Ana içeriğe geç
Sözlük

korktuk ile cümle

korktuk kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
ÖRNEK CÜMLE
7
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
İnsanların yeni fikirlerden neden korktuklarını anlayamıyorum. Ben eskilerinden korkarım.I can't understand why people are frightened of new ideas. I'm frightened of the old ones.
Biz onun duygularını incitmekten korktuk.We were afraid that we might hurt his feelings.
Biz korktuk.We are afraid.
Onlar sadece kamuoyundan korktukları için projeye karşı çıkmadılar.They didn't oppose the project just because they feared public opinion.
Ona zarar vermekten korktukları için sessiz kaldılar.They kept silent for fear of offending her.
Hepimiz korktuk.We were all scared.
Doğrusu hepimiz biraz korktuk.We're all a little scared, to be honest.
İnsanların örümceklerden neden bu kadar korktuklarını anlamıyorum.I don't understand why people are so afraid of spiders.
Biz korktuk ve onları öldürdük.We got scared and killed them.
Biz neyden korktuk?What were we afraid of?
İkimiz de tramplenden atlamaya korktuk.We were both afraid to jump off the diving board.
Onlar korktuklarını söyledi.They said they were afraid.
Tom ve ben ikimiz de korktuk.Tom and I were both scared.
Tom ve ben korktuk.Tom and I were frightened.
Bu sefer Tom ve ben gerçekten korktuk.This time Tom and I are really scared.
Tom ve Mary'nin bunu yapmaktan korktuklarından şüpheleniyorum.I suspect that Tom and Mary are afraid to do that.
Halbuki Alevilerin baskı ve zulümden korktukları için gizli yaptıklarını anlamıyorlardı.They motioned back that they would not; but that they afterwards became frightened and did leave."
İnsanlar onlardan korktukları için harabelerde ve kalıntılarda gezmeye çekinirler.They then go on a rampage to finish him and his houseguests off.
Korktukları zaman veya heyecanlandıklarında havlarlar.She tends to expand or riff on these when she is excited.
Ve korktukları zaman, Onlar kendi borç verme, hangi para yaratılması sınırlar sınırlama.And when they're scared, they limit their lending, which limits the creation of money.
Ama gerçek şu ki cezadan korktukları için oynuyorlar.But the truth is that animals perform because they fear punishment.
Korktukları için, ben hala sana kalacakFor fear of that I still will stay with thee,
Tarihin akışına baktığımızda, korktukları başlarına gelmiş. .And in fact this family would not be able to.
Seninle şarkı söyledik ve seninle ümit ettik savaştık, korktuk ve dua ettik.With you we sang. And with you we labored. We fought our fears.
İkisi de kaynanalarından korktuklarını söylemişti.They both said they were afraid of their mothers-in-law.
Öleceğimden korktukları için bir süre kuvözde kalmışım.They were afraid I'd die so I was in an incubator for a while
Diğer primatlar korktuklarında, kendilerine güvende hissetmek için ağaçların tepesine kaçarlar.All other primates, when they're scared, they run up a tree, where they feel safe.
Ebeler kendisinden korktukları için Tanrı onları ev bark sahibi yaptı.It happened, because the midwives feared God, that he gave them families.
Bununla birlikte yetkililerden korktukları için, hiç kimse Ondan açıkça söz etmiyordu.Yet no one spoke openly of him for fear of the Jews.
Korktukları başlarına gelsin! [4,77]Alas the woe for them!
Mücrimlerin defterdeki kayıtlardan korktuklarını ve şöyle dediklerini görürsün:“Eyvah bize!They will say, ‘Woe to us! What a book is this!
Bunun, onlara azgınlık ve küfür sarmasından korktuk.We were afraid that out of love for him they would lose their faith in God and commit rebellion
Bu çocuğun, onları azgınlığa ve kafirliğe sevketmesinden korktuk da öldürdük.We were afraid that out of love for him they would lose their faith in God and commit rebellion
Çocuğun onları azgınlık ve inkâra sürüklemesinden korktuk."We were afraid that out of love for him they would lose their faith in God and commit rebellion
Bunun için (çocuğun) onları azgınlık ve nankörlüğe boğmasından korktuk."We were afraid that out of love for him they would lose their faith in God and commit rebellion
Bu çocuğun onları ileride azgınlığa ve küfre sürüklemesinden korktuk.We were afraid that out of love for him they would lose their faith in God and commit rebellion
Denekler, uykuya dalacaklarından korktukları için gazın kapanmasını istemediler.The subjects did not want the gas to turn off, for fear they would fall asleep.
İntikam saldırılarından korktukları için en az 70 aile kendi kendilerine hapsedildi.[1]At least 70 families are in a self-imposed confinement due to fear of revenge attacks.[1]
İnsanların yeni fikirlerden neden korktuklarını anlayamıyorum. Ben eskilerinden korkarım.Ich kann nicht verstehen, warum die Leute sich vor neuen Ideen fürchten. Ich fürchte mich vor den alten.
Senden korktukları şeyi bırak ellerine; korktuğun şeyi al onlardan.Leave aside relying upon him as a protector, they even deride others who do so.
Alfonso kızkardeşlere korktuklarının başlarına geldiğini bildirir: Fernando ve Guglielemo geri dönmüştür.Don Alfonso confirma los temores de las jóvenes: Ferrando y Guglielmo regresan.
Korktukları zaman veya heyecanlandıklarında havlarlar.Se utiliza en los momentos de angustia o agitación.
Hepimiz korktuk.Мы все были напуганы.
Senden korktukları şeyi bırak ellerine; korktuğun şeyi al onlardan.Воистину, души шейхов довольны тобой и не бойся того, что люди будут отвергать твои задания.
Hani korktukları bir şey vardı ya, ‘‘kesip asacaklar bunlar’’ evet keseceğiz, asacağız.То есть вешали бы сами?» ответил — «сам бы не вешал, но тех, кто вешает, поддержал бы».
Senden korktukları şeyi bırak ellerine; korktuğun şeyi al onlardan.فاترك في أيديهم ما خافوك عليه، واهرب منهم بما خفتهم عليه; فما أحوجهم إلى ما منعتهم، وأغناك عما منعوك!
Hani korktukları bir şey vardı ya, ‘‘kesip asacaklar bunlar’’ evet keseceğiz, asacağız.كلما مررنا بكل زهرة كانت تخبرني:” أقتلها ، أقطفها لو أردت ذلك “.
Sonları korktukları gibi oldu.É o que faz eles serem tão assustadores.
Senden korktukları şeyi bırak ellerine; korktuğun şeyi al onlardan.Maar zij van wie gij opstandigheid vreest vermaand haar en vermijdt haar op de rustplaatsen en slaat haar.
Korktukları zaman veya heyecanlandıklarında havlarlar.Na ogół tylko gdy się przestraszy lub rozgniewa.
Ayrıca kappaların ateşten ve özellikle büyük yangınlardan çok korktukları bilinmektedir.Flertalet husdjur är rädda för fyrverkerier och framförallt dess ljud.
Hani korktukları bir şey vardı ya, ‘‘kesip asacaklar bunlar’’ evet keseceğiz, asacağız.Коли їх живосилом піднімали: «Висимо, сину?» — «Висимо, тату».
Sonları korktukları gibi oldu.Останні були невдовзі страчені.
Senden korktukları şeyi bırak ellerine; korktuğun şeyi al onlardan.A ty, jejichž neposlušnosti se obáváte, varujte a vykažte jim místa na spaní a bijte je!
Hani korktukları bir şey vardı ya, ‘‘kesip asacaklar bunlar’’ evet keseceğiz, asacağız.Těm to ale změnili tak, že místo zastřelení měli být oběšeni. „Ty,“ povídá jeden druhému, „je to dobrý.
Hani korktukları bir şey vardı ya, ‘‘kesip asacaklar bunlar’’ evet keseceğiz, asacağız.Ásás közben szellemek jönnek: „Melyiket akasszuk fel?” - kérdik, és mind elmenekül.
Hani korktukları bir şey vardı ya, ‘‘kesip asacaklar bunlar’’ evet keseceğiz, asacağız.Passer rejste sig og sagde i forbifarten: “Det gælder om at hænge i!”
Senden korktukları şeyi bırak ellerine; korktuğun şeyi al onlardan.Dem, fra hvem dere frykter oppsetsighet, skal dere formane, gå ikke til sengs med dem, og gi dem stryk.
Senden korktukları şeyi bırak ellerine; korktuğun şeyi al onlardan.Janganlah hatimu iri kepada orang-orang yang berdosa, tetapi takutlah akan TUHAN senantiasa.
Senden korktukları şeyi bırak ellerine; korktuğun şeyi al onlardan.『妻をあなたの許に留め、アッラーフを畏れなさい。
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod