonet har ett mycket bra skydd mot minor och tål explosioner upp till 10 kg (22 lb) TNT.
Herkesin onların haklarını koruması gerekir.Försök att rädda dem allihop.
Yerleşke önce Ventimiglia kontlarının koruması altındaydı.På platsen har tidigare Kaufhaus Wertheim legat.
Prenslik, Osmanlı İmparatorluğu koruması altında bulunuyordu.De stod periodvis under beskydd från osmanska riket.
Bu izdüşümün en önemli özelliği açıları ve çemberleri korumasıdır.Den mest framträdande delen är huvudet och skölden.
DNSSEC korumasıyla gelen tüm cevaplar dijital olarak imzalanmıştır.Усі відповіді від DNSSEC мають цифровий підпис.
18:2 Tapınağı korumasız bırakma Num.Не виключено, що в другій половині 18 ст. храм вже не діяв.
Köprü, UNESCO'nun koruması altındadır.Церква знаходиться під охороною Юнеско.
Kazara silinmeye karşı yazma koruması mevcuttur.Листкорозміщення навхрестсупротивне.
Haichance, Kıkırdaklıbalıkların koruması Köpekbalığı resimleriSázka na žraloky Nezvěstný sázkař
Köprü, UNESCO'nun koruması altındadır.Expozice je pod záštitou UNESCO.
Hitler'in daimi korumasının genç bir üyesi olarak II. Dünya Savaşı boyunca Hitler'in hep yanında yer aldı.Jako mladý člen Hitlerovy osobní stráže cestoval s Hitlerem během války.
Oliver'in sürekli koruması olan John Diggle (David Ramsey) daha sonra adalet için Oliver'in savaşına katılır.Oliverovi v boji se zločinem pomáhá bývalý voják John Diggle a později se k nim přidají i další.
Yavrular bir sene ailenin koruması altında kalıp, sonra ayrılır.Zavěšené na matce zůstávají mláďata celý rok, poté se osamostatňují a matku následně opouštějí.
Antlaşmayla Gürcistan, Rusya’nın koruması altına girdi.Podle Portsmouthské mírové smlouvy přešla ruská práva na Japonsko.
Herkesin onların haklarını koruması gerekir.Každý má právo na obhajobu.
Kırmızı Kitap, İhtiyarlar Heyeti'nin korumasındadır.Sbor spadá pod Ochranovský seniorát.
Hetman'ın baş koruması.Stal se 1. náměstkem hejtmana.
Babasının mezarını koruması için Hwaseong Kalesi'ni yaptırmıştır.A construit Fortăreața Hwaseong pentru a păzi mormântul tatălui sau.
Ottla böylece Yahudilere karşı yapılan zulümlere karşı korumasını kaybetmiş oldu.Ottla și-a pierdut astfel protecția împotriva persecuției la adresa evreilor.
Theodbert'e hükümeti yönetme hakkını verdiğinde babası, her zaman Salzburglu Rupert'i korumasını istemiştir.Tatăl său îl pusese pe Theodebert să jure că îl va apăra de fiecare dată pe episcopul Rupert de Salzburg.
3 yıl sonra Prens Wu'nun koruması olur.Va fi timp de câțiva ani amantul Corei.
Kırmızı Kitap, İhtiyarlar Heyeti'nin korumasındadır.Lictorii erau în Roma Antică persoane însărcinate cu paza înalților magistrați.
Köprü, UNESCO'nun koruması altındadır.Plantația este protejată de UNESCO.
Koruması Fransa'ya aittir.Familia acestuia a venit în Franța.
Geride korumasız kalan İmparatorluk kampı, Normanların eline geçti.Az őrizetlenül hagyott bizánci tábor a normannok kezére került.
Sıfır-gün koruması, sıfır gün kullanımlarına karşı koruma sağlama yeteneğidir.A nulladik napi védelem (zero-day protection) a nulladik napi támadások elleni védekezés képessége.
DNSSEC korumasıyla gelen tüm cevaplar dijital olarak imzalanmıştır.A DNSSEC-ben minden válaszüzenet digitálisan alá van írva.
Bu niş kapı önü koruması için güven verici değildir.Nincs más hely a fejem oltalmára, mint ez az ajtó.
İngiltere'de dedesi II. Henry'nin korumasında büyüdü.Angliában nőtt fel, nagyapja, II. Henrik, keze alatt.
Sevdiği insanlara yakın davranır ve onları korumasına alır.Hazudik, hogy megvédje és fedezze azokat, akiket szeret.
Anneleri öldükten sonra Lincoln Michael'ı koruması altına alır.Anyja halála után Lincoln gondoskodott a kis Michaelről.
Doğduklarında neredeyse tamamen korumasız, tüysüz ve kördürler.Születésükkor nagyon kicsik, vakok és gyámoltalanok.
Yakın koruması Ward Hill Lamon o gün Lincoln istemediği için oyuna gelmemişti.Lincoln állandó testőre, Ward Hill Lamon nélkül érkezett meg a színházba.
Çıkan çatışmada bir koruması ve saldırıyı düzenleyen grubun lideri Alfredo Reinhado öldürüldü.A támadást vezető Alfredo Reinado felkelő-parancsnokot tűzharcban megölik, embereit elfogják.
Bu durum, ABD'nin Birleşik Krallık'ı Nazi Almanyası'na karşı korumasını da güçleştirmekteydi.Ez kétségtelenül azt jelenti, hogy az Egyesült Nemzetek frontja a hitleri Németország ellen kiszélesedett.
Ju 87 D-3: Yakın yer destek görevleri için zırh koruması artırılmış Ju 87 D-1 modeli.SAKO 23 mm/87 – Tengerészeti igényeket kielégítő továbbfejlesztés.
Senatör Falier onu hemen koruması altına aldı.Vilksin turvamiehet veivät hänet turvaan heti.
Çok sinirlenen Cal, korumasına Jack'in paltosunun cebine kolyeyi bıraktırır.Raivoissaan Cal pyytää henkivartijaansa sujauttamaan kaulakorun Jackin takin taskuun.
Daha sonra Cal'ın korumasını atlatan ikili, geminin kargo bölümünde sevişir.Myöhemmin kaksikko juoksee pakoon Calin henkivartijaa ja rakastelee laivan ruumassa.
1056 yılında Konstantinopolis'e İmparatoriçe Theodora'nın korumasında eğitime gönderildi.Maria lähetettiin vuonna 1056 Konstantinopoliin, jossa hänet kasvatettiin keisarinna Theodoran suojeluksessa.
Hapisten çıktıktan sonra eski koruması Bernard Shaw ile evlendi.Vankilasta vapautumisen jälkeen Hearst avioitui entisen henkivartijansa, Bernard Shaw'n, kanssa.
Hetman'ın baş koruması.Chiman suojelijoiden johtava heimo.
Mart 1933 yılında Hitler'in özel koruması Reichssicherheitsdienst'in başkanlığına atandı.Maaliskuussa 1933 hänestä tuli Hitlerin henkivartija.
Anneleri öldükten sonra Lincoln Michael'ı koruması altına alır.Lincolnin ja Michaelin äidin kuoltua Lincolnista tuli Michaelin huoltaja.
Robertson'ın koruması ve kişisel asistanının örümcek ağlarıyla sarılmış cesetlerini bulur.Hän tarvitsee kuitenkin Vihreän baretin tai Vakoojan kantamaan ruumiit piiloon.
Buluşu yapılan neredeyse her şey patent koruması kapsamına dahildir.Osa lukkojen suojauksesta johtuu patenteista.
3 yıl sonra Prens Wu'nun koruması olur.Neljännellä kaudella hän joutuu vastentahtoisesti Maan valtakunnan prinssi Wun henkivartijaksi.
Dishonored, İmparatoriçenin koruması Corvo Attano'nun hikâyesini anlatmaktadır.Pelin päähahmo on keisarinnan henkivartija Corvo Attano, joka lavastetaan syylliseksi keisarinnan murhaan.
SÄKK'ın görevi sinyal koruması, araştırılması, kişiler ve bilgi koruması ile çalışmaktır.Pöytäkirja täsmentää isäntämaata tarjoamaan tukea, tietoja ja suojelusta joukoille.
Mozole FSB (Rusya Federal Güvenlik Servisi)’nin koruması altındadır.Siinä on Venäjän liittovaltion turvallisuuspalvelun (FSB ven.
Herkesin onların haklarını koruması gerekir.Κάθε Sim έχει τις δικές του ανάγκες.