Beni korkuttun!Cielos, me asustaste. ¿Quién es ella?
Beni korkuttun.Du hast mich erschrocken.
Beni korkuttun.Du skrämde mig.
Beni korkuttun!Hết cả hồn. Cô ta là ai?
Beni korkuttun!Hết cả hồn.
Beni korkuttun!.J'ai été surprise!
Beni korkuttun.Je liet mij schrikken.
Beni korkuttun.Kamu mengagetkanku.
Beni korkuttun.Me has asustado.
Beni korkuttun.Mi hai spaventata.
Beni korkuttun!Mi hai spaventato! Chi č?
Beni korkuttun!Mi hai spaventato!
Beni korkuttun.Przestraszyłaś mnie!
Beni korkuttun!Tu m'as fait peur.
Beni korkuttun.Tu m'as fait peur.
Beni korkuttun!Tu m'as fait peur. Qui est-ce ?
Beni korkuttun.Você me assustou.
Beni korkuttun.Vyľakala si ma.
Beni korkuttun.Με τρόμαξες.
Beni korkuttun!.Τρόμαξα!
Beni korkuttun!- Изплаши ме. Коя е тя?
Beni korkuttun!Напугала меня.
Beni korkuttun!Напугала меня. Кто это?
Beni korkuttun!Същата си е! - Изплаши ме.
Beni korkuttun.Ты испугала меня
Beni korkuttun!.Я так испугалась!
Beni korkuttun.הפחיד אותי.
Beni korkuttun.كنت خائفا لي.
Beni korkuttun!. لقد روعتيني
Beni korkuttun.私はあなたのために集中することができません。
Beni neyin korkuttuğunu, heyecanlandırdığını, telaşlandırdığını, gururlandırdığını ya da üzdüğünü biliyorlar.Họ biết điều gì làm chúng ta sợ hãi, hưng phấn, tự hào hoặc buồn rầu
Beni neyin korkuttuğunu, heyecanlandırdığını, telaşlandırdığını, gururlandırdığını ya da üzdüğünü biliyorlar.Ils savent ce qui me fait peur, me panique, me rend triste ou fier.
Beni neyin korkuttuğunu, heyecanlandırdığını, telaşlandırdığını, gururlandırdığını ya da üzdüğünü biliyorlar.그들은 나를 무섭고, 흥분되고, 당황스럽고, 자랑스럽고 슬프게 만들 줄 안다.
Beni neyin korkuttuğunu, heyecanlandırdığını, telaşlandırdığını, gururlandırdığını ya da üzdüğünü biliyorlar.Mereka tahu apa yang membuat saya takut, gembira, panik, bangga atau sedih.
Beni neyin korkuttuğunu, heyecanlandırdığını, telaşlandırdığını, gururlandırdığını ya da üzdüğünü biliyorlar.Sanno ciò che mi fa paura, eccita, terrorizza, inorgoglisce o rattrista.
Beni neyin korkuttuğunu, heyecanlandırdığını, telaşlandırdığını, gururlandırdığını ya da üzdüğünü biliyorlar.Sie wissen, was in mir Angst, Aufregung, Panik, Stolz oder Trauer hervorruft.
Beni neyin korkuttuğunu, heyecanlandırdığını, telaşlandırdığını, gururlandırdığını ya da üzdüğünü biliyorlar.Ştiu ce mă sperie, ce mă provoacă, ce mă panichează, ce mă face mândru sau trist.
Beni neyin korkuttuğunu, heyecanlandırdığını, telaşlandırdığını, gururlandırdığını ya da üzdüğünü biliyorlar.Tudják, mitől félek, mitől kap el a pánik, mitől leszek izgatott, büszke, vagy szomorú.
Beni neyin korkuttuğunu, heyecanlandırdığını, telaşlandırdığını, gururlandırdığını ya da üzdüğünü biliyorlar.Vědí, jak ve mně vyvolat strach, vzrušení, paniku, hrdost nebo smutek.
Beni neyin korkuttuğunu, heyecanlandırdığını, telaşlandırdığını, gururlandırdığını ya da üzdüğünü biliyorlar.Wiedzą co mnie przeraża, podnieca, czyni spanikowanym, dumnym lub smutnym.
Beni neyin korkuttuğunu, heyecanlandırdığını, telaşlandırdığını, gururlandırdığını ya da üzdüğünü biliyorlar.Ze weten wat me bang maakt, opgewonden, in paniek, trots of bedroefd.
Beni neyin korkuttuğunu, heyecanlandırdığını, telaşlandırdığını, gururlandırdığını ya da üzdüğünü biliyorlar.Ξέρουν τι με φοβίζει, με ενθουσιάζει, με πανικοβάλει, με κάνει περήφανο ή λυπημένο.
Beni neyin korkuttuğunu, heyecanlandırdığını, telaşlandırdığını, gururlandırdığını ya da üzdüğünü biliyorlar.Вони вміють лякати, хвилювати, викликати паніку, гордість, смуток.
Beni neyin korkuttuğunu, heyecanlandırdığını, telaşlandırdığını, gururlandırdığını ya da üzdüğünü biliyorlar.Знаят кое ме плаши, вълнува, паникьосва, прави ме горд или ме натъжава.
Beni neyin korkuttuğunu, heyecanlandırdığını, telaşlandırdığını, gururlandırdığını ya da üzdüğünü biliyorlar.Они знают что заставляет меня боятся, паниковать, радоваться или грустить.
Beni neyin korkuttuğunu, heyecanlandırdığını, telaşlandırdığını, gururlandırdığını ya da üzdüğünü biliyorlar.הם יודעים מה מפחיד אותי, מה מרגש אותי, מה מכניס אותי לפאניקה, ומה הופך אותי לגאה או לעצוב.
Beni neyin korkuttuğunu, heyecanlandırdığını, telaşlandırdığını, gururlandırdığını ya da üzdüğünü biliyorlar.يعرفون ما يجعلني خائفا، مثارا، مذعورا، فخورا أو حزينا
Beni neyin korkuttuğunu, heyecanlandırdığını, telaşlandırdığını, gururlandırdığını ya da üzdüğünü biliyorlar.感情をあおることで創造の世界に奥行きを与える
Birdenbire içine düştüğüm bu durum... ...beni korkuttu.A helyzet, amibe ilyen váratlanul kerültem, megrémített.
Birdenbire içine düştüğüm bu durum... ...beni korkuttu.J'avais peur de la situation qui m'était tombée dessus.
Birdenbire içine düştüğüm bu durum... ...beni korkuttu.Η κατάσταση που βρέθηκα ξαφνικά με τρόμαξε.
Birdenbire içine düştüğüm bu durum... ...beni korkuttu.هذه الوضعية التي وجدت فيها نفسي فجأة اخافتني
Bir gün beni öyle korkuttu ki.Αποκλείεται.
Bizi bu kadar korkuttuğun için teşekkürler.Teşekkürler Ralph.Bedankt dat je ons de haren ten berge hebt laten rijzen. Dank je Ralph.
Bizi bu kadar korkuttuğun için teşekkürler.Teşekkürler Ralph.Cám ơn đã làm chúng tôi sợ đến vậy. Cám ơn Ralph.
Bizi bu kadar korkuttuğun için teşekkürler.Teşekkürler Ralph.Danke, dass du uns eine Heidenangst eingejagt hast. Danke Ralph.
Bizi bu kadar korkuttuğun için teşekkürler.Teşekkürler Ralph.Dziękuję za wyciągnięcie tej przerażającej sprawy na światło dzienne. Dziękuję Ralph.
Bizi bu kadar korkuttuğun için teşekkürler.Teşekkürler Ralph.Gracias por atemorizarnos. Gracias, Ralph.
Bizi bu kadar korkuttuğun için teşekkürler.Teşekkürler Ralph.Grazie per averci spaventato a morte. Grazie Ralph.
Bizi bu kadar korkuttuğun için teşekkürler.Teşekkürler Ralph.Köszönöm, hogy halálra rémisztettél minket. Köszönöm Ralph.