Ana içeriğe geç
Sözlük

korsan ile cümle

korsan kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
11
ORT. KELİME
Ucuz DVD'ler, korsan yazılımlar için daha çok yer kaldı.Mehr Platz für billige DVDs, geklaute Software
Ucuz DVD'ler, korsan yazılımlar için daha çok yer kaldı.Több hely marad az olcsó dvdknek, és a kalóz programoknak...
Ucuz DVD'ler, korsan yazılımlar için daha çok yer kaldı.Větší cimra pro laciné DVD s pirátským softvérem.
Ucuz DVD'ler, korsan yazılımlar için daha çok yer kaldı.Więcej miejsca na tanie DVD, pirackie oprogramowanie...
Ucuz DVD'ler, korsan yazılımlar için daha çok yer kaldı.Περισσότερο χώρο για φτηνά DVD, πειρατικό λογισμικό...
Ucuz DVD'ler, korsan yazılımlar için daha çok yer kaldı.Више простора за јефтини ДВД, пиратски софтвер...
Ve bu küçük korsan böcekleri salarsak, iyi olanları, örneğin, tatlı biber bölümüne, çiçeklere giderler.A když rozšíříme tyto hladěnky, tento dobrý hmyz, například do záhonu paprik, dostanou se do květů.
Ve bu küçük korsan böcekleri salarsak, iyi olanları, örneğin, tatlı biber bölümüne, çiçeklere giderler.Als we deze roofwantsen, de goede, verspreiden in bijvoorbeeld een paprikaveld, gaan ze naar de bloemen.
Ve bu küçük korsan böcekleri salarsak, iyi olanları, örneğin, tatlı biber bölümüne, çiçeklere giderler.I jeśli rozprzestrzenimy te małe dziubałki, te dobre, na przykład na poletko papryki, one idą do kwiatów.
Ve bu küçük korsan böcekleri salarsak, iyi olanları, örneğin, tatlı biber bölümüne, çiçeklere giderler.우리가 좋은 친구, 노린재를 예를 들어 파프리카 밭에 뿌린다면 꽃으로 모여듭니다.
Ve bu küçük korsan böcekleri salarsak, iyi olanları, örneğin, tatlı biber bölümüne, çiçeklere giderler.Und wenn wir diese guten Blumenwanzen zum Beispiel in einem Paprika-Feld aussetzen, gehen sie zu den Blüten.
Ve bu küçük korsan böcekleri salarsak, iyi olanları, örneğin, tatlı biber bölümüne, çiçeklere giderler.Αν εξαπλώσουμε αυτά τα έντομα, τα καλά, για παράδειγμα σε μία σοδειά πιπεριάς, πηγαίνουν στα άνθη.
Ve bu küçük korsan böcekleri salarsak, iyi olanları, örneğin, tatlı biber bölümüne, çiçeklere giderler.ואם מפזרים את האוריוסים האלה, החרקים הטובים, למשל, בחלקת פלפל ירוק, הם יעופו אל הפרחים.
Ve bu küçük korsan böcekleri salarsak, iyi olanları, örneğin, tatlı biber bölümüne, çiçeklere giderler.例えば ピーマン畑に撒けば 花に住み着き このように花は
Ve bunu gören ilk insanlar 19. yüzyılın ortasında yaşamış telgrafçılardı. Onlar ilk bilgisayar korsanlarıydı.I primi ad accorgersene furono i telegrafisti della metà del 19° secolo, i primi hackers.
Ve bunu gören ilk insanlar 19. yüzyılın ortasında yaşamış telgrafçılardı. Onlar ilk bilgisayar korsanlarıydı.Najpierw dostrzegli to telegrafiści w połowie XIX w., pierwsi hakerzy.
Ve bunu gören ilk insanlar 19. yüzyılın ortasında yaşamış telgrafçılardı. Onlar ilk bilgisayar korsanlarıydı.Και οι πρώτοι που το είδαν αυτό ήταν οι τηλεγραφητές στα μέσα του 19ου αιώνα που ήταν και οι πρώτοι χάκερς.
Ve bunu gören ilk insanlar 19. yüzyılın ortasında yaşamış telgrafçılardı. Onlar ilk bilgisayar korsanlarıydı.И първите хора, които видяха това, бяха телеграфистите от средата на 19-ти век, които бяха първите хакери.
