Ölmek için korkmuyorum!Nemoj umrijeti!
Buffy, "Korkmuyorum.Cape Fear (nepoznato vlastito ime), nestali.
Korkmuyor musun ey düşman, kanlı geçmişimizden!Mač iz toka, braćo, nek dušman zna kako mremo mi!
Kimseden korkmuyoruz.Žmogaus nebijo.
Bundan dolayı ölümden korkmuyoruz.Seepärast ei tule surma karta.
Biz yıkımlardan hiç mi hiç korkmuyoruz.Ja pealegi, hiirt ma üldse ei karda.
Ama biliyorum, sen ve görevlilerin RAB Tanrıdan hâlâ korkmuyorsunuz.››Ale ja viem, že ani ty ani tvoji služobníci sa ešte nebojíte tvári Hospodina, Boha.
Ama biliyorum, sen ve görevlilerin RAB Tanrıdan hâlâ korkmuyorsunuz.››Ale ty i słudzy twoi, wiem, że się jeszcze nie boicie oblicza Pana Boga.
Ama biliyorum, sen ve görevlilerin RAB Tanrıdan hâlâ korkmuyorsunuz.››Ale vím, že ani ty, ani služebníci tvoji ještě se nebudete báti tváři Hospodina Boha.
Ama biliyorum, sen ve görevlilerin RAB Tanrıdan hâlâ korkmuyorsunuz.››Dar ştiu că tu şi slujitorii tăi tot nu vă veţi teme de Domnul Dumnezeu.``
Ama biliyorum, sen ve görevlilerin RAB Tanrıdan hâlâ korkmuyorsunuz.››De tudom, hogy te és a te szolgáid még nem féltek az Úr Istentõl.
Ama biliyorum, sen ve görevlilerin RAB Tanrıdan hâlâ korkmuyorsunuz.››Dock vet jag väl att du och dina tjänare ännu icke frukten för HERREN Gud.»
Ama biliyorum, sen ve görevlilerin RAB Tanrıdan hâlâ korkmuyorsunuz.››Dog, jeg ved, at du og dine Tjenere endnu ikke frygter for Gud HERREN."
Ama biliyorum, sen ve görevlilerin RAB Tanrıdan hâlâ korkmuyorsunuz.››Ich weiß aber, daß du und deine Knechte euch noch nicht fürchtet vor Gott dem HERRN.
Ama biliyorum, sen ve görevlilerin RAB Tanrıdan hâlâ korkmuyorsunuz.››그러나 왕과 왕의 신하들이 여호와 하나님을 아직도 두려워 아니할 줄을 내가 아나이다
Ama biliyorum, sen ve görevlilerin RAB Tanrıdan hâlâ korkmuyorsunuz.››Maar ik weet heel goed dat u en uw dienaren nog steeds geen ontzag voor de HERE hebben."
Ama biliyorum, sen ve görevlilerin RAB Tanrıdan hâlâ korkmuyorsunuz.››Mais je sais que toi et tes serviteurs, vous ne craindrez pas encore l`Éternel Dieu.
Ama biliyorum, sen ve görevlilerin RAB Tanrıdan hâlâ korkmuyorsunuz.››Ma quanto a te e ai tuoi ministri, io so che ancora non temerete il Signore Dio»
Ama biliyorum, sen ve görevlilerin RAB Tanrıdan hâlâ korkmuyorsunuz.››Men om dig og dine tjenere vet jeg at I ennu ikke frykter for Gud Herren.
Ama biliyorum, sen ve görevlilerin RAB Tanrıdan hâlâ korkmuyorsunuz.››Mutta et sinä eivätkä sinun palvelijasi, sen kyllä tiedän, vielä nytkään pelkää Herraa Jumalaa."
Ama biliyorum, sen ve görevlilerin RAB Tanrıdan hâlâ korkmuyorsunuz.››Nhưng tôi biết rằng bệ hạ và quần thần chưa kính sợ Giê-hô-va Ðức Chúa Trời.
Ama biliyorum, sen ve görevlilerin RAB Tanrıdan hâlâ korkmuyorsunuz.››Nhưng tôi biết rằng bệ_hạ và quần_thần chưa kính sợ Giê-hô-va Ðức_Chúa_Trời .
Ama biliyorum, sen ve görevlilerin RAB Tanrıdan hâlâ korkmuyorsunuz.››Pero yo sé que ni tú ni tus servidores teméis todavía la presencia de Jehovah Dios
Ama biliyorum, sen ve görevlilerin RAB Tanrıdan hâlâ korkmuyorsunuz.››Tetapi saya tahu bahwa Tuanku dan para pejabat belum juga takut kepada TUHAN Allah.
Ama biliyorum, sen ve görevlilerin RAB Tanrıdan hâlâ korkmuyorsunuz.››Todavia, quanto a ti e aos teus servos, eu sei que ainda não temereis diante do Senhor Deus.
Ama biliyorum, sen ve görevlilerin RAB Tanrıdan hâlâ korkmuyorsunuz.››Vem pa, da se ti in služabniki tvoji še ne bojite GOSPODA Boga. –
Ama biliyorum, sen ve görevlilerin RAB Tanrıdan hâlâ korkmuyorsunuz.››πλην συ και οι θεραποντες σου, εξευρω οτι ακομη δεν θελετε φοβηθη απο προσωπου Κυριου του Θεου.
Ama biliyorum, sen ve görevlilerin RAB Tanrıdan hâlâ korkmuyorsunuz.››но я знаю, что ты и рабы твои еще не убоитесь Господа Бога.
Ama biliyorum, sen ve görevlilerin RAB Tanrıdan hâlâ korkmuyorsunuz.››Обаче зная, че ти и слугите ти още не ще се убоите от Господа Бога.
Ama biliyorum, sen ve görevlilerin RAB Tanrıdan hâlâ korkmuyorsunuz.››ואתה ועבדיך ידעתי כי טרם תיראון מפני יהוה אלהים׃
Ama biliyorum, sen ve görevlilerin RAB Tanrıdan hâlâ korkmuyorsunuz.››واما انت وعبيدك فانا اعلم انكم لم تخشوا بعد من الرب الاله.
Ama biliyorum, sen ve görevlilerin RAB Tanrıdan hâlâ korkmuyorsunuz.››至 於 你 和 你 的 臣 僕 、 我 知 道 你 們 還 是 不 懼 怕 耶 和 華 神
Ama biliyorum, sen ve görevlilerin RAB Tanrıdan hâlâ korkmuyorsunuz.››至於 你 和 你 的 臣僕 、 我 知道 你 們還 是 不 懼怕 耶和華 神
Ama o şimdi ve sonra yavaş bir sırıtışla girmesini tuttu çünkü Mary korkmuyordum onunla konuşun.Aber weil er bricht in eine langsame Grinsen hin und wieder hielt, war Mary nicht davor zurück, mit ihm reden.
Ama o şimdi ve sonra yavaş bir sırıtışla girmesini tuttu çünkü Mary korkmuyordum onunla konuşun.Ale ponieważ trzymał włamując się do powolnego uśmiech teraz i wtedy, Maryja nie boi się porozmawiaj z nim.
Ama o şimdi ve sonra yavaş bir sırıtışla girmesini tuttu çünkü Mary korkmuyordum onunla konuşun.Ale pretože on držal vlámania do pomalého úsmev tu a tam, Mary nebál si s ním porozprávať.
Ama o şimdi ve sonra yavaş bir sırıtışla girmesini tuttu çünkü Mary korkmuyordum onunla konuşun.Ale protože on držel vloupání do pomalého úsměv tu a tam, Mary nebál si s ním promluvit.
Ama o şimdi ve sonra yavaş bir sırıtışla girmesini tuttu çünkü Mary korkmuyordum onunla konuşun.Ampak zato, ker je ohranil vdor v počasno nasmeh tu in tam, Mary se ni bal govoriti z njim.
Ama o şimdi ve sonra yavaş bir sırıtışla girmesini tuttu çünkü Mary korkmuyordum onunla konuşun.Dar pentru că a ţinut de rupere într-un rânjet lent acum şi apoi, Maria nu a fost frică să să vorbesc cu el.
Ama o şimdi ve sonra yavaş bir sırıtışla girmesini tuttu çünkü Mary korkmuyordum onunla konuşun.De, mert állandóan betörni egy lassú vigyor most majd, Mary nem félt, hogy beszélj vele.
Ama o şimdi ve sonra yavaş bir sırıtışla girmesini tuttu çünkü Mary korkmuyordum onunla konuşun.그가 지금하고 느린 미소로 침입 보관하기 때문에 그러나 마리아는 걱정하지 않던가요
Ama o şimdi ve sonra yavaş bir sırıtışla girmesini tuttu çünkü Mary korkmuyordum onunla konuşun.Maar omdat hij bleef breken in een langzame grijns nu en dan, Mary was niet bang om te praat met hem.
Ama o şimdi ve sonra yavaş bir sırıtışla girmesini tuttu çünkü Mary korkmuyordum onunla konuşun.Mas porque ele continuava invadindo um sorriso lento agora e então, Maria não tinha medo de falar com ele.
Ama o şimdi ve sonra yavaş bir sırıtışla girmesini tuttu çünkü Mary korkmuyordum onunla konuşun.Men eftersom han höll bryta sig in i en långsam flin då och då, var Maria inte rädd för att prata med honom.
Ama o şimdi ve sonra yavaş bir sırıtışla girmesini tuttu çünkü Mary korkmuyordum onunla konuşun.Men fordi han blev ved at bryde ind i en langsom grin nu og da Mary var ikke bange for at tale med ham.
Ama o şimdi ve sonra yavaş bir sırıtışla girmesini tuttu çünkü Mary korkmuyordum onunla konuşun.Mutta koska hän piti tunkeutumalla hidas virne silloin tällöin, Mary ei pelottanut puhu hänelle.
Ama o şimdi ve sonra yavaş bir sırıtışla girmesini tuttu çünkü Mary korkmuyordum onunla konuşun.Nhưng bởi vì ông tiếp tục đột nhập vào một nụ cười chậm và sau đó, Mary không sợ nói chuyện với anh ta.
Ama o şimdi ve sonra yavaş bir sırıtışla girmesini tuttu çünkü Mary korkmuyordum onunla konuşun.Αλλά επειδή κράτησε το σπάσιμο σε μια αργή χαμόγελο τώρα και έπειτα, η Μαρία δεν φοβάται να του μιλήσω.
Ama o şimdi ve sonra yavaş bir sırıtışla girmesini tuttu çünkü Mary korkmuyordum onunla konuşun.Але оскільки він тримав злому повільним посмішка то й справа, Марія була не боїться поговоріть з ним.
Ama o şimdi ve sonra yavaş bir sırıtışla girmesini tuttu çünkü Mary korkmuyordum onunla konuşun.Но поскольку он держал взлома медленным усмешка то и дело, Мария была не боится поговорите с ним.
Ama o şimdi ve sonra yavaş bir sırıtışla girmesini tuttu çünkü Mary korkmuyordum onunla konuşun.Но тъй като той се счупи в бавна усмивка, а сега и тогава, Мария не се страхуваше да говори с него.
Ama o şimdi ve sonra yavaş bir sırıtışla girmesini tuttu çünkü Mary korkmuyordum onunla konuşun.אבל בגלל שהוא כל הזמן פורצים חיוך איטי מדי פעם, היה מרי לא מפחד
Ama o şimdi ve sonra yavaş bir sırıtışla girmesini tuttu çünkü Mary korkmuyordum onunla konuşun.ولكن لأنه أبقى اقتحام ابتسامة بطيئة بين الحين والآخر ، وكانت ماري لسنا خائفين
Ama o şimdi ve sonra yavaş bir sırıtışla girmesini tuttu çünkü Mary korkmuyordum onunla konuşun.彼に話す。 "あなた自身の庭をお持ちですか?"と彼女は尋ねた。
Artık beni mutlu eden şeyleri yapmaktan korkmuyorum.Ich habe keine Angst, das zu tun, was mich glücklich macht.
Artık beni mutlu eden şeyleri yapmaktan korkmuyorum.Ik ben niet bang om te doen wat me gelukkig maakt.
Artık beni mutlu eden şeyleri yapmaktan korkmuyorum.Jag är inte rädd att göra det som gör mig glad.
Artık beni mutlu eden şeyleri yapmaktan korkmuyorum.Jeg er ikke bange for at gøre det der gør mig glad.
Artık beni mutlu eden şeyleri yapmaktan korkmuyorum.Je n'ai pas peur de faire ce qui me rend heureux.
Artık beni mutlu eden şeyleri yapmaktan korkmuyorum.Nebojím sa robiť to, čo ma robí šťastným.