korkulu ile cümle
korkulu kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
ÖRNEK CÜMLE
7
HARF
3
HECE
7
ORT. KELİME
Araba bir korkuluğa çarptı.The car ran into a guardrail.
Araba korkuluğa çarptı ve tepeden aşağıya yuvarlandı.The car crashed into the guard-rail and rolled down the hill.
Korkuluğa tutun.Hold on to the rail.
Korkulu gözlerle ona bakıyordu.She stared at him with frightened eyes.
Korkulu rüya görmektense uyanık yatmayı yeğlerim.Better safe than sorry.
Arka bahçedeki korkuluk kasırga sırasında devrildi.The scarecrow in the backyard fell over during the hurricane.
Ben kuşları korkutup kaçıramam. Ben bir korkuluk değilim.I cannot scare the birds away. I am not a scarecrow.
Tom korkuluktan aşağı kaydı.Tom slid down the banister.
Tom korkulukta kendini desteklemek zorunda kaldı.Tom had to support himself on the railing.
Tom merdivenlerden inerken korkuluğu tuttu.Tom kept his hand on the banister as he walked down the stairs.
Binlerce kişinin ölü ya da kayıp olmasından korkuluyor.Thousands are feared dead or missing.
Korkuluk çöktü ve birkaç kişi yere düştü.The balustrade gave way and several people fell to the ground.
Tom korkuluk üzerine eğildi.Tom leaned over the banister.
Korkulu bir son sonsuz bir korkudan daha iyidir.Better an end with horror than a horror without end.
Sonra korkuluk yol verdi.Then the railing gave way.
Ben 10'un korkulu rüyasıdır.I Have A Dream 10.
Peter Lik and Andrew Leech: Okulun ve Andy ile Danny'nin korkulu rüyalarıdır.Peter Lik and Andrew Leech: Peter and Andrew are Andy's and Danny's nemeses.
İnsanlara korkulu kâbusları ve karabasanları gönderen odur.They are treacherous people who violate oaths and covenants.
Metalik korkuluklar sonradan eklenmiştir.The metallic parapets were attached subsequently.
Korkulu rüyalardır.They are dreams.
Adam korkulu, endişeli, kararsız bir halde bekliyor.He is mysterious, scary and leads with fearless determination.
Yolculara korkulu anlar yaşatan yangın nedeniyle uçak Atatürk Havaalanı'na zorunlu iniş yaptı.Due to injuries sustained by passengers, the aircraft made an emergency landing at Narita.
Evinden koşarak bir köprüye doğru koşar ve köprünün korkuluklarına varır, sıçrayıp arkasına geçer.Passers-by, cross the bridge and cross it back.
Mücevherat sandukasının çalınmış olduğundan korkulu olduğunu bildirir.The news comes that the crown jewels have been stolen.
Dikdörtgen planlı yapının bir kapısı ve pirinç korkuluklu iki penceresi vardır.The extension has a door and two casement windows.
Korkuluk ile çenesini düzeyi, yöneticisi, son bir kez arkasına baktı.His chin level with the banister, the manager looked back for the last time.
Bu seninki kulak korkulu oyuk pierc'd Gecelik o olduğu görüşündeydi nar ağacı söylüyor:That pierc'd the fearful hollow of thine ear; Nightly she sings on yond pomegranate tree:
Ben, beni kurtarmak için gel Romeo zaman önce wake? There'sa korkulu noktası!I wake before the time that Romeo Come to redeem me? there's a fearful point!
Bir korkuluğu neden TED'e davet etmişler?Why was the scarecrow invited to TED?
Burada "Korkulu Dörtlü" ile aynı karede.Here he is pictured with the "fearsome foursome."
Ateşten gömleği giymenin zamanı, kahramanın korkulu rüyası.Approach It's time to face the biggest ordeal, the hero's worst fear.
Çünkü RAB uludur, yalnız O övgüye değer, İlahlardan çok Ondan korkulur.For great is Yahweh, and greatly to be praised. He also is to be feared above all gods.
Jerry Schatzberg tarafından KorkulukScarecrow by Jerry Schatzberg
Birinci ve ikinci katlar arasında bir teras bir korkuluk ile çevriliydi.A terrace between the first and second floors was surrounded by a balustrade.
Konçerto, zorluğu nedeniyle birçok piyanist tarafından saygı görüyor, hatta korkuluyor.Owing to its difficulty, the concerto is respected, even feared, by many pianists.
Alanda korkuluk bulunmaz ve tehlikeli olabilecek ıslak, kaygan kayalarla çevrilidir.The area is unfenced and surrounded by wet, slippery rocks which can be dangerous.
Korkuluk mantık hatası aşağıdaki tartışma modelinde ortaya çıkar:The straw man fallacy occurs in the following pattern of argument:
Dış korseler otsu olup, dar bir korkuluk sınırı vardır. [1]The external bracts are herbaceous, with a narrow scariety margin.[1]
İçeride, ferforje korkuluklu bir merdiven, neo-barok bir stile sahiptir.Inside, a preserved staircase with a wrought iron balustrade boasts a neo-baroque decoration.[1]
Her politik görüşün negatif sonuçlar getirmesinden korkuluyordu.Jede Seite des politischen Spektrums befürchtete für sich negative Konsequenzen.
Şamanlar hem doktor gibi şifa dağııtıcı hem de korkulup sakınılan kimselerdi.Die Gesandten wurden aber abweisend und spöttisch behandelt.
Korkulu rüyalardır.Sie sind Träume.
Nihayetinde canlanmış korkuluğu yenmeyi başarır.Gemeinsam besiegt man schließlich das Böse.
Rüştü'nün kullandığı araba köprü korkuluklarına çarptı.Das Pferd der Braut stolpert jedoch, als sie über die Brücke reitet.
İnsanlara korkulu kâbusları ve karabasanları gönderen odur.Er ist der Wächter der Wege und Beschützer der Reisenden, der Hindernisse aus dem Weg räumt.
Ben 10'un korkulu rüyasıdır.Le groupe La Part de rêve a 10 ans.
Mücevherat sandukasının çalınmış olduğundan korkulu olduğunu bildirir.Il découvre qu'il est soupçonné du vol des joyaux.
Ben 10'un korkulu rüyasıdır.Sueño de paz 10.
Şamanlar hem doktor gibi şifa dağııtıcı hem de korkulup sakınılan kimselerdi.Los doctores parecían esperanzados, incluso confiados ...
Yapıtın bir başka tarihi eseri ise Korkuluk Zinciri'dir.Todo el acontecer de la Historia humana es una cadena de causa-efecto.
Halk olaylardan oldukça korkulu ve endişelidir.Callada y temerosa de la gente.
Näkki, havuzların, kuyuların ve köprilerin korkulu ruhu.Näkki, espíritu temible de los estanques, pozos y puentes.
Ben 10'un korkulu rüyasıdır.1.Bersaglio della paura.
Nihayetinde canlanmış korkuluğu yenmeyi başarır.Alla fine riuscirà a vincere le sue paure.
Son olarak da iki yana, hayvanların denizden ürkmesini önlemek için korkuluklar yapılmıştır.Dei cinque caccia della RAF danneggiati, due di essi furono poi rottamati.
Bu arada yolda karşılaştığı bir korkuluk da ona eşlik eder.Questa passione per le corde lo accompagna tuttora.
Ben 10'un korkulu rüyasıdır.Я верю в чудеса 10.
Deneklerini korkutmak için korkuluk maskesi takar.كاشفة القناع عن احكام الرضاع.
Her politik görüşün negatif sonuçlar getirmesinden korkuluyordu.وقد بُرهن أيضاً أن المزاج الإيجابي يظهر الأثار السلبية على الإدراك.
Nolan, Korkuluk rolünü vermeden öne Murhpy'yi Batman rolü için de düşündü.قرر نولان عدم منح مورفي دور باتمان، قبل أن يعطيه دور الفزاعة.