korkarım ile cümle

korkarım kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
De ki: Ben, Rabbim'e isyan edersem gerçekten büyük bir günün (kıyametin) azabından korkarım.Say: "If I disobey my Lord, I fear the punishment of a grievous Day."
Çünkü Rabbime isyan edersem elbette büyük günün azabından korkarım.If I disobey my Lord, I fear the punishment of an awful Day."
Eğer yüz çevirirseniz, ben sizin başınıza gelecek büyük bir günün azabından korkarım."But if you turn away, I fear the punishment of a terrible Day for you.
De ki: Rabbime karşı gelirsem, doğrusu büyük günün azabından korkarım.Say: "If I disobey my Lord, I fear the punishment of an evil Day."
De ki: "Eğer Rabbime isyan edersem, büyük bir günün azabından korkarım".Say: "If I disobey my Lord, I fear the punishment of a grievous Day."
Rabbime isyan edersem, şüphesiz büyük bir günün azabından korkarım."If I disobey my Lord, I fear the punishment of an awful Day."
Eğer yüz çevirirseniz, ben sizin için büyük bir günün azabından korkarım.But if you turn away, I fear the punishment of a terrible Day for you.
"Allah'dan başkasına ibadet etmeyin! Ben, size gelecek acı bir günün azabından korkarım."Do not worship anyone but God; for I fear the punishment of a dreadful day for you."
(Musa) şöyle seslendi: "Ya Rab! Doğrusu ben korkarım ki beni yalancı sayarlar.": He said: "O Lord, I fear that they will deny me.
Ondan dolayı korkarım ki, hemen beni öldürürler."So I fear that they will kill me."
De ki: "Eğer Rabbime isyan edersem, büyük bir günün azabından korkarım."Say: "If I disobey my Lord, I fear the punishment of an evil Day."
De ki: “Ben Rabbime isyan etmem halinde, ileride gelecek büyük bir günün azabından korkarım.”Say: "If I disobey my Lord, I fear the punishment of a grievous Day."
Babaları: “Onu götürmeniz beni meraklandırır. Korkarım ki siz farkında olmadan, onu kurt yer.” dedi.He said: "I am afraid of sending him with you lest a wolf should devour him when you are unmindful."
Çünkü ben âlemlerin Rabbinden korkarım!”I fear God, the Lord of all the worlds."
"Rabbime isyan ettiğim taktirde büyük günün azabından korkarım," de.Say: "If I disobey my Lord, I fear the punishment of a grievous Day."
Rabbime karşı gelirsem, büyük gününazabından korkarım."If I disobey my Lord, I fear the punishment of an awful Day."
Dönerseniz, sizin için büyük günün azabından korkarım.But if you turn away, I fear the punishment of a terrible Day for you.
"ALLAH'tan başkasına kulluk etmeyin. Acı bir günün azabına uğramanızdan korkarım."Do not worship anyone but God; for I fear the punishment of a dreadful day for you."
Dedi ki: "Onu götürmeniz beni endişelendirir. Korkarım ki haberiniz yokken onu kurt yer."He said: "I am afraid of sending him with you lest a wolf should devour him when you are unmindful."
Korkarım ki beni öldürsünler."So I fear that they will kill me."
"Sizin için müthiş bir günün cezasından korkarım."I fear the punishment of a terrible day for you.
Dedi ki, "Rabbim, ben onlardan bir kişiyi öldürmüştüm. Beni öldüreceklerinden korkarım."He said: "O Lord, I have killed a man of theirs, and fear they would kill me.
De ki, "Rabbime karşı gelirsem Büyük Günün azabından korkarım."Say: "If I disobey my Lord, I fear the punishment of an evil Day."
Ben, evrenlerin Rabbi ALLAH'tan korkarım," der.I fear God, the Lord of all the worlds."
Doğrusu ben onlardan bir cana kıydım. Beni öldürmelerinden korkarım.He submitted, “My Lord!
"Ayrıca, onların yanında suçlu biriyim. Korkarım ki beni öldürsünler."“And they have an accusation against me, so I fear that they may kill me.”
Ben size (gelecek olan) acı bir günün azabından korkarım" (dedi).I fear for you the chastisement of a painful day.'
Ben, size gelecek acı bir günün azabından korkarım."I fear for you the chastisement of a painful day.'
O'ndan başka bir tanrınız yoktur. Sizin için büyük günün azabından korkarım," dedi.You have no god other' than He; truly, I fear for you the chastisement of a dreadful day.'
Acı bir günün azabına uğramanızdan korkarım."I fear for you the chastisement of a painful day.'
Sizin için büyük bir günün azabından korkarım," diyen nice uyarıcılar geçmişti.Truly I fear for you the chastisement of a dreadful day.
Ben sizin görmediklerinizi görüyorum, ben Allah'tan korkarım.I see what you see not. Verily!
Ve korkarım ki siz ondan habersiz bir haldeyken onu kurt yer."I fear lest a wolf should devour him, while you are careless of him."
Siz ondan habersizken onu bir kurdun yemesinden korkarım.I fear lest a wolf should devour him, while you are careless of him."
Ben sizin göremeyeceğiniz şeyler görüyorum ve ben Allah'dan korkarım.I see what you see not. Verily!
Doğrusu ben korkarım ki beni yalancı sayarlar."Verily, I fear that they will belie me,
Korkarım ki siz farkında olmadan, onu kurt yer.” dedi.I fear lest a wolf should devour him, while you are careless of him."
“Ya Rabbî” dedi, “Korkarım ki beni yalancı sayarlar, benim de göğsüm daralır, dilim tutulur.He said: "My Lord!
Korkarım ki haberiniz yokken onu kurt yer."I fear lest a wolf should devour him, while you are careless of him."
Beni yalanlamalarından korkarım."I fear that they will belie me."
Sizin için büyük günün azabından korkarım," dedi.I fear for you the punishment of a tremendous Day.”
Çünkü ben alemlerin Rabbinden korkarım!Surely, I fear Allah, the Lord of the entire universe.
Çünkü ben, alemlerin Rabbi olan Allah'tan korkarım."Surely, I fear Allah, the Lord of the entire universe.
Şu bir gerçek ki, ben, âlemlerin Rabbi olan Allah'tan korkarım."Surely, I fear Allah, the Lord of the entire universe.
Ben, alemlerin Rabbi olan Allah'tan korkarım."Surely, I fear Allah, the Lord of the entire universe.
Ben, tüm yaratıkların sahibi ALLAH'tan korkarım. "Surely, I fear Allah, the Lord of the entire universe.
Beni öldürmelerinden korkarım.Lo!
Beni öldürmelerinden korkarım. Kardeşim Harun'un dili benimkinden daha düzgündür.Therefor send him with me as a helper to confirm me. Lo!
Beni öldüreceklerinden korkarım."I killed a man among them and I fear that they will kill me.
Ben sizin görmediklerinizi görüyorum, ben Allah'tan korkarım. Allah'ın cezası çok şiddetlidir."I see what you do not see. Indeed I fear Allah, and Allah is severe in retribution.’
Onu benimle birlikte, beni destekleyen bir yardımcı olarak gönder. Beni yalanlamalarından korkarım."So send him with me as a helper to confirm me, for I fear that they will impugn me.’
"Eğer bir sır bekliyorsanız, korkarım ben de sizin kadar bilgisizim." diyor."If you're asking for the secret, I'm afraid I'm as ignorant as you are," she says.
Korkarım ki bu uzun süre devam edecek." dedi.I'm afraid this will last for a long time," said Muhamet, a civil servant.
Korkarım, korku ve çaresizlikten ülkeyi terk edecekler." dedi.I'm afraid they'll leave out of fear and despair," she told SETimes.
Ama korkarım bizim gibi küçük çaplı çiftçiler için pek bir umut kalmadı.”Still for farmers as small as we are, I am afraid there is nothing left."
Kedilerden korkarım.Ich habe Angst vor Katzen.
İnsanların yeni fikirlerden neden korktuklarını anlayamıyorum. Ben eskilerinden korkarım.Ich kann nicht verstehen, warum die Leute sich vor neuen Ideen fürchten. Ich fürchte mich vor den alten.
"Yakında yağmur kesilecek mi?" - "Korkarım hayır".„Hört es bald auf zu regnen?“ – „Ich fürchte, nicht.“
Onun emrinden bir şey terk edecek olsam sapıtmaktan korkarım!".Ich fürchte aber, daß ich nicht drum herumkomme“.
Korkarım ki yarın yağmur yağacak.Je crains qu'il pleuve demain.
İlgili Sayfalar