Ve bu medya dünyasının yüreğine indirdi -- her seferinde onları çok korkuttu.Isso apavorou as empresas dos media — sempre os apavorou.
Ve bu medya dünyasının yüreğine indirdi -- her seferinde onları çok korkuttu.이 사실에 미디어 기업들은 당혹감을 감출 수 없었습니다.
Ve bu medya dünyasının yüreğine indirdi -- her seferinde onları çok korkuttu.Och det gjorde mediabranschen förskräckta - det skrämde dem varje gång.
Ve bu medya dünyasının yüreğine indirdi -- her seferinde onları çok korkuttu.Og dette forskrækkede mediebranchen -- det forskrækkede dem hver gang.
Ve bu medya dünyasının yüreğine indirdi -- her seferinde onları çok korkuttu.Przestraszyło to koncerny medialne, za każdym razem.
Ve bu medya dünyasının yüreğine indirdi -- her seferinde onları çok korkuttu.Şi asta a înspăimântat mediul de afaceri -- i-a înspăimântat de fiecare dată.
Ve bu medya dünyasının yüreğine indirdi -- her seferinde onları çok korkuttu.Und das versetzte die Medienunternehmen in Angst und Schrecken - und zwar jedesmal.
Ve bu medya dünyasının yüreğine indirdi -- her seferinde onları çok korkuttu.Y esto asustó a las empresas de medios, las asustó en todo momento.
Ve bu medya dünyasının yüreğine indirdi -- her seferinde onları çok korkuttu.Και αυτό τρομοκράτησε τις επιχειρήσεις μέσων -- τους τρομοκρατούσε κάθε φορά.
Ve bu medya dünyasının yüreğine indirdi -- her seferinde onları çok korkuttu.И това ужасило медийния бизнес - и те всеки път се ужасяват.
Ve bu medya dünyasının yüreğine indirdi -- her seferinde onları çok korkuttu.І це дратує медіакомпанії -- це дратувало їх кожного разу.
Ve bu medya dünyasının yüreğine indirdi -- her seferinde onları çok korkuttu.Это свело медиакомпании с ума — это сводило их с ума каждый раз.
Ve bu medya dünyasının yüreğine indirdi -- her seferinde onları çok korkuttu.וזה הבהיל את עולם התקשורת -- בכל פעם כזו זה הבהיל אותם.
Ve bu medya dünyasının yüreğine indirdi -- her seferinde onları çok korkuttu.وهذا قد أرعب الشركات الإعلامية -- قد أرعبهم ذلك في كل مرة.
Ve bu medya dünyasının yüreğine indirdi -- her seferinde onları çok korkuttu.苛立つことになりました ジャック・バレンティは
Ve Sal / yiyecek / zehir örneğiyle kafanızı karıştırdıysam ya da sizi korkuttuysam gerçekten özür diliyorum.A opravdu se omlouvám, pokud jsem Vás zmátl nebo vyděsil tím příkladem Sal / jídlo / jed.
Ve Sal / yiyecek / zehir örneğiyle kafanızı karıştırdıysam ya da sizi korkuttuysam gerçekten özür diliyorum.E eu realmente peço desculpa se te confundi ou te assustei com os exemplos de Sal/comida/veneno no vídeo.
Ve Sal / yiyecek / zehir örneğiyle kafanızı karıştırdıysam ya da sizi korkuttuysam gerçekten özür diliyorum.E mi scuso se ti ho confuso o impaurito con l'esempio di Sal, cibo e veleno.
Ve Sal / yiyecek / zehir örneğiyle kafanızı karıştırdıysam ya da sizi korkuttuysam gerçekten özür diliyorum.En het spijt me als ik je in de war heb gebracht of bang heb gemaakt met het Sal voedsel / gif voorbeeld.
Ve Sal / yiyecek / zehir örneğiyle kafanızı karıştırdıysam ya da sizi korkuttuysam gerçekten özür diliyorum.Et je suis vraiment désolé si je t'ai perturbé ou effrayé avec l'exemple de Sal / nourriture / poison / vidéo.
Ve Sal / yiyecek / zehir örneğiyle kafanızı karıştırdıysam ya da sizi korkuttuysam gerçekten özür diliyorum.Och jag ber verkligen om ursäkt för om jag förvirrat eller skrämt dig med exemplet Sal / mat / gift /videor.
Ve Sal / yiyecek / zehir örneğiyle kafanızı karıştırdıysam ya da sizi korkuttuysam gerçekten özür diliyorum.그리고 혹시 제가 여러분을 헷갈리게 했거나, 겁을 줬다면 진심으로 사과드립니다. Sal 과 음식 그리고 독에 대한 예제 말입니다.
Ve Sal / yiyecek / zehir örneğiyle kafanızı karıştırdıysam ya da sizi korkuttuysam gerçekten özür diliyorum.Ζητώ συγγνώμη αν σε μπέρδεψα ή σε φόβισα με το παράδειγμα Σαλ, φαγητό, δηλητήριο, βίντεο.
Ve Sal / yiyecek / zehir örneğiyle kafanızı karıştırdıysam ya da sizi korkuttuysam gerçekten özür diliyorum.יש לקוות כי נותן לך טעימה של מה הפונקציה הוא כל
Ve Sal / yiyecek / zehir örneğiyle kafanızı karıştırdıysam ya da sizi korkuttuysam gerçekten özür diliyorum.وأعتذر حقاً اذا كنت قد اربكتكم او اخفتكم بمثال سال / طعام / سم
Ve Sal / yiyecek / zehir örneğiyle kafanızı karıştırdıysam ya da sizi korkuttuysam gerçekten özür diliyorum.困惑させたらすみません。 次のセットでは、
Yani sen olmasaydın, Artık önce korkuttu.Έτσι, αν ήσασταν φοβάται πριν, θα πρέπει να είναι τώρα.