Ana içeriğe geç
Sözlük

korku ile cümle

korku kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
5
ORT. KELİME
Sanırım seni biraz korkuttular.I think they scared you a bit.
Tom öleceğinden korkuyor.Tom is afraid that he'll die.
Tom korkuyormuş gibi davrandı.Tom behaved like he was afraid.
O benim için çok korkunçtu.That was very scary to me.
Gerçekten o kadar korkunç değildi.It wasn't really so scary.
Şartlar o kadar hızlı değişiyor ki bu beni korkutuyor.Things are changing so fast it scares me.
Sanırım Tom'u korkuttum.I think I frightened Tom.
Tom ailesine olabileceklerden korkuyordu.Tom was afraid of what might happen to his family.
Durum korkunçtu.The situation was dire.
Fadıl'ın suçu son derece korkunçtu.Fadil's crime was utterly terrific.
Herkes kötü bir şey olacağından korkuyordu.Everybody was afraid that something bad was gonna happen.
Fadıl çok korkuyordu.Fadil was so scared.
Fadıl, Leyla'dan ölümüne korkuyordu.Fadil was scared to death of Layla.
Fadıl, Leyla'yı korkutmak istedi.Fadil wanted to scare Layla.
Tom kendisine ve ailesine olabileceklerden korkuyordu.Tom was afraid of what might happen to him and his family.
Çocukken canavarların o kadar korkutucu olduğunu düşünmüyordum.When I was a child, I didn't think that monsters were that scary.
Tom, Mary'nin hislerine zarar verebileceğinden korkuyor.Tom is afraid he might hurt Mary's feelings.
Tom, Mary'nin duygularını incitebileceğinden korkuyor.Tom is afraid he might hurt Mary's feelings.
Tom olabilecek şeyden çok korkuyordu.Tom was very afraid of what might happen.
Tom, Mary'nin onu vuracağından korkuyordu.Tom was afraid that Mary would shoot him.
Kendimi korkunç bir çıkmazda buldum.I found myself in a terrible fix.
Tom babasından çok korkuyor.Tom is very afraid of his father.
Sami'nin korkunç bir sırrı vardı.Sami had a horrifying secret.
O dil korkunç geliyor.That language sounds terrible.
Sami'nin ailesinin evi bir korku evine dönüştü.Sami's family home became a house of horror.
Denizanasından korkuyorum.I'm terrified of jellyfish.
Bu şirketlerin bizim gözümüzü korkutmalarına izin veremeyiz.We can't let these corporations push us around.
Onların bizim gözümüzü korkutmalarına izin veremeyiz.We can't let them push us around.
Tom'u her düşündüğümde korkuyla eğilirim.I cringe every time I think about Tom.
Köpeğimden korkuyor gibi görünüyorsun.You seem to be afraid of my dog.
O korkunç bir başkandı.He was a terrible president.
Köpeklerden korkuyor gibi görünüyorsun.You seem to be afraid of dogs.
Sen Tom'dan korkuyor görünüyorsun.You seem to be afraid of Tom.
Tom, Mary'nin köpeğinden korkuyor.Tom is scared of Mary's dog.
Hiçbir şey artık beni korkutmuyor.Nothing scares me anymore.
Tom Mary'yi korkutmak istedi.Tom wanted to scare Mary.
Tom onu yapmaktan korkuyor.Tom is afraid to do that.
Tom'un korkunç bir nezlesi var.Tom has a terrible cold.
Bu korkunç bir şemsiye.This is a terrible umbrella.
Kanser korkunç bir hastalıktır.Cancer is a terrible disease.
Ölüm beni korkutmaz.Death doesn't scare me.
Tom'un senin gözünü korkutmasına izin verecek misin?Are you going to let Tom push you around?
Sizi korkuttuysam özür dilerim, bayanlar.Sorry if I startled you, ladies.
Örümceklerden son derece korkuyorum.I am extremely scared of spiders.
Örümceklerden korkuyorum.I am scared of spiders.
Bu korkunç. Ve hepsi benim hatam.This is terrible. And it's all my fault.
Üzgünüm. Seni korkutmak istemedim.I'm sorry. I didn't mean to scare you.
Bisikletle seyahat etmeyi severim ama bir ayı tarafından parçalanmaktan korkuyorum.I'd love to travel by bike, but I'm afraid of getting mauled by a bear.
Büyük kötü kurttan kim korkuyor?Who's afraid of the big bad wolf?
Tom ve Mary korkunç bir kavga yaptı.Tom and Mary got into a terrible fight.
Tom kesinlikle korkuyor.Tom is certainly afraid.
Bu korkunç sınav döneminden geçer geçmez parti vereceğiz.Once I get through this horrible exam period, we’ll party hard.
Sami kendi hayatı için korku duyduğunu iddia etti.Sami claimed he feared for his life.
Tom tarafından korkutulmuş gibi görünüyorsun.You seem to be intimidated by Tom.
Köpekler beni korkutur.The dogs scare me.
Fareler porsuklardan korkuyorlar.Mice are afraid of badgers.
Korkunç bir hikaye dinlemek ister misiniz?Would you like to hear a scary story?
Korkunç bir hikaye duymak ister misin?Do you want to hear a scary story?
O hâlâ sizi korkutuyor mu?Does that still scare you?
O beni korkutmaz.She doesn't scare me.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod