Kuzey Koreli mi yoksa Güney Koreli miyim?Suis-je sud-coréenne ou nord-coréenne ?
Kuzey Koreli mi yoksa Güney Koreli miyim?Sunt sud-coreeancă, sau nord-coreeancă?
Kuzey Koreli mi yoksa Güney Koreli miyim?Tôi là người Nam Triều Tiên hay Bắc Triều Tiên?
Kuzey Koreli mi yoksa Güney Koreli miyim?Είμαι Νοτιοκορεάτισσα ή Βορειοκορεάτισσα;
Kuzey Koreli mi yoksa Güney Koreli miyim?Аз от Южна или от Северна Корея съм?
Kuzey Koreli mi yoksa Güney Koreli miyim?Кто я, южанка или северянка?
Kuzey Koreli mi yoksa Güney Koreli miyim?Хто я - південна чи північна кореянка?
Kuzey Koreli mi yoksa Güney Koreli miyim?האם אני דרום קוריאנית או צפון קוריאנית?
Kuzey Koreli mi yoksa Güney Koreli miyim?هل أنا من كوريا الجنوبية، أم من كوريا الشمالية؟
Kuzey Koreli mi yoksa Güney Koreli miyim?どこの出身なのか? 自分は一体誰なのか?
Kuzey Koreli sınır bekçileri genellikle izinsiz sınırı geçenleri vurup öldürür.Az észak koreai határőrök gyakran lelövik az embereket akik engedély nélkül próbálnak átkelni a határon.
Kuzey Koreli sınır bekçileri genellikle izinsiz sınırı geçenleri vurup öldürür.Bảo vệ biên giới Bắc Triều tiên thường bắn và giết những người cố gắng vượt biên trái phép.
Kuzey Koreli sınır bekçileri genellikle izinsiz sınırı geçenleri vurup öldürür.De Noord-Koreaanse grenswacht schiet vaak mensen neer die zonder toestemming de grens over willen.
Kuzey Koreli sınır bekçileri genellikle izinsiz sınırı geçenleri vurup öldürür.북한 국경 경비대는 허가 없이 국경을 넘으려는 사람들을 종종 쏘아 죽이고는 합니다.
Kuzey Koreli sınır bekçileri genellikle izinsiz sınırı geçenleri vurup öldürür.Les soldats frontaliers tiraient et tuaient souvent des gens qui essayaient de traverser clandestinement.
Kuzey Koreli sınır bekçileri genellikle izinsiz sınırı geçenleri vurup öldürür.Pogranicznicy często strzelają i zabijają ludzi próbujących nielegalnie przekroczyć granicę.
Kuzey Koreli sınır bekçileri genellikle izinsiz sınırı geçenleri vurup öldürür.Poliţiştii de frontieră din Coreea de Nord adesea împuşcau oamenii care încercau să treacă graniţa ilegal.
Kuzey Koreli sınır bekçileri genellikle izinsiz sınırı geçenleri vurup öldürür.Severokorejští pohraničníci často zastřelí lidi, kteří se snaží přejít hranice bez povolení.
Kuzey Koreli sınır bekçileri genellikle izinsiz sınırı geçenleri vurup öldürür.Spesso le guardie della Corea del Nord sparavano e uccidevano chi cercava di sconfinare senza permesso.
Kuzey Koreli sınır bekçileri genellikle izinsiz sınırı geçenleri vurup öldürür.Stráže v Severnej Kórei často zastrelia kohokoľvek, kto sa pokúsi prekročiť hranice bez povolenia.
Kuzey Koreli sınır bekçileri genellikle izinsiz sınırı geçenleri vurup öldürür.Охоронці кордону Північної Кореї часто стріляли і вбивали людей, що намагалися перетнути кордон без дозволу.
Kuzey Koreli sınır bekçileri genellikle izinsiz sınırı geçenleri vurup öldürür.Често се случва граничните полицаи да застрелват хората, които опитват да минат границата нелегално.
Kuzey Koreli sınır bekçileri genellikle izinsiz sınırı geçenleri vurup öldürür.אנשי משמר הגבול של צפון קוריאה לעיתים קרובות יורים והורגים אנשים שמנסים לחצות את הגבול ללא אישור.
Kuzey Koreli sınır bekçileri genellikle izinsiz sınırı geçenleri vurup öldürür.حرس الحدود الكوريين الشماليين غالباً يرمون بالرصاص و يقتلون الناس الذين يحاولون قطع الحدود بلا ترخيص
Kuzey Koreli sınır bekçileri genellikle izinsiz sınırı geçenleri vurup öldürür.北韓邊境嘅警衛好多時射殺 逃到去中國嘅人
Kuzey Koreli sınır bekçileri genellikle izinsiz sınırı geçenleri vurup öldürür.無許可で越境する人たちを 射殺します 中国兵は 北朝鮮人を
Muhtemelen en rekabetçi oyuncular Koreliler.Cóż, gracze z Korei są chyba najbardziej na świecie nastawieni na rywalizację.
Muhtemelen en rekabetçi oyuncular Koreliler.Eh bien, les Coréens sont probablement les joueurs les plus absolus au monde.
Muhtemelen en rekabetçi oyuncular Koreliler.한국 플레이어들은 전 세계 플레이어 중 가장 경쟁을 좋아하는 플레이어들일 겁니다
Muhtemelen en rekabetçi oyuncular Koreliler.Korejci jsou pravděpodobně nejsoutěživějšími hráči na světě.
Muhtemelen en rekabetçi oyuncular Koreliler.Nun, die Koreaner sind vermutlich die wetteifrigsten Spieler auf der ganzen Welt.
"O Kuzey Koreli değildir " ve gitmeme izin verdiler.Elle n'est pas nord-coréenne." Et ils m'ont laissée partir.
"O Kuzey Koreli değildir " ve gitmeme izin verdiler.Dia bukan orang Korea Utara." Dan mereka melepaskan saya.
"O Kuzey Koreli değildir " ve gitmeme izin verdiler.E deixaram-me ir. Foi um milagre.
"O Kuzey Koreli değildir " ve gitmeme izin verdiler.Ella no es norcoreana." Y me dejaron ir.
"O Kuzey Koreli değildir " ve gitmeme izin verdiler.Hän ei ole pohjoiskorealainen." He päästivät minut menemään.
"O Kuzey Koreli değildir " ve gitmeme izin verdiler.Hon är inte nordkorean." Och de lät mig gå.
"O Kuzey Koreli değildir " ve gitmeme izin verdiler.Hun er ikke nordkoreaner." Så lod de mig gå.
"O Kuzey Koreli değildir " ve gitmeme izin verdiler.이 여자는 북한 사람이 아닙니다"
"O Kuzey Koreli değildir " ve gitmeme izin verdiler.Lei non è nordcoreana". Mi lasciarono andare.
"O Kuzey Koreli değildir " ve gitmeme izin verdiler.Nie jest obywatelką Korei Północnej " . Pozwolono mi odejść.
"O Kuzey Koreli değildir " ve gitmeme izin verdiler.Nie je to Severokórejčanka." A pustili ma.
"O Kuzey Koreli değildir " ve gitmeme izin verdiler.Nó không phải là người Bắc Triều Tiên." Và họ thả tôi ra.
"O Kuzey Koreli değildir " ve gitmeme izin verdiler.Nu e nord-coreeană." Și m-au lăsat să plec.
"O Kuzey Koreli değildir " ve gitmeme izin verdiler.Ona ni Severna Korejka." In so me izpustili.
"O Kuzey Koreli değildir " ve gitmeme izin verdiler.Sie ist keine Nordkoreanerin." Und sie ließen mich gehen.
"O Kuzey Koreli değildir " ve gitmeme izin verdiler.Tohle není Severokorejka." A nechali mě jít.
"O Kuzey Koreli değildir " ve gitmeme izin verdiler.Zij is niet Noord-Koreaans." Ze lieten me gaan.
"O Kuzey Koreli değildir " ve gitmeme izin verdiler.Δεν είναι Βορειοκορεάτισσα". Με άφησαν ελεύθερη.
"O Kuzey Koreli değildir " ve gitmeme izin verdiler.Вона не з Північної Кореї". І мене відпустили.
"O Kuzey Koreli değildir " ve gitmeme izin verdiler.Она не из Северной Кореи". Они отпустили меня.
"O Kuzey Koreli değildir " ve gitmeme izin verdiler.Тя не е от Северна Корея". Пуснаха ме.
"O Kuzey Koreli değildir " ve gitmeme izin verdiler.היא לא צפון קוריאנית."
"O Kuzey Koreli değildir " ve gitmeme izin verdiler."إنها ليست من كوريا الشمالية"
"O Kuzey Koreli değildir " ve gitmeme izin verdiler.その結果 私は解放されました 奇跡でした
Onlar masum Koreli satıcıyı tahrip ederek haklarına kavuştular.Consiguieron sus derechos al destruir a inocentes comerciantes Coreanos.
Onlar masum Koreli satıcıyı tahrip ederek haklarına kavuştular.Họ có quyền đập phá những người thương gia Hàn vô tội.
Onlar masum Koreli satıcıyı tahrip ederek haklarına kavuştular.Ils ont pris le droit de détruire les boutiques de Coréens innocents.
Onlar masum Koreli satıcıyı tahrip ederek haklarına kavuştular.그들은 그들의 권리를 무고한 한국인 상인들을 괴롭힘으로써 얻었어요.
Onlar masum Koreli satıcıyı tahrip ederek haklarına kavuştular.Loro hanno i loro diritti distruggendo mercanti koreani innocenti.