koruma ile cümle
koruma kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
5
ORT. KELİME
Korumalı hissediyorum.I feel protected.
Kendini korumayı öğrenmen gerekir.You need to learn to protect yourself.
Tom kendini korumak için Mary'yi vurdu.Tom shot Mary in self-defense.
Bazı çiftçiler koyunlarını vahşi köpeklerden korumak için eşekleri kullanıyorlar.Some farmers are using donkeys to protect their sheep from wild dogs.
Bunu kendini korumak için bilmelisin.You should know it in order to protect yourself.
Bunu kendini korumak için bilmelisiniz.You should know it in order to protect yourself.
Yağmur ormanlarını korumalıyız.We must protect the rainforest.
Tom beni korumaya çalıştı.Tom tried to protect me.
Çocuklarını korumak Tom'un sorumluluğudur.It's Tom's responsibility to protect his children.
Uygun radyasyon koruması olmadan, insanlar derin uzayda dışarı çıkamaz.Without proper radiation protection, humans can't venture out in deep space.
Tom'un birkaç korumaya ihtiyacı olacak.Tom will need a couple of bodyguards.
Kimliğini korumak için adı değiştirildi.Her name was changed to protect her identity.
Kimliğini korumak için adını değiştirdi.His name was changed to protect his identity.
Tom kendi cildini korumaya çalışıyor.Tom is trying to save his own skin.
O, dolabını korumak için bir asma kilit kullanır.To secure his locker, he uses a padlock.
Tom teknik olarak koruma gözlüğü takıyor olmalı.Tom should technically be wearing safety goggles.
Bizim odakları korumamız gerekiyor.We need to maintain focus.
O nereye giderse gitsin yanında korumaları var.Wherever he goes, he has bodyguards with him.
O, nereye giderse gitsin, yanında korumaları var.Wherever she goes, she has bodyguards with her.
İşimi korumak istedim, bu yüzden patronun yapmamı söylediği şeyi yaptım.I wanted to keep my job, so I did what the boss told me to do.
Tom eski arabasını korumak istediğini söyledi.Tom said he intends to keep his old car.
Tom ailesini korumak zorunda.Tom has to protect his family.
Uygun duruş iyi sağlığı korumak için gereklidir.Proper posture is necessary to maintain good health.
"Tali hasar "sermayeyi korumak için masum insanları öldürmek için bir örtmecedir."Collateral damage" is a euphemism for killing innocent people to protect capital.
Onu korumak benim sorumluluğum.Protecting her is my responsibility.
Kadın savaşçının zırhı vücudunun birçok kısmını korumasız bırakmış gibi görünüyordu.The female warrior's armor seemed to leave many parts of her body unprotected.
Seni korumak için yalan söyledim.I lied to protect you.
Hiçbir koruma yok.There isn't a guard.
Ben bunu korumak istiyorum.I would like to keep this.
Biz çocuklarımızı korumak zorundayız.We have to protect our kids.
Tom kendi ailesini korumak istedi.Tom wanted to protect his family.
Sınırımızı korumak zorundayız.We have to protect our border.
Tom kendini korumak istedi.Tom wanted to protect himself.
Tom çocukları korumaya çalıştı.Tom tried to protect his kids.
Tom kendini korumak için birini öldürdü.Tom killed someone in self-defense.
Tom polise kendini korumak için Mary'yi vurduğunu söyledi.Tom said he shot Mary in self-defense.
Amerikalılar sınırlarını korumak istiyorlar.Americans want their borders protected.
Mesafeni korumak iyi olur.You'd better to keep your distance.
Ekonomimizi korumak zorundayız.We have to protect our economy.
Tom, koruma hakkına sahip değil.Tom isn't entitled to protection.
Mesafemi korumak istedim.I wanted to keep my distance.
Bu korumalar yanılmaz mı?Are these guards infallible?
Bu korumalar güvenilir mi?Are these guards infallible?
Biz işlerimizi korumak zorundayız.We have to save our jobs.
Biz onu korumak zorundayız.We have to protect it.
Fadıl sevgi ve kendini koruma arasında seçim yapmaya zorlandı.Fadil was forced to choose between love and self-preservation.
Fadıl, Leyla'yı korumak için yalan söyledi.Fadil lied to protect Layla.
Dania, Fadıl'ın onu korumak istediğini düşünüyordu.Dania thought that Fadil wanted to protect her.
Seni korumak için ne gerekiyorsa yapacağım.I'll do whatever it takes to protect you.
Hepinizi korumak için elimden gelen her şeyi yapacağım.I'll do whatever I can to protect all of you.
Ailemi korumak için ne gerekiyorsa yapacağım.I'll do whatever it takes to protect my family.
Evliliğimizi korumak için ne gerekiyorsa yapacağım.I'll do whatever it takes to save our marriage.
Çocuklarımı korumak için ne gerekiyorsa yapacağım.I'll do whatever it takes to protect my children.
Benimkileri korumak için ne gerekiyorsa yapacağım.I'll do whatever it takes to protect what's mine.
Ben senin korumanım.I'm your bodyguard.
Çocuklar, annelerinden sevgi ve korumayı hak ediyor.Children deserve love and protection from their mothers.
Sami ailesini korumak istedi.Sami wanted to protect his family.
Medeni haklarımızı korumak için mücadele etmeliyiz.We must fight to preserve our civil rights.
Vatandaşlık haklarımızı korumak için mücadele etmeliyiz.We must fight to safeguard our civil rights.
Tom ailesini korumaya çalışıyor.Tom is trying to protect his family.