Hepimiz Koreli idik, fakat 67 yıllık bölünmeden dolayı içten içe farklılaşmıştık.Kami sama-sama orang Korea, namun di dalam, kami sangat berbeda karena pemisahan selama 67 tahun.
Hepimiz Koreli idik, fakat 67 yıllık bölünmeden dolayı içten içe farklılaşmıştık.Mindannyian koreaiak vagyunk, de belülről különbözőkké váltunk a 67 évnyi széttagoltságnak köszönhetően.
Hepimiz Koreli idik, fakat 67 yıllık bölünmeden dolayı içten içe farklılaşmıştık.Olemme kaikki korealaisia, mutta mieleltämme olemme tulleet hyvin erilaisiksi 67 vuoden kahtiajaosta johtuen.
Hepimiz Koreli idik, fakat 67 yıllık bölünmeden dolayı içten içe farklılaşmıştık.On est tous coréens, mais à l'intérieur, nous sommes devenus très différents à cause de 67 ans de division.
Hepimiz Koreli idik, fakat 67 yıllık bölünmeden dolayı içten içe farklılaşmıştık.Siamo tutti coreani, ma dentro, siamo diventati molto diversi a causa di 67 anni di divisione.
Hepimiz Koreli idik, fakat 67 yıllık bölünmeden dolayı içten içe farklılaşmıştık.Somos todos coreanos mas, por dentro, tornámo-nos muito diferentes devido a 67 anos de divisão.
Hepimiz Koreli idik, fakat 67 yıllık bölünmeden dolayı içten içe farklılaşmıştık.Somos todos coreanos, pero por dentro, hemos llegado a ser muy diferentes debido a 67 años de división.
Hepimiz Koreli idik, fakat 67 yıllık bölünmeden dolayı içten içe farklılaşmıştık.Suntem toți coreeni, dar înăuntru, am devenit foarte diferiți din cauza a 67 de ani de separare.
Hepimiz Koreli idik, fakat 67 yıllık bölünmeden dolayı içten içe farklılaşmıştık.Vi är alla koreaner, men inombords, har vi blivit väldigt olika på grund av 67 år av splittring.
Hepimiz Koreli idik, fakat 67 yıllık bölünmeden dolayı içten içe farklılaşmıştık.Vi er allesammen koreanere, men indeni er vi blevet meget forskellige efter 67 års splittelse.
Hepimiz Koreli idik, fakat 67 yıllık bölünmeden dolayı içten içe farklılaşmıştık.Všetci sme Kórejčania, ale vo vnútri, sme veľmi rozdielni pre 67 rokov, ktoré sme už rozdelení.
Hepimiz Koreli idik, fakat 67 yıllık bölünmeden dolayı içten içe farklılaşmıştık.Všichni jsme Korejci, ale uvnitř jsme v důsledku 67 let odloučení velmi rozdílní.
Hepimiz Koreli idik, fakat 67 yıllık bölünmeden dolayı içten içe farklılaşmıştık.Vsi smo Korejci, toda znotraj smo postali različni zaradi 67 let razdelitve.
Hepimiz Koreli idik, fakat 67 yıllık bölünmeden dolayı içten içe farklılaşmıştık.Wszyscy jesteśmy Koreańczykami, ale ze względu na 67 lat podziału, staliśmy się bardzo różni.
Hepimiz Koreli idik, fakat 67 yıllık bölünmeden dolayı içten içe farklılaşmıştık.Είμαστε όλοι Κορεάτες, αλλά στο εσωτερικό έχουμε αναπτυχθεί διαφορετικά εξαιτίας της διαίρεσης 67 χρόνων.
Hepimiz Koreli idik, fakat 67 yıllık bölünmeden dolayı içten içe farklılaşmıştık.Все мы — корейцы, но внутренне мы стали очень разными за 67 лет вражды.
Hepimiz Koreli idik, fakat 67 yıllık bölünmeden dolayı içten içe farklılaşmıştık.Всички ние сме корейци, но заради 67 годишното разделение, бяхме много различни отвътре.
Hepimiz Koreli idik, fakat 67 yıllık bölünmeden dolayı içten içe farklılaşmıştık.Усі ми корейці, проте усередині стали дуже різними через 67-річний поділ.
Hepimiz Koreli idik, fakat 67 yıllık bölünmeden dolayı içten içe farklılaşmıştık.כולנו קוריאנים, אבל בפנים, נעשינו שונים מאד עקב 67 שנים של חלוקה.
Hepimiz Koreli idik, fakat 67 yıllık bölünmeden dolayı içten içe farklılaşmıştık.جميعنا كوريون، لكن داخليّاً، أصبحنا مختلفين جداً نتيجة لـ 67 عاماً من الإنقسام.
Hepimiz Koreli idik, fakat 67 yıllık bölünmeden dolayı içten içe farklılaşmıştık.全く変わってしまいました 67年に及ぶ分断のせいです 私自身のアイデンティティに悩みました
. Herhalde bu işgalin Koreliler için hoş bir işgal olmadığını söylemek gerekir.Dan mereka mempertahankan kekuasaan atas Semenanjung Korea selama beberapa waktu hingga akhir Perang Dunia II.
Herhalde bu işgalin Koreliler için hoş bir işgal olmadığını söylemek gerekir.E eles subjugaram a penísula Coreana por muitas décadas até o fim da Segunda Guerra Mundial.
Herhalde bu işgalin Koreliler için hoş bir işgal olmadığını söylemek gerekir.En die macht behouden ze op het schiereiland
. Herhalde bu işgalin Koreliler için hoş bir işgal olmadığını söylemek gerekir.I pozostali u władzy na Półwyspie Koreańskim aż do końca drugiej wojny światowej.
Herhalde bu işgalin Koreliler için hoş bir işgal olmadığını söylemek gerekir.일본의 일제 식민통치는
Herhalde bu işgalin Koreliler için hoş bir işgal olmadığını söylemek gerekir.Než se budeme věnovat konfliktu korejské války, pojďme se podívat na historické souvislosti k ní vedoucí.
. Herhalde bu işgalin Koreliler için hoş bir işgal olmadığını söylemek gerekir.Restano al potere nella penisola coreana fino al fine della Seconda Guerra Mondiale.
. Herhalde bu işgalin Koreliler için hoş bir işgal olmadığını söylemek gerekir.Und sie halten die Koreanische Halbinsel besetzt bis zum Ende des 2. Weltkrieges.
. Herhalde bu işgalin Koreliler için hoş bir işgal olmadığını söylemek gerekir.Và họ nắm quyền lực ở bán đảo triều Tiên trong suốt thời kỳ trước khi chiến tranh Thế giới thứ II kết thúc
. Herhalde bu işgalin Koreliler için hoş bir işgal olmadığını söylemek gerekir.И те остават на власт на Корейския полуостров чак до края на Втората Световна война.
. Herhalde bu işgalin Koreliler için hoş bir işgal olmadığını söylemek gerekir.Свою владу на Корейському півострові Японія зберегала аж до кінця Другої світової війни.
Herhalde bu işgalin Koreliler için hoş bir işgal olmadığını söylemek gerekir.ومن الجدير بالذكر هنا
Herhalde bu işgalin Koreliler için hoş bir işgal olmadığını söylemek gerekir.おそらく述べておいた方がいいと思うのですが、
Her yıl Çin'de sayısız Kuzey Koreli yakalanıyordu ve Kuzey Kore'ye geri gönderiliyorlardı.매년마다 수많은 북한 사람들이 중국에서 잡혀서 북한으로 추방당합니다.
Her yıl Çin'de sayısız Kuzey Koreli yakalanıyordu ve Kuzey Kore'ye geri gönderiliyorlardı.Vsako leto je veliko Severnih Korejcev ujetih na Kitajskem, ki jih nato deportirajo nazaj v Severno Korejo.
Her yıl Çin'de sayısız Kuzey Koreli yakalanıyordu ve Kuzey Kore'ye geri gönderiliyorlardı.Всяка година безброй много севернокорейци са залавяни в Китай и екстрадирани в Северна Корея.
Her yıl Çin'de sayısız Kuzey Koreli yakalanıyordu ve Kuzey Kore'ye geri gönderiliyorlardı.בכל שנה נתפסים אינספור צפון קוריאנים בסין ומוחזרים לצפון קוריאה,
Her yıl Çin'de sayısız Kuzey Koreli yakalanıyordu ve Kuzey Kore'ye geri gönderiliyorlardı.في كل سنة، يتم القبض على عدد لا يحصى من الكوريين الشماليين في الصين ويتم ترحيلهم إلى كوريا الشمالية
Her yıl Çin'de sayısız Kuzey Koreli yakalanıyordu ve Kuzey Kore'ye geri gönderiliyorlardı.強制送還されています 送還後には拷問 投獄 さらには
Hevesli Koreli dansçılar için bir öğüdünüz var mı?"¿Algún consejo para los aspirantes coreanos a bailarines?".
Hevesli Koreli dansçılar için bir öğüdünüz var mı?"Bà có lời khuyên nào cho những vũ công Hàn Quốc đầy khao khát?"
Hevesli Koreli dansçılar için bir öğüdünüz var mı?"Des conseils pour les danseuses coréennes en herbe ?"
Hevesli Koreli dansçılar için bir öğüdünüz var mı?"Haben Sie einen Rat für angehende koreanische Tänzerinnen?"
Hevesli Koreli dansçılar için bir öğüdünüz var mı?"Heb je tips voor aankomende Koreaanse dansers?"
Hevesli Koreli dansçılar için bir öğüdünüz var mı?""한국의 무용학도들에게 한 말씀 해주시죠?"
Hevesli Koreli dansçılar için bir öğüdünüz var mı?"Ma pani jakieś porady dla ambitnych tancerzy z Korei?"
Hevesli Koreli dansçılar için bir öğüdünüz var mı?"Qualche consiglio per gli aspiranti ballerini coreani?"
Hevesli Koreli dansçılar için bir öğüdünüz var mı?"Tem algum conselho para os candidatos coreanos a bailarinos?"
Hevesli Koreli dansçılar için bir öğüdünüz var mı?"Un sfat pentru aspiranții dansatori coreeni?
Hevesli Koreli dansçılar için bir öğüdünüz var mı?"Ваш совет честолюбивым корейским танцорам".
Hevesli Koreli dansçılar için bir öğüdünüz var mı?"Порадьте щось корейським танцюристам-початківцям".
Hevesli Koreli dansçılar için bir öğüdünüz var mı?""האם יש לך עצות לרקדנים קוריאנים בשאיפה?"
Hevesli Koreli dansçılar için bir öğüdünüz var mı?"أي نصيحة للراقصين الطموحين الكوريين؟"
Hevesli Koreli dansçılar için bir öğüdünüz var mı?"彼女は巨匠だった。1948 年にこの写真が 撮られた時彼女はすでにスターだった
Koreli askerler, tek bir amaç ve fikir için bir araya geldiler.Tentara Korea bekumpul untuk berbagi satu pikiran dan satu tujuan
Koreli askerler, tek bir amaç ve fikir için bir araya geldiler.الجنود الكوريون اجتمعوا ليتشاركوا بعقل واحد وهدف واحد
Koreli bir arkadaşı Smith'ten yardımlarını esirgemedi.Deborah también contó con ayuda de un amigo coreano.
Koreli bir arkadaşı Smith'ten yardımlarını esirgemedi.Smith erzählt, sie habe diesen Freund mit unzähligen Fragen genervt.
Koreli bir arkadaşı Smith'ten yardımlarını esirgemedi.Uma amiga coreana veio igualmente em seu auxílio.