korkmuş ile cümle
korkmuş kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
2
HECE
11
ORT. KELİME
O da çok korkmuş ya da çok büyük ölçüde sürpriz olmuş görünmüyor şu anda.Ông không xuất hiện để có được hoặc rất nhiều sợ hãi hoặc rất rất nhiều ngạc nhiên tại thời điểm này.
O da çok korkmuş ya da çok büyük ölçüde sürpriz olmuş görünmüyor şu anda.On ne zdi, da so bile bodisi zelo prestrašeni ali zelo močno presenečen v tem trenutku.
O da çok korkmuş ya da çok büyük ölçüde sürpriz olmuş görünmüyor şu anda.On sa nezdá k boli jeden veľmi vystrašená alebo veľmi veľmi prekvapený v túto chvíľu.
O da çok korkmuş ya da çok büyük ölçüde sürpriz olmuş görünmüyor şu anda.On se nezdá k byli jeden velmi vystrašená nebo velmi velmi překvapen v tuto chvíli.
O da çok korkmuş ya da çok büyük ölçüde sürpriz olmuş görünmüyor şu anda.Δεν φαίνεται να έχουν είτε πολύ φοβισμένη ή πολύ μεγάλο βαθμό έκπληκτος αυτή τη στιγμή.
O da çok korkmuş ya da çok büyük ölçüde sürpriz olmuş görünmüyor şu anda.Він, здається, не були або дуже злякався і дуже сильно здивувався на даний момент.
O da çok korkmuş ya da çok büyük ölçüde sürpriz olmuş görünmüyor şu anda.Он, кажется, не были либо очень испугался и очень сильно удивился на данный момент.
O da çok korkmuş ya da çok büyük ölçüde sürpriz olmuş görünmüyor şu anda.Той не изглежда да са били или много уплашен, или много силно изненадан в момента.
O da çok korkmuş ya da çok büyük ölçüde sürpriz olmuş görünmüyor şu anda.انه لا يبدو أنه تم إما خائفة كثيرا أو كثيرا جدا فاجأ
O da çok korkmuş ya da çok büyük ölçüde sürpriz olmuş görünmüyor şu anda.現時点では。 Realisationは後で来た。
O gün babam çok korkmuştu.Az apám akkor nagyon félt.
O gün babam çok korkmuştu.Ο πατέρας φοβόταν τότε.
O gün babam çok korkmuştu.ابي كان خائفا
Oh' Tavşan korkmuş bir ses tonuyla fısıldadı."O Coelho murmurou em um tom assustado.
O kadar korkmuştum ki sağlıklı düşünemiyordum.Avevo troppa paura. Era difficile ragionare.
O kadar korkmuştum ki sağlıklı düşünemiyordum.Estaba muy asustada A duras penas podía pensar.
O kadar korkmuştum ki sağlıklı düşünemiyordum.J'étais tellement effrayée hier.
O kadar korkmuştum ki sağlıklı düşünemiyordum.Ήταν τόσο τρομακτικό που δεν μπορούσα να σκεφτώ.
O kadar korkmuştum ki sağlıklı düşünemiyordum.Я же была напугана. Я не могла ни о чём думать.
Oliver Sacks: Bunu sormanızdan korkmuştum.Sacks: 그 질문을 할까봐 걱정했어요.
Oliver Sacks: Bunu sormanızdan korkmuştum.אוליבר סאקס: חששתי שתשאל את זה.
Oliver Sacks: Bunu sormanızdan korkmuştum.كنت خائفاً أنك قد تسأل هذا.
Oliver Sacks: Bunu sormanızdan korkmuştum.(笑)
Ondan korkmuş gibiydiler.Era como si le tuviesen miedo.
Onlar büyük ve korkmuş olduklarını ve adil bir çocuk memurunun yüzüne yalvarırcasına kaldırdı.Bili so veliki in prestrašeni in dvignil imploringly soočiti poštenega fanta častnik je.
Onlar büyük ve korkmuş olduklarını ve adil bir çocuk memurunun yüzüne yalvarırcasına kaldırdı.Boli to veľké a strach a zdvihla prosebne na veľtrh chlapca dôstojníka tvár.
Onlar büyük ve korkmuş olduklarını ve adil bir çocuk memurunun yüzüne yalvarırcasına kaldırdı.Były duże i przestraszeni i podniósł błagalnie na targi oficer twarz chłopca.
Onlar büyük ve korkmuş olduklarını ve adil bir çocuk memurunun yüzüne yalvarırcasına kaldırdı.Byly to velké a strach a zvedla prosebně na veletrh chlapce důstojníka tvář.
Onlar büyük ve korkmuş olduklarını ve adil bir çocuk memurunun yüzüne yalvarırcasına kaldırdı.De var stora och rädda och lyfte bedjande till mässan pojkens officer ansikte.
Onlar büyük ve korkmuş olduklarını ve adil bir çocuk memurunun yüzüne yalvarırcasına kaldırdı.De var store og bange og løftede bedende til messen drengens officer ansigt.
Onlar büyük ve korkmuş olduklarını ve adil bir çocuk memurunun yüzüne yalvarırcasına kaldırdı.Ei au fost mari şi speriat şi ridicat pe un ton rugător pentru a face faţă ordonatorului de băiat targului.
Onlar büyük ve korkmuş olduklarını ve adil bir çocuk memurunun yüzüne yalvarırcasına kaldırdı.Eles eram grandes e com medo e levantou implorando para enfrentar o oficial menino feira.
Onlar büyük ve korkmuş olduklarını ve adil bir çocuk memurunun yüzüne yalvarırcasına kaldırdı.Eran grandes y asustados y levantó suplicante para hacer frente a la oficial de niño feria.
Onlar büyük ve korkmuş olduklarını ve adil bir çocuk memurunun yüzüne yalvarırcasına kaldırdı.Erano grandi e spaventati e sollevò implorante di fronte all'ufficiale ragazzo fiera.
Onlar büyük ve korkmuş olduklarını ve adil bir çocuk memurunun yüzüne yalvarırcasına kaldırdı.Họ đã lớn và sợ hãi và dỡ bỏ kêu nài phải đối mặt với nhân viên nam công bằng.
Onlar büyük ve korkmuş olduklarını ve adil bir çocuk memurunun yüzüne yalvarırcasına kaldırdı.Ils étaient grands et effrayé et suppliant levé pour faire face à l'officier de garçon de foire.
Onlar büyük ve korkmuş olduklarını ve adil bir çocuk memurunun yüzüne yalvarırcasına kaldırdı.그들은 크고 무서워 했어요 및 공정 소년 장교의 얼굴에 탄원하여 해제.
Onlar büyük ve korkmuş olduklarını ve adil bir çocuk memurunun yüzüne yalvarırcasına kaldırdı.Mereka besar dan takut dan mengangkat memohon untuk menghadapi petugas bocah yang adil.
Onlar büyük ve korkmuş olduklarını ve adil bir çocuk memurunun yüzüne yalvarırcasına kaldırdı.Ne olivat suuria ja peloissaan ja nosti imploringly on reilun pojan upseerin kasvot.
Onlar büyük ve korkmuş olduklarını ve adil bir çocuk memurunun yüzüne yalvarırcasına kaldırdı.Sie waren groß und Angst und hob beschwörend die Messe Jungen Offizier ins Gesicht.
Onlar büyük ve korkmuş olduklarını ve adil bir çocuk memurunun yüzüne yalvarırcasına kaldırdı.Voltak nagy és ijedt és felemelte könyörögve, hogy a tisztességes fiú tiszt arcát.
Onlar büyük ve korkmuş olduklarını ve adil bir çocuk memurunun yüzüne yalvarırcasına kaldırdı.Ze waren groot en bang en hief smekend om het gezicht van de eerlijke jongen officier.
Onlar büyük ve korkmuş olduklarını ve adil bir çocuk memurunun yüzüne yalvarırcasına kaldırdı.Ήταν μεγάλο και φοβισμένος και σήκωσε ικετευτικά να αντιμετωπίσουν τη δίκαιη αξιωματικός αγοριού.
Onlar büyük ve korkmuş olduklarını ve adil bir çocuk memurunun yüzüne yalvarırcasına kaldırdı.Вони були великими і злякався і підняв з благанням до обличчя справедливого офіцера хлопчика.
Onlar büyük ve korkmuş olduklarını ve adil bir çocuk memurunun yüzüne yalvarırcasına kaldırdı.Они были большими и испугался и поднял с мольбой к лицу справедливого офицера мальчика.
Onlar büyük ve korkmuş olduklarını ve adil bir çocuk memurunun yüzüne yalvarırcasına kaldırdı.Те бяха големи и уплашена и вдигна умолително лицето справедливата офицер момче.
Onlar büyük ve korkmuş olduklarını ve adil bir çocuk memurunun yüzüne yalvarırcasına kaldırdı.הן היו גדולות מפחד והרימה בתחינה אל פנים קצין הילד הוגן.
Onlar büyük ve korkmuş olduklarını ve adil bir çocuk memurunun yüzüne yalvarırcasına kaldırdı.كانوا خائفين والكبيرة ورفع بالتماس شديد لمواجهة ضابط الصبي المعرض.
Onlar büyük ve korkmuş olduklarını ve adil bir çocuk memurunun yüzüne yalvarırcasına kaldırdı."それはそう非常に悪いか。ああ、それは?"
Orada küçük bir kız vardı; kız ağlıyordu ve çok korkmuştu.Ada seorang gadis kecil, yang menangis dan takut.
Orada küçük bir kız vardı; kız ağlıyordu ve çok korkmuştu.Avevano una bambina, che piangeva ed era terrorizzata.
Orada küçük bir kız vardı; kız ağlıyordu ve çok korkmuştu.Byla tam malá holčička brečela a byla strašně vyděšená.
Orada küçük bir kız vardı; kız ağlıyordu ve çok korkmuştu.Có một cô gái nhỏ Và cô bé khóc thật khủng khiếp
Orada küçük bir kız vardı; kız ağlıyordu ve çok korkmuştu.Een van hen was een klein meisje. Ze huilde en was verschrikkelijk angstig.
Orada küçük bir kız vardı; kız ağlıyordu ve çok korkmuştu.Era și o fetiță, iar fetița plângea, era terifiată.
Orada küçük bir kız vardı; kız ağlıyordu ve çok korkmuştu.Familjen hade en liten dotter och hon grät och var helt förskräckt.
Orada küçük bir kız vardı; kız ağlıyordu ve çok korkmuştu.Había una niña pequeñita que lloraba aterrorizada.
Orada küçük bir kız vardı; kız ağlıyordu ve çok korkmuştu.Havia uma miúda, e essa miúda estava a chorar e estava aterrorizada.
Orada küçük bir kız vardı; kız ağlıyordu ve çok korkmuştu.Il y avait une petite fille, et cette petite fille pleurait et était terrifiée.
Orada küçük bir kız vardı; kız ağlıyordu ve çok korkmuştu.어린 여자 아이가 몹시 겁에 질려 울고 있었답니다.