korkmayın ile cümle
korkmayın kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
3
HECE
11
ORT. KELİME
Ama İsa, ‹‹Korkmayın, benim!›› dedi.Pero él les dijo: --¡Yo soy; no temáis
Ama İsa, ‹‹Korkmayın, benim!›› dedi.Tetapi Yesus berkata kepada mereka, "Jangan takut, ini Aku!
Ama İsa, ‹‹Korkmayın, benim!›› dedi.Εκεινος δε λεγει προς αυτους Εγω ειμαι μη φοβεισθε.
Ama İsa, ‹‹Korkmayın, benim!›› dedi.Він же рече їм: Се я; не лякайтесь.
Ama İsa, ‹‹Korkmayın, benim!›› dedi.Но Он сказал им: это Я; не бойтесь.
Ama İsa, ‹‹Korkmayın, benim!›› dedi.ויאמר אליהם אני הוא אל תיראו׃
Ama İsa, ‹‹Korkmayın, benim!›› dedi.فقال لهم انا هو لا تخافوا.
Ama İsa, ‹‹Korkmayın, benim!›› dedi.耶 穌 對 他 們 說 、 是 我 . 不 要 怕
Ama İsa, ‹‹Korkmayın, benim!›› dedi.耶穌對 他 們說 、 是 我 . 不要怕
- Bu böyle mi olmalı yani? - Korkmayın. Bu normal.¿Asi debe de ser? - ¡Esto es normal! - ¿Cómo sabes?
- Bu böyle mi olmalı yani? - Korkmayın. Bu normal.- Ça devait être comme ça ?
- Bu böyle mi olmalı yani? - Korkmayın. Bu normal..אנחנו הולכים להתנגש
- Bu böyle mi olmalı yani? - Korkmayın. Bu normal.هل من المفترض أن يكون هكذا ؟ لا تقلق هذا طبيعى
Bu kadar açık ve bana söylemek üzere korkmayın ne rahatsız ediyor.Alors n'ayez pas peur d'ouvrir et de me dire ce qui vous tracasse.
Bu kadar açık ve bana söylemek üzere korkmayın ne rahatsız ediyor.Así que no tenga miedo de abrir y me dice lo que le molesta.
Bu kadar açık ve bana söylemek üzere korkmayın ne rahatsız ediyor.Deci, nu vă fie teamă să se deschidă şi să-mi spuneţi ceea ce te deranjeaza.
Bu kadar açık ve bana söylemek üzere korkmayın ne rahatsız ediyor.Dus wees niet bang om open te stellen en me te vertellen wat is last van hebt.
Bu kadar açık ve bana söylemek üzere korkmayın ne rahatsız ediyor.Jadi jangan takut untuk membuka diri dan memberitahu saya apa yang mengganggu Anda.
Bu kadar açık ve bana söylemek üzere korkmayın ne rahatsız ediyor.Joten älä pelkää avata ja kertoa Mikä on kiusaa sinua.
Bu kadar açık ve bana söylemek üzere korkmayın ne rahatsız ediyor.따라서 열고 말해 두려워하지 마십시오 무엇이 당신을 괴롭히고있다.
Bu kadar açık ve bana söylemek üzere korkmayın ne rahatsız ediyor.Portanto, não tenha medo de se abrir e dizer-me o que está incomodando você.
Bu kadar açık ve bana söylemek üzere korkmayın ne rahatsız ediyor.Quindi non abbiate paura di aprirsi e raccontarmi ciò che ci disturba.
Bu kadar açık ve bana söylemek üzere korkmayın ne rahatsız ediyor.Så vær ikke bange for at åbne op og fortælle mig hvad der generer dig.
Bu kadar açık ve bana söylemek üzere korkmayın ne rahatsız ediyor.So haben Sie keine Angst sich zu öffnen und mir sagen, was stört Sie.
Bu kadar açık ve bana söylemek üzere korkmayın ne rahatsız ediyor.Takže sa nemusíte báť otvoriť a povedzte mi to, čo ich trápi.
Bu kadar açık ve bana söylemek üzere korkmayın ne rahatsız ediyor.Takže se nemusíte bát otevřít a řekněte mi to, co je trápí. Já se nebojím.
Bu kadar açık ve bana söylemek üzere korkmayın ne rahatsız ediyor.Tehát ne félj nyitni, és mondd mi gondod.
Bu kadar açık ve bana söylemek üzere korkmayın ne rahatsız ediyor.Torej, ne bojte se, da odpre in mi povej Kaj je vas spravlja v obup.
Bu kadar açık ve bana söylemek üzere korkmayın ne rahatsız ediyor.Vì vậy, đừng ngại mở ra và cho tôi biết những gì đang làm phiền bạn.
Bu kadar açık ve bana söylemek üzere korkmayın ne rahatsız ediyor.Więc nie bój się otworzyć i powiedzieć, co Cię trapi.
Bu kadar açık ve bana söylemek üzere korkmayın ne rahatsız ediyor.Οπότε μην φοβάστε να ανοίξει και να μου πείτε αυτό που σας ενοχλεί.
Bu kadar açık ve bana söylemek üzere korkmayın ne rahatsız ediyor.Така че не се страхува да отвори и ми кажи какво ви притеснява.
Bu kadar açık ve bana söylemek üzere korkmayın ne rahatsız ediyor.Так что не бойтесь открыться и сказать мне, то, что вас беспокоит.
Bu kadar açık ve bana söylemek üzere korkmayın ne rahatsız ediyor.Так що не бійтеся відкритися і сказати мені, те, що вас турбує.
Bu kadar açık ve bana söylemek üzere korkmayın ne rahatsız ediyor.אז אל תפחדו לפתוח ותגיד לי מה מטריד אותך.
Bu kadar açık ve bana söylemek üzere korkmayın ne rahatsız ediyor.ああ、私は恐れていないです。 イワン。あなたのお父さんはあなたが信じている私に言った
Bu nedenle insanlar, sayfasına bakınca onu donuk mor renkli bir yumurta şeklinde görüyor. ama sakın korkmayın!Joten kun muut katsovat hänen sivuaan, hän on vain tylsä violetti muna
Bu nedenle insanlar, sayfasına bakınca onu donuk mor renkli bir yumurta şeklinde görüyor. ama sakın korkmayın!그래서 사람들이 그의 페이지를 열면, 닉은 그저 칙칙한 보라색 달걀일 뿐인겁니다.
Bu nedenle insanlar, sayfasına bakınca onu donuk mor renkli bir yumurta şeklinde görüyor. ama sakın korkmayın!Έτσι, όταν οι άλλοι μπαίνουν στη σελίδα του, βλέπουν απλά ένα βαρετό μωβ αυγό Αλλά μην ανησυχείς!
Bu nedenle insanlar, sayfasına bakınca onu donuk mor renkli bir yumurta şeklinde görüyor. ama sakın korkmayın!Поэтому каждый раз, когда люди заходят на его страницу, они видят скучное фиолетовое яйцо. Не бойся, Ник!
Bu nedenle insanlar, sayfasına bakınca onu donuk mor renkli bir yumurta şeklinde görüyor. ama sakın korkmayın!אז כשאנשים מסתכלים על העמוד שלו, הוא נראה בעיניהם כמו סתם ביצה סגולה ומשעממת
Bu nedenle insanlar, sayfasına bakınca onu donuk mor renkli bir yumurta şeklinde görüyor. ama sakın korkmayın!プロフィール画像の設定は簡単です。
Bu terimler şu anda bir anlam ifade etmiyorsa da korkmayın, bunların hepsine değineceğiz.とにかく、ここでは資産を$1000000とし、 負債がないとします。
Doğruluk uğruna acı çekseniz bile, ne mutlu size! İnsanların ‹‹korktuğundan korkmayın, ürkmeyin.››Ale kdybyste pak i trpěli pro spravedlnost, blahoslavení jste. Strachu pak jejich nebojte se, ani se kormuťte,
Doğruluk uğruna acı çekseniz bile, ne mutlu size! İnsanların ‹‹korktuğundan korkmayın, ürkmeyin.››Ale keby ste aj trpeli pre spravedlivosť, blahoslavení ste. A ich bázne sa nebojte ani sa neznepokojujte,
Doğruluk uğruna acı çekseniz bile, ne mutlu size! İnsanların ‹‹korktuğundan korkmayın, ürkmeyin.››Ali ko bi tudi trpeli za pravičnost, blagor vam. Ne bojte pa se jih in se ne plašite,
Doğruluk uğruna acı çekseniz bile, ne mutlu size! İnsanların ‹‹korktuğundan korkmayın, ürkmeyin.››Chiar dacă aveţi de suferit pentru neprihănire, ferice de voi! N-aveţi nici o teamă de ei, şi nu vă tulburaţi!
Doğruluk uğruna acı çekseniz bile, ne mutlu size! İnsanların ‹‹korktuğundan korkmayın, ürkmeyin.››E se anche doveste soffrire per la giustizia, beati voi! Non vi sgomentate per paura di loro, né vi turbate
Doğruluk uğruna acı çekseniz bile, ne mutlu size! İnsanların ‹‹korktuğundan korkmayın, ürkmeyin.››그러나 의를 위하여 고난을 받으면 복 있는 자니 저희의 두려워함을 두려워 말며 소동치 말고
Doğruluk uğruna acı çekseniz bile, ne mutlu size! İnsanların ‹‹korktuğundan korkmayın, ürkmeyin.››Men om I også måtte lide for Retfærdigheds Skyld, er I salige. Nærer ingen Frygt for dem, og forfærdes ikke;
Doğruluk uğruna acı çekseniz bile, ne mutlu size! İnsanların ‹‹korktuğundan korkmayın, ürkmeyin.››Nếu anh em phải vì sự công bình mà chịu khổ, ấy thật là có phước. Chớ sợ điều họ sợ và đừng rối trí;
Doğruluk uğruna acı çekseniz bile, ne mutlu size! İnsanların ‹‹korktuğundan korkmayın, ürkmeyin.››Nếu anh_em phải vì sự công_bình mà chịu khổ , ấy thật_là có phước . Chớ sợ điều họ sợ và đừng rối trí ;
Doğruluk uğruna acı çekseniz bile, ne mutlu size! İnsanların ‹‹korktuğundan korkmayın, ürkmeyin.››Αλλ' εαν και πασχητε δια την δικαιοσυνην, εισθε μακαριοι τον δε φοβον αυτων μη φοβηθητε μηδε ταραχθητε,
Doğruluk uğruna acı çekseniz bile, ne mutlu size! İnsanların ‹‹korktuğundan korkmayın, ürkmeyin.››за да живеете през останалото в тялото време, не вече по човешки страсти, а по Божията воля.
Doğruluk uğruna acı çekseniz bile, ne mutlu size! İnsanların ‹‹korktuğundan korkmayın, ürkmeyin.››Но если и страдаете за правду, то вы блаженны; а страха их не бойтесь и не смущайтесь.
Doğruluk uğruna acı çekseniz bile, ne mutlu size! İnsanların ‹‹korktuğundan korkmayın, ürkmeyin.››Тільки ж, коли б і страждали задля правди, блаженні ви; страху яс їх не бійтесь, анї трівожтесь;
Doğruluk uğruna acı çekseniz bile, ne mutlu size! İnsanların ‹‹korktuğundan korkmayın, ürkmeyin.››אבל אשריכם גם אם תענו למען הצדקה אך מוראם לא תיראו ולא תעריצו׃
Doğruluk uğruna acı çekseniz bile, ne mutlu size! İnsanların ‹‹korktuğundan korkmayın, ürkmeyin.››ولكن وان تألمتم من اجل البر فطوباكم. واما خوفهم فلا تخافوه ولا تضطربوا
Doğruluk uğruna acı çekseniz bile, ne mutlu size! İnsanların ‹‹korktuğundan korkmayın, ürkmeyin.››你 們 就 是 為 義 受 苦 、 也 是 有 福 的 . 不 要 怕 人 的 威 嚇 、 也 不 要 驚 慌 . 〔 的 威 嚇 或 作 所 怕 的
Doğruluk uğruna acı çekseniz bile, ne mutlu size! İnsanların ‹‹korktuğundan korkmayın, ürkmeyin.››你 們就是 為義 受苦 、 也是 有福 的 . 不要 怕人 的 威嚇 、 也 不要 驚慌 . 〔 的 威嚇 或 作 所 怕 的