Tom hâlâ beni korkutur.Tom still scares me.
Tom bir şeyden korktu.Tom was scared of something.
Korkuyorsun, değil mi?You're afraid, aren't you?
Tom'un gözlerindeki korkuyu gördüm.I saw the fear in Tom's eyes.
Gözlerinde korku görüyorum.I see fear in your eyes.
Sanırım Tom korktu.I think Tom got scared.
Sanırım Tom senden korkuyor.I think Tom is afraid of you.
Sanırım Tom sadece biraz korkmuş.I think Tom is just a little scared.
Sanırım Tom korkmuş.I think Tom is scared.
O gece korkunç bir rüya gördü.He had a terrible dream that night.
Korku nedeniyle neredeyse donakalmıştı.He was almost petrified with terror.
Kim korkaklığını itiraf ederse, cesaret gösterir.Whoever admits to his cowardice shows courage.
Korkma! Seni incitmeyeceğim.Don't be afraid. I won't hurt you.
O gerçekten korkutucuydu.That was really scary.
Onun düşebileceğinden korktum.I fear that he may fall.
Ben yarasalardan korkuyorum.I'm afraid of bats.
O köpeğin havlaması bir bebeği bile korkutmaz.That dog's bark wouldn't even scare off a baby.
Uçmaktan korktuğunu biliyorum ama uçmak tehlikeli değil.I know that you're afraid of flying, but flying is not dangerous.
Polislerden korkarım.I'm afraid of the policemen.
Herkes yarbaydan korktu.Everybody feared the lieutenant colonel.
Köylüler ondan korkar.The villagers fear him.
Tom öleceğinden korkuyordu.Tom was afraid he was going to die.
Tom, Mary'nin öleceğinden korktu.Tom was afraid Mary was going to die.
Emily yükseklikten korkar.Emily is afraid of heights.
Onu doğru yapamayabileceğimden korktum.I was afraid I might not be able to do it correctly.
Korkarım çok iyi bir şirket olmayacağım.I'm afraid I wouldn't be very good company.
Üzgünüm seni korkutmak istemedim.I'm sorry, I didn't mean to startle you.
Korkarım ki söylemek yapmaktan daha kolay.I'm afraid that's easier said than done.
Aptalca bir şey söyleyebileceğimden korkuyorum.I'm afraid I might say something stupid.
Onu söyleyeceğinden korkmuştum.I was afraid you were going to say that.
Tom Mary'ye neyden korktuğunu sordu.Tom asked Mary what she was afraid of.
Korkmaya gerek olmadığından eminim.I'm sure there's no need to be scared.
Üzgünüm, seni korkutmak istemedim.I'm sorry, I didn't mean to scare you.
Tom'un beni sevmeyeceğinden korkuyorum.I'm scared Tom isn't going to like me.
Beni hatırlamayacağından korktum.I was afraid you wouldn't remember me.
Tom Mary'ye neden çok korktuğunu sordu.Tom asked Mary why she was so scared.
Korkarım ki bu artık mümkün değil.I'm afraid that's no longer possible.
Keşke benden korkmaktan vazgeçsen.I wish you'd stop being afraid of me.
Senin anlamayacağından korkuyordum.I was afraid you wouldn't understand.
Korkarım ki zamanını boşa harcıyorsun.I'm afraid you're wasting your time.
Korkarım ki yapabileceğim en iyi bu.I'm afraid that's the best I can do.
Tom'un bana zarar vereceğinden korktum.I was scared that Tom would hurt me.
Tom beni öldürmesinden korkuyorum.I'm scared Tom is going to kill me.
Artık korkmayacağım.I'm not going to be afraid anymore.
Korkarım bu konuda konuşamam.I'm afraid I can't talk about that.
Yangının çıkabilmesinden korktum.I was afraid the fire might go out.
Korkarım vaktimiz yok.I'm afraid we don't have the time.
Tekrar korkmayacağım.I'm not going to be afraid again.
Korkarım ki bu zarar verecek.I'm afraid this is going to hurt.
Ben korkarım fazla zaman yok.I'm afraid there isn't much time.
Korkarım zamanım olmayacak.I'm afraid I won't have the time.
Korkarım ki bir seçeneğim yok.I'm afraid I don't have a choice.
Çekinebileceğimden korkmuştum.I was afraid I might chicken out.
Tom muhtemelen ölümden korkuyor.Tom is probably scared to death.
Tom'un yapabileceğinden korkuyorum.I'm afraid of what Tom might do.
Korkarım sana bir özür borçluyum.I'm afraid I owe you an apology.
Tom, Mary'yle konuşmaktan korkuyordu.Tom was afraid to talk to Mary.
Korkarım ki bu mümkün değil.I'm afraid that's not possible.
Tom'un neden çok korktuğunu merak ediyorum.I wonder why Tom was so afraid.
Tom'un neden korktuğunu merak ediyorum.I wonder what Tom is scared of.