korkmuş ile cümle

korkmuş kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
2
HECE
11
ORT. KELİME
Bir sürü kız da vardı orada ve ben tamamen korkmuştum.거기 여중생들도 많이 와있었는데 한마디로 개망신이었죠.
Bir sürü kız da vardı orada ve ben tamamen korkmuştum.Também havia lá muitas meninas e eu fiquei terrivelmente envergonhado.
Bir sürü kız da vardı orada ve ben tamamen korkmuştum.Там було багато дівчат, тому я не тямив себе від горя.
Bir sürü kız da vardı orada ve ben tamamen korkmuştum.Там было много девочек, так что большего унижения сложно себе представить.
Bir sürü kız da vardı orada ve ben tamamen korkmuştum.היו שם גם הרבה בנות, אז אני הייתי לגמרי מושפל.
Bir sürü kız da vardı orada ve ben tamamen korkmuştum.كان هناك الكثير من الفتيات ايضاً، كنت أشعر بالذل تماماً.
Bir sürü kız da vardı orada ve ben tamamen korkmuştum.僕は恥ずかしくてたまらなかった 何を言っても聞いてもらえなかったし
Biz aslında hızını yarıya düşürdük, çünkü ilk yaptığımızda herkes çok korkmuştu.사실 움직이는 속도를 반으로 줄여야 했습니다. 왜냐하면, 모두들 처음 작동시켰을때 너무 무서워 했거든요.
Biz aslında hızını yarıya düşürdük, çünkü ilk yaptığımızda herkes çok korkmuştu.Morali smo prepoloviti njegovo hitrost, saj so se prvič ljudje preveč prestrašili.
Biz aslında hızını yarıya düşürdük, çünkü ilk yaptığımızda herkes çok korkmuştu.Museli sme o polovicu znížiť rýchlosť, pretože každý sa zľakol, keď sme to pustili prvý raz.
Biz aslında hızını yarıya düşürdük, çünkü ilk yaptığımızda herkes çok korkmuştu.Ne abbiamo rallentato la velocità, perchè tutti si sono spaventati quando l'abbiamo provato la prima volta.
Biz aslında hızını yarıya düşürdük, çünkü ilk yaptığımızda herkes çok korkmuştu.Ráadásul a felére kellett csökkentenünk a sebességét, mert mindenki nagyon félt, amikor először elindítottuk.
Biz aslında hızını yarıya düşürdük, çünkü ilk yaptığımızda herkes çok korkmuştu.Thực ra thì chúng tôi làm nó chuyển động chậm lại Bởi mọi người hơi sợ khi lần đầu thấy nó.
Biz aslında hızını yarıya düşürdük, çünkü ilk yaptığımızda herkes çok korkmuştu.Tivemos que lhe reduzir a velocidade, porque todos tiveram medo quando viram inicialmente.
Biz aslında hızını yarıya düşürdük, çünkü ilk yaptığımızda herkes çok korkmuştu.Tuvimos que reducir a la mitad su velocidad, porque todos se asustaban mucho al principio.
Biz aslında hızını yarıya düşürdük, çünkü ilk yaptığımızda herkes çok korkmuştu.We moesten de snelheid halveren, omdat iedereen bang was toen we het voor het eerst deden.
Biz aslında hızını yarıya düşürdük, çünkü ilk yaptığımızda herkes çok korkmuştu.Wir mussten übrigens das Tempo halbieren, denn jeder war so verängstigt, als wir es zum ersten Mal vorführten.
Biz aslında hızını yarıya düşürdük, çünkü ilk yaptığımızda herkes çok korkmuştu.Επρεπε να μειώσουμε την ταχύτητα στο μισό, γιατί όλοι τρόμαξαν όταν το πρωτοεπιχειρήσαμε.
Biz aslında hızını yarıya düşürdük, çünkü ilk yaptığımızda herkes çok korkmuştu.למעשה היינו צריכים להאט את המהירות שלו מפני שכולם פחדו מדי כשעשינו את זה לראשונה.
Biz aslında hızını yarıya düşürdük, çünkü ilk yaptığımızda herkes çok korkmuştu.ونحن في الواقع خفضنا سرعته بمقدار النصف، لأن الجميع كان خائفا جدا عندما فعلنا لأول مرة.
Biz aslında hızını yarıya düşürdük, çünkü ilk yaptığımızda herkes çok korkmuştu.スピードを半減させたのですが これが短縮版です
Bizim aile korkuya pek pabuç bırakmaz ama ben çok korkmuştum.Az én családomban nem adunk sokat a félelemre, de meg voltam ijedve.
Bizim aile korkuya pek pabuç bırakmaz ama ben çok korkmuştum.En mi familia no somos nada miedosos, pero estaba espantada.
Bizim aile korkuya pek pabuç bırakmaz ama ben çok korkmuştum.Gia đình tôi vốn không hay sợ hãi, nhưng tôi sợ thực sự.
Bizim aile korkuya pek pabuç bırakmaz ama ben çok korkmuştum.Ik kom uit een stoere familie, maar ik was bang.
Bizim aile korkuya pek pabuç bırakmaz ama ben çok korkmuştum.In famiglia non siamo particolarmente impressionabili, ma avevo avuto paura.
Bizim aile korkuya pek pabuç bırakmaz ama ben çok korkmuştum.Keluarga saya bukan penakut, namun saya merasa takut.
Bizim aile korkuya pek pabuç bırakmaz ama ben çok korkmuştum.우리 가족은 두려움에 강하지만, 저는 무서웠습니다.
Bizim aile korkuya pek pabuç bırakmaz ama ben çok korkmuştum.Na minha família, não somos de ter medo, mas eu estava assustada.
Bizim aile korkuya pek pabuç bırakmaz ama ben çok korkmuştum.On a pas facilement peur dans la famille, mais j'étais terrifiée.
Bizim aile korkuya pek pabuç bırakmaz ama ben çok korkmuştum.Trecem ușor peste greutăți în familia mea, dar atunci eram speriată.
Bizim aile korkuya pek pabuç bırakmaz ama ben çok korkmuştum.V rodine sa veľmi nebojíme, ale bola som vydesená.
Bizim aile korkuya pek pabuç bırakmaz ama ben çok korkmuştum.Wir haben es nicht so mit der Angst in unserer Familie aber ich war verängstigt.
Bizim aile korkuya pek pabuç bırakmaz ama ben çok korkmuştum.W rodzinie staramy się nie być strachliwi, ale wtedy byłam przerażona.
Bizim aile korkuya pek pabuç bırakmaz ama ben çok korkmuştum.Γενικά στην οικογένεια μου δε μεγαλοποιούμε τον φόβο αλλά τρόμαξα.
Bizim aile korkuya pek pabuç bırakmaz ama ben çok korkmuştum.В семейството ми не почитаме страха, но бях уплашена.
Bizim aile korkuya pek pabuç bırakmaz ama ben çok korkmuştum.Наша семья не робкого десятка, но тогда мне было страшно.
Bizim aile korkuya pek pabuç bırakmaz ama ben çok korkmuştum.פחד הוא לא חלק משמעותי במשפחה שלי, אבל אני פחדתי.
Bizim aile korkuya pek pabuç bırakmaz ama ben çok korkmuştum.نحن في عائلتنا لا نهابُ شيئاً ولكني كنت خائفة
Bizim aile korkuya pek pabuç bırakmaz ama ben çok korkmuştum.この時は怖かったです 私はまたヨーロッパに戻るつもりで
Bu evlilik ise arkadaşlarının bu yüzden neden korkmuştuk, diye düşündüm, ben göremedim.Als dit huwelijk, dacht ik, ik kon niet zien waarom kerels waren zo bang van.
Bu evlilik ise arkadaşlarının bu yüzden neden korkmuştuk, diye düşündüm, ben göremedim.Če je to bil zakon, sem mislil, nisem mogel razumeti, zakaj so fantje tako prestrašen od tega.
Bu evlilik ise arkadaşlarının bu yüzden neden korkmuştuk, diye düşündüm, ben göremedim.Či je to manželstvo, napadlo ma, nemohol som pochopiť, prečo sa chlapi tak obávať.
Bu evlilik ise arkadaşlarının bu yüzden neden korkmuştuk, diye düşündüm, ben göremedim.Ha ez a házasság, azt gondoltam, nem tudtam, miért társaik annyira megijedt belőle.
Bu evlilik ise arkadaşlarının bu yüzden neden korkmuştuk, diye düşündüm, ben göremedim.Hvis dette var ægteskab, jeg troede, jeg kunne ikke se, hvorfor fyre var så bange for det.
Bu evlilik ise arkadaşlarının bu yüzden neden korkmuştuk, diye düşündüm, ben göremedim.Jeśli było to małżeństwo, myślałem, nie mogłem zrozumieć, dlaczego towarzysze byli tak przerażeni jej.
Bu evlilik ise arkadaşlarının bu yüzden neden korkmuştuk, diye düşündüm, ben göremedim.Jestli je to manželství, napadlo mě, nemohl jsem pochopit, proč se chlapi tak obávat.
Bu evlilik ise arkadaşlarının bu yüzden neden korkmuştuk, diye düşündüm, ben göremedim.Jika ini adalah pernikahan, saya pikir, saya tidak bisa melihat mengapa begitu takut rekan itu.
Bu evlilik ise arkadaşlarının bu yüzden neden korkmuştuk, diye düşündüm, ben göremedim.Jos tämä oli avioliitto, ajattelin, en voinut ymmärtää, miksi miehet olivat niin peloissaan siitä.
Bu evlilik ise arkadaşlarının bu yüzden neden korkmuştuk, diye düşündüm, ben göremedim.이 결혼했다면 동료가이 무서워 이유, 내 생각, 내가 볼 수 없었다.
Bu evlilik ise arkadaşlarının bu yüzden neden korkmuştuk, diye düşündüm, ben göremedim.Om detta var äktenskap, tänkte jag, jag kunde inte se varför kamrater var så rädd för det.
Bu evlilik ise arkadaşlarının bu yüzden neden korkmuştuk, diye düşündüm, ben göremedim.Se questo fosse il matrimonio, ho pensato, non riuscivo a capire perché compagni erano così paura.
Bu evlilik ise arkadaşlarının bu yüzden neden korkmuştuk, diye düşündüm, ben göremedim.Si cela était le mariage, je pensais, je ne voyais pas pourquoi boursiers ont tellement peur de lui.
Bu evlilik ise arkadaşlarının bu yüzden neden korkmuştuk, diye düşündüm, ben göremedim.Wenn diese Ehe war, dachte ich, ich konnte nicht sehen, warum Leute waren so Angst davor.
Bu evlilik ise arkadaşlarının bu yüzden neden korkmuştuk, diye düşündüm, ben göremedim.Αν αυτό ήταν ο γάμος, σκέφτηκα, δεν θα μπορούσα να καταλάβω γιατί υποτρόφων ήταν τόσο φοβούνται.
Bu evlilik ise arkadaşlarının bu yüzden neden korkmuştuk, diye düşündüm, ben göremedim.Ако това е брак, помислих си аз не можех да видя, защо събратя са толкова уплашени от него.
Bu evlilik ise arkadaşlarının bu yüzden neden korkmuştuk, diye düşündüm, ben göremedim.Если бы это был брак, я думал, я не мог понять, почему ребята так испугался этого.
Bu evlilik ise arkadaşlarının bu yüzden neden korkmuştuk, diye düşündüm, ben göremedim.Якби це був шлюб, я думав, я не міг зрозуміти, чому хлопці так злякався цього.
Bu evlilik ise arkadaşlarının bu yüzden neden korkmuştuk, diye düşündüm, ben göremedim.إذا كان هذا الزواج ، وفكرت ، لم أستطع أن أرى لماذا كانت خائفة جدا من زملاء له.
Bu evlilik ise arkadaşlarının bu yüzden neden korkmuştuk, diye düşündüm, ben göremedim.男性に起こることが悪い事がたくさんあった。

İlgili Sayfalar