Ana içeriğe geç
Sözlük

koridor ile cümle

koridor kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Bu koridor, Avrasya ve Afrika arasındaki hayvanların göçlerinin kara yoludur.This corridor is a land route of migrations of animals between Eurasia and Africa.
Örneğin, ICRC ekibi önerilen koridor yollarından birinin mayınlı olduğunu tespit etti.For example, the ICRC team had found that one of the proposed corridor roads was mined.
12 Mart'ta Sumı Oblastı'nda tahliye için “yeşil koridorlar” faaliyete geçti.“Green corridors” for evacuation functioned in Sumy Oblast on 12 March.
Birçok odaya ve koridora bölünmüştü.It was divided into many rooms and corridors.
Tablo, Floransa'daki Uffizi Galerisi'ne bağlanan Vasari koridorunda sergileniyor.The painting is on display in the Vasari corridor which connects to the Uffizi Gallery, Florence.
Calum daha sonra arkasını döner ve koridorda dans partisinin yapıldığı odaya doğru yürür.Calum then turns around and walks down the hallway to the room of the dance rave.
1928 itibariyle müze üç küçük oda ve bir koridoru işgal ediyordu.As of 1928, the museum occupied three small rooms and a corridor.
Risk KoridoruRisk corridor
Koridorlar opus sectile ile döşenmiş, nef ise polikrom mozaiklerle kaplanmıştır.The aisles were paved in opus sectile while the nave was paved with polychrome mosaics.
Orta nef ve koridorlar mermer plakalarla döşenmiştir.The central nave and aisles were paved with marble slabs.
Koridorların ve nefin doğu uçları mozaiklerle süslü yarım kubbelerle sonlanıyordu.The eastern ends of the aisles and nave terminated in half-domes adorned with mosaics.
Şansel opus sectile ile döşenirken nef ve koridorlar mozaiklerle kaplanmıştır.The chancel was paved with opus sectile while the nave and aisles were paved in mosaics.
Bu ulaşım koridorunun geçeceği Ermeni devleti, serbest geçiş hakkı verecekti.Der neue armenische Staat, durch den dieser Korridor führen würde, sollte freies Durchgangsrecht gewähren.
Diğer daha küçük tüneller, yatak odaları ve koridorlar için tesis edilir.Weitere kleinere Tunnel werden für die Schlafzimmer und Korridore errichtet.
Bölmeler ve koridor.Ostpreußen und der Korridor.
Niassa bölgesinde FRELIMO’nun amacı Zambezi’ye açılacak bir koridoru oluşturmaktı.In der Region von Niassa versuchte die FRELIMO einen Korridor nach Sambia zu erobern.
18. etap koridordaki protestolar nedeniyle sonuçlanmadı.Die 18. Etappe am Folgetag der Razzia wurde auf Grund von Protesten der Fahrer nicht ausgetragen.
İçerisi tek geçiş koridorlu.Dort befand sich der einzige Eingang.
Berlin'de kaldığı süre boyunca Paula müze koridorlarında uzun süre dolaşır.Während ihrer Berliner Zeit verbrachte Paula Becker viel Zeit in Museen.
Koridor X Pan-Avrupa koridorlarından biridir.Der Paneuropäische Verkehrskorridor X ist eine der zehn Routen der Paneuropäischen Verkehrskorridore.
Haritada üç adet koridor bulunur.In der Flur befinden sich drei Teiche.
Çek KoridoruDer Heilandsweg.
1993 yılında Amerika'nın Ulusal Ünlü Kadınlar Koridoru'na (National Women's Hall of Fame) kabul edildi.1993 wurde sie außerdem in die amerikanische National Women’s Hall of Fame aufgenommen.
Okul koridorlarında yeni bir kovalamaca başlar.Sie fängt mit dem Wandschmuck im Schulflur an.
Koridor X Pan-Avrupa koridorlarından biridir.Le corridor X est un des corridors paneuropéens.
Koridordan inerken Mike tekrar 37 yaşındaki hâline geri döner ve Scarlett'la tekrar birleşirler.Mike est ensuite transformé en son moi de 37 ans, et se réunit avec Scarlet.
Koridorun diğer tarafında Martha ayılır ve yanındaki yaralı Hath'i görünce ona yardım eder.De l'autre côté du couloir, Martha aide une Hath blessée et gagne leur confiance.
Berlin'de kaldığı süre boyunca Paula müze koridorlarında uzun süre dolaşır.Au cours de son séjour berlinois, Paula Becker passa de nombreuses heures dans les galeries des musées.
Koridor, adını alanda bulunan en büyük kent olan Siliguri'den almıştır.Le corridor porte le nom de la principale ville qui s'y trouve : Siliguri.
Zil çalınca Spears koridora koşar ve dans etmeye başlar.Puis, la sonnerie retentit, Britney se précipite pour sortir dans le hall et commence une chorégraphie.
Sığınağın bazı koridorları hâlâ bulunmaktadır, fakat halka kapalıdır.Le bâtiment des voyageurs est conservé, mais fermé au public.
London; Kanada, Güneydoğu Ontario'da, Quebec-Windsor koridoru üzerinde konumlanan kenttir.London est une ville de l'Ontario, au Canada, située sur le corridor Québec-Windsor.
Çek KoridoruLe couloir.
Plan şemasında, bina boyunca uzanan geniş bir koridor ve iki yanında odalar bulunmaktadır.Le modèle passerelle utilise un bâtiment long et étroit, avec les avions garés des deux côtés.
Tom koridorda yürüyor.Tom está andando por el pasillo.
Koridor tarafı koltuk istiyorum.Quiero un asiento de pasillo.
Olay, yerel saatle, yaklaşık 15:05 civarında kampüsün Cole Hall koridorunda gerçekleşti.El incidente ocurrió en el Cole Hall del campus aproximadamente a las 3:05 pp. m.
Asker kız, Martha'nın da olduğu diğer tarafa tuzak kurarak koridorun patlamasına neden olur.La soldado causa una explosión que sella el corredor en el que están, atrapando a Martha al otro lado.
Bitkileri yakar. eve en uzakiki koridor yanmıştır.El dormitorio se quemó por completo, igual que el pasillo.
Koridorda bağırarak koşan Charlie polisleri bir tüfekle vurur.Corriendo a lo largo del pasillo, gritando, Charlie le dispara a los detectives con una escopeta.
Koridorun diğer tarafında Martha ayılır ve yanındaki yaralı Hath'i görünce ona yardım eder.En el otro lado del corredor, Martha ayuda a un Hath herido y se gana así su confianza.
Zil çalınca Spears koridora koşar ve dans etmeye başlar.Cuando la campana suena, Spears y sus amigas salen corriendo al pasillo y da inicio la coreografía.
Berlin'de kaldığı süre boyunca Paula müze koridorlarında uzun süre dolaşır.Durante su estancia berlinesa, Becker pasó numerosas horas en las galerías de los museos.
Koridorda yürürken diğer mahkûmlar onu inceler.En la caminata el Gato los ve.
Zhangye, Hexi Koridoru'nun merkezinde yer almaktadır.El condado de Shandan está está ubicado en el centro del Corredor del Hexi.
Koridor X Pan-Avrupa koridorlarından biridir.La ciudad se sitúa a lo largo de los corredores Pan-Europeos X y VII.
Koridorlara tuzaklar kurar, öğrencilere eşyalar atar.La Huelga Estudiantil a Través de unas Ventanas.
Zhangye, Hexi Koridoru'nun merkezinde yer almaktadır.Zhangye si trova al centro del Corridoio di Hexi.
Alt koridor ile durur.Qualcuno si avvicina dal corridoio.
Yaklaşık 1.100 odası, 100 merdiven çıkışı ve toplamda 4,8 kilometreyi bulan uzun koridorları vardır.Il palazzo di Westminster include approssimativamente 1100 stanze, 100 scalinate e 4,8 km di corridoi.
Çek KoridoruCorridoio.
Tek koridor vardır.C'è un solo sottopassaggio.
Taçkapıdan sonra geçilen koridor, ikinci bir kapı ile avlulu medreseye açılır.Bagno Proseguendo per il corridoio si accede ad un secondo bagno riservato agli ospiti.
Katlarda havuzlar vardı ve koridorlarda çeşmeler şırıldayarak akıyordu.V'erano piscine sui vari piani, e fontane nei corridoi.
Bu koridorlar üst orta ve alt koridor olarak nitelendirilir.Questo frenulo si estende verso l'alto e all'indietro attraverso l'ilo.
Berlin'de kaldığı süre boyunca Paula müze koridorlarında uzun süre dolaşır.В Берлине Паула проводила много времени в музеях.
Koridor X Pan-Avrupa koridorlarından biridir.Маршрут входит в X Панъевропейский коридор.
Çek KoridoruКоридор.
Bu köşkler birbirine uzunca bir koridor ile bağlıydı.Все ложи были связаны между собой коридором.
Tam tutulma, Dünya yüzeyindeki dar bir koridorda gözlenebilir.Им легко можно покрыть поверхность всей площади коридора.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod