korumak ile cümle
korumak kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
12
ORT. KELİME
Deniz biyolojik çeşitliliğini korumak için daha fazla çaba gerekmektedir.Več skrbi je treba posvetiti tudi zaščiti morske biotske raznovrstnosti.
Deniz biyolojik çeşitliliğini korumak için daha fazla çaba gerekmektedir.Περισσότερες δράσεις πρέπει να αναληφθούν όσον αφορά την προστασία της θαλάσσιας βιοποικιλότητας.
Deniz biyolojik çeşitliliğini korumak için daha fazla çaba gerekmektedir.Необходими са повече действия за защита на биологичното разнообразие в моретата.
Devlet Simyacılarını korumaktır.-är att skydda våra statsalkemister.
Devlet Simyacılarını korumaktır.- er at beskytte statsalkymister.
Diyelim ki Çin hükümeti mevcut durumu korumak, bir anlamda zamanı bu noktada durdurmak istiyor.Giả sử chính phủ China muốn điều này, và họ muốn tình trạng này đóng băng.
Diyelim ki Çin hükümeti mevcut durumu korumak, bir anlamda zamanı bu noktada durdurmak istiyor.Powiedzmy, że chiński rząd chce takiego obrotu spraw i chce, by to trwało.
Diyelim ki Çin hükümeti mevcut durumu korumak, bir anlamda zamanı bu noktada durdurmak istiyor.Řekněme, že čínská vláda chce aby věci zůstali takto napořád.
Diyelim ki Çin hükümeti mevcut durumu korumak, bir anlamda zamanı bu noktada durdurmak istiyor.Sólo digamos que el gobierno chino quiere esta realiadd, y quiere congelar esta realidad.
Diyelim ki Çin hükümeti mevcut durumu korumak, bir anlamda zamanı bu noktada durdurmak istiyor.Скажімо, китайський уряд прагне до такої реальності, і хоче її зберегти в такому стані.
Dolayısıyla hükümet iklimi korumak için, çok acı verici bir şeyi bize yaptırmak zorundadır.Also muss uns die Regierung zur Behebung der Situation schmerzhafte Massnahmen ergreifen lassen.
Dolayısıyla hükümet iklimi korumak için, çok acı verici bir şeyi bize yaptırmak zorundadır.Donc le gouvernement doit nous embarquer dans quelque chose de douloureux pour y remédier.
Dolayısıyla hükümet iklimi korumak için, çok acı verici bir şeyi bize yaptırmak zorundadır.Dus de overheid moet ons pijnlijke dingen laten doen om het op te lossen.
Dolayısıyla hükümet iklimi korumak için, çok acı verici bir şeyi bize yaptırmak zorundadır.그러니 정부는 기후를 보호하려면 우리에게 뭔가 고통스런 일을 분담시켜야 한다고 했습니다.
Dolayısıyla hükümet iklimi korumak için, çok acı verici bir şeyi bize yaptırmak zorundadır.Maka pemerintah terpaksa membuat kita melakukan sesuatu yang sulit untuk memperbaikinya.
Dolayısıyla hükümet iklimi korumak için, çok acı verici bir şeyi bize yaptırmak zorundadır.Quindi il governo deve farci fare qualcosa di spiacevole per risolvere il problema.
Dolayısıyla hükümet iklimi korumak için, çok acı verici bir şeyi bize yaptırmak zorundadır.А потому для ее решения правительство должно заставить нас пойти на жертвы.
Dolayısıyla hükümet iklimi korumak için, çok acı verici bir şeyi bize yaptırmak zorundadır.Така че правителството трябва да ни накара да направим нещо болезнено, за да го поправим.
Dolayısıyla hükümet iklimi korumak için, çok acı verici bir şeyi bize yaptırmak zorundadır.כך שממשלות צריכות לגרום לנו לבצע משהו "כואב" לתקן זאת.
Dolayısıyla hükümet iklimi korumak için, çok acı verici bir şeyi bize yaptırmak zorundadır.لذا فإن الحكومة مضطرة لفرض قوانين صارمة لحل المشكلة
Dolayısıyla hükümet iklimi korumak için, çok acı verici bir şeyi bize yaptırmak zorundadır.でも新しい理論によると 気候保全は
Dünyayı korumak ve daha iyi bir yer hâline getirmek için çok şey yapmamız gerekli.Avem nevoie de multe lucruri pentru a păstra şi a menţine lumea ca un loc mai bun.
Dünyayı korumak ve daha iyi bir yer hâline getirmek için çok şey yapmamız gerekli.Banyak hal yang kita perlukan untuk menjaga dan memelihara dunia ini sebagai tempat yang lebih baik
Dünyayı korumak ve daha iyi bir yer hâline getirmek için çok şey yapmamız gerekli.Chúng ta cần rất nhiều thứ để giữ gìn và duy trì thế giới ngày càng trở nên tươi đẹp hơn.
Dünyayı korumak ve daha iyi bir yer hâline getirmek için çok şey yapmamız gerekli.이 세상을 더 살기 좋은 곳으로 만들기 위해 우리는 지키고 가꿔야 할 것들이 많이 있습니다.
Dünyayı korumak ve daha iyi bir yer hâline getirmek için çok şey yapmamız gerekli.Molte cose ci occorreranno per preservare un mondo migliore.
Dünyayı korumak ve daha iyi bir yer hâline getirmek için çok şey yapmamız gerekli.Nagyon sok mindenre van szükségünk ahhoz, hogy jobb helyként tartsuk fent a világot.
Dünyayı korumak ve daha iyi bir yer hâline getirmek için çok şey yapmamız gerekli.Necesitamos muchas cosas para mantener el mundo como el mejor lugar.
Dünyayı korumak ve daha iyi bir yer hâline getirmek için çok şey yapmamız gerekli.Nous avons besoin de beaucoup de choses pour faire du monde un endroit meilleur.
Dünyayı korumak ve daha iyi bir yer hâline getirmek için çok şey yapmamız gerekli.Potrebujeme veľa vecí, aby sme uchovali svet ako lepšie miesto.
Dünyayı korumak ve daha iyi bir yer hâline getirmek için çok şey yapmamız gerekli.Potrebujemo veliko stvari za ohranitev in vzdrževanje boljšega sveta.
Dünyayı korumak ve daha iyi bir yer hâline getirmek için çok şey yapmamız gerekli.Potrzebujemy wielu rzeczy, by na trwałe uczynić świat lepszym.
Dünyayı korumak ve daha iyi bir yer hâline getirmek için çok şey yapmamız gerekli.Precisamos de muitas coisas para salvaguardar e manter o mundo como um lugar melhor.
Dünyayı korumak ve daha iyi bir yer hâline getirmek için çok şey yapmamız gerekli.Tarvitsemme monia keinoja saadaksemme maailman paremmaksi.
Dünyayı korumak ve daha iyi bir yer hâline getirmek için çok şey yapmamız gerekli.Vi behöver många saker för att bevara och upprätthålla världen som en bättre plats.
Dünyayı korumak ve daha iyi bir yer hâline getirmek için çok şey yapmamız gerekli.We hebben vanalles nodig om de wereld te behouden en onderhouden, als een betere plek.
Dünyayı korumak ve daha iyi bir yer hâline getirmek için çok şey yapmamız gerekli.Wir müssen sehr viel tun, damit die Welt ein besserer Ort bleibt.
Dünyayı korumak ve daha iyi bir yer hâline getirmek için çok şey yapmamız gerekli.Χρειάζεται να κρατήσουμε πολλά πράγματα και να διατηρήσουμε ένα καλύτερο κόσμο.
Dünyayı korumak ve daha iyi bir yer hâline getirmek için çok şey yapmamız gerekli.Имаме нужда от много неща, за да направим света по-добро място.
Dünyayı korumak ve daha iyi bir yer hâline getirmek için çok şey yapmamız gerekli.Нам нужно много вещей, чтобы сохранить мир и сделать его лучше.
Dünyayı korumak ve daha iyi bir yer hâline getirmek için çok şey yapmamız gerekli.אנחנו זקוקים להרבה דברים בשביל להחזיק ולתחזק את העולם בתור מקום טוב יותר.
Dünyayı korumak ve daha iyi bir yer hâline getirmek için çok şey yapmamız gerekli.نحتاج للعديد من الأشياء للحفاظ والمحافظة على العالم كمكان أفضل.
Dünyayı korumak ve daha iyi bir yer hâline getirmek için çok şey yapmamız gerekli.しかしそれができたとしても
Eğer bunu onlara söylemediyse, şüphesiz ki onları korumak içindi.Als hij het hun niet vertelde, was het natuurlijk om hen te beschermen.
Eğer bunu onlara söylemediyse, şüphesiz ki onları korumak içindi.A tím, že jim nic neřekl, je samozřejmě chtěl chránit.
Eğer bunu onlara söylemediyse, şüphesiz ki onları korumak içindi.Dan jika ayah tidak mengatakannya, tentu saja itu untuk melindungi mereka.
Eğer bunu onlara söylemediyse, şüphesiz ki onları korumak içindi.És amikor ezt nem mondta el nekik, az persze azért volt, hogy megvédje őket.
Eğer bunu onlara söylemediyse, şüphesiz ki onları korumak içindi.E se ele não lhes dizia, era para os proteger, certamente.
Eğer bunu onlara söylemediyse, şüphesiz ki onları korumak içindi.E se non glielo diceva era per proteggerli, certamente.
Eğer bunu onlara söylemediyse, şüphesiz ki onları korumak içindi.Et s'il ne leur disait pas, c'était pour les protéger bien sûr.
Eğer bunu onlara söylemediyse, şüphesiz ki onları korumak içindi.I nie powiedział im, ponieważ oczywiście chciał ich chronić.
Eğer bunu onlara söylemediyse, şüphesiz ki onları korumak içindi.물론 그런 얘기를 하지 않은 것은 자식들을 보호하기 위한 것이었죠.
Eğer bunu onlara söylemediyse, şüphesiz ki onları korumak içindi.Nu le spunea asta, ca să-i protejeze, bineînțeles.
Eğer bunu onlara söylemediyse, şüphesiz ki onları korumak içindi.Povedal pa jima ni, ker ju je želel obvarovati.
Eğer bunu onlara söylemediyse, şüphesiz ki onları korumak içindi.Và nếu ông không nói cho họ biết là bởi vì muốn bảo vệ họ.
Eğer bunu onlara söylemediyse, şüphesiz ki onları korumak içindi.Wenn er es ihnen nicht sagte, war das natürlich zu ihrem Schutz.
Eğer bunu onlara söylemediyse, şüphesiz ki onları korumak içindi.Y si no se los dijo, fue sin duda para protegerlos.
Eğer bunu onlara söylemediyse, şüphesiz ki onları korumak içindi.Και που δεν τους το είπε, ήταν φυσικά γιατί ήθελε να τους προστατέψει.
Eğer bunu onlara söylemediyse, şüphesiz ki onları korumak içindi.И, конечно, он не рассказывал им, потому что хотел защитить их.
Eğer bunu onlara söylemediyse, şüphesiz ki onları korumak içindi.І якщо він не казав їм, то тільки заради того, щоб захистити.