korumak ile cümle

korumak kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Bir kişi bile İslam sancağını korumak için elini kaldırmadıИсламский Халифат. Никто не поднял руки дабы защитить знамя Ислама.
Biyolojik çeşitlilik kaybını durdurmak için değerli tarlaları korumak önemlidir.A protecção dos valiosos terrenos agrícolas é importante para travar a perda de biodiversidade.
Biyolojik çeşitlilik kaybını durdurmak için değerli tarlaları korumak önemlidir.Arvokkaan viljelymaan suojelu on tärkeää elollisen luonnon monimuotoisuuden tuhoutumisen estämiseksi.
Biyolojik çeşitlilik kaybını durdurmak için değerli tarlaları korumak önemlidir.A skydda värdefull jordbruksmark är viktigt för a hejda utarmningen av biologisk mångfald.
Biyolojik çeşitlilik kaybını durdurmak için değerli tarlaları korumak önemlidir.Az értékes mezőgazdasági terület védelme fontos, hogy megállítsuk a biológiai sokféleség csökkenését.
Biyolojik çeşitlilik kaybını durdurmak için değerli tarlaları korumak önemlidir.Bescherming van waardevolle landbouwgrond is belangrijk om het verlies aan biodiversiteit te stoppen.
Biyolojik çeşitlilik kaybını durdurmak için değerli tarlaları korumak önemlidir.Da bi zaustavili izgubo biotske raznovrstnosti, je treba dragocena kmetijska zemljišča zavarovati.
Biyolojik çeşitlilik kaybını durdurmak için değerli tarlaları korumak önemlidir.Det er vigtigt at besky. e værdifuldt landbrugsland med høj naturværdi for at standse tabet af biodiversitet.
Biyolojik çeşitlilik kaybını durdurmak için değerli tarlaları korumak önemlidir.È fondamentale proteggere i terreni agricoli al fi ne di evitare la perdita di biodiversità.
Biyolojik çeşitlilik kaybını durdurmak için değerli tarlaları korumak önemlidir.Nur durch den Schutz wertvollen Ackerlands kann einem Verlust an biologischer Vielfalt Einhalt geboten werden.
Biyolojik çeşitlilik kaybını durdurmak için değerli tarlaları korumak önemlidir.Ochrana hodnotnej pôdy je pre zastavenie straty biodiverzity dôležitá.
Biyolojik çeşitlilik kaybını durdurmak için değerli tarlaları korumak önemlidir.Ochrana hodnotné zemědělské půdy je důležitá pro zastavení procesu ztráty biologické rozmanitosti.
Biyolojik çeşitlilik kaybını durdurmak için değerli tarlaları korumak önemlidir.Ochrona cennej ziemi uprawnej jest ważna dla zatrzymania zaniku różnorodności.
Biyolojik çeşitlilik kaybını durdurmak için değerli tarlaları korumak önemlidir.Запазването на ценната обработваема земя е важно за спиране на намаляването на биологичното разнообразие.
Bizi korumak için buradaydılar. Milyonlarca yıldır Dünya'yı ziyaret ediyorlar.Do you?
Bizi korumak için buradaydılar. Milyonlarca yıldır Dünya'yı ziyaret ediyorlar.Wij zijn zelf maar beneden gekomen uit menselijke bevolkingen van planeten van veraf.
Bizi korumak için buradaydılar. Milyonlarca yıldır Dünya'yı ziyaret ediyorlar.אנו צאצאים של אוכלוסיות אנושיות .מפלנטות רחוקות
Bizi korumak için buradaydılar.Non, ce monde n'est pas destiné à finir.
Bizi korumak için buradaydılar.Sie haben uns beschützt.
Bizi korumak için buradaydılar.Они находятся здесь, защищая нас.
Bizim görevimiz korumak.GB:
Bizim kuşağın doğru olanı korumak için vicdani cesaretimiz tarafından yargılanacağına inanıyorum.Cred că generaţia noastră va fi judecată după curajul de a face ce e corect.
Bizim kuşağın doğru olanı korumak için vicdani cesaretimiz tarafından yargılanacağına inanıyorum.Ik geloof dat onze generatie beoordeeld zal worden op onze morele moed om te beschermen wat juist is.
Bizim kuşağın doğru olanı korumak için vicdani cesaretimiz tarafından yargılanacağına inanıyorum.Jag tror att vår generation vill bli bedömd utifrån vårt moraliska mod att försvara det som är rätt.
Bizim kuşağın doğru olanı korumak için vicdani cesaretimiz tarafından yargılanacağına inanıyorum.Je crois que notre génération sera jugée pour son courage moral à protéger ce qui est juste.
Bizim kuşağın doğru olanı korumak için vicdani cesaretimiz tarafından yargılanacağına inanıyorum.저는 우리 세대가 옳은 것을 보호하고자 하는 우리의 윤리적 용기의 정도에 따라 평가받을 거라 믿습니다.
Bizim kuşağın doğru olanı korumak için vicdani cesaretimiz tarafından yargılanacağına inanıyorum.Nasze pokolenie zostanie osądzone na podstawie moralnej odwagi do ochrony tego, co dobre.
Bizim kuşağın doğru olanı korumak için vicdani cesaretimiz tarafından yargılanacağına inanıyorum.Saya percaya bahwa generasi kita akan dinilai dari keberanian moral kita untuk melindungi apa yang benar.
Bizim kuşağın doğru olanı korumak için vicdani cesaretimiz tarafından yargılanacağına inanıyorum.Věřím, že naše generace bude souzena podle morální odvahy chránit to, co je správné.
Bizim kuşağın doğru olanı korumak için vicdani cesaretimiz tarafından yargılanacağına inanıyorum.Yo creo que nuestra generación será juzgada por nuestro valor moral para proteger lo que es correcto.
Bizim kuşağın doğru olanı korumak için vicdani cesaretimiz tarafından yargılanacağına inanıyorum.Πιστεύω ότι η γενιά μας θα κριθεί από το ηθικό μας σθένος να προστατεύσει το σωστό.
Bizim kuşağın doğru olanı korumak için vicdani cesaretimiz tarafından yargılanacağına inanıyorum.Думаю, наше поколение будут судить по его мужеству защищать то, что нам кажется правильным.
Bizim kuşağın doğru olanı korumak için vicdani cesaretimiz tarafından yargılanacağına inanıyorum.Смятам, че поколението ни ще бъде оценявано според нашата морална смелост да защитим това,което е правилно.
Bizim kuşağın doğru olanı korumak için vicdani cesaretimiz tarafından yargılanacağına inanıyorum.Я вірю, що наше покоління буде засуджене за нашу моральну мужність захищати правильне.
Bizim kuşağın doğru olanı korumak için vicdani cesaretimiz tarafından yargılanacağına inanıyorum.אני מאמין שהדור שלנו יישפט לפי האומץ המוסרי שלנו להגן על מה שצודק,
Bizim kuşağın doğru olanı korumak için vicdani cesaretimiz tarafından yargılanacağına inanıyorum.正しいことを守り抜く 道徳的な勇気で判断されると 価値のある行動は 何らかの犠牲を伴います
Biz Norveç'lileri sizden korumak için buradayız. - Ne?Azért vagyunk itt, hogy megvédjük a norvégokat tőlletek.
Biz Norveç'lileri sizden korumak için buradayız. - Ne?Estamos aquí para proteger a los Noruegos de Uds.
Biz Norveç'lileri sizden korumak için buradayız. - Ne?Kami di sini untuk melindungi Norwegia melawanmu.
Biz Norveç'lileri sizden korumak için buradayız. - Ne?Vi är här för att skydda norrmännen mot er.
Biz Norveç'lileri sizden korumak için buradayız. - Ne?Vi er her for at beskytte nordmændene mod jer.
Biz Norveç'lileri sizden korumak için buradayız. - Ne?Wij beschermen de Noren tegen jullie.
Biz Norveç'lileri sizden korumak için buradayız. - Ne?Ние сме тук, за да защити норвежците срещу вас.
Biz Norveç'lileri sizden korumak için buradayız. - Ne?Тук сме да защитим Норвегия от вас.
Biz Norveç'lileri sizden korumak için buradayız.- Αλήθεια; Για να προστατεύσουμε την Νορβηγία από εσάς.
Britanya'nın çıkarları için seçildiniz. GB: Bizim görevimiz korumak.1918年のベルサイユ条約を 振り返って見て下さい
Britanya'nın çıkarları için seçildiniz. GB: Bizim görevimiz korumak.GB: 우리는 자국을 보호해야 할 의무가 있지요.
Britanya'nın çıkarları için seçildiniz. GB: Bizim görevimiz korumak.ג"ב: יש לנו אחריות להגן.
Britanya'nın çıkarları için seçildiniz. GB: Bizim görevimiz korumak.غوردن: نحن مسئوليتنا الحماية.
Bu başyapıtı düşmanlarından korumak için이런 콘스탄티노플을 적으로부터 보호하기 위해
Bu başyapıtı düşmanlarından korumak içinPara proteger esta obra maestra de sus muchos enemigos,
Bu başyapıtı düşmanlarından korumak içinPour protéger ce chef-d'œuvre de ses nombreux ennemis,
Bu başyapıtı düşmanlarından korumak içinכדי להגן על יצירות המופת מאוייביו הרבים,
Bu başyapıtı düşmanlarından korumak içinو لحماية هذه التحفة الفريدة من الأعداء
Bu bir yerden sağlanan karı ekolojik kaynakları korumak için bir başka yere aktarmaktır.Berie zisky z jedného miesta a alokuje ich na ochranu ekologických zdrojov.
Bu bir yerden sağlanan karı ekolojik kaynakları korumak için bir başka yere aktarmaktır.Bierze zyski z jednego miejsca i przeznacza je na ochronę zasobów ekologicznych.
Bu bir yerden sağlanan karı ekolojik kaynakları korumak için bir başka yere aktarmaktır.Det tar vinster från en plats och tillför dem till skydd av ekologiska resurser.
Bu bir yerden sağlanan karı ekolojik kaynakları korumak için bir başka yere aktarmaktır.Đó là lấy lợi nhuận từ một chỗ phân phối chúng tới sự bảo vệ nguồn tài nguyên sinh thái.
Bu bir yerden sağlanan karı ekolojik kaynakları korumak için bir başka yere aktarmaktır.Es heisst, Profit zu nehmen und es weiterzuleiten, in den Schutz der ökologischen Ressourcen.
Bu bir yerden sağlanan karı ekolojik kaynakları korumak için bir başka yere aktarmaktır.Está a tirar os lucros de um sítio para alocá-los à proteção de recursos ecológicos.

İlgili Sayfalar