Tom korkmamış gibi görünmeye çalıştı.Tom tried to look like he wasn't scared.
Tom sinirli ve korkmuştu.Tom was nervous and scared.
Tom evinden çıkmaya korkuyor.Tom is afraid to leave his house.
Tom korkmuştu ve kafası karışmıştı.Tom is frightened and confused.
Pek çoğu, geceleri karanlıktan korkarlar.Many are afraid of darkness at night.
Tom korkmuyormuş gibi görünmeye çalıştı.Tom tried to look like he wasn't afraid.
Tom çok korkmuş olmalı.Tom must be so scared.
Bu Tom'un kesinlikle korktuğu şey.That's exactly what Tom was afraid of.
Hiçbir şey seni korkutuyor gibi görünmüyor.Nothing seems to scare you.
Onlar Tom'dan korkuyorlar.They're afraid of Tom.
Onlar korktular ve Tom'u öldürdüler.They got scared and killed Tom.
Haberleri gördün mü? Korkunç şeyler oluyor.Have you seen the news? Horrible stuff has been happening.
Korkacak ne var?What's there to be afraid of?
Korkarım o anlamadı.I am afraid that he did not understand.
Korkarım ki kol saatiniz iki dakika geri.I'm afraid your watch is two minutes slow.
"Ben bir korkak mıyım yoksa taktisyen miyim?" "Taktisyen." "Elbette taktisyen.""Am I a coward or a tactician?" "Tactician." "Tactician, surely."
Korktuğum şey bu.That's what I was afraid of.
Oh hadi, korkma.Oh come on, don't be scared.
Bir virüs kapmaktan korkmuyor musunuz?Aren't you afraid of catching a virus?
Korkmuyor musun, Tom?Aren't you scared, Tom?
Tom, korktuğunu itiraf etti.Tom admitted that he was scared.
Mary korkmuş olduğunu itiraf etti.Mary admitted that she was scared.
Tom Mary tarafından biraz korkutuldu.Tom was a little intimidated by Mary.
Tom bile Mary tarafından korkutuldu.Even Tom is intimidated by Mary.
Şimdi korkuyor musun?Are you scared now?
Seni korkuttum mu?Did I startle you?
Sen korkunç bir risk alıyorsun.You're taking an awful risk.
Ormanda korkunç bir cin yaşar.A terrible demon lives in the forest.
Özürlü biri için merdivenlerde görüşme korkutucu olabilir.Negotiating stairs for someone with a disability can be frightening.
Korku kurdu olduğundan büyük gösterir.The fear makes the wolf bigger than what it is.
Bu sizi korkutuyor mu?Does that scare you?
Bana korkak mı diyorsun?Are you calling me a coward?
Bir korku filmi izlemek istedim ama kız arkadaşım korkmuş ve komedi kiralamış.I wanted to watch a horror movie, but my girlfriend is scared and rented comedy instead.
Tom insanların onu yargılayacağından korkuyordu.Tom was afraid that people would judge him.
Mary insanların onu yargılayacağından korkuyordu.Mary was afraid that people would judge her.
Kendilerini incitebileceklerinden korktum.I feared they might injure themselves.
Beni korkutan şey bu.That's what terrifies me.
Bu gerçekten beni korkutuyor.That really scares me.
Korkacak bir şeyin olmadığını bilmeni istiyorum.I want you to know you've got nothing to be afraid of.
Tom bile Mary'den korkuyor.Even Tom is afraid of Mary.
Bu çok korkutucu bir yer.This is a very scary place.
Hayatım boyunca hiç bu kadar korkmadım.I've never been so frightened in my whole life.
Hayatım boyunca hiç daha fazla korkmadım.I've never been more scared in all my life.
Tom bir hata yapacağından korkuyordu.Tom was afraid that he was going to make a mistake.
Tom okula zamanında varamayacağından korkuyordu.Tom was afraid that he wouldn't get to school on time.
Tom'un senin kadar korktuğundan eminim.I'm sure Tom is just as scared as you are.
Korkman gereken kişi ben değilim.I'm not the one you should be scared of.
Korkman gereken biri değilim.I'm not the one you should be afraid of.
Bu kadar çok neyden korktuğumu bilmiyorum.I don't know what I've been so afraid of.
Tom asla bir şeyden korkmaz.Tom is never afraid of anything.
Bir sorunumuz olabilmesinden korkuyorum.I fear we may have a problem.
İnsanların örümceklerden neden bu kadar korktuklarını anlamıyorum.I don't understand why people are so afraid of spiders.
Bu korkutucu bir beklenti.That's a frightening prospect.
Bu korkutucu bir düşünce.That's a frightening thought.
O korkunç bir düşünce.That's a horrifying thought.
Tom korkunç derecede kısa.Tom is awfully short.
Para korkunç bir efendi ama mükemmel bir hizmetçidir.Money is a terrible master but an excellent servant.
Toplantıya katılmak istiyorum ama korkarım olanaksız.I would attend the meeting but I'm afraid it's impossible.
Tom, anlaşıldığına göre herkesi korkutmuş.Tom seems to have given everybody a scare.
Şimdi korkuyorum.Now I'm scared.