korumak ile cümle

korumak kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Peki evliliğinizi korumak için başka neler yapabilirsiniz?Що ще можна зробити, щоб убезпечити свій шлюб?
Peki evliliğinizi korumak için başka neler yapabilirsiniz?ומה עוד תוכלו לעשות כדי להגן על נישואיכם?
Peki evliliğinizi korumak için başka neler yapabilirsiniz?اذاً ماذا يمكن ان تعمله ايضاً لتحمي زواجك؟
Peki evliliğinizi korumak için başka neler yapabilirsiniz?他に何ができるでしょうか? オスカー最優秀女優賞を断念することです
Peki evliliğinizi korumak için başka neler yapabilirsiniz?甘又有咩可以 維繫你嘅婚姻呢?
programını finanse etmek zorunda kalmayan kuruluşlar karşısında rekabetgüçlerini korumak durumundadırlar.d’État apparaissent comme des discriminations injustifiées qui leur portent préjudice.
Sadece çevreyi korumak konusunda çalıştıklarını düşünürlerken de.Aj keď si myslia, že pracujú len na ochrane životného prostredia.
Sadece çevreyi korumak konusunda çalıştıklarını düşünürlerken de.Anche se stanno pensando di lavorare alla protezione dell'ambiente.
Sadece çevreyi korumak konusunda çalıştıklarını düşünürlerken de.Bahkan walau mereka berpikir mereka hanya ingin melindungi lingkungan.
Sadece çevreyi korumak konusunda çalıştıklarını düşünürlerken de.Chiar şi când cred că lucrează numai pentru a proteja mediul.
Sadece çevreyi korumak konusunda çalıştıklarını düşünürlerken de.I když si myslí, že pracují jen na ochraně životního prostředí.
Sadece çevreyi korumak konusunda çalıştıklarını düşünürlerken de.Incluso cuando creen que únicamente están trabajando para proteger el medio ambiente.
Sadece çevreyi korumak konusunda çalıştıklarını düşünürlerken de.단순히 환경을 지키기 위해서 만들고 있는 것이라고 생각하고 있을 수도 있다.
Sadece çevreyi korumak konusunda çalıştıklarını düşünürlerken de.Még akkor is, ha azt hiszik, hogy környezetvédelemért dolgoznak.
Sadece çevreyi korumak konusunda çalıştıklarını düşünürlerken de.Même s'ils pensent simplement travailler sur la protection de l'environnement.
Sadece çevreyi korumak konusunda çalıştıklarını düşünürlerken de.Nawet jeśli myślą, że pracują tylko nad ochroną środowiska.
Sadece çevreyi korumak konusunda çalıştıklarını düşünürlerken de.Ngay cả khi họ đang nghĩ họ chỉ làm việc về bảo vệ môi trường.
Sadece çevreyi korumak konusunda çalıştıklarını düşünürlerken de.Sogar, wenn sie denken, sie arbeiten nur am Umweltschutz.
Sadece çevreyi korumak konusunda çalıştıklarını düşünürlerken de.Zelfs als ze denken dat ze alleen aan de bescherming van het milieu werken.
Sadece çevreyi korumak konusunda çalıştıklarını düşünürlerken de.Даже если они думают, что занимаются защитой окружающей среды.
Sadece çevreyi korumak konusunda çalıştıklarını düşünürlerken de.Дори ако смятат, че просто работят за опазване на околната среда.
Sadece çevreyi korumak konusunda çalıştıklarını düşünürlerken de.אפילו כאשר הם חושבים שהם רק עובדים הגנה על הסביבה.
Sadece çevreyi korumak konusunda çalıştıklarını düşünürlerken de.حتى لو أنهم يظنون أنهم يعملون فقط على حماية البيئة.
Sadece çevreyi korumak konusunda çalıştıklarını düşünürlerken de.地球規模の制御という 奇抜な考えには興味はなくとも
"Şark halılarını korumak için iki adet çarşaf yere serildi.""Deux tissus furent mise par terre pour protéger le tapis d'orient."
"Şark halılarını korumak için iki adet çarşaf yere serildi.""Două cearșafuri au fost întinse pe podea pentru a proteja covoarele orientale."
"Şark halılarını korumak için iki adet çarşaf yere serildi.""Dua lapisan alas dipasang untuk melindungi karpet oriental."
"Şark halılarını korumak için iki adet çarşaf yere serildi.""Due lenzuola vennero stese a protezione dei tappeti orientali."
"Şark halılarını korumak için iki adet çarşaf yere serildi.""Dve plachty boli položené na zemi, aby ochránili orientálne koberce."
"Şark halılarını korumak için iki adet çarşaf yere serildi.""Dvě plachty byly položené na ochranu orientálních koberců."
"Şark halılarını korumak için iki adet çarşaf yere serildi.""Hai tấm vải đã được trải để bảo vệ những tấm thảm được nhập từ phương Đông."
"Şark halılarını korumak için iki adet çarşaf yere serildi.""Leterítettünk két lepedőt a perzsa szőnyegekre, hogy megóvjuk őket."
"Şark halılarını korumak için iki adet çarşaf yere serildi.""Puseram-se dois lençóis no chão para proteger os tapetes orientais."
"Şark halılarını korumak için iki adet çarşaf yere serildi.""Se colocaron dos sábanas para proteger los tapetes orientales."
"Şark halılarını korumak için iki adet çarşaf yere serildi.""To lagener blev lagt ned for at beskytte de orientalske tæpper."
"Şark halılarını korumak için iki adet çarşaf yere serildi.""Två lakan lades ner för att skydda de orientaliska mattorna."
"Şark halılarını korumak için iki adet çarşaf yere serildi."'Twee lakens werden neergelegd om de oosterse kleden te beschermen.'
"Şark halılarını korumak için iki adet çarşaf yere serildi.""Wyłożono dwa prześcieradła, by ocalić perski dywan".
"Şark halılarını korumak için iki adet çarşaf yere serildi.""Zwei Decken wurden ausgelegt, um die Orientteppiche zu schützen."
"Şark halılarını korumak için iki adet çarşaf yere serildi.""Δύο σεντόνια τοποθετήθηκαν στο πάτωμα για να προστατέψουν τα ανατολίτικα χαλιά."
"Şark halılarını korumak için iki adet çarşaf yere serildi.""Были постелены две простыни, чтобы защитить восточные ковры".
"Şark halılarını korumak için iki adet çarşaf yere serildi.""Два чаршафа бяха застлани, за да предпазват ориенталските килими."
"Şark halılarını korumak için iki adet çarşaf yere serildi.""שני גליונות נפרסו להגן על השטיח האורינטלי."
"Şark halılarını korumak için iki adet çarşaf yere serildi."" تم مد الجرائد لحماية السجاد الشرقي الذي كنت أملك "
"Şark halılarını korumak için iki adet çarşaf yere serildi."(笑)
Savunma Bakanlığı'nı protestoculardan korumak için.국방성을 시위자들로부터 막으려는 것이었죠.
Savunma Bakanlığı'nı protestoculardan korumak için.Verteidigungsministerium vor Demonstraten zu schützen.
Savunma Bakanlığı'nı protestoculardan korumak için.כדי להגן על משרד ההגנה מפני המפגינים.
Savunma Bakanlığı'nı protestoculardan korumak için.لحماية وزارة الداخلية من المتظاهرين.
Savunma Bakanlığı'nı protestoculardan korumak için.ところで壁といえば カイロ市内の
Seçimler sona erdi, ancak ilkelerimiz geçerliliğini korumakta.Cette élection est finie, mais nos principes endurent.
Seçimler sona erdi, ancak ilkelerimiz geçerliliğini korumakta.Estas elecciones terminaron, pero nuestros principios aguantan.
Seçimler sona erdi, ancak ilkelerimiz geçerliliğini korumakta.L'elezione e' finita, ma i nostri principi rimangono.
Seçimler sona erdi, ancak ilkelerimiz geçerliliğini korumakta.Αυτές οι εκλογές τελείωσαν, αλλά οι αρχές μας παραμένουν.
Sen benim kız arkadaşımsın, seni korumak benim işim.Bởi vì em là người anh yêu, đương nhiên anh phải bảo vệ em
Sen benim kız arkadaşımsın, seni korumak benim işim.Du bist meine Freundin, es ist doch klar, dass ich Dich beschützen werde!
Sen benim kız arkadaşımsın, seni korumak benim işim.Jesteś moją dziewczyną i to oczywiste, że będę cię ochraniał.
Sen benim kız arkadaşımsın, seni korumak benim işim.Karena kamu kekasihku, itu menjadi tugasku untuk menjaga kamu.
Sen benim kız arkadaşımsın, seni korumak benim işim.넌 내여자니까, 내가 널 보호하는건 당연한 거잖아.
Sen benim kız arkadaşımsın, seni korumak benim işim.Koska sinä olet minun tyttöni, on minun tehväni suojella sinua.

İlgili Sayfalar