Seni korkutuyor muyum?Σε τρομάζω ;
Seni korkutuyor muyum?Σ' έχω φρικάρει;
Seni korkutuyor muyum?- Кажете честно, плаша ли ви?
Seni korkutuyor muyum?Посмотрите мне прямо в глаза. Вы меня боитесь?
Seni korkutuyor muyum?Съжалявам, човече. В повече ли ти идва?
Seni korkutuyor muyum?Я тебе нажахав?
Seni korkutuyor muyum?Я тебя пугаю?
Seni korkutuyor mu?מפחידה אותך?
Seni ne korkutuyor?" diye soracak olursanız, cevabım okyanus asitlernmesi olur.Amitől a leginkább tart?ˮ azt mondanám: az óceánsavasodás.
Seni ne korkutuyor?" diye soracak olursanız, cevabım okyanus asitlernmesi olur."Apa yang mengkhawatirkan anda?" Bagi saya, pengasaman samudera.
Seni ne korkutuyor?" diye soracak olursanız, cevabım okyanus asitlernmesi olur."Co cię przeraża?" Dla mnie jest to zakwaszenie oceanu.
Seni ne korkutuyor?" diye soracak olursanız, cevabım okyanus asitlernmesi olur.Cosa ti spaventa?" risponderei l'acidificazione degli oceani.
Seni ne korkutuyor?" diye soracak olursanız, cevabım okyanus asitlernmesi olur.Điều gì khiến anh sợ hãi? theo tôi đó chính là sự axít hóa của đại dương
Seni ne korkutuyor?" diye soracak olursanız, cevabım okyanus asitlernmesi olur.어떤 것이 제일 겁나세요?" 라고 물으신다면, 저는 해양 산성화라고 대답 하겠습니다.
Seni ne korkutuyor?" diye soracak olursanız, cevabım okyanus asitlernmesi olur."O que te preocupa mais? "O que é que te assusta?" para mim, é a acidificação do oceano.
Seni ne korkutuyor?" diye soracak olursanız, cevabım okyanus asitlernmesi olur.Qu'est-ce qui vous effraie ?" pour moi, c'est l'acidification de l'océan.
Seni ne korkutuyor?" diye soracak olursanız, cevabım okyanus asitlernmesi olur."¿Qué te asusta?" Para mí, es la acidificación del océano.
Seni ne korkutuyor?" diye soracak olursanız, cevabım okyanus asitlernmesi olur.Was macht dir Angst?" - für mich ist es die Versauerung der Meere.
Seni ne korkutuyor?" diye soracak olursanız, cevabım okyanus asitlernmesi olur.Wat beangstigt jou?" zou ik zeggen: "De verzuring van de oceaan."
Seni ne korkutuyor?" diye soracak olursanız, cevabım okyanus asitlernmesi olur.Какво те плаши?" за мен, това е окисляването на океана.
Seni ne korkutuyor?" diye soracak olursanız, cevabım okyanus asitlernmesi olur."О чем вы больше всего беспокоитесь? Что вас пугает?", я бы ответил, что это закисление океана.
Seni ne korkutuyor?" diye soracak olursanız, cevabım okyanus asitlernmesi olur.מה מפחיד אותך?" אז מבחינתי זו העלייה בחומציות האוקיינוס.
Seni ne korkutuyor?" diye soracak olursanız, cevabım okyanus asitlernmesi olur.ما الذي يخيفك؟" بالنسبة لي، أنه تحمض المحيطات ( انخفاض مستوى الـHP )
Seni ne korkutuyor?" diye soracak olursanız, cevabım okyanus asitlernmesi olur.私は 海洋の酸性化と答えます つい最近になって注目され始めました
Sıradaki Vera Sokolova tarafından. Söylemek zorundayım, Vera beni korkutuyor.Autorką tego dzieła jest Vera Sokolova i muszę przyznać, że trochę mnie ona przeraża.
Söylemek zorundayım, Vera beni korkutuyor.A musím říct, že Vera mě trochu děsí.
Söylemek zorundayım, Vera beni korkutuyor.Devo dire che è un personaggio inquietante.
Söylemek zorundayım, Vera beni korkutuyor.És meg kell mondjam, Vera megijeszt egy kicsit.
Söylemek zorundayım, Vera beni korkutuyor.E tenho de dizer, a Vera quase me assusta.
Söylemek zorundayım, Vera beni korkutuyor.Et je dois dire, Vera me fait un peu peur.
Söylemek zorundayım, Vera beni korkutuyor.Ik moet zeggen dat Vera me bang maakt.
Söylemek zorundayım, Vera beni korkutuyor.베라는 절 약간 무섭게 만들기도 해요
Söylemek zorundayım, Vera beni korkutuyor.Musím povedať, že z Very mám trochu strach.
Söylemek zorundayım, Vera beni korkutuyor.Trebuie să spun, Vera mă cam sperie.
Söylemek zorundayım, Vera beni korkutuyor.Und ich muss sagen, Vera jagt mir angst ein.
Söylemek zorundayım, Vera beni korkutuyor.Và tôi phải nói là Vera hơi làm tôi sợ.
Söylemek zorundayım, Vera beni korkutuyor.Y debo decir que una parte de Vera me asusta.
Söylemek zorundayım, Vera beni korkutuyor.Και πρέπει να σας πω, ότι η Βέρα με τρομάζει λιγάκι.
Söylemek zorundayım, Vera beni korkutuyor.Должен признаться, Вера слегка пугает меня.
Söylemek zorundayım, Vera beni korkutuyor.И трябва да кажа, Вера някак ме плаши.
Söylemek zorundayım, Vera beni korkutuyor.ואני חייב להודות ש-ורה קצת מפחידה אותי.
Söylemek zorundayım, Vera beni korkutuyor.وعلى أن أخبركم أنها تخيفني
Söylemek zorundayım, Vera beni korkutuyor.目を直視できない感じです
Unutkanlık bizi korkutuyor.A demência assusta-nos.
Unutkanlık bizi korkutuyor.A demencia megijeszt minket.
Unutkanlık bizi korkutuyor.Demence nás děsí.
Unutkanlık bizi korkutuyor.Demencia nás desí.
Unutkanlık bizi korkutuyor.Demens skrämmer oss.
Unutkanlık bizi korkutuyor.Demenţa ne sperie.
Unutkanlık bizi korkutuyor.Dementie jaagt ons angst aan.
Unutkanlık bizi korkutuyor.Demenz jagt uns Angst ein.
Unutkanlık bizi korkutuyor.Kepikunan itu menakutkan.
Unutkanlık bizi korkutuyor.La démence nous fait peur.
Unutkanlık bizi korkutuyor.La demencia nos asusta.
Unutkanlık bizi korkutuyor.La demenza ci fa paura.
Unutkanlık bizi korkutuyor.Suy giảm trí não đe doạ chúng ta.
Unutkanlık bizi korkutuyor.Η άνοια μας τρομοκρατεί.
Unutkanlık bizi korkutuyor.Деменцията ни плаши.
Unutkanlık bizi korkutuyor.Слабоумие страшит нас.
Unutkanlık bizi korkutuyor.Слабоумство лякає нас.