Ana içeriğe geç
Sözlük

kor ile cümle

kor kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
5
ORT. KELİME
Tom korkmuş değil.Tom isn't frightened.
Onların hepsi korkmuştu.They were all scared.
Onlar niçin korkuyor?Why are they afraid?
Tom gerçekten korkmuştu.Tom was real scared.
Tom kornasını çaldı.Tom honked his horn.
Tom korkudan sindi.Tom cringed in fear.
Hepimiz korktuk.We were all scared.
Tom niçin korkuyor?Why is Tom scared?
Tom korkak değil.Tom is no coward.
Buralarda sinekler korkunç.The flies around here are terrible.
Seni her zaman koruyacağıma yemin ederim.I swear I'll always protect you.
Senin ayaklarını ıslatmaktan korkma.Don't be afraid to get your feet wet.
Çevreyi korumak için kendi hükümetimizle dövüşmek zorunda olmamız korkunç.It is horrifying that we have to fight our own government to save the environment.
Bu ilacın korkunç bir tadı var.This medicine has a terrible flavor.
Korkun. Çok korkun.Be afraid. Be very afraid.
Bu korku filminde, ölü için hayata geri gelmek mümkündür.In this horror movie, it is possible for the dead to come back to life.
Ablam tüm doktorlardan korkuyor.My elder sister is afraid of all doctors.
Sorun herkesin Tom'la konuşmayacak kadar çok kormuş olduğu.The problem is everybody's too afraid to speak to Tom.
Sadece seni korumak istedim.I just wanted to protect you.
Sadece seni korumaya çalışıyordum.I was just trying to protect you.
O, başlangıçta korkmuş görünüyordu ama sadece bir an için.She seemed frightened at first, but only for a moment.
Allah'ın gözü küçük olanlar koruyor.The eye of God watches over the little ones.
Onlar korkularının üstesinden gelebilir.They can overcome their fears.
Bu film gerçekten korkutucu.This movie is really scary.
Dün gece uyuyamadım, bu yüzden bir korku filmi izlemeye karar verdim.I couldn't sleep last night, so I decided to watch a horror movie.
Isı korkunçtu.The heat was terrible.
Biz korkmadık.We were not afraid.
Oturma odasında korkunç bir kaos hüküm sürüyor.A horrible chaos reigns in the living room.
Sevgi kızgınlıktan iyidir. Umut korkudan iyidir.Love is better than anger. Hope is better than fear.
Tom'u asla korunaksız yakalayamazsın.You can never catch Tom off guard.
Tom korkmak için çok aptal.Tom is too stupid to be scared.
Ben korkarım Tom'un canı yanabilir.I'm afraid Tom might get hurt.
Onlar Tanrılardan korkuyor.They are afraid of the gods.
Bu sistemin dahili bir koruma devresi var.This system has a built-in protection circuit.
Tom Mary'yi korumalıydı.Tom should've protected Mary.
Daha önce bir şey söylemeliydim ama kızacağından korktum.I should've said something before, but I was afraid you'd get angry.
Korkarım ki Tom herkese bütün sırlarımızı söyleyecek.I'm afraid Tom will tell everyone all our secrets.
Gezi, korkunç bir fırtına nedeniyle iptal edildi.The trip was canceled because of a terrible storm.
Benim en kötü korkularım gerçekleşti.My worst fears came true.
Yaşamak için ne korkunç bir dünya!What an awful world to live in!
Yüzü korkudan kireç gibi oldu sonra utançtan kızardı.He went pale with fear and then turned red with embarrassment.
Tom kendi eksikliklerinden bile bahsetmeye korkmuyordu.Tom was never afraid even to talk about his own shortcomings.
Yüzünde korku vardı.There was fear on his face.
Sen bizden korkmayabilirsin ama bizim de senden korkmadığımızı hatırla!You may not be afraid of us, but remember we are not afraid of you, either!
Pinokyo, tek başına olmasına rağmen, kendini cesurca korudu.Pinocchio, although alone, defended himself bravely.
Beni takip et ve korkma.Follow me and have no fear.
Tekrar denemeliyiz. Benimle gel ve korkma.We must try again. Come with me and don't be afraid.
Tom zararlı radyasyondan beynini korumak için aliminyum folyo şapka giyer.Tom wears a tinfoil hat to protect his brain from harmful radiation.
Aşkta korku yoktur.Love is free of fear.
Kore'ye uçakla gittik.We went to Korea by plane.
"13. Cuma" bir Amerikan korku filmidir.Friday the 13th is an American horror movie.
Korkutuldum ve kafam karıştı.I was frightened and confused.
Tom korkusunu kontrol etmeye çalıştı.Tom tried to control his fear.
Onlar çok korkmuş olacaklar.They will be very afraid.
Ona iyi davranıldı ama yinede korktu.He was treated well but still was scared.
O askerin kurşunlardan korkmadığı söyleniyor.It's said that that soldier fears no bullets.
Carol genellikle korku filmleri izler.Carol often watches horror films.
Haber onu korkunç biçimde üzdü.The news upset her terribly.
Korkunç derecede kıskançtır.He is terribly jealous.
Korkmaya gerek yok.There's no need to be afraid.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod