Bu benim korkularımı harekete geçirdi.This aroused my fears.
McClellan Lincoln'un korkularını yatıştırmak için çalıştı.McClellan tried to calm Lincoln's fears.
Sen korkularınla yüzleşmelisin.You must face your fears.
Bu korkuları bir kenara bırak.Put aside those fears.
Onlar korkularıyla baş edebilirler.They can overcome their fear.
Onlar korkularının üstesinden gelebilirler.They can overcome their fear.
Korkularını yenebilirler.They can overcome their fear.
Onlar korkularının üstesinden gelebilir.They can overcome their fears.
Benim en kötü korkularım gerçekleşti.My worst fears came true.
Onlar korkularını fethedebilirler.They can conquer their fear.
Onun korkuları kayboldu.His fears vanished.
Korkularınla yüzleşmek zorundasın.You've got to face your fears.
Sen bana her zaman korkularımla yüzleşmeyi öğrettin.You taught me always to face my fears, Tom.
Tom'un korkuları sağlam temelliydi.Tom's fears were well founded.
Tom'un korkuları tamamen asılsız değildi.Tom's fears weren't exactly unfounded.
Başarısızlık korkusu dünyadaki en yaygın korkulardan biridir.The fear of failure is one of the most common fears in the world.
O korkular muhtemelen haklı değildir.Those fears probably aren't justified.
Halkın korkuları sebepsiz değildir.The people's fears aren't groundless.
En büyük korkularımız en derin hazinelerimizi koruyan ejderhalardır.Our greatest fears are the dragons that keep our deepest treasures.
Sami'nin korkuları gerçek oldu.Sami's fears became real.
Sami, Leyla'nın korkularını doğruladı.Sami confirmed Layla's fears.
Tom'un en büyük korkularından biridir bu.This is one of Tom's greatest fears.
Korkular içindeki İbrahim’in cinsel gücünü kazanmasını sağlarlar.This is what he had Abraham do in Fear and Trembling.
Bu Rus rublesinde düşüşe ve bir Rus mali krizi korkularına yol açmıştır.This led to the decline of the Russian ruble and sparked fears of a Russian financial crisis.
Sonra korkuları ve arzuları olan karmaşık bir birey hâline gelir.Then he becomes a complex individual with fears and desires.
Atların ve aygırların medyadaki negatif tasvirleri de kişinin korkularına neden olabilir.Negative media portrayals of horses and stallions may add to one's fears.
Gizlilik koşulları müşterilerin korkularını hafifletmek için Microsoft tarafından hızla güncellendi.The privacy terms were quickly updated by Microsoft to allay customers' fears.
Korkularına ve ve korkuların varlığının sebebine odaklanır.It focuses on one's fears and the reason they exist.
Kendilerini onlarla kirletme korkuları vardı.Those people should be ashamed of themselves.
Onun sosyal korkuları liseye başlamasıyla son erdi.His social anxiety ended by high school.
Geçmişten gelen korkuları vardır.Timages of Its Past.
Diğer bir deyişle korkuların üstüne gitmektir.Or rather, courage in the face of fear.
Spesifik korkular sınıfındandır.Racial Character Classes.
Korkularımız sınırlı olursa, ihtiyatlıyız, dikkatliyiz, düşünceliyiz.When our fears are bounded, we're prudent, we're cautious, we're thoughtful.
Korkularımız sınırsız ve şişkin ise, pervasızız ve korkağız.When our fears are unbounded and overblown, we're reckless, and we're cowardly.
Sonunda duvara tosladığımız büyüyen korkularınızı bir kenara bırakın.Ignore those creeping fears that we have finally hit the wall.
Bizi korkularımız yönlendiriyordu.We were led by our fears.
Korkularımız da bizi kemer sıkma politikasının kör kuyusuna itti.And our fears led to a blind faith in the orthodoxy of austerity.
Yani bence bu, toplumumuzdaki bazı korkuları cevaplamanın bir yoludur.So that, I think, would be a way to answer some of the fears that we have in our society.
Özellikle de çocukken edindiğimiz korkularla ilgili olarak.Especially with fears you gained when you were a child.
Var olan analitik düşünme sisteminizi ve kabiliyetlerinizi alın ve eski korkular üzerine uygulayın.Take the analytical frameworks, the capabilities you have, apply them to old fears.
Sen hep demez misin, korkularýmýzla yüzleţmemiz gerekiyor diye. Ben de bunun için çalýţýyorum iţte.Didn't you always say to face your fears... ...so i'm trying to do that.
Korkularımızla yüzleşmeli ve caddelerimizi geri almalıyız, şehirlerimizi ve mahallelerimizi de.We need to face our fears and take back our streets, our cities, our neighborhoods.
Böyle korkuları olan çocukların güçlü hayalgüçleri olduğunu söyleriz.And what we say about kids who have fears like that is that they have a vivid imagination.
Şimdi, bu korkuları kolaylıkla farklı bir şekilde isimlendirebiliriz.Now we might just as easily call these fears by a different name.
Biz onlara korkular yerine hikayeler diyelim.What if instead of calling them fears, we called them stories?
Korkuların ve hikayelerin benzer bileşenleri vardır.And fears and storytelling have the same components. They have the same architecture.
Benzer yapıları vardır. Bütün hikayeler gibi korkuların da kahramanları vardır.Like all stories, fears have characters.
Korkularımızın kahramanları biziz.In our fears, the characters are us. Fears also have plots.
Korkuların olaylar dizisi de vardır.They have beginnings and middles and ends.
Korkular merak da yaratırlar.Fears also have suspense.
Korkularımız bizi meraklarımızla benzer şekilde kışkırtır.Our fears provoke in us a very similar form of suspense.
Başka bir deyişle korkularımız bizi gelecek ile ilgili düşünmeye yönlendirir.In other words, our fears make us think about the future.
Bazılarımız korkularımızı diğerlerinden daha dikkatle okur.Now, some of us naturally read our fears more closely than others.
Yani bu şekilde eğer en kötü korkuları gerçekleşirse işleri hazır olacaktı.So that way, if their worst fears came true, their businesses were ready.
Bazı zamanlar, tabii ki, en kötü korkularımız gerçekleşir.And sometimes, of course, our worst fears do come true.
Arasıra korkularımız gelecek hakkında bilgi verir.Once in a while, our fears can predict the future.
Fakat hayalgücümüzün uydurduğu bütün korkular için hazırlık yapamayız.But we can't possibly prepare for all of the fears that our imaginations concoct.
Öyleyse dikkate almaya değer korkularla diğerlerini nasıl ayırt edeceğiz?So how can we tell the difference between the fears worth listening to and all the others?
Artık korkuları kalmamıştı.The fear is no longer fear.