Ana içeriğe geç
Sözlük

korse ile cümle

korse kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
ÖRNEK CÜMLE
5
HARF
2
HECE
10
ORT. KELİME
O bir korse giyiyor.She wears a girdle.
Korse takıyor musun?Are you wearing a girdle?
Kadınlar, Viktorya döneminde korse giyiyordu.Women wore corsets during the Victorian era.
Kadınlar, Viktorya döneminde korseler giyiyordu.Women wore corsets during the Victorian era.
Korseler çoğunlukla kızlar tarafından giyilmekteydi.Corsets were often worn by girls.
Men hazir silerge körsetmekchi bolghinim, chong texsilik toxu qorimisi.The dish I'll be showing you now is "Big Plate Chicken."
Yarasalar körse, neden kaçıyorlar ...If bats are blind, then why are they...
Çoktan bağlantıları kurduk, sanki fiber optik bir korsenin içindeyiz diyebiliriz.We are already laced up as if we're in a fiber optic corset, if you like.
Üzerimde kan pıhtılarından koruması için bir korse vardı.I had tight stockings on to protect from blood clots.
Bir naylon gömlek ya da korseyi kaldırmak, uzaklaştırmak da kıvılcımın oluşmasını sağlayabilir.Simply removing a nylon shirt or corset can also create sparks.
Korse PlagiosefaliCorset Deformational plagiocephaly Foot binding
Dış korseler otsu olup, dar bir korkuluk sınırı vardır. [1]The external bracts are herbaceous, with a narrow scariety margin.[1]
1900’lü yıllardan sonra Paul Poiret gibi moda tasarımcıları ilk korsesiz elbiseleri tasarlamışlardır.Nach 1900 entwarfen Modeschöpfer wie Paul Poiret erste korsettlose Gewänder.
13 yaşında okuldan ayrılarak bir korse yapımcısı olan babasının yanında çalışmaya başladı.Il quitte l'école vers l'âge de 13 ans pour aider son père qui tenait un café.
Korseler çoğunlukla kızlar tarafından giyilmekteydi.Les filles étaient souvent coiffées à la garçonne.
Korseler çoğunlukla kızlar tarafından giyilmekteydi.ترتدى الملابس العلوية القصيرة غالباً من الفتيات.
Korseler çoğunlukla kızlar tarafından giyilmekteydi.O guarda-roupa usado pelas meninas foi principalmente a sua própria.
Herkül'ün 12 görevi içinde 9. sırada gerçekleştirdiği görevi, Hippolyte'ten bu sihirli korsenin alınması idi.É conhecida por possuir um cinturão mágico, cuja obtenção foi o nono dos Doze Trabalhos de Hércules.
Lee'nin klipte giydiği kırmızı korse 2500 dolara mal oldu.Червону сукню-корсет пошили на її замовлення, яка обійшлася в $2,500.
Külotlu çorabın yayılması korse ve jartiyer kullanımının da azalmasına yol açmıştır.Se crede că nevoia de a îndepărta spiritele rele a dus la purtatul de costume și măști.
Fournoi Korseon'da öldü.Diagoras meninggal di Korintus.
Konserlerinde genel olarak korse, uzun etekler ve uzun botlar giymektedir.Na koncertoch nosieva korzety, sieťoviny, dlhé sukne a vysoké čižmy.
Lee'nin klipte giydiği kırmızı korse 2500 dolara mal oldu.Goleo VI kostiumas kainavo apie 250 000 eurų.
Bacaklarımda hiç his yoktu. Üzerimde kan pıhtılarından koruması için bir korse vardı.Ik kon mijn benen niet bewegen en droeg steunkousen om bloedklonters tegen te gaan.
Bacaklarımda hiç his yoktu. Üzerimde kan pıhtılarından koruması için bir korse vardı.Nemohla som hýbať nohami, mala som na nich tesné pančuchy, ktoré ma chránili pred krvnými zrazeninami.
Bacaklarımda hiç his yoktu. Üzerimde kan pıhtılarından koruması için bir korse vardı.Nie mogłam poruszać nogami, na które założono mi ciasne pończochy zapobiegające zakrzepom.
Bacaklarımda hiç his yoktu. Üzerimde kan pıhtılarından koruması için bir korse vardı.Saya tidak bisa menggerakkan kaki saya, saya dipasangi stoking untuk melindungi dari pembekuan darah.
Balta körse, ağzı bilenmemişse, Daha çok güç gerektirir; Ama bilgelik başarı doğurur.Ak je železo tupé, a niekto nenabrúsi jeho ostria, človek musí napnúť sily; avšak lepšie to spraví múdrosť.
Balta körse, ağzı bilenmemişse, Daha çok güç gerektirir; Ama bilgelik başarı doğurur.Cái rìu lụt mà không mài lưỡi nó lại , ắt phải rán sức còng nhiều ; nhưng sự khôn_ngoan có_ích đặng dẫn_dắt .
Balta körse, ağzı bilenmemişse, Daha çok güç gerektirir; Ama bilgelik başarı doğurur.Cái rìu lụt mà không mài lưỡi nó lại, ắt phải rán sức còng nhiều; nhưng sự khôn ngoan có ích đặng dẫn dắt.
Balta körse, ağzı bilenmemişse, Daha çok güç gerektirir; Ama bilgelik başarı doğurur.Een botte bijl vraagt veel van uw krachten; wees wijs en slijp het blad.
Balta körse, ağzı bilenmemişse, Daha çok güç gerektirir; Ama bilgelik başarı doğurur.무딘 철 연장 날을 갈지 아니하면 힘이 더 드느니라 오직 지혜는 성공하기에 유익하니라
Balta körse, ağzı bilenmemişse, Daha çok güç gerektirir; Ama bilgelik başarı doğurur.Når Øksen er sløv og dens Æg ej hvæsses, må Kraft lægges i; men den dygtiges Fortrin er Visdom.
Balta körse, ağzı bilenmemişse, Daha çok güç gerektirir; Ama bilgelik başarı doğurur.õ szája beszédinek kezdete bolondság, és az õ szája [beszédinek] vége gonosz balgatagság.
Balta körse, ağzı bilenmemişse, Daha çok güç gerektirir; Ama bilgelik başarı doğurur.Si se embota el hacha y no es afilada, hay que añadir más esfuerzo. Pero es más ventajoso aplicar la sabiduría
Balta körse, ağzı bilenmemişse, Daha çok güç gerektirir; Ama bilgelik başarı doğurur.אם קהה הברזל והוא לא פנים קלקל וחילים יגבר ויתרון הכשיר חכמה׃
Balta körse, ağzı bilenmemişse, Daha çok güç gerektirir; Ama bilgelik başarı doğurur.ان كلّ الحديد ولم يسنن هو حده فليزد القوة. اما الحكمة فنافعة للانجاح.
Balta körse, ağzı bilenmemişse, Daha çok güç gerektirir; Ama bilgelik başarı doğurur.鐵 器 鈍 了 、 若 不 將 刃 磨 快 、 就 必 多 費 氣 力 . 但 得 智 慧 指 教 、 便 有 益 處
Balta körse, ağzı bilenmemişse, Daha çok güç gerektirir; Ama bilgelik başarı doğurur.鐵器鈍 了 、 若 不 將刃 磨快 、 就 必 多費氣力 . 但 得 智慧 指教 、 便有 益處
Çoktan bağlantıları kurduk, sanki fiber optik bir korsenin içindeyiz diyebiliriz.Jesteśmy już zaplątani tak jakbyśmy byli w gorsecie z włókna optycznego.
Çoktan bağlantıları kurduk, sanki fiber optik bir korsenin içindeyiz diyebiliriz.생각하기에 따라서는, 우리는 이미 코르셋 끈처럼 연결 되어 있습니다.
Çoktan bağlantıları kurduk, sanki fiber optik bir korsenin içindeyiz diyebiliriz.Nous sommes déjà pris dans un réseau de dentelle comme si on était dans un corset de fibre optique.
Çoktan bağlantıları kurduk, sanki fiber optik bir korsenin içindeyiz diyebiliriz.Siamo già allacciati come se fossimo in un corsetto di fibra ottica, se volete.
Çoktan bağlantıları kurduk, sanki fiber optik bir korsenin içindeyiz diyebiliriz.Suntem deja legați ca și cum am fi într-un corset de fibră optică.
Çoktan bağlantıları kurduk, sanki fiber optik bir korsenin içindeyiz diyebiliriz.We zitten ingeregen als in een glasvezelcorset, als je wilt.
Çoktan bağlantıları kurduk, sanki fiber optik bir korsenin içindeyiz diyebiliriz.Wir sind bereits verkabelt, als wären wir in einem Glasfaserkorsett, wenn Sie so wollen.
Çoktan bağlantıları kurduk, sanki fiber optik bir korsenin içindeyiz diyebiliriz.Ya está todo cableado Como si fuera un corsé de fibra óptica.
Çoktan bağlantıları kurduk, sanki fiber optik bir korsenin içindeyiz diyebiliriz.Έχουμε ήδη διασυνδεθεί σα να ήμασταν σε έναν κορσέ οπτικών ινών, αν μου επιτρέπετε.
Çoktan bağlantıları kurduk, sanki fiber optik bir korsenin içindeyiz diyebiliriz.Вече сме пристегнати все едно в корсет от оптични влакна, ако щете.
Çoktan bağlantıları kurduk, sanki fiber optik bir korsenin içindeyiz diyebiliriz.Мы уже оплетены чем-то вроде оптоволоконного корсета.
Çoktan bağlantıları kurduk, sanki fiber optik bir korsenin içindeyiz diyebiliriz.אנחנו כבר מקושרים כיאילו היינו במחוך העשוי מסיבים אופטיים, אם תרצו.
Çoktan bağlantıları kurduk, sanki fiber optik bir korsenin içindeyiz diyebiliriz.قد ربطنا بالفعل بالألياف الضوئية مشدات إن أردتم
Çoktan bağlantıları kurduk, sanki fiber optik bir korsenin içindeyiz diyebiliriz.コルセットをしたような具合です ちょうどこんなふうに
Körseniz ya da hareket yetinizi yitirmişseniz, iş göremez emekliliğinden yararlanabilirsiniz.Jos olet sokea tai liikuntakyvytön, voit saada työkyvyttömyyseläkettä, vaikka pystyisit käymään töissä.
Körseniz ya da hareket yetinizi yitirmişseniz, iş göremez emekliliğinden yararlanabilirsiniz.Om du är blind eller rörelsehindrad kan du få invalidpension även om du skulle kunna arbeta.
O nokta olurdu düşündüm olurdu ve onu yapmış olacağını korsesi ve kendini tutmak.Akkor még úgy gondolta, amit láttam a pontot, és hogy volna rá merevítőt, és érhetsz magára.
O nokta olurdu düşündüm olurdu ve onu yapmış olacağını korsesi ve kendini tutmak. Ama hayır.Ai fi crezut că el ar fi văzut punct, şi că l-ar fi făcut bretele în sus şi a obţine o deţin pe el însuşi.
O nokta olurdu düşündüm olurdu ve onu yapmış olacağını korsesi ve kendini tutmak.Bạn sẽ có thể nghĩ rằng anh ta đã nhìn thấy điểm, và nó sẽ làm cho anh ta cú đúp và được một tổ chức tự sát.
O nokta olurdu düşündüm olurdu ve onu yapmış olacağını korsesi ve kendini tutmak.Člověk by si myslel, že bych viděl věci, a že by ho sebrat se a získat kontrolu nad sebe.
O nokta olurdu düşündüm olurdu ve onu yapmış olacağını korsesi ve kendini tutmak.Človek by si myslel, že by som videl veci, a že by ho pozbierať sa a získať kontrolu nad seba.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod