korkunç ile cümle

korkunç kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Acı verici, korkunç ve çirkin birşey olduğunu düşünüyorsunuz.Myślicie, że to coś bolesnego, strasznego lub złośliwego.
Acı verici, korkunç ve çirkin birşey olduğunu düşünüyorsunuz.Pensam que é algo doloroso, assustador ou horrível.
Acı verici, korkunç ve çirkin birşey olduğunu düşünüyorsunuz.Pensate sia qualcosa di doloroso, pauroso o brutto.
Acı verici, korkunç ve çirkin birşey olduğunu düşünüyorsunuz.Piensan que es algo doloroso, atemorizante y horrible.
Acı verici, korkunç ve çirkin birşey olduğunu düşünüyorsunuz.Sie denken, sie ist etwas schmerzhaftes, oder angsteinflößendes, oder gemeines.
Acı verici, korkunç ve çirkin birşey olduğunu düşünüyorsunuz.Vous pensez que c'est quelque chose de douloureux, effrayant ou méchant.
Acı verici, korkunç ve çirkin birşey olduğunu düşünüyorsunuz.Νομίζετε ότι είναι κάτι οδυνηρό ή τρομακτικό ή δυσάρεστο.
Acı verici, korkunç ve çirkin birşey olduğunu düşünüyorsunuz.Думаете это что-то болезненное, или страшное, или гадкое.
Acı verici, korkunç ve çirkin birşey olduğunu düşünüyorsunuz.Мислите, че е нещо болезнено, или плашещо, или гадно.
Acı verici, korkunç ve çirkin birşey olduğunu düşünüyorsunuz.אתם חושבים שזה משהו כואב, או מפחיד, או רע
Acı verici, korkunç ve çirkin birşey olduğunu düşünüyorsunuz.تعتقدون أنها شيء مؤلم، أو مخيف، أو كريه.
Acı verici, korkunç ve çirkin birşey olduğunu düşünüyorsunuz.必ずしもそうとは限りません。
"Ah evet. Ah bu dünya çok korkunç...""Oh ja, die Welt is so schrecklich..."
"Ah evet. Ah bu dünya çok korkunç...""Oh ja, oh de wereld is zo verschrikkelijk..."
"Ah evet. Ah bu dünya çok korkunç...""Oh oui, oh le monde est si terrible..."
"Ah evet. Ah bu dünya çok korkunç..."'Oh sí, oh el mundo es tan terrible...'
"Ah evet. Ah bu dünya çok korkunç...""О да, о мир так ужасен ..."
"Ah evet. Ah bu dünya çok korkunç...""О, да, светът е толкова ужасен..."
"Ah evet. Ah bu dünya çok korkunç..."О світ такий страшний..."
Ah, o gidip kaçırıcak, gidip kaçırıcak, çok korkunç bir şey yapıcak. "Ay, los va a robar, los va a robar, va a hacer una cosa terrible."
Ah, o gidip kaçırıcak, gidip kaçırıcak, çok korkunç bir şey yapıcak. "오, 그는 훔칠 것입니다. 그는 훔칠 것입니다, 그는 끔찍한 일을 할 것입니다."
Ah, o gidip kaçırıcak, gidip kaçırıcak, çok korkunç bir şey yapıcak. "Och, on chce kraść, on chce kraść, on chce zrobić straszną rzecz."
Ah, o gidip kaçırıcak, gidip kaçırıcak, çok korkunç bir şey yapıcak. "Oh, va fura, va fura, va face un lucru teribil."
Ah, o gidip kaçırıcak, gidip kaçırıcak, çok korkunç bir şey yapıcak. "Oo, hij gaat stelen, hij gaat stelen, hij gaat iets vreselijks doen."
Ah, o gidip kaçırıcak, gidip kaçırıcak, çok korkunç bir şey yapıcak. "Ooh, il a l'intention de voler , de voler, il veut faire une chose terrible."
Ah, o gidip kaçırıcak, gidip kaçırıcak, çok korkunç bir şey yapıcak. "Ooh, lui ruberà, ruberà, farà qualcosa di terribile."
Ah, o gidip kaçırıcak, gidip kaçırıcak, çok korkunç bir şey yapıcak. "Оо, той ще краде, ще краде, ще направи нещо ужасно.
Ah, o gidip kaçırıcak, gidip kaçırıcak, çok korkunç bir şey yapıcak. "Ох, он обокрасть ее хочет, обокрасть ее хочет, он хочет ужасное дело сделать".
Ah, o gidip kaçırıcak, gidip kaçırıcak, çok korkunç bir şey yapıcak. ""אוי, הוא עומד לגנוב, "הוא עומד לעשות משהו נורא."
Ah, o gidip kaçırıcak, gidip kaçırıcak, çok korkunç bir şey yapıcak. "أوه, سوف يسرق, سوف يسرق, سوف يقوم بشيء فظيع."
Ah, o gidip kaçırıcak, gidip kaçırıcak, çok korkunç bir şey yapıcak. ""いけない事をしようとしてる" 2人の奴隷売買者が ジムを追いかけてやってきた
" alçak kitap satıcılarının zenginleşmesi korkunç bir şey " şeklinde şikayet ettiği iyi bilinir."Een afschuwelijk iets... ...dat deze schurken van een boekhandelaars rijk mee worden."
" alçak kitap satıcılarının zenginleşmesi korkunç bir şey " şeklinde şikayet ettiği iyi bilinir."eine schreckliche Sache, dass Buchhändler-Halunken reich werden können.".
" alçak kitap satıcılarının zenginleşmesi korkunç bir şey " şeklinde şikayet ettiği iyi bilinir."악한 같은 서점상들이 이토록 부유해지는 것은 끔찍한 일이다."
" alçak kitap satıcılarının zenginleşmesi korkunç bir şey " şeklinde şikayet ettiği iyi bilinir.le nommant comme " une chose horrible que des éditeurs méprisables s'enrichissent ".
" alçak kitap satıcılarının zenginleşmesi korkunç bir şey " şeklinde şikayet ettiği iyi bilinir.llamándolo "una cosa horrible que libreros sinvergüenza puedan enriquecerse."
" alçak kitap satıcılarının zenginleşmesi korkunç bir şey " şeklinde şikayet ettiği iyi bilinir.Ông gọi nó là "Hang ổ khốn kiếp của bè lũ vô lại buôn sách lậu làm giàu."
" alçak kitap satıcılarının zenginleşmesi korkunç bir şey " şeklinde şikayet ettiği iyi bilinir.וקרא לו " זה דבר נורא כי מוכרי הספרים הנבלים צריכים להתעשר."
" alçak kitap satıcılarının zenginleşmesi korkunç bir şey " şeklinde şikayet ettiği iyi bilinir.「儲けさせてるだけじゃないか」 特許のカバーする範囲は
Altın parıltısı geliyor kuzeyden, Tanrı korkunç görkeme bürünmüş.Dal nord giunge un aureo chiarore, intorno a Dio è tremenda maestà
Altın parıltısı geliyor kuzeyden, Tanrı korkunç görkeme bürünmüş.dela miază-noapte ne vine aurora, şi ce înfricoşată este măreţia care înconjoară pe Dumnezeu!
Altın parıltısı geliyor kuzeyden, Tanrı korkunç görkeme bürünmüş.Del norte viene un dorado esplendor; alrededor de Dios hay una temible majestad
Altın parıltısı geliyor kuzeyden, Tanrı korkunç görkeme bürünmüş.Do norte vem o áureo esplendor; em Deus há tremenda majestade.
Altın parıltısı geliyor kuzeyden, Tanrı korkunç görkeme bürünmüş.fra Norden kommer en Lysning. Over Gud er der frygtelig Højhed,
Altın parıltısı geliyor kuzeyden, Tanrı korkunç görkeme bürünmüş.Fra Norden kommer gull; om Gud er der en forferdende herlighet.
Altın parıltısı geliyor kuzeyden, Tanrı korkunç görkeme bürünmüş.I guldglans kommer han från norden. Ja, Gud är höljd i fruktansvärt majestät;
Altın parıltısı geliyor kuzeyden, Tanrı korkunç görkeme bürünmüş.북방에서는 금 빛이 나오나니 하나님께는 두려운 위엄이 있느니라
Altın parıltısı geliyor kuzeyden, Tanrı korkunç görkeme bürünmüş.Le septentrion le rend éclatant comme l`or. Oh! que la majesté de Dieu est redoutable!
Altın parıltısı geliyor kuzeyden, Tanrı korkunç görkeme bürünmüş.Mindenható! Nem foghatjuk meg õt; nagy az õ hatalma és ítélõ ereje, és a tiszta igazságot el nem nyomja.
Altın parıltısı geliyor kuzeyden, Tanrı korkunç görkeme bürünmüş.Od północy jako złoto przychodzi, ale w Bogu straszniejsza jest chwała.
Altın parıltısı geliyor kuzeyden, Tanrı korkunç görkeme bürünmüş.Od severa prichádza blesk ako zlato; ale nad Bohom je strašná sláva.
Altın parıltısı geliyor kuzeyden, Tanrı korkunç görkeme bürünmüş.Od severa prihaja zlat lesk – okoli Boga je strašna veličast;
Altın parıltısı geliyor kuzeyden, Tanrı korkunç görkeme bürünmüş.Pohjoisesta tulee kultainen hohde; Jumalan yllä on peljättävä valtasuuruus.
Altın parıltısı geliyor kuzeyden, Tanrı korkunç görkeme bürünmüş.Ráng vàng từ phương Bắc đến ; Nơi_Ðức_Chúa_Trời có oai_nghiêm đáng_sợ thay !
Altın parıltısı geliyor kuzeyden, Tanrı korkunç görkeme bürünmüş.Ráng vàng từ phương Bắc đến; Nơi Ðức Chúa Trời có oai nghiêm đáng sợ thay!
Altın parıltısı geliyor kuzeyden, Tanrı korkunç görkeme bürünmüş.Sinar keemasan muncul di utara, dan kemuliaan Allah mengagumkan hati kita
Altın parıltısı geliyor kuzeyden, Tanrı korkunç görkeme bürünmüş.Von Mitternacht kommt Gold; um Gott her ist schrecklicher Glanz.
Altın parıltısı geliyor kuzeyden, Tanrı korkunç görkeme bürünmüş.Všemohoucí, jehož vystihnouti nemůžeme, ač jest veliký v moci, však soudem a přísnou spravedlností netrápí.
Altın parıltısı geliyor kuzeyden, Tanrı korkunç görkeme bürünmüş.και χρυσαυγης καιρος ελθη απο βορρα. Φοβερα δοξα υπαρχει εν τω Θεω.
Altın parıltısı geliyor kuzeyden, Tanrı korkunç görkeme bürünmüş.Светлая погода приходит от севера, и окрест Бога страшное великолепие.
İlgili Sayfalar