Sen beni korkutmadın.You didn't scare me off.
Sen artık beni korkutma.You don't scare me anymore.
Ben korkağım.I'm chicken.
Korkudan ölebilir misin?Can you die from fear?
Sen korktun, değil mi?You got scared, didn't you?
Korkuyorsun gibi görünüyordun.You looked like you were afraid.
Korkmuş gibi görünüyordun.You looked like you were afraid.
Korktun, değil mi?You were scared, weren't you?
Onların korktuğunu görmesine izin verme.Don't let them see you're afraid.
Bana korkmadığını söyleme.Don't tell me you're not scared.
Korkuyu hissedebiliyorum.I can smell fear.
Korktuğuna inanamıyorum.I can't believe you chickened out.
Fırtınalar korkutucu.Thunderstorms are scary.
Gökgürültülü fırtınalardan gerçekten korkarım.I'm really scared of thunderstorms.
Gök gürültülü fırtınalar hem korkutucu hem de heyecan vericidirler.Thunderstorms are both scary and exciting.
Tek başıma gitmeye korktuğumu itiraf ediyorum.I confess I'm afraid to go by myself.
Korkuyla sindim.I cringed.
Korkuyla geri çekildim.I cringed.
O, samimiyetten korkuyor.He's afraid of intimacy.
Korku filmlerini sevmiyorum.I don't like horror movies.
O, kapalı yerde kalma korkusundan muzdarip.She suffers from claustrophobia.
Sanırım biraz korkuyorum.I guess I'm a little scared.
Ben korkunç bir çocukluk geçirdim.I had a horrible childhood.
Ölmekten korkuyor musun?Are you afraid to die?
Tom uyumaya korkuyor gibi görünüyor.Tom seems to be afraid to fall asleep.
Sonuçlardan kaçma, onlardan korkma; hepsiyle yüzleş.Don't run away from consequences, don't fear them; face them.
Korkak sadece güvende olduğunda tehdit eder.The coward only threatens when he is safe.
Ben her zaman doktorlardan korktum.I've always been afraid of doctors.
Gitmek için çok korkuyorum.I've been too afraid to go.
Hayatımda bazı korkunç şeyler yaptım.I've done some terrible things in my life.
Korkunç haberim var.I have dreadful news.
Hiç böyle korkmadım.I've never been so scared.
Daha önce asla bu kadar korkmadım.I've never been this scared before.
Asla bu kadar korkmuş göründüğünü görmedim.I've never seen you look so scared.
Tom'un korkmadığını umuyorum.I hope Tom wasn't scared.
Karanlıktan korkmadığını umuyorum.I hope you're not afraid of the dark.
Korktuğundan şüphe etmiyorum.I don't doubt that you're afraid.
Ben o kadar kolayca korkutmam.I don't scare that easily.
Tom'u korkutmak istemiyorum.I don't want to freak Tom out.
Ben bazen korkuyorum.I sometimes get scared.
Korkarım hala anlamıyorum.I'm afraid I still don't understand.
Hiç kimseden korkmam.I'm not scared of anybody.
Ölmekten korkmuyorum.I'm not scared of dying.
Artık sizden korkmuyorum.I'm not scared of you anymore.
Ben sadece Tom'u korkutmak istedim, onu incitmek değil.I just meant to scare Tom, not to hurt him.
Ne kadar korkmuş olduğunu biliyorum.I know how scared you were.
Ben korkunç bir şey yaptığımı biliyorumI know I did an awful thing.
Tom'un neyden korktuğunu biliyorum.I know what Tom is afraid of.
Neden korktuğunu biliyorum.I know what you're afraid of.
Korkmuş olmalısın biliyorum.I know you must be afraid.
Uçmaktan korktuğunu biliyorum.I know you're afraid of flying.
Yüksekliklerden korktuğunu biliyorum.I know you're afraid of heights.
Yılanlardan korktuğunu biliyorum.I know you're afraid of snakes.
Tom'un da korktuğunu düşünmüyor musun?Don't you think Tom is scared, too?
Tom'un da korktuğunu düşünmüyor musunuz?Don't you think Tom is scared, too?
Şimdi korkuya kapılma, tamam mı?Now don't freak out, OK?
Üzgünüm, amacım seni korkutmak değildi.Sorry, I didn't mean to scare you.
Bu beni korkutan şey.That's what scares me.
Bu Tom'un korktuğu şey.That's what Tom is afraid of.
Tom'un düşme korkusu vardı.Tom had a fear that he would fall down.