Ana içeriğe geç
Sözlük

korkmuyor ile cümle

korkmuyor kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
3
HECE
10
ORT. KELİME
Daha neler diyorlardı: "Asla başarılı olamamaktan korkmuyor musun?وسيقول الناس، " ألست خائفة من أنك لن تحصلي على أي نجاح مجدداً؟
Daha neler diyorlardı: "Asla başarılı olamamaktan korkmuyor musun?"拒否される屈辱に耐えられる?"
David teknolojiden korkmuyordu, ve kesinlikle çok inatçıydı.David es audaz cuando se trata de tecnología, y es absolutamente tenaz.
David teknolojiden korkmuyordu, ve kesinlikle çok inatçıydı.David (Fincher) 는 신기술을 사용하는 걸 무서워하지 않아요 그리고 대단한 끈기를 가진 사람이죠.
David teknolojiden korkmuyordu, ve kesinlikle çok inatçıydı.David không hề sợ sệt trước công nghệ, và anh ấy rất kiên quyết.
David teknolojiden korkmuyordu, ve kesinlikle çok inatçıydı.David ne craint pas les nouvelles technologies, et il est vraiment tenace.
David teknolojiden korkmuyordu, ve kesinlikle çok inatçıydı.David nie boi się technologii i jest całkowicie nieustępliwy.
David teknolojiden korkmuyordu, ve kesinlikle çok inatçıydı.David nu se teme de tehnologie, este perseverent.
David teknolojiden korkmuyordu, ve kesinlikle çok inatçıydı.Er ist furchtlos wenn es um Technologie geht, und er ist absolut hartnäckig.
David teknolojiden korkmuyordu, ve kesinlikle çok inatçıydı.Hij laat zich niet van zijn stuk brengen door de technologie en kan zich ergens in vastbijten.
David teknolojiden korkmuyordu, ve kesinlikle çok inatçıydı.Ο Ντέιβιντ είναι ατρόμητος με την τεχνολογία, και είναι πραγματικά πεισματάρης.
David teknolojiden korkmuyordu, ve kesinlikle çok inatçıydı.Давид не боится технологий, и у него просто железная хватка.
David teknolojiden korkmuyordu, ve kesinlikle çok inatçıydı.Девід абсолютно не боїться технологій і в нього просто залізна воля.
David teknolojiden korkmuyordu, ve kesinlikle çok inatçıydı.Дейвид не се бои от технологиите и е страшно упорит.
David teknolojiden korkmuyordu, ve kesinlikle çok inatçıydı.עכשיו, פינצ'ר הוא אדם מעניין. דיויד הוא חסר פחד מטכנולוגיה,
David teknolojiden korkmuyordu, ve kesinlikle çok inatçıydı.ديفيد لا يخاف من التكنولوجيا ، وانه لا ريب عنيد.
David teknolojiden korkmuyordu, ve kesinlikle çok inatçıydı.またプロジェクトに強い執着がありました 「ノー」は存在しなかったのです
Demisti ki, "Ileride zorluklar oldugunu biliyorum, onumuze sorunlar cikabilir, ama hicbirinden korkmuyorum.A spus: "Știu că în față avem provocări, s-ar putea să fie necazuri, dar nu mă tem de niciunul. Nu îmi pasă.
Demisti ki, "Ileride zorluklar oldugunu biliyorum, onumuze sorunlar cikabilir, ama hicbirinden korkmuyorum.Disse: "Sei que enfrentamos problemas, "podemos enfrentar perturbações.
Demisti ki, "Ileride zorluklar oldugunu biliyorum, onumuze sorunlar cikabilir, ama hicbirinden korkmuyorum."앞으로 많은 도전과 많은 문제가 있을 테지만 나는 아무것도 두려워하지 않습니다.
Demisti ki, "Ileride zorluklar oldugunu biliyorum, onumuze sorunlar cikabilir, ama hicbirinden korkmuyorum.Povedal: ,, Viem, že stojíme pred výzvami, pred možnými ťažkosťami, ale nebojím sa toho. Je mi to jedno.
Demisti ki, "Ileride zorluklar oldugunu biliyorum, onumuze sorunlar cikabilir, ama hicbirinden korkmuyorum.Řekl: "Vím, že jsou před námi výzvy, "mohou být před námi problémy,
Demisti ki, "Ileride zorluklar oldugunu biliyorum, onumuze sorunlar cikabilir, ama hicbirinden korkmuyorum."Wiem, że przed nami są wyzwania, że mogą być problemy, ale nie boję się żadnego. Nie obchodzą mnie.
Demisti ki, "Ileride zorluklar oldugunu biliyorum, onumuze sorunlar cikabilir, ama hicbirinden korkmuyorum."Аз знам, че предстоят предизвикателства, че предстоят неприятности, но аз не се страхувам от никого.
Demisti ki, "Ileride zorluklar oldugunu biliyorum, onumuze sorunlar cikabilir, ama hicbirinden korkmuyorum.הוא אמר, "אני יודע שיש אתגרים לפנינו, "יש צרות לפנינו, "אבל אני לא מפחד מהם. לא אכפת לי.
Demisti ki, "Ileride zorluklar oldugunu biliyorum, onumuze sorunlar cikabilir, ama hicbirinden korkmuyorum.حيث قال " انا اعلم ان هنالك تحديات تواجهني .. وهناك مشاكل ربما ايضاً .. ولكني لا أخاف أحداً .. ولا اهتم لشيء
Demisti ki, "Ileride zorluklar oldugunu biliyorum, onumuze sorunlar cikabilir, ama hicbirinden korkmuyorum.問題が待ち受けているが 私は何も恐れないし気にもしない 私は山の頂上に立ち
Diğeri de şu ki, insanlar HIV'den eskiden AIDS'den korktukları kadar korkmuyorlar, ve haklılar da.A druhým důvodem je, že lidé se jednoduše HIV nebojí tolik jako se báli AIDS, a dá se to chápat.
Diğeri de şu ki, insanlar HIV'den eskiden AIDS'den korktukları kadar korkmuyorlar, ve haklılar da.다른 하나는 그저 단순히 사람들이 AIDS를 무서워 하는 것처럼 HIV를 무서워하지 않는다는 것에 있습니다. 충분한 이유와 함께요.
Diğeri de şu ki, insanlar HIV'den eskiden AIDS'den korktukları kadar korkmuyorlar, ve haklılar da.Drugi powód to fakt, że ludzie zwyczajnie nie boją się HIV tak jak bali się AIDS i mają rację.
Diğeri de şu ki, insanlar HIV'den eskiden AIDS'den korktukları kadar korkmuyorlar, ve haklılar da.E l'altro aspetto è che alle persone l'HIV giustamente non fa più così paura come inizialmente faceva l'AIDS.
Diğeri de şu ki, insanlar HIV'den eskiden AIDS'den korktukları kadar korkmuyorlar, ve haklılar da.Och den andra är att människor helt enkelt inte är lika rädda för HIV som de var för AIDS och det med rätta.
Diğeri de şu ki, insanlar HIV'den eskiden AIDS'den korktukları kadar korkmuyorlar, ve haklılar da.Và nguyên nhân khác là mọi người đơn giản là không sợ HIV khi họ bị AIDS, và chắc chắn vậy.
Diğeri de şu ki, insanlar HIV'den eskiden AIDS'den korktukları kadar korkmuyorlar, ve haklılar da.Y la otra razón es que la gente simplemente no está asustada del VIH como lo estuvieron del SIDA, y con razón.
Diğeri de şu ki, insanlar HIV'den eskiden AIDS'den korktukları kadar korkmuyorlar, ve haklılar da.Και ο άλλος είναι ότι οι άνθρωποι απλώς δεν φοβούνται τόσο τον HIV όσο φοβούνταν το AIDS, και δικαίως.
Diğeri de şu ki, insanlar HIV'den eskiden AIDS'den korktukları kadar korkmuyorlar, ve haklılar da.Вторая причина - что люди просто не так боятся ВИЧ, как боялись СПИДа, и они правы.
Diğeri de şu ki, insanlar HIV'den eskiden AIDS'den korktukları kadar korkmuyorlar, ve haklılar da.И другата причина е, че хората просто не се страхуват от ХИВ така, както се страхуваха от СПИН, и с право.
Diğeri de şu ki, insanlar HIV'den eskiden AIDS'den korktukları kadar korkmuyorlar, ve haklılar da.והעומס הנגיפי שלו די נמוך אז אני יחסית מוגן." והסיבה השניה היא שאנשים פשוט לא מפחדים מ-HIV
Diğeri de şu ki, insanlar HIV'den eskiden AIDS'den korktukları kadar korkmuyorlar, ve haklılar da.エイズを怖がっていたほどHIVを 怖がっていないということです これは当然です エイズは醜くなって死ぬ病気でしたが
Gelip, "korkmuyor musun?" diyorlar, "bundan daha iyisini yapamamaktan korkmuyor musun?De säger bekymrat: - Är du inte rädd för att inte vara lika bra nästa gång?
Gelip, "korkmuyor musun?" diyorlar, "bundan daha iyisini yapamamaktan korkmuyor musun?Ils viennent me voir, tout soucieux, et me disent : "Vous n'avez pas peur de ne jamais réussir à faire mieux ?
Gelip, "korkmuyor musun?" diyorlar, "bundan daha iyisini yapamamaktan korkmuyor musun?Każdy z troską w głosie pyta, czy nie obawiasz się, że nie uda ci się tego przebić?
Gelip, "korkmuyor musun?" diyorlar, "bundan daha iyisini yapamamaktan korkmuyor musun?이들은 걱정스러운 얼굴로 저한테 다가와 말합니다: "앞으로 이것보다 더 훌륭한 책을 쓴다는 것은 불가능 할텐데 그것이 두렵지 않니?"
Gelip, "korkmuyor musun?" diyorlar, "bundan daha iyisini yapamamaktan korkmuyor musun?Mensen komen naar me toe en vragen bezorgd: "Ben je niet bang dat je dit succes nooit zult kunnen evenaren?
Gelip, "korkmuyor musun?" diyorlar, "bundan daha iyisini yapamamaktan korkmuyor musun?Napríklad za mnou chodia s obavami, a vravia: "Nebojíš sa -- nebojíš sa, že už nikdy nič lepšie nenapíšeš?
Gelip, "korkmuyor musun?" diyorlar, "bundan daha iyisini yapamamaktan korkmuyor musun?Odajönnek hozzám, majd aggódva azt mondják: "Nem félsz, hogy ezt soha nem leszel képes túlszárnyalni?"
Gelip, "korkmuyor musun?" diyorlar, "bundan daha iyisini yapamamaktan korkmuyor musun?Přijdou třeba ke mně, celí ustaraní, a řeknou, "Nemáš strach -- nemáš strach, že už to nikdy nepřekonáš?
Gelip, "korkmuyor musun?" diyorlar, "bundan daha iyisini yapamamaktan korkmuyor musun?Vengono da me ora tutti preoccupati e mi dicono: "Non hai paura di non riuscire più a fare di meglio?
Gelip, "korkmuyor musun?" diyorlar, "bundan daha iyisini yapamamaktan korkmuyor musun?הם ניגשים אלי בדאגה ואומרים לי, "אינך פוחדת שלעולם לא תצליחי להתעלות על הישג זה?
Gelip, "korkmuyor musun?" diyorlar, "bundan daha iyisini yapamamaktan korkmuyor musun?مثل، يأتون إلي الآن، جميعهم قلقون، ويقولون، " ألست خائفة-- ألا تخافين أنك لن تستطيعي الوصول لإعتلاء تلك القمة؟
Gelip, "korkmuyor musun?" diyorlar, "bundan daha iyisini yapamamaktan korkmuyor musun?"あれを越えられなかったらと 不安では?" "不安にはならない? "
Haklı değil miyim? Yanlış yapmaktan korkmuyorlar.Heistä ei ole pelottavaa olla väärässä.
Haklı değil miyim? Yanlış yapmaktan korkmuyorlar.제 말이 맞죠? 실수할까봐 두려워하지 않잖아요
Haklı değil miyim? Yanlış yapmaktan korkmuyorlar.No tienen miedo a equivocarse.
Haklı değil miyim? Yanlış yapmaktan korkmuyorlar.Δεν έχω δίκιο; Δεν φοβούνται να κάνουν λάθος.
Haklı değil miyim? Yanlış yapmaktan korkmuyorlar.ألست مصيبا؟ إنهم غير خائفون من الخطأ.
Haklı değil miyim? Yanlış yapmaktan korkmuyorlar.間違えを犯すことと創造的であることは
Hatta hiç korkmuyorum.Eu não estou nada preocupado.
Hatta hiç korkmuyorum.Ich bin gar nicht besorgt.
Hatta hiç korkmuyorum.Je ne suis pas du tout inquiet.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod