Ana içeriğe geç
Sözlük

korum ile cümle

korum kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
10
ORT. KELİME
Ve artık Letho'nun koruması altındadır.Сейчас он под патронажем Тикси.
Şahne, şahna bir yerin vergisini toplamak ve asayişini korumukla görevlendirilmiş kişidir.Честный, ответственный солдат выполняющий своё задание — спасти выживших.
Koruma ve sergileme çalışmaları sonucunda bu ulusal park, önemli sayıda turist elde etmeye başladı.Несомненно, такой парк, если бы он был создан, привлёк бы много туристов.
Gizlilik uzantıları kullanıcıyı aktivitesinin izlenmesinden korumaz.В ней нет серверов, отслеживающих активность клиентов.
Kent Portekizliler için Hindistan deniz yolunu korumak için hayati öneme sahipti.Поиск морского пути в Индию был для Португалии, по сути, задачей века.
OSE - Yahudi Nüfusu Koruma Grupları Birliği OSE - Yunan Devlet Demiryolları (Οργανισμός Σιδηροδρόμων Ελλάδας)Список терактов против израильтян и евреев Lebanon hostage crisis (англ.)
Broker sadece tek bir şey düşünür ve o da kızını korumaktır.Вдовец Ларри хочет лишь одного — защитить свою семью.
El-Bitar, kamu özgürlüklerini koruma sözü verdi ve yeni bir geçici anayasa ilan etti.Битар обещал расширить гражданские свободы и принять новую временную конституцию.
Bu alanın 1.622 hektarlık bölümü koruma altına alınmıştır.Вокруг заповедника установлена охранная зона 1132 гектара.
Kendilerini koruma amaçlı saldırabilirler.Может быть то, как они играли в защите.
SuitB, hem gizli hem de gizli olmayan ulusal güvenlik sistemlerini ve bilgilerini korumayı amaçlamıştır.Intelink охватывает защищённые совершенно секретные, секретные и несекретные компьютерные сети.
Bu özelliğinden ötürü diğer metallerin (korozyondan korumak amacıyla) kaplanmasında kullanılır.Он появляется в качестве наводчика в другом танке «Тигр» в этой кампании.
Gizli SSID ve WPA koruma ile Wi-Fi Kablosuz erişim noktası.Бюджетное устройство без тачскрина и модуля Wi-Fi.
Bu kaplumbağanın bir diğer özelliği de diğer su kaplumbağalarını korumasıdır.Другим не менее интересным приспособлением в этом роде является защита пыльцы от дождя.
İşgalci sömürgecilere karşı savaşmış, şereflerini korumuş ve onlara onurlu bir tarih bahşetmiştir.Живут вместе с потомками, помогают им. В их честь справлялся соответствующий праздник.
Bu bataryalar, zırhlıları muhriplerden olabildiğince korumaya çalışır.«Мы попросили инженеров сделать барабаны максимально громкими.
Sevdiği insanlara yakın davranır ve onları korumasına alır.Хочет стать достаточно сильным, чтобы защищать всех кого он любит.
DSSAM modeli Amerika Birleşik Devletleri Çevre Koruma Ajansı (EPA) tarafından geliştirildi.Его исполнением управляет Агентство по защите окружающей среды, США (EPA).
Siyah deri güneş ışınlarına karşı koruma sağlar.Чёрные ресницы хорошо защищают от солнца.
Greklerin kendi topraklarını korumada kalacakları düşünülüyordu.Греки должны жить на своих правах.
Bu yüzden enfeksiyonlara karşı korumada ve yerel bağışıklıkta görevleri büyüktür.Они важны для борьбы с инфекцией и постинфекционного иммунитета.
Bu unvanı halen korumaktadır.Именно это место нужно охранять.
1993 Gönüllü Çevre Koruma Planı kabul edildi.В 1993 был объявлен защищённой зоной ООН.
Triple H ona kemerini Cena'ya karşı bu gece korumaya çalışacağını söyler.Но Triple H объявил, что Рей этим же вечером должен защитить титул против Джона Сины.
Koruma (Guard): Asker(ler) belirlenen birim ya da binayı korur.Бу́нкер (нем. Bunker) — хорошо укреплённое защитное или оборонительное сооружение.
Hasuni Mağaraları Kültür ve Tabiat Varlıkları Kurulunca koruma altına alınmıştır.Для защиты своей культуры и природы в городе запрещена промышленность.
Herkesin onların haklarını koruması gerekir.يجب علي الجميع الحفاظ علي حقوقهم.
Korumanın kaptanı Hristiyandı, Don Thomas olarak çağrılıyordu ve bir Japon şehidin oğluydu."كان قائد الحرس مسيحيا اسم دون توماس وهو ابن شهيد ياباني.»
1954'te Sovyetler Birliği, Avrupa barışını korumak için NATO'ya katılması gerektiğini öne sürdü.اقترح الاتحاد السوفيتي عام 1954 أن ينضم إلى منظمة حلف شمال الأطلسي للحفاظ على السلام في أوروبا.
Zayıf isospin korunması yasası T3 'ün korunması ile bağlantılıdır; tüm zayıf etkileşimler T3'ü korumalıdır.يرتبط قانون حفظ اللف النظائري الضعيف بحفظ T3؛ يجب على جميع التفاعلات الضعيفة أن تحفظ T3.
Bu alanın 1.622 hektarlık bölümü koruma altına alınmıştır.وتم شراء جزء بمساحة 1,622 هكتار لحماية هذه المنطقة .
2001 yılında Çin Hükümeti, Yangtze Nehrinin memelilerini korumak için bir eylem planını onayladı.وقد وافقت الحكومة الصينية في عام 2001 على خطة عمل لحفظ الحيتانيات في نهر اليانغتسي.
1985 yılında kurulan Kadın ve Aile Haklarının Koruma Komitesi kurulan bir diğer organizasyondur.وتشكلت منظمة أخرى وهي لجنة الدفاع عن النساء وحقوق الأسرة عام 1985.
Smileywork Ltd, fikri mülkiyet haklarını korumak için 60’ın üzerinde hukuk firması ile çalışmaktadır.وتعمل شركة Smileyworld Ltd المحدودة مع أكثر من 60 شركة قانونية لحماية الـ IP خاصتها.
Hayvanat bahçesi yetkililerinin onu canlı tutmasının hayvan koruma mevzuatına aykırı olduğunu belirtti.وأوضح مسؤلو حديقة الحيوان أن حبسه حياً يخالف تشريعات حماية الحيوان.
Babasının mezarını koruması için Hwaseong Kalesi'ni yaptırmıştır.بنى قلعة هواسونغ لحماية القبر.
Kısa süreli yangın koruma gereksinimi için savaş esnasında önce kanıtlandı.فقد تجلت الحاجة من الوقاية من الحرائق لمدة قصيرة في وقت مبكر خلال تلك الحرب.
Nihai hedef, "Akdeniz Ortak Ülkelerini dereceli olarak Avrupa Sivil Koruma Mekanizması'na yaklaştırmaktır".وأما الهدف النهائي فيتمثل في "الاقتراب تدريجياً بالبلدان المتوسطية الشريكة من آلية الحماية المدنية الأوروبية.
Tüm meclis üyeleri ve Meclis’teki tüm yasama çalışmaları Anayasa Koruma Konseyi tarafından onaylanmalıdır.يجب الموافقة على جميع المرشحين وجميع تشريعات البرلمان من قبل مجلس صيانة الدستور.
Vücudunu terk edebilirsin ama onurunu korumalısın.لك أن تهمل مظهرك، لكن حافظ على أناقة روحك!
Naruto'yu korumak için hayatını riske atmıştır.قاتلت حفيدها من أجل إنقاذ ناروتو.
Posta arabasında tüfekli iki koruma, bankanın kasiyeri ve muhasebecisi ve para vardı.وبداخل العربة، كان يتواجد حارسان مُسلحان بالبنادق، أحدهما أمين الصندوق بالبنك والآخر مُحاسب.
Ancak Gordon ve ekibi onu korumaya alır.ويأخذه المفوض جوردون لحفظه بأمان.
"Mimari eserlerimizi ve değerlerimizi korumak".حماية بيوتنا وحقوقنا. '
Ayrıca hem kentli insanları hem de kırsal bölge insanlarını korumak için bir yedek ordu planlamaya başladı.بالإضافة لذلك بدأ الجيش الاحتياطي في تنفيذ خطة لحماية أهالي المنطقة وما يحيط بها من مناطق ريفية .
Günümüzde hâlâ tarihî yapısını korumaktadır.وهي لا تزال تحافظ على هيئتها التاريخية إلى اليوم.
Sonra çitler ve çam ağaçlarından barikatlarla koruma altına alındı.وكان في وقت لاحق تمت إحاطته بأسوار وحواجز من أشجار الصنوبر.
Bulundukları yeri korumayı sevdikleri için iyi bir bekçi köpeği olabilir.وبالتالي، فهي كلاب حراسة ممتازة تحمي أصحابها التي تحبهم.
Clary'i korumak için Jocelyn kendi soyadını Fray'e çevirmişitr.غيرت جوسلين اسم عائلتها إلى فراي لتحمي كلاري.
Bunlardan vedia güvenilen kimseye saklaması veya koruması için verilen malı belirtir.ٱلْمُعْطِي ٱلْمَانِعُ: هو الذي أعطى كل شيء، ويمنع العطاء عن من يشاء ابتلاء أو حماية.
Emtia ticaretinde koruma seviyesi tarımsal ürünler haricinde düşüktür.ينخفض مستوى حماية تجارة السلع الأساسية ما عدا المنتجات الزراعية.
4 Kasım - Türkiye, insan haklarını ve ana hürriyetlerini koruma antlaşmasını Roma'da imzaladı.ففي 4 نوفمبر 1950 وقعت في روما الاتفاقية الأوربية لحماية حقوق الإنسان وحرياته الأساسية.
Geri kalan ömrünü dostu ve aynı zamanda kuzeni olan XIV. Louis'nin koruması altında sürdürdü.وقد عاش ما تبقي من حياته زاعمًا إنه تحت رعاية ابن عمه، وحليفه المَلك لويس الرابع عشر.
3. Yasa, Bir robot birinci ve ikinci yasalarla çelişmediği sürece varlığını korumak zorundadır.يجب على الآلي المحافظة على بقائه طالما لا يتعارض ذلك مع القانونين الأول والثاني.
Güvenli koruma için, San Antonio, Teksas'ta Brooks Hava Kuvvetleri Üssü'nde küçük örnekler bulunmaktadır.لأجل الحفظ، هنالك أيضاً مجموعة أصغر مخزنة في قاعدة القوات الجوية لبروكس في سان أنطونيو، تكساس.
11 adamı botları korumak üzere geride bırakarak devam ettik.وبقي 11 شخص بجوار القوارب لحراستها.
Bu sayede kendini korumuş olur.يجب عليك أن تحمي نفسك .
Irmaktaki balık nüfusunu korumak için dere alabalıkları yetiştirilip ırmağa salındı.إن حيلة السمك للطيران لم تنقذه من اصطياد الإنسان له وأكله.
1784 yılında, 17 yaşındayken Godoy, Madrid'e taşındı ve kraliyet korumalarına katıldı.انتقل جودوي إلى مدريد عام 1784 عندما كان في السابعة عشر من العمر، حيث التحق بالحرس الملكي.
UNESCO tarafından koruma altına alınmıştır.وهو تحت حماية منظمة اليونيسكو.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod