Artık korkuları kalmamıştı.Rädslan är inte längre rädsla.
Artık korkuları kalmamıştı.Rasa takut itu tidak ada lagi.
Artık korkuları kalmamıştı.Strach przerodził się w siłę.
Artık korkuları kalmamıştı.Strach už nie je strachom.
Artık korkuları kalmamıştı.Sự sợ hãi không còn nữa.
Artık korkuları kalmamıştı.Ο φόβος δεν είναι πλέον φόβος.
Artık korkuları kalmamıştı.Страха больше не было.
Artık korkuları kalmamıştı.Страхът вече не беше страх.
Artık korkuları kalmamıştı.המצרי המדהים.
Artık korkuları kalmamıştı.الخوف لم يعد موجودا
Artık korkuları kalmamıştı.それは実際 力に変わったのです
Başka bir deyişle korkularımız bizi gelecek ile ilgili düşünmeye yönlendirir.Anders formuliert: Unsere Ängste lassen uns an die Zukunft denken.
Başka bir deyişle korkularımız bizi gelecek ile ilgili düşünmeye yönlendirir.Cu alte cuvinte, fricile ne fac să ne gândim la viitor.
Başka bir deyişle korkularımız bizi gelecek ile ilgili düşünmeye yönlendirir.En d'autres termes, nos peurs nous font penser à l'avenir.
Başka bir deyişle korkularımız bizi gelecek ile ilgili düşünmeye yönlendirir.En otras palabras, nuestros miedos nos hacen pensar en el futuro.
Başka bir deyişle korkularımız bizi gelecek ile ilgili düşünmeye yönlendirir.In altre parole le nostre paure ci fanno pensare al futuro.
Başka bir deyişle korkularımız bizi gelecek ile ilgili düşünmeye yönlendirir.Innymi słowy, lęki zmuszają nas do myślenia o przyszłości.
Başka bir deyişle korkularımız bizi gelecek ile ilgili düşünmeye yönlendirir.Jinými slovy, naše obavy nás nutí přemýšlet o budoucnosti.
Başka bir deyişle korkularımız bizi gelecek ile ilgili düşünmeye yönlendirir.즉, 우리의 두려움은 미래에 대해 생각하도록 만듭니다.
Başka bir deyişle korkularımız bizi gelecek ile ilgili düşünmeye yönlendirir.Más szóval, félelmeink elgondolkodtatnak minket a jövőről.
Başka bir deyişle korkularımız bizi gelecek ile ilgili düşünmeye yönlendirir.Met andere woorden onze angsten doen ons nadenken over de toekomst.
Başka bir deyişle korkularımız bizi gelecek ile ilgili düşünmeye yönlendirir.Nói cách khác, nổi sợ khiến chúng ta nghĩ về tương lai.
Başka bir deyişle korkularımız bizi gelecek ile ilgili düşünmeye yönlendirir.Por outras palavras, os nossos medos fazem-nos pensar no futuro.
Başka bir deyişle korkularımız bizi gelecek ile ilgili düşünmeye yönlendirir.Z drugimi besedami, naši strahovi nas silijo, da razmišljamo o prihodnosti.
Başka bir deyişle korkularımız bizi gelecek ile ilgili düşünmeye yönlendirir.Με άλλα λόγια οι φόβοι μας κάνουν να σκεφτούμε το μέλλον.
Başka bir deyişle korkularımız bizi gelecek ile ilgili düşünmeye yönlendirir.Другими словами, страх заставляет нас задуматься о будущем.
Başka bir deyişle korkularımız bizi gelecek ile ilgili düşünmeye yönlendirir.Інакше кажучи, наші страхи спонукають нас до роздумів про майбутнє.
Başka bir deyişle korkularımız bizi gelecek ile ilgili düşünmeye yönlendirir.С други думи, страховете ни карат да мислим за бъдещето.
Başka bir deyişle korkularımız bizi gelecek ile ilgili düşünmeye yönlendirir.במילים אחרות, הפחדים שלנו גורמים לנו לחשוב על העתיד.
Başka bir deyişle korkularımız bizi gelecek ile ilgili düşünmeye yönlendirir.وبعبارة أخرى, مخاوفنا تجعلنا نفكر في مستقبلنا
Başka bir deyişle korkularımız bizi gelecek ile ilgili düşünmeye yönlendirir.未来について このように考え
Bazılarımız korkularımızı diğerlerinden daha dikkatle okur.Agora, alguns de nós conseguem compreender melhor os medos do que outros.
Bazılarımız korkularımızı diğerlerinden daha dikkatle okur.Ahora, algunos analizamos nuestros miedos con mayor detenimiento que otros.
Bazılarımız korkularımızı diğerlerinden daha dikkatle okur.Bây giờ, một vài người trong chúng ta đọc một cách tự nhiên những nổi sợ kỹ lưỡng hơn những người khác.
Bazılarımız korkularımızı diğerlerinden daha dikkatle okur.Einige von uns neigen dazu, ihre Ängste genauer als andere zu lesen.
Bazılarımız korkularımızı diğerlerinden daha dikkatle okur.우리 중 몇몇 분들은 두려움을 남들보다 더 잘 읽어냅니다.
Bazılarımız korkularımızı diğerlerinden daha dikkatle okur.Maintenant, certains d'entre nous lisent naturellement nos peurs de plus près que les autres.
Bazılarımız korkularımızı diğerlerinden daha dikkatle okur.Naturalmente alcuni ascoltano e "leggono" le proprie paure più di altri.
Bazılarımız korkularımızı diğerlerinden daha dikkatle okur.Naturalnie, niektórzy odbierają je bardziej dosłownie niż inni.
Bazılarımız korkularımızı diğerlerinden daha dikkatle okur.Nekateri izmed nas že po naravi bolj natančno berejo svoje strahove kot drugi.
Bazılarımız korkularımızı diğerlerinden daha dikkatle okur.Někteří z nás přirozeně čtou své obavy podrobněji než ostatní.
Bazılarımız korkularımızı diğerlerinden daha dikkatle okur.Niet iedereen gaat even diep in op zijn angsten.
Bazılarımız korkularımızı diğerlerinden daha dikkatle okur.Prin firea lor, unii oameni își citesc fricile mai mult decât alții.
Bazılarımız korkularımızı diğerlerinden daha dikkatle okur.Természetesen vannak, akik jobban értelmezik a félelmeiket, mint mások.
Bazılarımız korkularımızı diğerlerinden daha dikkatle okur.Κάποιοι διαβάζουμε τους φόβους μας πιο προσεκτικά σε σχέση με τους άλλους.
Bazılarımız korkularımızı diğerlerinden daha dikkatle okur.Дехто "читає" власні страхи уважніше за інших.
Bazılarımız korkularımızı diğerlerinden daha dikkatle okur.Некоторые из нас больше склонны прислушиваться к собственным страхам, чем остальные.
Bazılarımız korkularımızı diğerlerinden daha dikkatle okur.Някои от нас разчитат страховете по-добре от други.
Bazılarımız korkularımızı diğerlerinden daha dikkatle okur.עכשיו, חלקנו באופן טבעי קוראים את הפחדים שלנו ביתר תשומת לב מאחרים.
Bazılarımız korkularımızı diğerlerinden daha dikkatle okur.الآن, منا من يقرأ, مخاوفنا عن كثب أكثر من البعض الأخر
Bazılarımız korkularımızı diğerlerinden daha dikkatle okur.最近 成功した起業家に関する 論文を読んだのですが
Bazı zamanlar, tabii ki, en kötü korkularımız gerçekleşir.A někdy se samozřejmě naše nejhorší obavy naplní.
Bazı zamanlar, tabii ki, en kötü korkularımız gerçekleşir.E a volte ovviamente capita che le nostre paure si avverino.
Bazı zamanlar, tabii ki, en kötü korkularımız gerçekleşir.E, claro, por vezes os nossos piores medos tornam-se realidade.
Bazı zamanlar, tabii ki, en kötü korkularımız gerçekleşir.És természetesen időnként a legrosszabb félelmeink válnak valóra.
Bazı zamanlar, tabii ki, en kötü korkularımız gerçekleşir.Et parfois, bien sûr, nos pires craintes deviennent réalités.
Bazı zamanlar, tabii ki, en kötü korkularımız gerçekleşir.Într-adevăr, uneori, cele mai mari frici devin realitate.
Bazı zamanlar, tabii ki, en kötü korkularımız gerçekleşir.In včasih se naši najhujši strahovi uresničijo.
Bazı zamanlar, tabii ki, en kötü korkularımız gerçekleşir.I rzeczywiście, czasami spełniają się najgorsze obawy.
Bazı zamanlar, tabii ki, en kötü korkularımız gerçekleşir.물론 때로는 최악의 두려움이 실현됩니다.