korkunç ile cümle

korkunç kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
2
HECE
11
ORT. KELİME
Böylesine korkunç bir tecrübeden sonra bile bütün kararlılığı ile okula geliyor.Тя дойте на училище,готова за него!
Böylesine korkunç bir tecrübeden sonra bile bütün kararlılığı ile okula geliyor.היא הגיעה לבית הספר נחושה ומוכנה ללמוד
Böylesine korkunç bir tecrübeden sonra bile bütün kararlılığı ile okula geliyor.جاءت مصممة الى المدرسة ومستعدة لدخول المدرسة
Böylesine korkunç bir tecrübeden sonra bile bütün kararlılığı ile okula geliyor.オ・ハニです!拍手~
Böyle zarif arabesk ve pilie'leri yaparken, aşağı kısımda korkunç şeyler oluyor.Během toho, co dělá ty půvabné arabesky a plié a ty další věci, děje se tam dole něco hrozného.
Böyle zarif arabesk ve pilie'leri yaparken, aşağı kısımda korkunç şeyler oluyor.Enquanto ela faz aqueles arabescos graciosos e os pliés e afins, passa-se uma coisa horrível lá em baixo.
Böyle zarif arabesk ve pilie'leri yaparken, aşağı kısımda korkunç şeyler oluyor.Imens hun udfører alle disse yndefulde arabesker og pliéer osv., sker der noget forfærdeligt dernede.
Böyle zarif arabesk ve pilie'leri yaparken, aşağı kısımda korkunç şeyler oluyor.Ketika ia melakukan semua arabesque dan plies yang anggun itu sesuatu yang buruk terjadi di bawah sana.
Böyle zarif arabesk ve pilie'leri yaparken, aşağı kısımda korkunç şeyler oluyor.Khi cô ấy đang trình diễn những tư thế uốn lượn, có một điều vô cùng khủng khiếp diễn ra ở phía dưới.
Böyle zarif arabesk ve pilie'leri yaparken, aşağı kısımda korkunç şeyler oluyor.Kiedy z gracją wykonuje arabeski i plie, na dole dzieje się coś potwornego.
Böyle zarif arabesk ve pilie'leri yaparken, aşağı kısımda korkunç şeyler oluyor.그녀가 우아한 아라베스크와 플리에 자세를 하는 동안 그 아래에는 끔찍한 일이 일어나고 있는 거죠.
Böyle zarif arabesk ve pilie'leri yaparken, aşağı kısımda korkunç şeyler oluyor.Mentre lei danza graziosi arabeschi, passi e quant'altro, lì sotto accade qualcosa di orribile.
Böyle zarif arabesk ve pilie'leri yaparken, aşağı kısımda korkunç şeyler oluyor.Mientras está haciendo estos arabescos elegantes, los pliés, etc, aquí abajo está ocurriendo algo terrible.
Böyle zarif arabesk ve pilie'leri yaparken, aşağı kısımda korkunç şeyler oluyor.Miközben ő elegánsan adja elő ezeket az arabeszkeket, pliéket és egyebeket, odalent valami szörnyű történik.
Böyle zarif arabesk ve pilie'leri yaparken, aşağı kısımda korkunç şeyler oluyor.Pendant qu'elle fait ces gracieuses arabesques et ces pliés etc., une chose horrible se passe ici en bas.
Böyle zarif arabesk ve pilie'leri yaparken, aşağı kısımda korkunç şeyler oluyor.Terwijl zij gracieuze arabesken en plies doet gebeuren er vreselijke dingen daar beneden.
Böyle zarif arabesk ve pilie'leri yaparken, aşağı kısımda korkunç şeyler oluyor.Während sie diese graziösen Arabesques und Pliés und alles andere tut, geht da unten grauenvolles vor sich.
Böyle zarif arabesk ve pilie'leri yaparken, aşağı kısımda korkunç şeyler oluyor.Докато изпълнява тези грациозни арабески и пируети и какво ли още не, нещо ужасно се случва там долу.
Böyle zarif arabesk ve pilie'leri yaparken, aşağı kısımda korkunç şeyler oluyor.Доки вона виробляє ці граційні арабески та пліє, і що там ще, дещо жахливе відбувається там, внизу.
Böyle zarif arabesk ve pilie'leri yaparken, aşağı kısımda korkunç şeyler oluyor.Пока они грациозно исполняют арабески и плие, что-то ужасное происходит внизу.
Böyle zarif arabesk ve pilie'leri yaparken, aşağı kısımda korkunç şeyler oluyor.בזמן שהיא רוקדת ועושה את כל התנועות החינניות שהיא עושה משהו נורא קורה שם למטה
Böyle zarif arabesk ve pilie'leri yaparken, aşağı kısımda korkunç şeyler oluyor.فبينما تؤدي الراقصة هذه الحركات المميزة و الانعطافات البهارة هناك ألم يستشري هنا
Böyle zarif arabesk ve pilie'leri yaparken, aşağı kısımda korkunç şeyler oluyor.足元は大変なことになっています そのことの理解が
Bu da başka bir korkunç tablo.A to kolejny ponury obrazek.
Bu da başka bir korkunç tablo. Bunlar bakteriyofajlar.هذه صورة أخرى غريبة
Bu da başka bir korkunç tablo.Esta es otra imagen espeluznante.
Bu da başka bir korkunç tablo.Este é outro quadro assustador.
Bu da başka bir korkunç tablo.To je další strašidelný obrázek.
Bu da başka bir korkunç tablo.Ще одна жахлива картина.
Bu da başka bir korkunç tablo.これらは bacteriaphages です。
Bu 30 yaş olgunluğumda, o korkunç ama güzel dönemde büyümenin ne demek olduğunu çok düşündüm.Ao atingir a maturidade dos 30, tenho pensado bastante no que significa crescer neste terrível e belo momento.
Bu 30 yaş olgunluğumda, o korkunç ama güzel dönemde büyümenin ne demek olduğunu çok düşündüm.Con la madurez de mis 30 años, he estado pensando en lo que significa crecer en esta época horrible y hermosa.
Bu 30 yaş olgunluğumda, o korkunç ama güzel dönemde büyümenin ne demek olduğunu çok düşündüm.이제 서른 살이라는 원숙한 나이가 되어서야 어른이 된다는 것이 뭘 의미하는지 많이 생각했습니다. 이 무시무시하고도 아름다운 시대에 말이죠.
Bu 30 yaş olgunluğumda, o korkunç ama güzel dönemde büyümenin ne demek olduğunu çok düşündüm.Mai érett, harmincéves fejjel sokat gondolkodtam azon, hogy mit is jelent felnőni szörnyű, gyönyörű korunkban.
Bu 30 yaş olgunluğumda, o korkunç ama güzel dönemde büyümenin ne demek olduğunu çok düşündüm.V tomto zrelom veku 30 rokov sa veľa zamýšľam nad tým, čo znamená vyrastať v tejto hroznej, nádhernej dobe.
Bu 30 yaş olgunluğumda, o korkunç ama güzel dönemde büyümenin ne demek olduğunu çok düşündüm.W dojrzałym wieku 30 lat, Dużo myślę co to znaczy być dorosłym w tym okropnym, pięknym okresie.
Bu 30 yaş olgunluğumda, o korkunç ama güzel dönemde büyümenin ne demek olduğunu çok düşündüm.Στην ώριμη ηλικία των 30, σκέφτομαι συχνά τι σημαίνει να μεγαλώνεις σ΄ αυτήν την τρομερή και όμορφη εποχή.
Bu 30 yaş olgunluğumda, o korkunç ama güzel dönemde büyümenin ne demek olduğunu çok düşündüm.В свои зрелые 30 лет я много размышляю о том, что это значит - взрослеть в это ужасное и прекрасное время.
Bu 30 yaş olgunluğumda, o korkunç ama güzel dönemde büyümenin ne demek olduğunu çok düşündüm.В цьому зрілому віці 30 років, я багато думала про те, що значить зростати в ці жахливі, прекрасні часи.
Bu 30 yaş olgunluğumda, o korkunç ama güzel dönemde büyümenin ne demek olduğunu çok düşündüm.ממרומי גיל 30, יצא לי לחשוב הרבה על המשמעות של לגדול בתקופה האיומה והנפלאה הזו.
Bu 30 yaş olgunluğumda, o korkunç ama güzel dönemde büyümenin ne demek olduğunu çok düşündüm.في هذه المرحلة .. مرحلة الثلاثينات بت افكر .. اكثر عما يعني ان ينمو الانسان في تلك الفترة الرائعة\الصعبة
Bu 30 yaş olgunluğumda, o korkunç ama güzel dönemde büyümenin ne demek olduğunu çok düşündüm.わたしはずっと考えてきました。この恐ろしくも素晴らしい時代に 「成長する」ということはどういうことなのかと。 そしてわたしは確信しました。
Bu ağırlıkla geçerlidir ve hatta en korkunç ev içi şiddet vakalarını da kapsamaktadır.C’est une règle qui s’applique massivement, et ce même pour la violence domestique la plus flagrante.
Bu ağırlıkla geçerlidir ve hatta en korkunç ev içi şiddet vakalarını da kapsamaktadır.Esto se aplica abrumadoramente, y hasta oculta casos de la violencia doméstica más indignante.
Bu ağırlıkla geçerlidir ve hatta en korkunç ev içi şiddet vakalarını da kapsamaktadır.Isso se aplica de modo amplo, e inclui os casos mais flagrantes de violência doméstica.
Bu ağırlıkla geçerlidir ve hatta en korkunç ev içi şiddet vakalarını da kapsamaktadır.Ta zasada jest nagminnie stosowana i zgodnie z nią tuszowane są nawet sprawy jawnej przemocy domowej.
Bu ağırlıkla geçerlidir ve hatta en korkunç ev içi şiddet vakalarını da kapsamaktadır.Он используется повсеместно и даже покрывает самые вопиющие случаи домашнего насилия.
Bu aslında bir konuşmacının bir konuşmadan sonra yapabileceği en korkunç şey.Đây thực sự là điều tuyệt vời nhất mà diễn giả nào cũng có thể làm sau khi họ tham gia một sự kiện.
Bu aslında bir konuşmacının bir konuşmadan sonra yapabileceği en korkunç şey.Dies ist augenblicklich das Schlimmste was ein Sprecher machen kann nachdem er auf einem Event war.
Bu aslında bir konuşmacının bir konuşmadan sonra yapabileceği en korkunç şey.Dit is eigenlijk het griezeligste wat een spreker kan doen na bij een evenement te zijn geweest.
Bu aslında bir konuşmacının bir konuşmadan sonra yapabileceği en korkunç şey.En fait c'est la chôse la plus terrifiante qu'un conférencier peut faire après une présentation
Bu aslında bir konuşmacının bir konuşmadan sonra yapabileceği en korkunç şey.Esto es lo más aterrador que un presentador puede hacer después de participar de un evento.
Bu aslında bir konuşmacının bir konuşmadan sonra yapabileceği en korkunç şey.Ez a legrémisztöbb dolog, amit egy előadó valaha is tehet miután részt vett egy eseményen.
Bu aslında bir konuşmacının bir konuşmadan sonra yapabileceği en korkunç şey.Ini sebenarnya hal paling menakutkan yang dilakukan oleh pembicara setelah mereka menghadiri suatu acara.
Bu aslında bir konuşmacının bir konuşmadan sonra yapabileceği en korkunç şey.이것은 그들이 이벤트에 있었던 이후에 어떤 발표자도 할 수 있는 실제 가장 무시무시한 것입니다 이것은 그들이 이벤트에 있었던 이후에 어떤 발표자도 할 수 있는 실제 가장 무시무시한 것입니다
Bu aslında bir konuşmacının bir konuşmadan sonra yapabileceği en korkunç şey.Questa, per la verità, é la cosa più terrificante che uno speaker possa fare dopo che sono stati ad un evento.
Bu aslında bir konuşmacının bir konuşmadan sonra yapabileceği en korkunç şey.Tämä on oikeastaan yksi kauhistuttavimmista asioista, mitä puhuja voi tehdä tapahtuman jälkeen.
Bu aslında bir konuşmacının bir konuşmadan sonra yapabileceği en korkunç şey.Tohle je opravdu nejděsivější věc, kterou může jakýkoli přednášející udělat, potom, co byl na nějaké události.
Bu aslında bir konuşmacının bir konuşmadan sonra yapabileceği en korkunç şey.Toto je asi najnepríjemnejšia vec, ktorú môže rečník urobiť po vystúpení.
Bu aslında bir konuşmacının bir konuşmadan sonra yapabileceği en korkunç şey.To w zasadzie najbardziej przerażająca rzecz którą można zrobić po wygłoszeniu wykładu.

İlgili Sayfalar