korumak ile cümle
korumak kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
12
ORT. KELİME
Hem ceza, biz barışı korumak için ve 'çok yaşlı erkekler için, sanırım, zor değil tis.W kary jak; i "nie tis ciężko, myślę, Dla mężczyzn, tak stary, jak się utrzymać pokój.
Hem ceza, biz barışı korumak için ve 'çok yaşlı erkekler için, sanırım, zor değil tis.В наказание, так и 'это не трудно, я думаю, Для мужчин, так стар, как мы, чтобы сохранить мир.
Hem ceza, biz barışı korumak için ve 'çok yaşlı erkekler için, sanırım, zor değil tis.За наказание, така и "не тис трудно, мисля, За мъже, които са толкова стари, както ние да запази мира.
Hem ceza, biz barışı korumak için ve 'çok yaşlı erkekler için, sanırım, zor değil tis.בשנת עונש כאחד, ו 'TIS לא קשה, אני חושב, עבור הזקנים כל כך כפי שאנו לשמור על השלום.
Hem ceza, biz barışı korumak için ve 'çok yaşlı erkekler için, sanırım, zor değil tis.في عقوبة على حد سواء ، و "تيس ليس من الصعب ، في اعتقادي ، بالنسبة للرجال قديمة جدا ونحن للحفاظ على السلام.
Hem ceza, biz barışı korumak için ve 'çok yaşlı erkekler için, sanırım, zor değil tis.立派な報いのパリは、両方です。
Hem de ulkemizi korumak ve bu kotu saldiriyi yapanlari adalete teslim etmek icin de butunlestik.Am oferit vecinii noştri o mână, şi le-am oferit răniţii noştri de sânge.
Hem de ulkemizi korumak ve bu kotu saldiriyi yapanlari adalete teslim etmek icin de butunlestik.영웅적인 국민의 행동이 더 많은 고통과 파괴를 덜어주었다.
Hem de ulkemizi korumak ve bu kotu saldiriyi yapanlari adalete teslim etmek icin de butunlestik.Le jour du 11 septembre 2001, lors de notre deuil, le peuple américan s'est réuni.
Hem de ulkemizi korumak ve bu kotu saldiriyi yapanlari adalete teslim etmek icin de butunlestik.Reafirmamos nuestros vínculos mutuos y nuestro amor por nuestra comunidad y nuestro país.
Hem de ulkemizi korumak ve bu kotu saldiriyi yapanlari adalete teslim etmek icin de butunlestik.Vahvistuimme keskinäisissä suhteissamme sekä yhteisöä ja maatamme kohtaan tuntemassamme rakkaudessa.
Hem de ulkemizi korumak ve bu kotu saldiriyi yapanlari adalete teslim etmek icin de butunlestik.黒い煙を立ち上げたことは、私たちにさらなる悲痛と打撃を与えました。
her durumda, çalışanların sağlık ve güvenliğini korumak gibi genel bir göreve sahiptir.A directiva-quadro da UE (2) destaca o papel crucial desempenhado pela avaliação de riscos.
her durumda, çalışanların sağlık ve güvenliğini korumak gibi genel bir göreve sahiptir.a ochranu zdravia pracovníkov pri práci po všetkých stránkach.
her durumda, çalışanların sağlık ve güvenliğini korumak gibi genel bir göreve sahiptir.En la Directiva marco de la Unión Europea (2) se establece el papel fundamental de la evaluación de riesgos.
her durumda, çalışanların sağlık ve güvenliğini korumak gibi genel bir göreve sahiptir.In de kaderrichtlijn van de EU (2) wordt benadrukt hoe belangrijk de rol van risicobeoordelingen is.
her durumda, çalışanların sağlık ve güvenliğini korumak gibi genel bir göreve sahiptir.i ochrony zdrowia pracowników we wszystkich aspektach związanych z pracą.
her durumda, çalışanların sağlık ve güvenliğini korumak gibi genel bir göreve sahiptir.säkerhet och hälsa i alla delar av arbetet.
her durumda, çalışanların sağlık ve güvenliğini korumak gibi genel bir göreve sahiptir.securitatea lucrătorilor în toate aspectele legate de muncă.
her durumda, çalışanların sağlık ve güvenliğini korumak gibi genel bir göreve sahiptir.Valutare i rischi esistenti (la loro gravità, probabilità ecc.) e classificarli in ordine di importanza.
her durumda, çalışanların sağlık ve güvenliğini korumak gibi genel bir göreve sahiptir.Стъпка 3 — Решение за предприемане на превантивни действия
Her gün bir görevle üssünü terkediyor. O görev, geride bıraktığı ülkesindeki ailesinin özgürlüğünü korumak.Elke dag vertrekt hij op missie: de vrijheid van zijn familie, die hij thuis achterliet, verdedigen
Her ikisi de dünyayı korumak için gerekli.Ambas son esenciales para la protección de la Tierra.
Her ikisi de dünyayı korumak için gerekli.Ambele sunt importante pentru protejarea Pământului.
Her ikisi de dünyayı korumak için gerekli.Beides ist notwendig, um die Erde zu schützen.
Her ikisi de dünyayı korumak için gerekli.Les deux sont essentielles dans la protection de la Terre.
Her ikisi de dünyayı korumak için gerekli.Oba składniki są konieczne dla ochrony Ziemi.
Her ikisi de dünyayı korumak için gerekli.Per la protezione della Terra, entrambe sono importanti.
Her ikisi de dünyayı korumak için gerekli.И то, и другое необходимо для сохранения Земли.
Her ikisi de dünyayı korumak için gerekli.שני אלה חיוניים להגנה על עולמנו.
Herşeye rağmen insanlarımızı korumakla görevliyiz.Abbiamo il dovere di salvaguardare il nostro popolo ad ogni costo.
Herşeye rağmen insanlarımızı korumakla görevliyiz.mamy obowiązek strzec naszych ludzi za wszelką cenę.
Herşeye rağmen insanlarımızı korumakla görevliyiz.立て ドゥネダインよ
Hey, bir şarkı söyle. <i>Seni korumak için bir kez daha uzun bir yol geldi <i>Eğlenceli Öpücük.Hej, zazpívej. Zase jednou podstoupil dlouhou cestu, aby tě chránil <i> Playful Kiss.
Hey, bir şarkı söyle. <i>Seni korumak için bir kez daha uzun bir yol geldi <i>Eğlenceli Öpücük.Hey, canta ceva. <i>Din moment ce a batut atata drum ca sa te protejeze. Un sarut jucaus.
Hey, bir şarkı söyle. <i>Seni korumak için bir kez daha uzun bir yol geldi <i>Eğlenceli Öpücük.Hey, sjung en sång. Än en gång har han kommit en lång väg för att skydda dig. Playful Kiss
Hey, bir şarkı söyle. <i>Seni korumak için bir kez daha uzun bir yol geldi <i>Eğlenceli Öpücük.장난스러운 키스.
Hey, bir şarkı söyle. <i>Seni korumak için bir kez daha uzun bir yol geldi <i>Eğlenceli Öpücük.<i>今日は君を守るため 遠い道を来たよ~♪ <i>いたずらなkiss~♪ ハニ~!
Hey, bir şarkı söyle. <i>Seni korumak için bir kez daha uzun bir yol geldi <i>Eğlenceli Öpücük.Ей, изпей песен. За пореден път той извървя дълъг път, за да я предпази. Палава целувка.
Hey, bir şarkı söyle. <i>Seni korumak için bir kez daha uzun bir yol geldi <i>Eğlenceli Öpücük.היי, אולי תשיר איזה שיר שוב הוא עבר דרך ארוכה בשביל לשמור עליך נשיקה שובבה
Hey, bir şarkı söyle. <i>Seni korumak için bir kez daha uzun bir yol geldi <i>Eğlenceli Öpücük..غني أغنية مرة أخرى يأتي بعد مده لحمايتك قبله مرحه
Hizmet görenleri korumak için kliniğin yeri ve çalışma saatleri açık olarak bildirilmez.Asiakkaiden suojelemiseksi klinikan sijaintia ja aukioloaikoja ei ilmoiteta julkisesti.
Hizmet görenleri korumak için kliniğin yeri ve çalışma saatleri açık olarak bildirilmez.För att skydda kunderna uppges inte klinikens adress eller öppettider offentligt.
Hizmet görenleri korumak için kliniğin yeri ve çalışma saatleri açık olarak bildirilmez.В интересах защиты клиентов местонахождение клиники и часы её работы в открытом доступе не публикуются.
Hizmet görenleri korumak için kliniğin yeri ve çalışma saatleri açık olarak bildirilmez.لا يتم الإبلاغ بشكل علني عن موقع العيادة ولا عن مواعيد افتتاحها من أجل حماية الزبائن.
Hizmet görenleri korumak için kliniğin yeri ve çalışma saatleri açık olarak bildirilmez.诊所的地址和服务时间也不对外公布。
Huxter tütün pencere kutu üzerinde gördüm, tekillik adamın davranışı onun gözlem korumak için istenir.모든 선생님 Huxter은 담배 윈도우의 용기를 통해 보았고, 특이점 그 사람의 행동을 그의 관찰을 유지하라는 메시지가 나타납니다.
Huxter tütün pencere kutu üzerinde gördüm, tekillik adamın davranışı onun gözlem korumak için istenir.رأيت كل هذا Huxter السيد على عبوات التبغ من النافذة ، وتفرد سلوك الرجل دفعه للحفاظ على ملاحظته.
Huxter tütün pencere kutu üzerinde gördüm, tekillik adamın davranışı onun gözlem korumak için istenir.人間の行動から彼が彼の観察を維持するように指示。 現在見知らぬ人が突然立ち上がって、彼のポケットにパイプを置く。
İlk başta kendilerini korumak için su kaybetmelerini önleyecek kalın bir kabuğa ihtiyaçları olurdu.Allereerst een dikke huid als bescherming tegen vochtverlies via de huid.
İlk başta kendilerini korumak için su kaybetmelerini önleyecek kalın bir kabuğa ihtiyaçları olurdu.Ar avea nevoie, în primul rând, de un înveliș gros pentru a se proteja de pierderile de apă prin piele.
İlk başta kendilerini korumak için su kaybetmelerini önleyecek kalın bir kabuğa ihtiyaçları olurdu.Chúng sẽ cần, trước hết, có một lớp da dày để bảo vệ chúng khỏi mất nước qua bề mặt.
İlk başta kendilerini korumak için su kaybetmelerini önleyecek kalın bir kabuğa ihtiyaçları olurdu.Először is szükségük lenne egy vastag héjra, ami megvédi őket a vízveszteségtől.
İlk başta kendilerini korumak için su kaybetmelerini önleyecek kalın bir kabuğa ihtiyaçları olurdu.En primer lugar, necesitarían tener una piel gruesa para protegerse de la pérdida de agua a través de la piel.
İlk başta kendilerini korumak için su kaybetmelerini önleyecek kalın bir kabuğa ihtiyaçları olurdu.우선 그 식물들은 껍질에서 수분 증발을 막을 두꺼운 껍질이 필요할 것입니다.
İlk başta kendilerini korumak için su kaybetmelerini önleyecek kalın bir kabuğa ihtiyaçları olurdu.Po pierwsze, gruba skóra, która stanowi ochronę przed utratą wody z organizmu.
İlk başta kendilerini korumak için su kaybetmelerini önleyecek kalın bir kabuğa ihtiyaçları olurdu.Předně potřebují silnou pokožku jako ochranu před ztrátou vody.
İlk başta kendilerini korumak için su kaybetmelerini önleyecek kalın bir kabuğa ihtiyaçları olurdu.Predovšetkým by potrebovali hrubú kožu, aby boli chránení pred stratou vody cez kožu.
İlk başta kendilerini korumak için su kaybetmelerini önleyecek kalın bir kabuğa ihtiyaçları olurdu.Prima di tutto di una pelle spessa per proteggersi dalla perdita d'acqua per traspirazione.
İlk başta kendilerini korumak için su kaybetmelerini önleyecek kalın bir kabuğa ihtiyaçları olurdu.Биха се нуждали, преди всичко, от дебела обвивка, с която да се предпазят от загуба на водата през нея.