Onlar gidince Mısır sevindi, Çünkü İsrail korkusu çökmüştü Mısırın üzerine.Les Égyptiens se réjouirent de leur départ, Car la terreur qu`ils avaient d`eux les saisissait.
Onlar gidince Mısır sevindi, Çünkü İsrail korkusu çökmüştü Mısırın üzerine.O Egito alegrou-se quando eles saíram, porque o temor deles o dominara.
Onlar gidince Mısır sevindi, Çünkü İsrail korkusu çökmüştü Mısırın üzerine.Orang Mesir ditimpa rasa takut dan ngeri, jadi mereka senang waktu orang Israel pergi
Onlar gidince Mısır sevindi, Çünkü İsrail korkusu çökmüştü Mısırın üzerine.Örült Égyiptom, mikor kijövének, mert a tõlök való félelem megszállta õket.
Onlar gidince Mısır sevindi, Çünkü İsrail korkusu çökmüştü Mısırın üzerine.Radował się Egipt, gdy oni wychodzili; albowiem był przypadł na nich strach ich.
Onlar gidince Mısır sevindi, Çünkü İsrail korkusu çökmüştü Mısırın üzerine.Veselili se Egyptští, když tito vycházeli; nebo byl připadl na ně strach Izraelských.
Onlar gidince Mısır sevindi, Çünkü İsrail korkusu çökmüştü Mısırın üzerine.Veselili so se Egipčani, ko so šli ti, ker strah pred njimi jih je bil obšel.
Onlar gidince Mısır sevindi, Çünkü İsrail korkusu çökmüştü Mısırın üzerine.Ευφρανθη η Αιγυπτος εις την εξοδον αυτων διοτι ο φοβος αυτων ειχεν επιπεσει επ' αυτους.
Onlar gidince Mısır sevindi, Çünkü İsrail korkusu çökmüştü Mısırın üzerine.Развесели се Египет, когато си излязоха; Защото страх от тях бе го нападнал.
Onlar gidince Mısır sevindi, Çünkü İsrail korkusu çökmüştü Mısırın üzerine.שמח מצרים בצאתם כי נפל פחדם עליהם׃
Onlar gidince Mısır sevindi, Çünkü İsrail korkusu çökmüştü Mısırın üzerine.فرحت مصر بخروجهم لان رعبهم سقط عليهم
Onlar gidince Mısır sevindi, Çünkü İsrail korkusu çökmüştü Mısırın üzerine.他 們 出 來 的 時 候 、 埃 及 人 便 歡 喜 . 原 來 埃 及 人 懼 怕 他 們
Onlar gidince Mısır sevindi, Çünkü İsrail korkusu çökmüştü Mısırın üzerine.他 們出來 的 時候 、 埃及人 便 歡喜 . 原來 埃及人 懼怕 他們
Ön yargının ilk aşaması olan normal temas ile bulaşma korkusunu anlamak oldukça basit.Первый уровень предрассудков – страх заражения при любом контакте – очень просто разрушить.
RABbin İsrailin düşmanlarına karşı savaştığını duyan ülkelerin krallıklarını Tanrı korkusu sardı.이방 모든 나라가 여호와께서 이스라엘의 적군을 치셨다 함을 듣고 하나님을 두려워한고로
RABbin İsrailin düşmanlarına karşı savaştığını duyan ülkelerin krallıklarını Tanrı korkusu sardı.Men en Guds Rædsel kom over alle Lande og Riger, da de hørte, at HERREN havde kæmpet mod Israels Fjender.
RABbin İsrailin düşmanlarına karşı savaştığını duyan ülkelerin krallıklarını Tanrı korkusu sardı.Og frykt for Gud kom over alle riker rundt i landene, da de hørte at Herren hadde stridt mot Israels fiender.
RABbin İsrailin düşmanlarına karşı savaştığını duyan ülkelerin krallıklarını Tanrı korkusu sardı.Semua negara lain menjadi takut ketika mendengar bagaimana TUHAN mengalahkan musuh-musuh Israel
RABbin İsrailin düşmanlarına karşı savaştığını duyan ülkelerin krallıklarını Tanrı korkusu sardı.И был страх Божий на всех царствах земных, когда они услышали, что Сам Господь воевал против врагов Израиля.
RABbin İsrailin düşmanlarına karşı savaştığını duyan ülkelerin krallıklarını Tanrı korkusu sardı.ויהי פחד אלהים על כל ממלכות הארצות בשמעם כי נלחם יהוה עם אויבי ישראל׃
RABbin İsrailin düşmanlarına karşı savaştığını duyan ülkelerin krallıklarını Tanrı korkusu sardı.وكانت هيبة الله على كل ممالك الاراضي حين سمعوا ان الرب حارب اعداء اسرائيل.
RABbin İsrailin düşmanlarına karşı savaştığını duyan ülkelerin krallıklarını Tanrı korkusu sardı.列 邦 諸 國 聽 見 耶 和 華 戰 敗 以 色 列 的 仇 敵 、 就 甚 懼 怕
RABbin İsrailin düşmanlarına karşı savaştığını duyan ülkelerin krallıklarını Tanrı korkusu sardı.列邦 諸國聽見 耶和華 戰敗 以色列 的 仇敵 、 就 甚 懼怕
RAB korkusu bilgelik öğretir, Alçakgönüllülük de onurun önkoşuludur.Az Úrnak félelme a bölcseségnek tudománya, és a tisztességnek elõtte jár az alázatosság.
RAB korkusu bilgelik öğretir, Alçakgönüllülük de onurun önkoşuludur.Bázeň Hospodinova je kázňou múdrosti, a pred slávou ide pokora.
RAB korkusu bilgelik öğretir, Alçakgönüllülük de onurun önkoşuludur.Bázeň Hospodinova jest cvičení se moudrosti, a slávu předchází ponížení.
RAB korkusu bilgelik öğretir, Alçakgönüllülük de onurun önkoşuludur.Bojaźó Pańska jest ćwiczenie się w mądrości, a sławę uprzedza poniżenie.
RAB korkusu bilgelik öğretir, Alçakgönüllülük de onurun önkoşuludur.Die Furcht des HERRN ist Zucht und Weisheit; und ehe man zu Ehren kommt, muß man zuvor leiden.
RAB korkusu bilgelik öğretir, Alçakgönüllülük de onurun önkoşuludur.Eerbiedig ontzag voor de HERE leidt tot wijsheid en nederigheid leidt tot eerbetoon.
RAB korkusu bilgelik öğretir, Alçakgönüllülük de onurun önkoşuludur.El temor de Jehovah es la enseñanza de la sabiduría, y antes de la honra está la humildad
RAB korkusu bilgelik öğretir, Alçakgönüllülük de onurun önkoşuludur.Frica de Domnul este şcoala înţelepciunii, şi smerenia merge înaintea slavei. -
RAB korkusu bilgelik öğretir, Alçakgönüllülük de onurun önkoşuludur.Herran pelko on kuri viisauteen, ja kunnian edellä käy nöyryys.
RAB korkusu bilgelik öğretir, Alçakgönüllülük de onurun önkoşuludur.HERRENS fruktan är en tuktan till vishet, och ödmjukhet går före ära.
RAB korkusu bilgelik öğretir, Alçakgönüllülük de onurun önkoşuludur.HERRENs Frygt er Tugt til Visdom, Ydmyghed først og siden Ære.
RAB korkusu bilgelik öğretir, Alçakgönüllülük de onurun önkoşuludur.Herrens frykt er tukt til visdom, og ydmykhet går forut for ære.
RAB korkusu bilgelik öğretir, Alçakgönüllülük de onurun önkoşuludur.Il timore di Dio è una scuola di sapienza, prima della gloria c'è l'umiltà
RAB korkusu bilgelik öğretir, Alçakgönüllülük de onurun önkoşuludur.여호와를 경외하는 것은 지혜의 훈계라 겸손은 존귀의 앞잡이니 라
RAB korkusu bilgelik öğretir, Alçakgönüllülük de onurun önkoşuludur.La crainte de l`Éternel enseigne la sagesse, Et l`humilité précède la gloire.
RAB korkusu bilgelik öğretir, Alçakgönüllülük de onurun önkoşuludur.O temor do Senhor é a instrução da sabedoria; e adiante da honra vai a humildade.
RAB korkusu bilgelik öğretir, Alçakgönüllülük de onurun önkoşuludur.Strah GOSPODOV je šola modrosti, in pred častjo gre ponižnost.
RAB korkusu bilgelik öğretir, Alçakgönüllülük de onurun önkoşuludur.Sự kính sợ Ðức Giê-hô-va dạy dỗ điều khôn ngoan; Và sự khiêm nhượng đi trước sự tôn trọng.
RAB korkusu bilgelik öğretir, Alçakgönüllülük de onurun önkoşuludur.Sự kính sợ Ðức_Giê - hô-va dạy_dỗ điều khôn_ngoan ; Và sự khiêm_nhượng đi trước sự tôn_trọng .
RAB korkusu bilgelik öğretir, Alçakgönüllülük de onurun önkoşuludur.Takut akan TUHAN adalah dasar pendidikan yang baik; kehormatan didahului oleh kerendahan hati
RAB korkusu bilgelik öğretir, Alçakgönüllülük de onurun önkoşuludur.Ο φοβος του Κυριου ειναι διδασκαλια σοφιας και η ταπεινωσις προπορευεται της δοξης.
RAB korkusu bilgelik öğretir, Alçakgönüllülük de onurun önkoşuludur.Страх Господень научает мудрости, и славе предшествует смирение.
RAB korkusu bilgelik öğretir, Alçakgönüllülük de onurun önkoşuludur.Страхът от Господа е възпитание в мъдрост, И смирението предшествува славата.
RAB korkusu bilgelik öğretir, Alçakgönüllülük de onurun önkoşuludur.יראת יהוה מוסר חכמה ולפני כבוד ענוה׃
RAB korkusu bilgelik öğretir, Alçakgönüllülük de onurun önkoşuludur.مخافة الرب ادب وحكمة وقبل الكرامة التواضع
RAB korkusu bilgelik öğretir, Alçakgönüllülük de onurun önkoşuludur.敬 畏 耶 和 華 、 是 智 慧 的 訓 誨 . 尊 榮 以 前 、 必 有 謙 卑
RAB korkusu bilgelik öğretir, Alçakgönüllülük de onurun önkoşuludur.敬畏 耶和華 、 是 智慧 的 訓誨 . 尊榮 以前 、 必有 謙卑
RAB korkusu Doygun ve dertsiz bir yaşama kavuşturur.Bázeň Hospodinova je na život, a ten, kto v nej chodí, prenocuje sýty noc bez toho, že by bol navštívený zlým.
RAB korkusu Doygun ve dertsiz bir yaşama kavuşturur.Bázeň Hospodinova k životu. Takový jsa nasycen, bydlí, aniž neštěstím navštíven bývá.
RAB korkusu Doygun ve dertsiz bir yaşama kavuşturur.Bojażó Pańska prowadzi do żywota, a kto ją ma, w obfitości mieszka, i nie spotka go nieszczęście.
RAB korkusu Doygun ve dertsiz bir yaşama kavuşturur.Die Furcht des HERRN fördert zum Leben, und wird satt bleiben, daß kein Übel sie heimsuchen wird.
RAB korkusu Doygun ve dertsiz bir yaşama kavuşturur.El temor de Jehovah es para vida; el hombre vivirá satisfecho con él y no será visitado por el mal
RAB korkusu Doygun ve dertsiz bir yaşama kavuşturur.Frica de Domnul duce la viaţă, şi celce o are, petrece noaptea sătul, fără să fie cercetat de nenorocire. -
RAB korkusu Doygun ve dertsiz bir yaşama kavuşturur.Herran pelko on elämäksi: saa levätä yönsä ravittuna, eikä mikään paha kohtaa.
RAB korkusu Doygun ve dertsiz bir yaşama kavuşturur.HERRENS fruktan för till liv; så får man vila mätt och hemsökes icke av något ont.
RAB korkusu Doygun ve dertsiz bir yaşama kavuşturur.HERRENs Frygt er Vej til Liv, man hviler mæt og frygter ej ondt.
RAB korkusu Doygun ve dertsiz bir yaşama kavuşturur.Herrens frykt fører til liv, og mett får en gå til hvile uten å bli hjemsøkt med ulykke.