koru ile cümle
koru kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
O erimiş metali, o lav sıcaklığındaki metali korumanın kulaklarından içeri döktüler.And he poured that liquid, hot liquid, like a magma erupted, that hot!..
Ve koruma gözyaşları içinde öldü.And he died by crying.
Nart soylu oğullarim! Gücüm yettiğince sizi korudumI protected you as much as I could.
Atlanmı üç gün üç gece yayarsın... Koruyabíılirsen beğendigin atı seçGuard my horses for three days and three nights.
Buralar derhal korumamız gereken yerler arasında geliyor.These become forthright in places we need to protect.
İşte bu korumaları gereken mavi yüzgeçli tunanın boyutları.That's the size they have to be to protect the bluefin tuna.
Bu yüzden, umarım derin denizlerdeki bu "umut noktalarını" da koruyabiliriz.So, I hope that we can also keep some of these "hope spots" in the deep sea.
Kendi insanlarını koruyacak ve inançlı insanların dualarına cevap verecektir.He will protect his own people, and answer the prayers of the faithful.
Bir kabile koruyucusu veya büyük kukla ustası değilse, o zaman Tanrı kim?So who is God, if not the great puppet-master or the tribal protector?
Doğal koruma işi ile ilgilenen arkadaşlarım ile konuşuyordum, ve onlaraI was speaking to a lot of my friends in the conservation business, and they --
Ve sizlere bitkileri korumak için bir projeden bahsetmek istiyorum.And I want to tell you about a project to save plants.
Bitkileri korumanın yolu tohumlarını depolamaktan geçiyor.And the way that you save plants is by storing seeds.
Tanrı korusun, fakat buna dahi dayanabilir.God forbid that it should have to withstand that.
Korumaya çalıştılar, fakat yine de tükendi.They tried to protect it. It died anyway.
Bu koruma biyologlarının bazıları oldukça radikal.Some of these conservation biologists are pretty radical.
Tehlike altındaki bu türleri korumak için çalışmak istiyorsunuz.You see, you want to work on protecting the animals out there.
Böylece eğer iyi biri değilse kendimizi koruyabilelim?So we can protect ourselves if he was up to no good?
Yoksa mahremiyetine saygı duymalı, itibarını korumalı ve onu rahat mı bırakmalıyız?Or should we respect his privacy, protect his dignity and leave him alone?
Belki de bir veya en fazla iki yıl ailesini korumak için yeterli olacaktır, tüm.Perhaps it would be enough to maintain the family for one or at most two years, that's all.
İşte, Tanrı'nın bize emanet ettiği gezegenimizi ancak bu şekilde koruyabiliriz.That is how we will preserve our planet, commanded to our care by God.
Ayrıca bu tersine mühendislik tarih öncesi korunmuş kayıtlardan yardım sağlayabilir.This reverse engineering can also enlist help from the human record preserved in prehistory.
Bu da, kanseri karşı korunma mekanizmalarının en önemlilerinden biri.And this turns out to be one of our most important defense mechanisms against cancer.
An - meddlin ',' meraklı beni korusun, onun merakı bir benzeri yoktu hiç.An' curious--bless me, there never was his like for curiosity an' meddlin'.
Neden bir erkeğin koruması olmadan çıktınız dışarı?Why you went out without boy's protection?
Peki evliliğinizi korumak için başka neler yapabilirsiniz?So what else can you do to safeguard your marriage?
Sonunda bir bakarsınız, korumak istedikleriniz aslında zavallı artıklar olmuş.At the end you want to sustain miserable leftovers.
Bundan dolayı, korunma alanları önemli rol oynuyor.And hence, the enormous role that a marine protected area can play.
Çünkü korunma alanlarıyla geçmişi yeniden yaratıyoruz.Because with marine protected areas, we actually recreate the past.
Bu yüzden bu ruhu koruyun.So let's keep it in that spirit here.
Gelecekteki uğraşlarınızda bu dengeyi korumanız için bol şans dilerim. Teşekkürler.So I wish you all the best of luck in maintaining that balance in your future endeavors.
Yangına körükle mi gidiyorsun şimdi de?Are you adding oil to fire now?
Güvende olmak için kendinizi "onlar"a karşı korursunuz.In order to be secure, you defend against "them."
Zamanınızı kendinizi korumaya adıyorsunuz.Your days become devoted to protecting yourself.
Eğer barışçıl disiplini koruyabilirseniz, istisnasız kazanırsınız.If you maintain nonviolent discipline, you'll exclusively win.
Her ikisi de dünyayı korumak için gerekli.Both are essential in protecting the Earth.
Koruyun beni... giriyorum.Cover me...I'm going in.
"Bize para lazım... ..."gaz maskesi ve kimyasal korumalı giysiler almamız gerek" dedik."We need to get some gas masks and chemical suits and stuff."
Bu koruma görevlisi.It's the guard.
Lanet olsun, bu koruma görevlisi.Shit, it's the guard.
Nasıl biryerde koruyabilirim kiHow to hold them in place?
Fakat,bana verdiği tişörtün arkasında şöyle... ...diyor, " Tehlikedeki çiftçileri koru. "But the back of my T-shirt, the one that she gave me, says, "Save the endangered hillbillies."
Daha az kütleçekimi, Mars'ın atmosferini koruyamaması anlamına gelir.The lesser gravity means that Mars has been unable to keep its atmosphere.
Onlar buna ihtiyaçları olduğunu düşünüyorlar, peki biz onları korudukları?They think they need that; how about the rest of us that they're defending?
"Sadece zayıf sırların korunması gerekir."Only puny secrets need protection.
Büyük keşifler halkın kuşkuculuğuyla korunur."Big discoveries are protected by public incredulity."
Ben renk körüyüm.I'm colorblind.
Seni korumak için başka bir yol aklıma gelmedi.That was the only way, I could think of to protect you.
Üstelik çocuk hırsızları... ...ve yabancılar korumam olmak istiyordu.And what was worse were adults who offered to become his guardian.
Bunu söylüyorsun çünkü mirasını korumak istiyorsun.You said that to protect your inheritance.
Büyük organ açığı ihtiyacınız olduğunda Tanrı korusun.Huge shortage of organs, God forbid, if you need one.
Emeklilik Koruma Aktinin bir parçası olarak.It's been part of the Pension Protection Act.
Çocuğumun koruman altında olduğunu düşündüm ve sana güvendim.I kept my kids in your charge, trusting only you.
Jang Man Ok, salonu iyi koru.<br />"İstedikten sonra...Jang Man Ok, guard the studio well. Where there is a will...
Yuvaný koru o zaman.Come, be with us then.
Biliyorum Ali abi. Seninle Cengiz abi bizi koruyorken...While you and Cengiz brother are protecting us, we sleep well anyways
Yani neden tasarımcıları bunu yapma fırsatını vermeyelim, ve aynı zamanda haklarını korumayalım?So why not allow designers the opportunity to do this, but still protect their rights here?
Bu küçük iş elbette üzerinden çekti, ama sizi korusun!That little business--I pulled it through, of course--but bless you!
Ticari marka, marka olarak koruma altına aldığın şeye denir.Trademark means what can you protect as branding.
Bu çoğu zaman gerçekleşmez ve teknoloji koruma konusunda safça bir bakış açısıdır.That just doesn't happen, and it's a naive view of how to protect your technology.
Korunabilir olan şeyler buluşlardır... ...ve tipik olarak yeni teknolojilerdir.What's protectable are inventions. Typical examples are new technologies.