Ve sanırım buradaki hiç kimse tarama korkusuna bir çözüm bulamazdı.Chyba wszystkie głowy tu zebrane nigdy nie znajdą antidotum na strach przed USG.
Ve sanırım buradaki hiç kimse tarama korkusuna bir çözüm bulamazdı.E tutte le menti collettive di questa sala, oso dire, non troveranno mai una soluzione per l'ansia pre-esami.
Ve sanırım buradaki hiç kimse tarama korkusuna bir çözüm bulamazdı.감히 말씀드릴 수 있는 것은, 검사 노이로제의 치료법은 없다는 것입니다.
Ve sanırım buradaki hiç kimse tarama korkusuna bir çözüm bulamazdı.И всички колективни умове в тази стая, ако смея да кажа, никога не могат да намерят решение за скан-стреса.
Ve sanırım buradaki hiç kimse tarama korkusuna bir çözüm bulamazdı.И никакой коллективный разум в этом зале, рискну предположить, никогда не найдёт лекарства от анализобоязни.
Ve sanırım buradaki hiç kimse tarama korkusuna bir çözüm bulamazdı.ואני מעז לומר שמבין כל המוחות שבחדר זה, אף אחד אינו יכול למצוא פתרון לבעית הפחד מהסריקה.
Ve sanırım buradaki hiç kimse tarama korkusuna bir çözüm bulamazdı.ولا اعتقد ان احداً في هذه الغرفة على الاطلاق يمكنه ان يجد حلاً للقلق قبل الفحوصات الدورية
Ve sanırım buradaki hiç kimse tarama korkusuna bir çözüm bulamazdı.スキャンへの不安を消す方法は 見つけられないでしょう 検査に向かう最中 どんな結果が出たら
"Ya beceremezlerse?" korkusu. Evet, ya beceremezsek?lo sợ chuyện gì sẽ xảy ra nếu phương pháp đó sai? nếu mà nó có gì sai?
"Ya beceremezlerse?" korkusu.두려움, 음, 그들이 실패하면 어떡하지?
"Ya beceremezlerse?" korkusu.Strach z toho, že to na té nové škole zkazí?
"Ya beceremezlerse?" korkusu.פחד מ-, ובכן, מה אם הם ישגו?
"Ya beceremezlerse?" korkusu.الخوف من، حسن ماذا إذا فعلوها بشكل خاطئ؟
"Ya beceremezlerse?" korkusu.でも ホントに 私たちが完全に 間違ってたらどうしよう?
Ya da bu bir reddedilme korkusu olabilir, veya buna benzer bir şey.lipnúť alebo možno strach z odmietnutia alebo niečo podobné.
Ya da bu bir reddedilme korkusu olabilir, veya buna benzer bir şey.lub lękowi przed odrzuceniem czy czemuś takiemu.
Ya da bu bir reddedilme korkusu olabilir, veya buna benzer bir şey.Tendence "přilepit se" nebo možná strach z odmítnutí nebo něco takového.
Ya da bu bir reddedilme korkusu olabilir, veya buna benzer bir şey.人間関係というのは、努力の上には成り立たないのです。すごくすごく努力して、というふうにはなっていないのです。それでは機能しません
Yahudayı çevreleyen ülkelerin krallıklarını RAB korkusu sardı. Bu yüzden Yehoşafata karşı savaşamadılar.A bol strach Hospodinov na všetkých kráľovstvách zemí, ktoré boly vôkol Judska, a nebojovaly proti Jozafatovi.
Yahudayı çevreleyen ülkelerin krallıklarını RAB korkusu sardı. Bu yüzden Yehoşafata karşı savaşamadılar.Ðức Giê-hô-va khiến các nước ở bốn phía của Giu-đa kinh hãi, chẳng dám chinh chiến với Giô-sa-phát.
Yahudayı çevreleyen ülkelerin krallıklarını RAB korkusu sardı. Bu yüzden Yehoşafata karşı savaşamadılar.Ðức_Giê - hô-va khiến các nước ở bốn phía của Giu-đa kinh_hãi , chẳng dám chinh_chiến với Giô-sa-phát .
Yahudayı çevreleyen ülkelerin krallıklarını RAB korkusu sardı. Bu yüzden Yehoşafata karşı savaşamadılar.En HERRENs Rædsel kom over alle Lande og Riger rundt om Juda, så de ikke indlod sig i Krig med Josafat.
Yahudayı çevreleyen ülkelerin krallıklarını RAB korkusu sardı. Bu yüzden Yehoşafata karşı savaşamadılar.In strah od GOSPODA je obšel vsa kraljestva dežel, ki so bile okoli Jude, da se niso bojevali zoper Josafata.
Yahudayı çevreleyen ülkelerin krallıklarını RAB korkusu sardı. Bu yüzden Yehoşafata karşı savaşamadılar.여호와께서 유다 사면 열국에 두려움을 주사 여호사밧과 싸우지 못하게 하시매
Yahudayı çevreleyen ülkelerin krallıklarını RAB korkusu sardı. Bu yüzden Yehoşafata karşı savaşamadılar.TUHAN membuat semua kerajaan di sekitar Yehuda takut berperang melawan Raja Yosafat
Yahudayı çevreleyen ülkelerin krallıklarını RAB korkusu sardı. Bu yüzden Yehoşafata karşı savaşamadılar.И был страх Господень на всех царствах земель, которые вокруг Иудеи, и не воевали с Иосафатом.
Yahudayı çevreleyen ülkelerin krallıklarını RAB korkusu sardı. Bu yüzden Yehoşafata karşı savaşamadılar.И страх от Господа обзе всичките царства в земите, които бяха около Юда, та не воюваха против Иосафата.
Yahudayı çevreleyen ülkelerin krallıklarını RAB korkusu sardı. Bu yüzden Yehoşafata karşı savaşamadılar.ויהי פחד יהוה על כל ממלכות הארצות אשר סביבות יהודה ולא נלחמו עם יהושפט׃
Yahudayı çevreleyen ülkelerin krallıklarını RAB korkusu sardı. Bu yüzden Yehoşafata karşı savaşamadılar.وكانت هيبة الرب على جميع ممالك الاراضي التي حول يهوذا فلم يحاربوا يهوشافاط.
Yahudayı çevreleyen ülkelerin krallıklarını RAB korkusu sardı. Bu yüzden Yehoşafata karşı savaşamadılar.耶 和 華 使 猶 大 四 圍 的 列 國 、 都 甚 恐 懼 、 不 敢 與 約 沙 法 爭 戰
Yahudayı çevreleyen ülkelerin krallıklarını RAB korkusu sardı. Bu yüzden Yehoşafata karşı savaşamadılar.耶和華 使猶 大四 圍 的 列國 、 都 甚 恐懼 、 不 敢 與約 沙 法爭戰
Yahut, bazen beklemede olan felaket korkusu demokrasilerimizi zayıflattı.또는 단순히 우리가 닥쳐올 재난을 두려워한다는 사실 자체도 우리 민주주의 국가들을 제약했고,
Yahut, bazen beklemede olan felaket korkusu demokrasilerimizi zayıflattı.lobby, korupcję, tempo rynków, a czasem i przez strach przed katastrofą.
Yahut, bazen beklemede olan felaket korkusu demokrasilerimizi zayıflattı.או פשוט העובדה שאנחנו לפעמים מפחדים מאסון קרב הגבילו את הדמוקרטיות שלנו
Yahut, bazen beklemede olan felaket korkusu demokrasilerimizi zayıflattı.また 単に 危機が迫っているという恐れが 我々の民主主義を 抑圧しており そのせいで我々は
Yehoşafat onlara şu buyrukları verdi: ‹‹Görevinizi RAB korkusuyla, bağlılıkla, bütün yüreğinizle yapmalısınız.A prikázal im a povedal: Tak robte v bázni Hospodinovej, verne a úprimným srdcom.
Yehoşafat onlara şu buyrukları verdi: ‹‹Görevinizi RAB korkusuyla, bağlılıkla, bütün yüreğinizle yapmalısınız.A přikázal jim, řka: Takž dělejte v bázni Hospodinově, u víře a v srdci upřímém.
Yehoşafat onlara şu buyrukları verdi: ‹‹Görevinizi RAB korkusuyla, bağlılıkla, bütün yüreğinizle yapmalısınız.bjöd han dem och sade: »Så skolen I göra i HERRENS fruktan, redligt och med hängivet hjärta.
Yehoşafat onlara şu buyrukları verdi: ‹‹Görevinizi RAB korkusuyla, bağlılıkla, bütün yüreğinizle yapmalısınız.E deu-lhes ordem, dizendo: Assim procedei no temor do Senhor, com fidelidade e com coração perfeito.
Yehoşafat onlara şu buyrukları verdi: ‹‹Görevinizi RAB korkusuyla, bağlılıkla, bütün yüreğinizle yapmalısınız.Egli comandò loro: «Voi agirete nel timore del Signore, con fedeltà e con cuore integro
Yehoşafat onlara şu buyrukları verdi: ‹‹Görevinizi RAB korkusuyla, bağlılıkla, bütün yüreğinizle yapmalısınız.És meghagyá nékik, mondván: Így cselekedjetek az Úrnak félelmében hûséggel és tökéletes szívvel.
Yehoşafat onlara şu buyrukları verdi: ‹‹Görevinizi RAB korkusuyla, bağlılıkla, bütün yüreğinizle yapmalısınız.In zapove jim, rekoč: Tako ravnajte v strahu GOSPODOVEM, v zvestobi in z nerazdeljenim srcem.
Yehoşafat onlara şu buyrukları verdi: ‹‹Görevinizi RAB korkusuyla, bağlılıkla, bütün yüreğinizle yapmalısınız.Ja hän käski heitä sanoen: "Tehkää Herraa peljäten, uskollisesti ja ehyellä sydämellä näin:
Yehoşafat onlara şu buyrukları verdi: ‹‹Görevinizi RAB korkusuyla, bağlılıkla, bütün yüreğinizle yapmalısınız.저희에게 명하여 가로되 너희는 여호와를 경외하고 충의와 성심으로 이 일을 행하라
Yehoşafat onlara şu buyrukları verdi: ‹‹Görevinizi RAB korkusuyla, bağlılıkla, bütün yüreğinizle yapmalısınız.Người dạy biểu chúng rằng: Các ngươi phải kính sợ Ðức Giê-hô-va, lấy lòng trọn lành trung tín mà làm như vậy.
Yehoşafat onlara şu buyrukları verdi: ‹‹Görevinizi RAB korkusuyla, bağlılıkla, bütün yüreğinizle yapmalısınız.Og han bød dem og sa: Således skal I gjøre i Herrens frykt, med troskap og med udelt hjerte:
Yehoşafat onlara şu buyrukları verdi: ‹‹Görevinizi RAB korkusuyla, bağlılıkla, bütün yüreğinizle yapmalısınız.Og han bød dem: "Således skal I gøre i HERRENs Frygt, i Sanddruhed og med redeligt Hjerte:
Yehoşafat onlara şu buyrukları verdi: ‹‹Görevinizi RAB korkusuyla, bağlılıkla, bütün yüreğinizle yapmalısınız.Şi iată poruncile pe cari li le -a dat: ,,Voi să lucraţi în frica Domnului, cu credinţă şi curăţie de inimă.
Yehoşafat onlara şu buyrukları verdi: ‹‹Görevinizi RAB korkusuyla, bağlılıkla, bütün yüreğinizle yapmalısınız.und er gebot ihnen und sprach: Tut also in der Furcht des HERRN, treulich und mit rechtem Herzen.
Yehoşafat onlara şu buyrukları verdi: ‹‹Görevinizi RAB korkusuyla, bağlılıkla, bütün yüreğinizle yapmalısınız.Y les mandó diciendo: "Habréis de proceder con temor de Jehovah, con fidelidad y con corazón íntegro
Yehoşafat onlara şu buyrukları verdi: ‹‹Görevinizi RAB korkusuyla, bağlılıkla, bütün yüreğinizle yapmalısınız.Και προσεταξεν αυτους, λεγων, Ουτω θελετε καμνει εν φοβω Κυριου, εν πιστει και εν καρδια τελεια
Yehoşafat onlara şu buyrukları verdi: ‹‹Görevinizi RAB korkusuyla, bağlılıkla, bütün yüreğinizle yapmalısınız.И дал им повеление, говоря: так действуйте в страхе Господнем, с верностью и с чистым сердцем:
Yehoşafat onlara şu buyrukları verdi: ‹‹Görevinizi RAB korkusuyla, bağlılıkla, bütün yüreğinizle yapmalısınız.И заръча им като им рече: Така да постъпвате със страх от Господа, вярно и със съвършено сърце.
Yehoşafat onlara şu buyrukları verdi: ‹‹Görevinizi RAB korkusuyla, bağlılıkla, bütün yüreğinizle yapmalısınız.ויצו עליהם לאמר כה תעשון ביראת יהוה באמונה ובלבב שלם׃
Yehoşafat onlara şu buyrukları verdi: ‹‹Görevinizi RAB korkusuyla, bağlılıkla, bütün yüreğinizle yapmalısınız.وأمرهم قائلا هكذا تفعلون بتقوى الرب بامانة وقلب كامل.
Yehoşafat onlara şu buyrukları verdi: ‹‹Görevinizi RAB korkusuyla, bağlılıkla, bütün yüreğinizle yapmalısınız.約 沙 法 囑 咐 他 們 說 、 你 們 當 敬 畏 耶 和 華 、 忠 心 誠 實 辦 事
Yehoşafat onlara şu buyrukları verdi: ‹‹Görevinizi RAB korkusuyla, bağlılıkla, bütün yüreğinizle yapmalısınız.約沙 法囑咐 他 們說 、 你 們當 敬畏 耶和華 、 忠心誠 實辦事
Yeryüzünde bir eşi daha yoktur, Korkusuz bir yaratıktır.(41:24) Sur la terre nul n`est son maître; Il a été créé pour ne rien craindre.
Yeryüzünde bir eşi daha yoktur, Korkusuz bir yaratıktır.( 41 : 24 ) Tại thế thượng , chẳng có vật chi giống như nó ; Nó được dựng nên để không sợ gì hết .
Yeryüzünde bir eşi daha yoktur, Korkusuz bir yaratıktır.(41:24) Tại thế thượng, chẳng có vật chi giống như nó; Nó được dựng nên để không sợ gì hết.