Ve bunu gören ilk insanlar 19. yüzyılın ortasında yaşamış telgrafçılardı. Onlar ilk bilgisayar korsanlarıydı.І першими, хто це помітив, були телеграфісти середини 19-го сторіччя, вони були першими хакерами.
Ve bunu gören ilk insanlar 19. yüzyılın ortasında yaşamış telgrafçılardı. Onlar ilk bilgisayar korsanlarıydı.Первыми, кто это заметил, были телеграфисты середины 19-го века, которые были первыми хакерами.
Ve bunu yapmaya devam ediyorlar ta ki aynı şeyi söyleyene kadar. işte Damian "korsan" dedi.Og de bliver ved, indtil de siger det samme ord!
Ve bunu yapmaya devam ediyorlar ta ki aynı şeyi söyleyene kadar. işte Damian "korsan" dedi.Ze tegelijk hetzelfde zeggen
Ve bunu yapmaya devam ediyorlar ta ki aynı şeyi söyleyene kadar. işte Damian "korsan" dedi.ダミアンが「海賊」
Ve dinin korsanlıkla kaçırıldığı bir dünyada yaşıyoruz.En we leven in een wereld waar religie is gekaapt.
Ve dinin korsanlıkla kaçırıldığı bir dünyada yaşıyoruz.Estamos a viver num mundo onde a religião foi desvirtuada.
Ve dinin korsanlıkla kaçırıldığı bir dünyada yaşıyoruz.Kita hidup di sebuah dunia yang -- dimana agama sudah dibajak.
Ve dinin korsanlıkla kaçırıldığı bir dünyada yaşıyoruz.Mi most egy olyan világban élünk -- ahol a vallás bizony el lett térítve.
Ve dinin korsanlıkla kaçırıldığı bir dünyada yaşıyoruz.Noi stiamo vivendo in un mondo nel quale
Ve dinin korsanlıkla kaçırıldığı bir dünyada yaşıyoruz.Nous vivons dans un monde qui est - où la religion a été détournée.
Ve dinin korsanlıkla kaçırıldığı bir dünyada yaşıyoruz.Trăim într-o lume care -- în care religia a fost jefuită.
Ve dinin korsanlıkla kaçırıldığı bir dünyada yaşıyoruz.Und wir leben in einer Welt, in der Religion gekapert wurde.
Ve dinin korsanlıkla kaçırıldığı bir dünyada yaşıyoruz.Žijeme vo svete, v ktorom je náboženstvo predmetom únosu.
Ve dinin korsanlıkla kaçırıldığı bir dünyada yaşıyoruz.Żyjemy w świecie, który -- gdzie religię się obrabowuje.
Ve dinin korsanlıkla kaçırıldığı bir dünyada yaşıyoruz.Ζούμε σ' έναν κόσμο όπου η θρησκεία είναι θύμα απαγωγής.
Ve dinin korsanlıkla kaçırıldığı bir dünyada yaşıyoruz.Живеем в свят, който е... в който религията е взета за заложник.
Ve işte doğal düşman geliyor, küçük korsan böcek, küçük çünkü oldukça küçük©.A oto naturalny wróg, dziubałek, jest bardzo mały.
Ve işte doğal düşman geliyor, küçük korsan böcek, küçük çünkü oldukça küçük©.A tady je přirozený nepřítel, hladěnka, anglicky "minute pirate bug", protože je opravdu malá.
Ve işte doğal düşman geliyor, küçük korsan böcek, küçük çünkü oldukça küçük©.Còn đây là loài thiên địch, bọ hải tặc tí hon, gọi là tí hon vì nó bé xíu,
Ve işte doğal düşman geliyor, küçük korsan böcek, küçük çünkü oldukça küçük©.Dan inilah musuh alaminya, kutu perompak kecil, kecil karena kutu ini memang kecil.
Ve işte doğal düşman geliyor, küçük korsan böcek, küçük çünkü oldukça küçük©.Ed ecco il suo nemico naturale, un piccolo insetto pirata, molto piccolo.
Ve işte doğal düşman geliyor, küçük korsan böcek, küçük çünkü oldukça küçük©.E lá vem o seu inimigo natural, o minúsculo inseto pirata, "minúsculo" porque é muito pequeno.
Ve işte doğal düşman geliyor, küçük korsan böcek, küçük çünkü oldukça küçük©.En hier komt de natuurlijke vijand, de minuscule roofwants, "minuscuul" omdat ze erg klein is.
Ve işte doğal düşman geliyor, küçük korsan böcek, küçük çünkü oldukça küçük©.Et voila l'ennemi naturel, une minuscule bestiole pirate, minuscule parce qu'elle est assez petite.
Ve işte doğal düşman geliyor, küçük korsan böcek, küçük çünkü oldukça küçük©.Hier kommt der natürliche Feind, eine Blumenwanze (A.d.Ü.Gattung Orius) die wirklich sehr klein ist.
Ve işte doğal düşman geliyor, küçük korsan böcek, küçük çünkü oldukça küçük©.이제 천적을 소개하지요. 노린재입니다. 아주 작은 녀석이지요.
Ve işte doğal düşman geliyor, küçük korsan böcek, küçük çünkü oldukça küçük©.Og her kommer den naturlige fjende, den lillebitte næbtæge, lillebitte, fordi den er ret lille.
Ve işte doğal düşman geliyor, küçük korsan böcek, küçük çünkü oldukça küçük©.Și iată și dușmanul natural, ploșnița de flori, care e foarte mică.
Ve işte doğal düşman geliyor, küçük korsan böcek, küçük çünkü oldukça küçük©.Y aquí viene el enemigo natural, los antocóridos, que son más bien pequeños.
Ve işte doğal düşman geliyor, küçük korsan böcek, küçük çünkü oldukça küçük©.Και να ο φυσικός εχθρός, το έντομο minute pirate, minute επειδή είναι σχετικά μικρό.
Ve işte doğal düşman geliyor, küçük korsan böcek, küçük çünkü oldukça küçük©.А вот их природный враг, ориус маленький — хищный клоп, они действительно довольно маленькие.
Ve işte doğal düşman geliyor, küçük korsan böcek, küçük çünkü oldukça küçük©.И тук идва естествения враг, мъничка буболечка пират, мъничка, защото е относително малка.
Ve işte doğal düşman geliyor, küçük korsan böcek, küçük çünkü oldukça küçük©.והנה מגיע האויב הטבעי, פשפש האוריוס הזעיר, זעיר, כי הוא באמת קטן.
Ve işte doğal düşman geliyor, küçük korsan böcek, küçük çünkü oldukça küçük©.وهنا ياتي دور العدو الطبيعي, دقيقة شوائب القراصنة، دقيقة لأنها صغيرة إلى حد ما.
Ve işte doğal düşman geliyor, küçük korsan böcek, küçük çünkü oldukça küçük©.ハナカメムシです 非常に小さいです 黒い大人と2匹の若いのがいます
Ve şunu vurgulamak çok önemli: bu, bizim "korsancılık" dediğimiz şey değildir.A je důležité zdůraznit, že toto není to, co nazýváme, v uvozovkách, "pirátstvím."
Ve şunu vurgulamak çok önemli: bu, bizim "korsancılık" dediğimiz şey değildir.Co ważne, NIE jest to przykład tak zwanego "piractwa". Co ważne, NIE jest to przykład tak zwanego "piractwa".
Ve şunu vurgulamak çok önemli: bu, bizim "korsancılık" dediğimiz şey değildir.È importante evidenziare ciò che invece non è... non è quello che chiamiamo "pirateria".
Ve şunu vurgulamak çok önemli: bu, bizim "korsancılık" dediğimiz şey değildir.É importante sublinhar o que isto não é, isto não é aquilo a que nós chamamos, e passo a citar, "pirataria".
Ve şunu vurgulamak çok önemli: bu, bizim "korsancılık" dediğimiz şey değildir.En het is belangrijk te benadrukken dat dit géén zogenaamde "piraterij" is.
Ve şunu vurgulamak çok önemli: bu, bizim "korsancılık" dediğimiz şey değildir.Et il faut souligner que ce n'est pas du "piratage". Et il faut souligner que ce n'est pas du "piratage".
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod