korkarım ile cümle
korkarım kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
7
ORT. KELİME
Korkarım ki size yardımcı olamam.Pelkäänpä, etten pysty auttamaan teitä.
Ben köpeklerden korkarım.Pelkään koiria.
Korkarım çok geç.Φοβάμαι ότι είναι πολύ αργά.
Bıçaktan korkarım.Φοβάμαι τα μαχαίρια.
Kaşıktan korkarım.Φοβάμαι τα κουτάλια.
Çataldan korkarım.Φοβάμαι τα πιρούνια.
Hamamböceğinden korkarım.Jeg er bange for kakerlakker.
Bense kadınların resmini çekmekten korkarım.Hun hadde også tatt til orde opptak av kvinner.
Çünkü ben âlemlerin Rabbi olan Allah'tan korkarım."Bertakwa kepada Tuhan Yang Maha Esa, melaksanakan segala perintah dan menjauhi segala larangan-Nya.
Bense kadınların resmini çekmekten korkarım.Ia juga mempromosikan pengurapan wanita.
Bense kadınların resmini çekmekten korkarım.Để không bị loại, các cô gái phải làm một bức ảnh chụp.
Çünkü ben âlemlerin Rabbi olan Allah'tan korkarım."故に熒惑の所在というのは主が心配する所です。
Timeo hominem unius libri Tek kitabı olan insandan korkarım.ティモン 本作における主人公の一人。
Bense kadınların resmini çekmekten korkarım.女性の絵描きを見下すような発言をしている。
Korkarım sizden de koparmış.' der.お前も辛かったんやろ」と声をかけた。
Çünkü ben âlemlerin Rabbi olan Allah'tan korkarım."原來,各國中那敬畏主、行義的人都為主所悦納。
Onun emrinden bir şey terk edecek olsam sapıtmaktan korkarım!".葉說:「當時我不虞有詐,還以為有線念舊,於是欣然接受。
Korkarım sanmıyorum.故不敢。
Ortalık pek karışık, korkarım başına bir iş gelir” diye yalvarır.다소 버거운 작품이기도 한데 열심히 하겠다."라고 출연 소감을 밝혔다.
Korkarım sizden de koparmış.' der.말의 가치가 떨어집니다"라고도 했다.
Bense kadınların resmini çekmekten korkarım.התחלתי לצייר טיפוסים מבין הנשים.
Bense kadınların resmini çekmekten korkarım.Pisanice su bojale djevojke.
Korkarım ki toprak beni kabul etmezse herkese rezil olmuş olurum.Za profesora Zasępu sa hanbiť asi nik nebude.
Bense kadınların resmini çekmekten korkarım.Nebojte sa fotografovať farebne.
Bense kadınların resmini çekmekten korkarım.Didelį dėmesį skyrė moterų paveikslams.
Adam: Bir sabah uyanamamaktan ve insanların seni bir hafta boyunca bulamamalarından korkarım.1週間も 誰にも見つけてもらえない
Adam: Bir sabah uyanamamaktan ve insanların seni bir hafta boyunca bulamamalarından korkarım.Dat je op een ochtend niet meer wakker wordt... en dat een week lang niemand je vindt.
Adam: Bir sabah uyanamamaktan ve insanların seni bir hafta boyunca bulamamalarından korkarım.De ne pas me réveiller un matin... et qu'on me trouve après une semaine.
Adam: Bir sabah uyanamamaktan ve insanların seni bir hafta boyunca bulamamalarından korkarım.Eines Morgens nicht mehr aufzuwachen und wochenlang unbemerkt zu bleiben.
Adam: Bir sabah uyanamamaktan ve insanların seni bir hafta boyunca bulamamalarından korkarım.남자: 어느 날 아침 깨어나지 않았는데...
Adam: Bir sabah uyanamamaktan ve insanların seni bir hafta boyunca bulamamalarından korkarım.Že se jednoho rána nevzbudím...
Adam: Bir sabah uyanamamaktan ve insanların seni bir hafta boyunca bulamamalarından korkarım.Не проснуться однажды.
Adam: Bir sabah uyanamamaktan ve insanların seni bir hafta boyunca bulamamalarından korkarım.الرجل: عدم الاستيقاظ في صباح أحد الأيام...
[Adam kendi dilinde konuşur]: Ben Allah'tan korkarım, başka hiç bir şeyden korkmam.J'ai peur d'Allah, rien d'autre.
Ama korkarım, herkese golf arabası vermek,그러나 모든 이들이 카트를 타도록 허용하는 것은 제 생각엔
Ama korkarım, herkese golf arabası vermek,אך לתת לכולם לרכב בעגלה היה, אני מניח,
Ama korkarım, herkese golf arabası vermek,لكن السماح للجميع بركوب عربة سيكون، على ما أظن،
Ama korkarım, herkese golf arabası vermek,ケイシー=マーティンのみに許可した場合よりも おそらく さらに
Ama korkarım ki bu yetersiz.Aber ich fürchte, das wird nicht genug sein.
Ama korkarım ki bu yetersiz.Dar mi-e teamă că nu este suficient.
Ama korkarım ki bu yetersiz.그것은 아마 엄청난 일이 될 겁니다. 그런데 충분치 않아서 염려되기도 합니다.
Ama korkarım ki bu yetersiz.Maar ik ben bang dat het niet genoeg is.
Ama korkarım ki bu yetersiz.Mais je crains que cela ne suffise pas.
Ama korkarım ki bu yetersiz.Ma temo che non sia abbastanza.
Ama korkarım ki bu yetersiz.Obawiam się, że to może nie wystarczyć.
Ama korkarım ki bu yetersiz.Pero me temo que no es suficiente.
Ama korkarım ki bu yetersiz.Но боюсь, этого недостаточно.
Ama korkarım ki bu yetersiz.Но се страхувам, че не е достатъчно.
Ama korkarım ki bu yetersiz.אך חוששני שאין בכך די.
Ama korkarım ki bu yetersiz.سيكون هذا شيئا عظيما ، لكنه لن يكون كافيا.
Ama korkarım ki bu yetersiz.ウォルマート以外の企業も全て同じことをしなければならないのです
Ama korkarım ki Ricky buraya gelip yumruğunu bana sallayacak.Aber ich fürchte, dass Ricky herkommt und mir seine Faust zeigt.
Ama korkarım ki Ricky buraya gelip yumruğunu bana sallayacak.Ale boję się, że Ricky wyjdzie tu na scenę i pogrozi mi pięścią.
Ama korkarım ki Ricky buraya gelip yumruğunu bana sallayacak.Dar mi-e teamă să nu vină Ricky aici şi să mă ameninţe cu pumnul.
Ama korkarım ki Ricky buraya gelip yumruğunu bana sallayacak.하지만 저는 리키가 여기 나와서 제게 주먹을 휘두를까 봐 무서워서요.
Ama korkarım ki Ricky buraya gelip yumruğunu bana sallayacak.Maar ik ben bang dat Ricky dan verhaal komt halen.
Ama korkarım ki Ricky buraya gelip yumruğunu bana sallayacak.Mais je crains que Ricky ne vienne ici pour me menacer du poing.
Ama korkarım ki Ricky buraya gelip yumruğunu bana sallayacak.Ma temo che Ricky verrebbe qui mostrandomi il suo pugno.
Ama korkarım ki Ricky buraya gelip yumruğunu bana sallayacak.Pero temo que Ricky vendrá aquí y agitará el puño frente a mí.
Ama korkarım ki Ricky buraya gelip yumruğunu bana sallayacak.Но се страхувам, че Рики ще излезе тук навън и ще ме заплаши с юмрук.
İlgili Sayfalar