korkunç ile cümle

korkunç kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
2
HECE
10
ORT. KELİME
Bu kentte yaşayanları yok edeceğim; insan da, hayvan da korkunç bir salgın hastalıktan ölecek.Og jeg vil slå denne bys innbyggere, både mennesker og dyr; i en stor pest skal de dø.
Bu kentte yaşayanları yok edeceğim; insan da, hayvan da korkunç bir salgın hastalıktan ölecek.Penduduk kota ini akan Kubunuh; baik manusia maupun binatang akan mati karena wabah penyakit yang dahsyat
Bu kentte yaşayanları yok edeceğim; insan da, hayvan da korkunç bir salgın hastalıktan ölecek.Percuoterò gli abitanti di questa città, uomini e bestie; essi moriranno di una grave peste
Bu kentte yaşayanları yok edeceğim; insan da, hayvan da korkunç bir salgın hastalıktan ölecek.Ta sẽ đánh dân cư thành nầy cả người và vật: chúng nó sẽ chết dịch rất lớn.
Bu kentte yaşayanları yok edeceğim; insan da, hayvan da korkunç bir salgın hastalıktan ölecek.Ta sẽ đánh dân_cư thành nầy cả người và vật : chúng_nó sẽ chết dịch rất lớn .
Bu kentte yaşayanları yok edeceğim; insan da, hayvan da korkunç bir salgın hastalıktan ölecek.Voi lovi pe locuitorii cetăţii acesteia, atît oameni cît şi dobitoace, şi vor muri de o ciumă grozavă.`
Bu kentte yaşayanları yok edeceğim; insan da, hayvan da korkunç bir salgın hastalıktan ölecek.и поражу живущих в сем городе – и людей и скот; от великой язвы умрут они.
Bu kentte yaşayanları yok edeceğim; insan da, hayvan da korkunç bir salgın hastalıktan ölecek.Ще поразя жителите на тоя град, и човек и животно; и ще измрат от голям мор.
Bu kentte yaşayanları yok edeceğim; insan da, hayvan da korkunç bir salgın hastalıktan ölecek.והכיתי את יושבי העיר הזאת ואת האדם ואת הבהמה בדבר גדול ימתו׃
Bu kentte yaşayanları yok edeceğim; insan da, hayvan da korkunç bir salgın hastalıktan ölecek.واضرب سكان هذه المدينة الناس والبهائم معا. بوبإ عظيم يموتون
Bu kentte yaşayanları yok edeceğim; insan da, hayvan da korkunç bir salgın hastalıktan ölecek.又 要 擊 打 這 城 的 居 民 、 連 人 帶 牲 畜 都 必 遭 遇 大 瘟 疫 死 亡
Bu kentte yaşayanları yok edeceğim; insan da, hayvan da korkunç bir salgın hastalıktan ölecek.又 要 擊打這城 的 居民 、 連人 帶 牲畜 都 必 遭遇 大 瘟疫 死亡
Bu kişinin benimle ne problemi var, böyle korkunç resimleri online yayınlamış?Ce-o avea impotriva mea persoana asta de pune poze oribile cu mine?
Bu kişinin benimle ne problemi var, böyle korkunç resimleri online yayınlamış?Cosa ha contro di me questa persona per postare una foto così orrenda?
Bu kişinin benimle ne problemi var, böyle korkunç resimleri online yayınlamış?Co ta osoba ma przeciwko mnie by opublikować tak okropne zdjęcie w sieci??!!
Bu kişinin benimle ne problemi var, böyle korkunç resimleri online yayınlamış?Orang ini punya dendam apa denganku sampai memuat gambar mengerikan ini online?!
Bu kişinin benimle ne problemi var, böyle korkunç resimleri online yayınlamış?Qu'est-ce que cette personne a contre moi pour mettre en ligne une photo aussi horrible ?
Bu kişinin benimle ne problemi var, böyle korkunç resimleri online yayınlamış?Was hat diese Person gegen mich, dass sie so ein grausames Bild von mir online stellt?!
Bu kişinin benimle ne problemi var, böyle korkunç resimleri online yayınlamış?Τι έχει αναντίον μου αυτό το άτομο που ανέβασε τέτοια απαίσια φωτογραφία στο ίντερνετ;!
Bu kişinin benimle ne problemi var, böyle korkunç resimleri online yayınlamış?Почему она так настроена против меня? Опубликовать такую фотографию?
Bu kişinin benimle ne problemi var, böyle korkunç resimleri online yayınlamış?ماذا لدى هدا الشخص ضدي ليضع مثل هده الصورة اونلاين
Bu köhne ve fantastik sarayda sırtında korkunç bir elektirikli kutu... ...öylece duruyordu.Daar is hij, met dat vreselijke elektrische kastje op zijn romp in dat fantastische, vervallen paleis.
Bu köhne ve fantastik sarayda sırtında korkunç bir elektirikli kutu... ...öylece duruyordu.Et le voilà, avec cette horrible boite électrique sur la croupe dans ce fantastique palais décrépit.
Bu köhne ve fantastik sarayda sırtında korkunç bir elektirikli kutu... ...öylece duruyordu.Íme, itt van, azzal a szörnyű elektromos dobozzal a farán, ezen a fantasztikusan omlatag helyen.
Bu köhne ve fantastik sarayda sırtında korkunç bir elektirikli kutu... ...öylece duruyordu.그개는 둔부에 끔찍한 전기 상자를 달고 있습니다. 이 환상적이고 낡은 궁전안에서 입니다.
Bu köhne ve fantastik sarayda sırtında korkunç bir elektirikli kutu... ...öylece duruyordu.Se ne sta lì, con quell'orribile congegno elettrico sulle natiche, in un palazzo fantastico e fatiscente.
Bu köhne ve fantastik sarayda sırtında korkunç bir elektirikli kutu... ...öylece duruyordu.Și uite-l acolo, cu acea cutie electrică oribilă pe spate, în acel palat fantastic și decrepit.
Bu köhne ve fantastik sarayda sırtında korkunç bir elektirikli kutu... ...öylece duruyordu.Stoi tak z tym okropnym, elektrycznym pudełkiem na zadzie w tym fantastycznym i zniszczonym pałacu.
Bu köhne ve fantastik sarayda sırtında korkunç bir elektirikli kutu... ...öylece duruyordu.Và nó ở đó, với cái hộp điện khủng khiếp trên hông trong cung điện cổ lộng lẫy này.
Bu köhne ve fantastik sarayda sırtında korkunç bir elektirikli kutu... ...öylece duruyordu.Y ahí está, con esa horrible caja eléctrica en su trasero en este lugar, fantástico y decrépito
Bu köhne ve fantastik sarayda sırtında korkunç bir elektirikli kutu... ...öylece duruyordu.Ето го, с ужасната електрическа кутия на хълбока в това фантастично разнебитено място.
Bu köhne ve fantastik sarayda sırtında korkunç bir elektirikli kutu... ...öylece duruyordu.Она стояла там, с этой кошмарной электрической коробкой в боку, в этом фантастическом обветшалом дворце.
Bu köhne ve fantastik sarayda sırtında korkunç bir elektirikli kutu... ...öylece duruyordu.הנה הוא שם, עם הקופסא החשמלית הנוראה על אחוריו בארמון הפנטסטי הישן הזה.
Bu köhne ve fantastik sarayda sırtında korkunç bir elektirikli kutu... ...öylece duruyordu.وهناك، مع هذا المربع الكهربائي الرهيب في هذا القصر الرائع.
Bu köhne ve fantastik sarayda sırtında korkunç bir elektirikli kutu... ...öylece duruyordu.美しき 古い城の中にいます
"Bu korkunç!""Aceasta este monstruos!"
Bu korkunç. "Acest lucru este groaznic. "
Bu korkunç! "Acest lucru este înspăimântător! "
Bu korkunç.Ale to je příšerný.
Bu korkunç bir deyişle, onun gibi bal damlatılmaktadır.Aceste cuvinte înfricoşătoare se prelingea din miere place de ea.
Bu korkunç bir deyişle, onun gibi bal damlatılmaktadır.Ces mots affreux coula hors de son miel comme.
Bu korkunç bir deyişle, onun gibi bal damlatılmaktadır.Dessa hemska ord sipprade ut ur henne som honung.
Bu korkunç bir deyişle, onun gibi bal damlatılmaktadır.Deze vreselijke woorden sijpelde uit haar zoals honing.
Bu korkunç bir deyişle, onun gibi bal damlatılmaktadır.Diese schrecklichen Worte sickerten aus ihr heraus wie Honig.
Bu korkunç bir deyişle, onun gibi bal damlatılmaktadır.Disse frygtelige ord piblede ud af hende som honning.
Bu korkunç bir deyişle, onun gibi bal damlatılmaktadır.Ezek a félelmetes szavakat szivárgott ki belőle, mint a méz.
Bu korkunç bir deyişle, onun gibi bal damlatılmaktadır.Kata-kata menakutkan menetes keluar dari madu seperti dirinya.
Bu korkunç bir deyişle, onun gibi bal damlatılmaktadır.Nämä pelottavat sanat trickled ulos kuin hunaja.
Bu korkunç bir deyişle, onun gibi bal damlatılmaktadır.Những lời này đáng sợ trickled mật ong như cô ấy.
Bu korkunç bir deyişle, onun gibi bal damlatılmaktadır.Queste parole terribili gocciolava dalla sua, come miele.
Bu korkunç bir deyişle, onun gibi bal damlatılmaktadır.Tato strašná slova tekla z ní jako med.
Bu korkunç bir deyişle, onun gibi bal damlatılmaktadır.Táto strašná slová tiekla z nej ako med.
Bu korkunç bir deyişle, onun gibi bal damlatılmaktadır.Te grozljive besede trickled iz nje, kot so medu.
Bu korkunç bir deyişle, onun gibi bal damlatılmaktadır.Te straszne słowa sączyły się z niej jak miód.
Bu korkunç bir deyişle, onun gibi bal damlatılmaktadır.이러한 무서운 단어는 그녀와 같은 벌꿀 밖 trickled.
Bu korkunç bir deyişle, onun gibi bal damlatılmaktadır.Αυτά τα φοβερά λόγια έρεε αργά από όπως το μέλι της.
Bu korkunç bir deyişle, onun gibi bal damlatılmaktadır.Тези страшни думи течеше от нея като мед.
Bu korkunç bir deyişle, onun gibi bal damlatılmaktadır.Ці страшні слова текли з неї, як мед.
Bu korkunç bir deyişle, onun gibi bal damlatılmaktadır.Эти страшные слова текли из нее, как мед.
Bu korkunç bir deyişle, onun gibi bal damlatılmaktadır.تغلغلت هذه الكلمات مخيفة من أصل لها مثل العسل.

İlgili Sayfalar