Sonraki aşamada doğal olarak korktuk, çünkü hayvanın havada süzülmek için gerekli uzvu yok.Mieliśmy pewne obawy, bo gekon nie jest przystosowany do szybowania.
Sonraki aşamada doğal olarak korktuk, çünkü hayvanın havada süzülmek için gerekli uzvu yok.Natuurlijk waren we bang omdat het dier geen glijvlucht-aanpassingen heeft, dus dachten we:
Sonraki aşamada doğal olarak korktuk, çünkü hayvanın havada süzülmek için gerekli uzvu yok.Конечно, мы перепугались, ведь животные не способны летать, тогда мы решили:
Sonraki aşamada doğal olarak korktuk, çünkü hayvanın havada süzülmek için gerekli uzvu yok.באופן טבעי, חששנו עכשיו, מכיוון שלחיה אין הסתגלות לדאיה.
Sonraki aşamada doğal olarak korktuk, çünkü hayvanın havada süzülmek için gerekli uzvu yok.الآن، بالطبع، نحن خائفون لأن الحيوان غير مكيف للتحليق
Sonraki aşamada doğal olarak korktuk, çünkü hayvanın havada süzülmek için gerekli uzvu yok.ヤモリには滑空適応がないからです そこで考えました「それなら垂直風洞に入れて
Sovyetler Birliği varken, zengin ve güçlülerin insanlara ihtiyacı oldu, çünkü insanlar onlardan korktular.Als es die Sowjetunion noch gab, brauchten die Reichen und Mächtigen das Volk, weil sie es fürchteten.
Sovyetler Birliği varken, zengin ve güçlülerin insanlara ihtiyacı oldu, çünkü insanlar onlardan korktular.Amíg létezett a Szovjetunió, a gazdagoknak szükségük volt a népre, mert féltek tőle.
Sovyetler Birliği varken, zengin ve güçlülerin insanlara ihtiyacı oldu, çünkü insanlar onlardan korktular.Când Uniunea Sovietică încă exista, cei bogaţi şi puternici aveau nevoie de oameni fiindcă le era teamă de ei.
Sovyetler Birliği varken, zengin ve güçlülerin insanlara ihtiyacı oldu, çünkü insanlar onlardan korktular.Da Sovjetunionen fortsat eksisterede havde de rige og magtfulde behov for folket fordi de frygtede dem.
Sovyetler Birliği varken, zengin ve güçlülerin insanlara ihtiyacı oldu, çünkü insanlar onlardan korktular.Khi Liên bang Xô Viết còn tồn tại, Người giàu có và nhà cầm quyền, họ cần nhân dân, vì họ sợ người dân.
Sovyetler Birliği varken, zengin ve güçlülerin insanlara ihtiyacı oldu, çünkü insanlar onlardan korktular.Podczas istnienia Związku Radzieckiego ludzie bogaci i wpływowi potrzebowali narodu, ponieważ się go bali.
Sovyetler Birliği varken, zengin ve güçlülerin insanlara ihtiyacı oldu, çünkü insanlar onlardan korktular.Quando a União Soviética ainda existia, os ricos e poderosos precisavam do povo porque os temiam.
Sovyetler Birliği varken, zengin ve güçlülerin insanlara ihtiyacı oldu, çünkü insanlar onlardan korktular.소련(Soviet Union)이 여전히 존재할 때, 부자와 권력자들은 대중이 필요했습니다, 왜냐하면 대중이 두려웠기 때문이죠.
Sovyetler Birliği varken, zengin ve güçlülerin insanlara ihtiyacı oldu, çünkü insanlar onlardan korktular.Όταν υπήρχε ακόμη η Σοβιετική Ένωση, οι πλούσιοι και οι ισχυροί, χρειάζονταν το λαό, επειδή τον φοβόντουσαν.
Sovyetler Birliği varken, zengin ve güçlülerin insanlara ihtiyacı oldu, çünkü insanlar onlardan korktular.Когато Съветския съюз съществуваше, богатите и силните се нуждаеха от народа, защото се страхуваха от него.
Sovyetler Birliği varken, zengin ve güçlülerin insanlara ihtiyacı oldu, çünkü insanlar onlardan korktular.Пока СССР ещё существовал, богатые и влиятельные нуждались в людях, потому как они их опасались.
Sovyetler Birliği varken, zengin ve güçlülerin insanlara ihtiyacı oldu, çünkü insanlar onlardan korktular.Поки Радянський Союз ще існував, багаті і впливові потребували людей, тому що боялися їх.
Sovyetler Birliği varken, zengin ve güçlülerin insanlara ihtiyacı oldu, çünkü insanlar onlardan korktular.כשברית המועצות עוד היתה קיימת, העשירים והחזקים, הם היו זקוקים לעם, מפני שהם חששו ממנו.
Sovyetler Birliği varken, zengin ve güçlülerin insanlara ihtiyacı oldu, çünkü insanlar onlardan korktular.عندما كان الاتحاد السوفيتى لايزال قائما كان الأغنياء والأقوياء في حاجة للناس لأنهم كانوا يخافونهم.
Sovyetler Birliği varken, zengin ve güçlülerin insanlara ihtiyacı oldu, çünkü insanlar onlardan korktular.力と富のある者達は 大衆を必要としていました 彼らを恐れていたからです 現在エリート達は解放されました
Şu anda en çok korktuğum şey saçımı kaybediyor olmam.Im Moment habe vor allem Angst davor, dass mir die Haare ausfallen.
Şu anda en çok korktuğum şey saçımı kaybediyor olmam.Jamais personne ne m'appellera "maman". En ce moment, ce qui m'effraie le plus, c'est mon début de calvitie.
Şu anda en çok korktuğum şey saçımı kaybediyor olmam.남자: 지금 제가 가장 두려운 건 머리가 빠지기 시작했다는 거에요.
Şu anda en çok korktuğum şey saçımı kaybediyor olmam.là tóc của tôi bắt đầu rơi ra ngoài. người phụ nữ: đây là tôi.
Şu anda en çok korktuğum şey saçımı kaybediyor olmam.الرجل: أحد الأشياء التي أخافها أكثر من أي شيء الآن أن شعري، بدأ في التساقط.
Şu anda en çok korktuğum şey saçımı kaybediyor olmam.髪の毛が薄くなって きたこと 女: これが私
Tarihin akışına baktığımızda, korktukları başlarına gelmiş. .Ani náhodou.
Tarihin akışına baktığımızda, korktukları başlarına gelmiş. .Rzeczywiście, już nie będzie. Nie, ani trochę.
Tarihin akışına baktığımızda, korktukları başlarına gelmiş. .И всъщност това семейство няма да успее. Съвсем не.
Tarihin akışına baktığımızda, korktukları başlarına gelmiş. .І фактично, ця сім'я не змогла. Ні, зовсім ні.
Tomardaki sözleri duyan kralla görevlileri ne korktular ne de giysilerini yırttılar.Ale neulekli se, aniž roztrhl roucha svá král a všickni služebníci jeho, kteříž slyšeli všecka slova ta.
Tomardaki sözleri duyan kralla görevlileri ne korktular ne de giysilerini yırttılar.Ale się nie ulękli, ani rozdarli szat swoich, król i wszyscy słudzy jego, którzy słyszeli wszystkie te słowa.
Tomardaki sözleri duyan kralla görevlileri ne korktular ne de giysilerini yırttılar.Il re e tutti i suoi ministri non tremarono né si strapparono le vesti all'udire tutte quelle cose
Tomardaki sözleri duyan kralla görevlileri ne korktular ne de giysilerini yırttılar.왕과 그 신하들이 이 모든 말을 듣고도 두려워하거나 그 옷을 찢지 아니하였고
Tomardaki sözleri duyan kralla görevlileri ne korktular ne de giysilerini yırttılar.Niso se pa zbali in niso pretrgali obleke svoje kralj in vsi hlapci njegovi, ki so slišali vse tiste besede.
Tomardaki sözleri duyan kralla görevlileri ne korktular ne de giysilerini yırttılar.Pero ni el rey ni todos sus servidores que oyeron estas palabras sintieron temor ni rasgaron sus vestiduras
Tomardaki sözleri duyan kralla görevlileri ne korktular ne de giysilerini yırttılar.Vua cùng các bầy tôi đã nghe mọi lời đó, không sợ gì cả, không xé áo mình.
Tomardaki sözleri duyan kralla görevlileri ne korktular ne de giysilerini yırttılar.Vua cùng các bầy_tôi đã nghe mọi lời đó , không sợ gì cả , không xé áo mình .
Tomardaki sözleri duyan kralla görevlileri ne korktular ne de giysilerini yırttılar.И не се разтрепераха, и не раздраха дрехите си, ни царя, ни един от слугите му, които чуха всички тия думи.
Tomardaki sözleri duyan kralla görevlileri ne korktular ne de giysilerini yırttılar.И не убоялись, и не разодрали одежд своих ни царь, ни все слуги его, слышавшие все слова сии.
Tomardaki sözleri duyan kralla görevlileri ne korktular ne de giysilerini yırttılar.ולא פחדו ולא קרעו את בגדיהם המלך וכל עבדיו השמעים את כל הדברים האלה׃
Tomardaki sözleri duyan kralla görevlileri ne korktular ne de giysilerini yırttılar.ولم يخف الملك ولا كل عبيده السامعين كل هذا الكلام ولا شققوا ثيابهم.
Tomardaki sözleri duyan kralla görevlileri ne korktular ne de giysilerini yırttılar.王 和 聽 見 這 一 切 話 的 臣 僕 、 都 不 懼 怕 、 也 不 撕 裂 衣 服
Tomardaki sözleri duyan kralla görevlileri ne korktular ne de giysilerini yırttılar.王 和 聽見這 一切話 的 臣僕 、 都 不 懼怕 、 也 不 撕裂 衣服
Ve Alice çok o yönde bir seferde kaçtı korktum yöneltti hata yapmıştı açıklamaya çalışıyor.I Alice tyle przerażony, że uciekła od razu w kierunku, wskazał do, nie próbując wyjaśnić błąd to uczynił.
Ve Alice çok o yönde bir seferde kaçtı korktum yöneltti hata yapmıştı açıklamaya çalışıyor.앨리스는 너무 많은 그녀는 방향으로 한번 달아 것을 두려워하게되었다 그것은 지적 성공했던 실수를 설명하려고하지 않고 있습니다.
Ve Alice çok o yönde bir seferde kaçtı korktum yöneltti hata yapmıştı açıklamaya çalışıyor.ואליס היה מפוחד עד כדי כך היא ברחה מיד לכיוון זה הצביע כדי, בלי לנסות להסביר את זה עשה טעות.
Ve Alice çok o yönde bir seferde kaçtı korktum yöneltti hata yapmıştı açıklamaya çalışıyor.وكان الكثير من الخوف أليس انها هرعت على الفور في اتجاه وأشار إلى أنه ل، دون محاولة لشرح الخطأ الذي أدلت به.
Ve Alice çok o yönde bir seferde kaçtı korktum yöneltti hata yapmıştı açıklamaya çalışıyor.それが作った間違いを説明しようとせずに、へ。 彼女は走りながら"彼は彼の家政婦のためにかかった、"彼女はつぶやきました。
Ve aniden, köpekleri ve yangın hortumlarını düşündüm. ve gerçekten korktum, gerçekten.Apoi, dintr-o dată, m-am gândit la câini şi la tunurile cu apă şi m-am speriat, pe bune.
Ve aniden, köpekleri ve yangın hortumlarını düşündüm. ve gerçekten korktum, gerçekten.Aztán hirtelen elkezdtem a kutyákra és tűzoltócsövekre gondolni, és nagyon megijedtem, tényleg.
Ve aniden, köpekleri ve yangın hortumlarını düşündüm. ve gerçekten korktum, gerçekten.그런데 갑자기 개와, 소방 호스들이 생각나면서 정말 무서워졌어요. 정말 그랬어요.
Ve aniden, köpekleri ve yangın hortumlarını düşündüm. ve gerçekten korktum, gerçekten.Maar ineens zag ik die honden en brandslangen voor me en kreeg ik echt schrik.
Ve aniden, köpekleri ve yangın hortumlarını düşündüm. ve gerçekten korktum, gerçekten.Pero luego empecé a pensar en los perros y las mangueras de incendio, y me asusté mucho, de veras.
Ve aniden, köpekleri ve yangın hortumlarını düşündüm. ve gerçekten korktum, gerçekten.Poi, ad un tratto, ho iniziato a pensare ai cani e agli idranti, e mi sono spaventato molto.
Ve aniden, köpekleri ve yangın hortumlarını düşündüm. ve gerçekten korktum, gerçekten.Potem pomyślałem o psach policyjnych i armatkach wodnych i naprawdę poczułem strach.
Ve aniden, köpekleri ve yangın hortumlarını düşündüm. ve gerçekten korktum, gerçekten.Sau đó tôi luôn nghĩ đến những con chó và những ngọn đuốc và tôi đã rất sợ, thực sự đấy.
Ve aniden, köpekleri ve yangın hortumlarını düşündüm. ve gerçekten korktum, gerçekten.Και μετά ξαφνικά άρχισα να σκέφτομαι τα σκυλιά και τους σωλήνες νερού, και φοβήθηκα, πραγματικά.
Ve aniden, köpekleri ve yangın hortumlarını düşündüm. ve gerçekten korktum, gerçekten.А далі, я раптом подумав про собак і пожежні брандспойти і дуже злякався, дійсно.