Harp korkusunu yakından öğreniyorum.Pelkosenniemen aapasuot Pelkosenniemen kunta.
Hayalet korkusu vardır.Hän pelkää kummituksia.
Hexakosioihexekontahexafobi, 666 korkusuna verilen isimdir.Heksakosioiheksekontaheksafobia tarkoittaa luvun 666 pelkoa.
Aquafobi veya su korkusu(Yunanca:ὕδωρ+φόρος),Suyun kalıcı ve anormal bir korkusu.Aquafobia (Vesipelko) on jatkuva ja tavallisesta poikkeava pelko vettä kohtaan.
İtfaiye korkusundan binaya giremedi.Tulipalot eivät saaneet rakennuksen osia hehkumaan.
"Tek korkusu uçağa binmekti".Oli hypättävä - jos pääsi irti koneesta."
Bu genellikle cinsel saldırı korkusu ile ilişkilendirilir.Useimmiten seksuaalista väkivaltaa kokee nainen.
Köylüler Salman'ın korkusuyla yaşar.Leijona ei pelota Eerolan possuja.
Agrafobi, cinsel istismara maruz kalma korkusudur.Gelotofobia on sairaalloinen pelko joutua naurunalaiseksi.
Harp korkusunu yakından öğreniyorum.Διακρινόταν από έναν έντονο φόβο για λογοκλοπή.
Lakin orade dahi her gün sürülme korkusu eksik değil idi."«Δεν αντέχεται η καθημερινή χωματίλα».
Apifobi, (İngilizce: fear of bees) arılar korkusu.Νοέμβριος έως Φεβρουάριος: Δεν ενοχλούνται οι μέλισσες.
Bu korkuyu yenebilmenin ve korkusuz olabilmenin tek yolu ise intihar etmektir.Ο μόνος τρόπος για να "ξεπλύνει" κάποιος αυτήν την ντροπή ήταν η αυτοκτονία.
Allah'tan kork, zira Allah korkusu selamettir.Frygt Allah og lad Ham være midtpunktet i Koranen.
Sahne korkusu, Glossofobi'nin bir belirtisi olabilir.Sceneskræk er ofte et symptom på glossofobi.
Ağır durumlarda astrafobi, agorafobi'ye -evden dışarı çıkma korkusu- dönüşebilir.I meget ekstreme tilfælde brontofobi føre til agorafobi, frygt for at forlade hjemmet.
İtfaiye korkusundan binaya giremedi.Boligen forblev upåvirket af branden.
Planlanan şeyin merhameti, acı hissi, korkusu yoktur.Den har ingen medlidenhed, ingen dårlig samvittighed, ingen frygt.
Yükseklik korkusu vardır.Far har nemlig højdeskræk.
Hayatı kaybetmek korkusu."Angsten for at miste".
Allah'tan kork, zira Allah korkusu selamettir.Frykt Gud, og vit at Gud ser hva dere gjør.»
Wall Street'e yapılan saldırılar ise radikal ve terörist öbek korkusunu tetiklemiştir.Bombeangrepet på Wall Street skapte frykt for radikale og terrorister.
Bozgun haberi Roma'ya ulaştığında, barbarların geleceği korkusu büyük bir paniğe neden oldu.Da nyheten om nederlaget nådde fram til Roma, utløste det stor frykt for at barbarene ville komme dit.
Hristiyanların toplanma yerleri, gizli toplantılarının fesata yol açabileceği korkusuyla yıkılmıştır.Kristne forsamlingshus ble ødelagt i frykt for oppvigleri i hemmelige kristne møter.
Halbuki asıl korku yokolma korkusudur.Faren var av Bang (slekt).
1929 yılında ailesi zulüm korkusuyla Sibirya'ya taşındı.I 1929 flyttet familien til Sibir av frykt for å bli forfulgt.
Aquafobi veya su korkusu(Yunanca:ὕδωρ+φόρος),Suyun kalıcı ve anormal bir korkusu.Talassofobi (eller thalassofobi) er en abnorm, irrasjonell og vedvarende redsel for havet.
"Varoluşsal Anlam, Ölüm Korkusu ya da 4. Yasa: Ölülerin Dirilmesi".Death Wish 3 ble etterfulgt av Death Wish 4: The Crackdown.
Kırmızı renk, oyuncuların ateşli hırsını, siyah renk ise rakiplerin korkusunu göstermek için seçilmiştir.Rødt fordi det er djevelens farge (ergo kallenavnet 'Diavolo'), og svart for å skremme motstanderne.
O dönemde Rusya dahil olmak üzere bütün Avrupa’yı Napolyon korkusu sardı.Dette førte til Napoléons invasjon av Russland samme år.
