konuya ile cümle
konuya kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
11
ORT. KELİME
" Çocukların çoğunun bir konuya odaklanmayıp birçok konu üzerinde dolandıklarına dair bir düşüncem var. ""Jag har en känsla av att många elever bara hoppar runt och inte fokuserar på ett område i taget."
" Çocukların çoğunun bir konuya odaklanmayıp birçok konu üzerinde dolandıklarına dair bir düşüncem var. ""Jeg har på fornemmelsen, at mange af eleverne hopper rundt uden at fokusere på et emne."
" Çocukların çoğunun bir konuya odaklanmayıp birçok konu üzerinde dolandıklarına dair bir düşüncem var. ""많은 학생들이 산만하고 하나의 주제에 집중하지 않는다는 느낌이 있습니다."
" Çocukların çoğunun bir konuya odaklanmayıp birçok konu üzerinde dolandıklarına dair bir düşüncem var. ""Mám pocit, že mnoho dětí přeskakuje a nezaměřuje se na jedno téma."
" Çocukların çoğunun bir konuya odaklanmayıp birçok konu üzerinde dolandıklarına dair bir düşüncem var. ""Mam wrażenie, że sporo dzieci przeskakuje i nie skupia się na jednym temacie".
" Çocukların çoğunun bir konuya odaklanmayıp birçok konu üzerinde dolandıklarına dair bir düşüncem var. ""Minusta tuntuu, että monet lapsista vain hyppivät ympäriinsä eivätkä keskity yhteen aiheeseen."
" Çocukların çoğunun bir konuya odaklanmayıp birçok konu üzerinde dolandıklarına dair bir düşüncem var. ""Myslím, že veľa detí skáče z jednej témy na druhú a nesústredí sa len na jednu."
" Çocukların çoğunun bir konuya odaklanmayıp birçok konu üzerinde dolandıklarına dair bir düşüncem var. ""Saya merasa banyak siswa yang melompat-lompat dan tidak fokus di satu topik."
" Çocukların çoğunun bir konuya odaklanmayıp birçok konu üzerinde dolandıklarına dair bir düşüncem var. ""Siento que muchos de los niños se la pasan saltando de una cosa a la otra y no se concentran en un tema."
" Çocukların çoğunun bir konuya odaklanmayıp birçok konu üzerinde dolandıklarına dair bir düşüncem var. ""Sinto que muitos miúdos andam a saltar "e não se concentram num tópico."
" Çocukların çoğunun bir konuya odaklanmayıp birçok konu üzerinde dolandıklarına dair bir düşüncem var. ""Úgy érzem, hogy sok gyerek össze-vissza ugrál, és nem egy témára koncentrál."
" Çocukların çoğunun bir konuya odaklanmayıp birçok konu üzerinde dolandıklarına dair bir düşüncem var. ""Здається, що багато учнів перестрибують з одного на інше, не можуть зосередитися на одній темі".
" Çocukların çoğunun bir konuya odaklanmayıp birçok konu üzerinde dolandıklarına dair bir düşüncem var. ""Имаме чувството, че децата просто скачат напред-назад и не се съсредоточават върху една тема."
" Çocukların çoğunun bir konuya odaklanmayıp birçok konu üzerinde dolandıklarına dair bir düşüncem var. ""Мне кажется, многие ученики ходят вокруг да около и не могут сосредоточиться на одной теме".
" Çocukların çoğunun bir konuya odaklanmayıp birçok konu üzerinde dolandıklarına dair bir düşüncem var. ""Мне кажется, многие ученики ходят вокруг да около и не могут сосредоточиться на одной теме."
" Çocukların çoğunun bir konuya odaklanmayıp birçok konu üzerinde dolandıklarına dair bir düşüncem var. "כמו אותו גרף מיקוד, הרבה מורים אמרו, "יש לי הרגשה שהרבה ילדים מקפצים מסביב
" Çocukların çoğunun bir konuya odaklanmayıp birçok konu üzerinde dolandıklarına dair bir düşüncem var. "" لدينا احساس بان التلاميذ يقفزون من درس لآخر ولا يركزون على درس واحد."
" Çocukların çoğunun bir konuya odaklanmayıp birçok konu üzerinde dolandıklarına dair bir düşüncem var. "وقال "لدي شعور بأن الكثير من الاطفال القفز حولها وليس التركيز على موضوع واحد ".
" Çocukların çoğunun bir konuya odaklanmayıp birçok konu üzerinde dolandıklarına dair bir düşüncem var. "集中していないようだ」 と言うので あのフォーカスダイアグラムを 作りました
" Çocukların çoğunun bir konuya odaklanmayıp birçok konu üzerinde dolandıklarına dair bir düşüncem var. "集中していないようだ」と言うので あのフォーカスダイアグラムを作りました
Crowley: Sayın Başkan, Şimdi sizi bir sonraki konuya taşımam gerekiyor.Mr. President, ich muss - ich muss Sie hier bewegen.
Çünkü insanların bu konuya iyi yaklaşmadıklarını biliyorlar ve tacize uğramaktan korkuyorlar.Dlaczego takie sytuacje często się zdarzają?
Çünkü insanların bu konuya iyi yaklaşmadıklarını biliyorlar ve tacize uğramaktan korkuyorlar.[FineBros: Pourquoi pensez-vous que ces choses se passe si fréquentement?]
Çünkü insanların bu konuya iyi yaklaşmadıklarını biliyorlar ve tacize uğramaktan korkuyorlar.Poque isso acontece com tanta frequencia?
Çünkü insanların bu konuya iyi yaklaşmadıklarını biliyorlar ve tacize uğramaktan korkuyorlar.¿Por qué algo así ocurre tan frecuentemente?
Çünkü insanların bu konuya iyi yaklaşmadıklarını biliyorlar ve tacize uğramaktan korkuyorlar.Tại sao điều đó lại xảy ra quá thường xuyên?
Çünkü insanların bu konuya iyi yaklaşmadıklarını biliyorlar ve tacize uğramaktan korkuyorlar.(uomo fuori campo) Perché una cosa del genere accade così spesso?
Çünkü insanların bu konuya iyi yaklaşmadıklarını biliyorlar ve tacize uğramaktan korkuyorlar.同性愛者であれば-
"Çünkü kanser hastaları asla bu şekilde konuya bakmazlar."Deoarece nimeni din domeniul cancerului nu ar privi lucrurile din aceasta perspectiva.
"Çünkü kanser hastaları asla bu şekilde konuya bakmazlar."암을 연구하는 사람중에 누구도 그런 식으로 접근하지 않았거든요.
"Çünkü kanser hastaları asla bu şekilde konuya bakmazlar."Mert senki nem fogja a rákot így megközelíteni.
"Çünkü kanser hastaları asla bu şekilde konuya bakmazlar."Omdat niemand die met kanker bezig is, er op deze manier naar zou kijken.
"Çünkü kanser hastaları asla bu şekilde konuya bakmazlar."Parce que personne dans le domaine du cancer ne le considèrerait de cette façon.
"Çünkü kanser hastaları asla bu şekilde konuya bakmazlar."Perché nessun oncologo la vedrebbe in questo modo.
"Çünkü kanser hastaları asla bu şekilde konuya bakmazlar."Ponieważ nikt zajmujący się rakiem nie patrzy na to w ten sposób.
"Çünkü kanser hastaları asla bu şekilde konuya bakmazlar."Porque nadie involucrado con el cáncer lo miraría de esta manera.
"Çünkü kanser hastaları asla bu şekilde konuya bakmazlar."Weil kein Krebsfachmann die Sache so sehen würde.
"Çünkü kanser hastaları asla bu şekilde konuya bakmazlar."Επειδή κανείς δεν το βλέπει έτσι από αυτούς που μελετούν τον καρκίνο.
"Çünkü kanser hastaları asla bu şekilde konuya bakmazlar."Защото никой в областта на рака не би погледнал по този начин.
"Çünkü kanser hastaları asla bu şekilde konuya bakmazlar."Потому что никто из тех, кто занимается раком, не рассматривает его с этой точки зрения.
"Çünkü kanser hastaları asla bu şekilde konuya bakmazlar."מפני שאף אחד מתחום של הסרטן לא יסתכל על זה כך.
"Çünkü kanser hastaları asla bu şekilde konuya bakmazlar."لأن لا أحد في مجال السرطان ينظر إليه بهذه الطريقة.
"Çünkü kanser hastaları asla bu şekilde konuya bakmazlar.いないからです でも癌分野以外の人が集まって
Daha önce, bu konuya değinmiştim. Bildiğinizi varsayıyorum, ama yine de sizin için ispatlıyorum. -E nós já tocamos isso no passado e eu disse mesmo que eu poderia provar isso.
Daha önce, bu konuya değinmiştim. Bildiğinizi varsayıyorum, ama yine de sizin için ispatlıyorum. -He tratado esto antes y os he dicho que deberías demostrarlo vosotros.
Daha önce, bu konuya değinmiştim. Bildiğinizi varsayıyorum, ama yine de sizin için ispatlıyorum. -Mówiłem o tym trochę wcześniej, nawet powiedziałem że powinniście to udowodnić.
Daha önce, bu konuya değinmiştim.وقد استعرضت هذا في الماضي وقد اخبرتكم
Daha Taylor serisi yapmadık, sonra o konuya da değinmeyi umuyorum. - Ama, Maclaurin serisi gerçekten ilginç.Realmente no hemos hecho nada con la serie de Taylor, tenía la esperanza de llegar más tarde.
Daha Taylor serisi yapmadık, sonra o konuya da değinmeyi umuyorum. -Wlaściwie to do tej pory nie zrobiliśmy niczego z szeregiem taylora, ale miałem zamiar zająć się tym później.
Daha Taylor serisi yapmadık, sonra o konuya da değinmeyi umuyorum. -Всъщност, ние още не сме се занимавали с Реда на Тейлър, надявах се по-късно да стигнем дотам
Daha Taylor serisi yapmadık, sonra o konuya da değinmeyi umuyorum. -後で、するつもりでした。 しかし、 Macloren 級数は本当に興味深く
Eğitim, Bilim ve Kültür Bakanlığı için bu konuya dair bir rapor hazırlanmaktadır.E’ in corso di elaborazione un resoconto per il Ministero dell’Istruzione, della Scienza e della Cultura.
Eğitim, Bilim ve Kültür Bakanlığı için bu konuya dair bir rapor hazırlanmaktadır.Un rapport est en préparation pour le ministère de l’éducation, de la science et de la culture.
Eksiksiz, Referanslara ve Konuya göreDokładne, według odnośników i tematów
Eksiksiz, Referanslara ve Konuya göreDokonalé, odle odkazů a předmětu
Eksiksiz, Referanslara ve Konuya göreExakt, nach Referenzen und nach Betreff
Eksiksiz, Referanslara ve Konuya göreParfait, par références et par sujet
Eksiksiz, Referanslara ve Konuya görePerfect, după referințe și după subiect
Eksiksiz, Referanslara ve Konuya görePerfecto, por referencias y por asunto
Eksiksiz, Referanslara ve Konuya görePerfect, op verwijzingen en op onderwerp
İlgili Sayfalar