Tanrı korkusunu bile ortadan kaldırıyor, Tanrının huzurunda düşünmeyi engelliyorsun.참으로 네가 하나님 경외하는 일을 폐하여 하나님 앞에 묵도하기를 그치게 하는구나
Tanrı korkusunu bile ortadan kaldırıyor, Tanrının huzurunda düşünmeyi engelliyorsun.K tomu ty ešte rušíš bázeň Božiu a ubieraš zbožnej mluvy pred silným Bohom.
Tanrı korkusunu bile ortadan kaldırıyor, Tanrının huzurunda düşünmeyi engelliyorsun.már semmivé akarod tenni az [Isten] félelmét is; és megkevesbíted az Isten elõtt való buzgólkodást is!
Tanrı korkusunu bile ortadan kaldırıyor, Tanrının huzurunda düşünmeyi engelliyorsun.Na verdade tu destróis a reverência, e impedes a meditação diante de Deus.
Tanrı korkusunu bile ortadan kaldırıyor, Tanrının huzurunda düşünmeyi engelliyorsun.Res, v nič devaš bogaboječnost in kratiš molitev pred Bogom.
Tanrı korkusunu bile ortadan kaldırıyor, Tanrının huzurunda düşünmeyi engelliyorsun.Seandainya omonganmu itu dituruti, tak seorang pun takut atau berdoa kepada Allah lagi
Tanrı korkusunu bile ortadan kaldırıyor, Tanrının huzurunda düşünmeyi engelliyorsun.Thật ông hủy điều kính sợ Ðức chứa Trời , Ngăn_trở sự suy_gẫm trước mặt Ngài .
Tanrı korkusunu bile ortadan kaldırıyor, Tanrının huzurunda düşünmeyi engelliyorsun.Thật ông hủy điều kính sợ Ðức chứa Trời, Ngăn trở sự suy gẫm trước mặt Ngài.
Tanrı korkusunu bile ortadan kaldırıyor, Tanrının huzurunda düşünmeyi engelliyorsun.Toi, tu détruis même la crainte de Dieu, Tu anéantis tout mouvement de piété devant Dieu.
Tanrı korkusunu bile ortadan kaldırıyor, Tanrının huzurunda düşünmeyi engelliyorsun.Tu anzi distruggi la religione e abolisci la preghiera innanzi a Dio
Tanrı korkusunu bile ortadan kaldırıyor, Tanrının huzurunda düşünmeyi engelliyorsun.Tu nimiceşti chiar şi frica de Dumnezeu, nimiceşti orice simţire de evlavie faţă de Dumnezeu.
Tanrı korkusunu bile ortadan kaldırıyor, Tanrının huzurunda düşünmeyi engelliyorsun.Zaiste ty psujesz bojaźó Bożą i znosisz modlitwy do Boga.
Tanrı korkusunu bile ortadan kaldırıyor, Tanrının huzurunda düşünmeyi engelliyorsun.Βεβαιως συ απορριπτεις τον φοβον και αποκλειεις την δεησιν ενωπιον του Θεου.
Tanrı korkusunu bile ortadan kaldırıyor, Tanrının huzurunda düşünmeyi engelliyorsun.Да ты отложил и страх и за малость считаешь речь к Богу.
Tanrı korkusunu bile ortadan kaldırıyor, Tanrının huzurunda düşünmeyi engelliyorsun.Наистина ти унищожаваш страха от Бога, И намаляваш моленето пред Него.
Tanrı korkusunu bile ortadan kaldırıyor, Tanrının huzurunda düşünmeyi engelliyorsun.אף אתה תפר יראה ותגרע שיחה לפני אל׃
Tanrı korkusunu bile ortadan kaldırıyor, Tanrının huzurunda düşünmeyi engelliyorsun.اما انت فتنافي المخافة وتناقض التقوى لدى الله.
Tanrı korkusunu bile ortadan kaldırıyor, Tanrının huzurunda düşünmeyi engelliyorsun.你 是 廢 棄 敬 畏 的 意 、 在 神 面 前 阻 止 敬 虔 的 心
Tanrı korkusunu bile ortadan kaldırıyor, Tanrının huzurunda düşünmeyi engelliyorsun.你 是 廢棄 敬畏 的 意 、 在 神 面前 阻止 敬虔 的 心
Ve hata korkusunu reddetmek durumundaydık.A museli jsme se vzepřít strachu ze selhání.
Ve hata korkusunu reddetmek durumundaydık.Die Angst vorm Versagen mussten wir ablehnen.
Ve hata korkusunu reddetmek durumundaydık.E abbiamo dovuto rifiutarci di temere la sconfitta.
Ve hata korkusunu reddetmek durumundaydık.En weigeren om mislukkingen te vrezen.
Ve hata korkusunu reddetmek durumundaydık.És le kellett küzdenünk a kudarctól való félelmünket.
Ve hata korkusunu reddetmek durumundaydık.Et nous avons dû refuser la peur de l'échec.
Ve hata korkusunu reddetmek durumundaydık.I musieliśmy odrzucić strach przed klęską.
Ve hata korkusunu reddetmek durumundaydık.그리고 우리는 실패하는 것을 두려워 하지 않아야 했습니다.
Ve hata korkusunu reddetmek durumundaydık.Şi a fost nevoie să refuzăm să ne temem de eşec.
Ve hata korkusunu reddetmek durumundaydık.Teníamos que renunciar al temor al fracaso.
Ve hata korkusunu reddetmek durumundaydık.Tivemos que recusar ter medo do fracasso.
Ve hata korkusunu reddetmek durumundaydık.Нужно было перебороть страх поражения.
Ve hata korkusunu reddetmek durumundaydık.Трябваше да не се страхуваме от неуспех.
Ve hata korkusunu reddetmek durumundaydık.והיינו חייבים לסרב לפחד מכשלון.
Ve hata korkusunu reddetmek durumundaydık.وكان علينا أن نرفض الانصياع لحكم الخوف.
Ve hata korkusunu reddetmek durumundaydık.拒む必要がありました このことは現在でも変わりません