Elohist'in Tanrı korkusu konsepti İbrahim'in oğlunu kurban etmeye gitmesiyle aktarılmıştır.Eid al-adha, til minne om Ibrahims (Abrahams) villighet til å ofre sin sønn.
İtfaiye korkusundan binaya giremedi.Seteritakbenevnelsen ble ikke brukt i branntakstene.
Didaskaleinophobia, okula gitme korkusu olarak bilinir.Skolefobi (også kjent som scolionofobi) er angst for å gå på skole.
Hematofobi (Kan korkusu) kana karşı duyulan aşırı ve önlenemez korku durumudur.Hematofobi er en ekstremt og irrisjonell frykt for blod.
Air Raid Korkusuz genç bir savaşçıdır.VTUL ble drevet som et frilynt ungdomslag.
Agorafobi yalnız kalma korkusudur.Sammenligning av ytelse på CPUer er ikke enkelt.
Halbuki asıl korku yokolma korkusudur.Barangsiapa yang bertakwa dan berserah padaNya akan selalu mendapat Hikmah-Nya.
Bu korkunun da erkekteki iğdiş edilme (hadım edilme) korkusuna karşılık geldiğini savunur.Dan rahmat-Nya turun-temurun atas orang yang takut akan Dia.
Ancak yapının yeri yükseklik korkusu sebebiyle Hitler'in hoşuna gitmedi.Namun, Hitler tidak suka tempatnya, karena ia takut ketinggian.
Ağır durumlarda astrafobi, agorafobi'ye -evden dışarı çıkma korkusu- dönüşebilir.Dalam kasus yang sangat ekstrem, astraphobia dapat menyebabkan agorafobia, takut meninggalkan rumah.
"Kusur korkusuyla suç işliyoruz".Saya melakukan dosa yang setimpal dengan hukuman mati".
Hayalet korkusu vardır.Hal yang membuat takut adalah hantu.
Allah'tan kork, zira Allah korkusu selamettir.Janganlah takut, sebab Allah telah mendengar suara anak itu dari tempat ia terbaring.
Hexakosioihexekontahexafobi, 666 korkusuna verilen isimdir.Penderita Hexakosioihexekontahexaphobia selalu menghindari penggunaan angka 666.
David, Woody’i geri getirir ve annesinin korkusuyla onu Lincoln’e götürmeye karar verir.David menjemput Woody dan memutuskan untuk mengantarnya sampai ke Lincoln, menyebabkan Kate cemas.
İslamofobi, kelime anlamı olarak "İslam korkusu" demektir.Contohnya terjemahan Iruel adalah "Takut akan Allah".
Paulo, Nikki'yi kaybetme korkusu nedeniyle onun her istediğini yapar ki bu da onların ölümlerine sebep olur.Paulo làm mọi thứ mà Nikki bảo anh làm vì nỗi sợ mất cô, kết quả là cái chết của họ.
Harp korkusunu yakından öğreniyorum.Lưu Chính đọc xong cảm thấy sợ hãi.
O olaylardan önce Rize, çok güçlü, korkusuz, ve acımasız gulyabanidir.Trước tai nạn xà ngang, Rize vốn là một quỷ ăn thịt lạnh lùng, tàn bạo và cô thật sự rất mạnh.
Aslında “Kızıl Tehlike” terimi Amerika Birleşik Devletleri yönetiminin komünizm korkusunu ifade etmektedir.Một lần nữa, "Nỗi sợ Đỏ" (Red Scare) – sợ những tư tưởng của chủ nghĩa cộng sản - tồn tại trên đất Mỹ.
Boğulma korkusu—benim fobim ve kendimle asla eğlenemeyeceğim bir durum, ...Được làm việc với tiến sĩ Cường là một sự may mắn không phải bao giờ cũng gặp được...
"Kusur korkusuyla suç işliyoruz".Hạ Thi hoảng sợ tạ tội.
Hayattaki en büyük korkusu canlı olarak gömülmesi olmuştur.Chôn sống hạnh phúc gia đình cách nào lẹ nhất?
Çok korkusuz bir savaşçıydı.Bà ta là một chiến binh tàn bạo.
Mustafa'nın Salman'dan korkusu gittikçe artmaktadır.Từ đấy ảnh hưởng của Salzburg ngày càng lớn mạnh.
Allah'tan kork, zira Allah korkusu selamettir.アッラーを畏れまつれ。
Ali, kâfirlerin en büyük korkusudur.不信心者たちに対する警告が述べられる。
Halbuki asıl korku yokolma korkusudur.(鈴木久仁彦) 恐怖!
Yükseklik korkusu vardır.高所恐怖症持ち。
Komünizm korkusu yükselmeye başlamıştı.共産主義への傾倒をますます深めた。