Tom iş deneyimi konusunda yalan söyledi.Tom lied about his job experience.
Bunun olabileceği konusunda seni uyarmaya çalıştım.I tried to warn this might happen.
Hâlâ hayatta olduğun konusunda hiç bir fikrim yoktu.I'd no idea you were still alive.
Tom mahkemeye verilme konusunda endişeli.Tom is worried about being sued.
Nereye gitmem gerektiği konusunda hiçbir fikrim yoktu.I had no idea where I should go.
Bunun olacağı konusunda seni uyardım.I warned you this would happen.
Ben, ne yapabileceğim konusunda buradayım.I'm here to do what I can.
Fiyat konusunda satıcıyla bir anlaşma yaptık.I'll hang onto it for now.
Tom ve Mary'nin John'un ne yapmak istediği konusunda hiç bir fikri yok.Tom and Mary have no idea what John intends to do.
Tom Mary'ye ne olduğu konusunda hiçbir fikri olmadığını söylüyor.Tom says he has no idea what happened to Mary.
Tom'un kazanması durumunda ne olacağı konusunda endişeliyim.I'm worried about what'll happen if Tom wins.
Ben ne olabileceği konusunda biraz endişeliyim.I'm a little worried about what might happen.
Fransızcayı çok iyi konuşabildiğin konusunda herhangi bir fikrim yoktu.I had no idea you could speak French so well.
Hepimiz,neden geç kaldığın konusunda endişeliyiz.We were all wondering why you were late.
Tom burada dumanlı olacağı konusunda beni uyardı.Tom warned me it would be smoky here.
Tom buranın gürültülü olacağı konusunda beni uyardı.Tom warned me it would be noisy here.
Tom ve Mary sık sık para konusunda tartışırlar.Tom and Mary often argue about money.
Tom'un onun ne anlama geldiği konusunda fikri yok.Tom has no idea what that means.
Tom'un ne bekleyeceği konusunda hiç bir fikri yoktu.Tom had no idea what to expect.
Birkaç problem olabileceği konusunda Tom'u uyarmam gerekiyor.I need to warn Tom that there may be a few problems.
Tom'un Mary'nin sorunlarının ne olduğu konusunda hiç bir fikri yok.Tom has no idea what Mary's problems are.
Yetki verme konusunda herhangi bir sorunum yok.I have no problem delegating authority.
Sorunlarımın ne olduğu konusunda Tom'un hiçbir fikri yok.Tom has no idea what my problems are.
Kusura bakma, açıklama yapma konusunda kötüyüm.Sorry, I'm bad at explaining.
Öğretmen, sınavın muhtemelen karmaşık olacağı konusunda bizi uyardı.The teacher warned us that the exam would probably be complicated.
Fransızca konusunda uzmanlaşacağım.I'm going to major in French.
Bunun olacağı konusunda beni uyarmalıydın.You should've warned me that this was going to happen.
Ne istediğin konusunda gerçekten daha açık olmalısın.You really should've been more clear about what you wanted.
Tom'un biraz tuhaf olduğu konusunda sizi uyarmalıydım.I should've warned you that Tom is a little strange.
Mary üniversitede edebiyat konusunda ihtisas yaptı.Mary majored in literature at the university.
Mary aldığı para konusunda yalan söyledi.Mary lied about taking the money.
Onlar aldıkları para konusunda yalan söylediler.They lied about taking the money.
Bilgisayar konusunda çok deneyimim var.I have a lot of experience in computers.
Masum olduğum konusunda ısrar ediyorum.I insist that I'm innocent.
Onun bilgisayar konusunda çok deneyimi vardır.He has a lot of experience in computers.
İş konusunda senin yardımını istiyorum.I want your help about business.
Uzun düşündükten sonra, Beth makine mühendisliği konusunda uzmanlaşmaya karar verdi.After long consideration, Beth decided to major in mechanical engineering.
Mary, güzelliği konusunda kendini beğenmiştir.Mary is arrogant about her beauty.
Ne okumam gerektiği konusunda emin değilim: Harry Potter'mu yoksa Kutsal Kitap mı?I'm not sure what I should read: Harry Potter or the Bible?
Tom konusunda iyidir.Tom is good at his subject.
Şimdi benim inanç konusunda gerçekten kafam karıştı.I'm really confused about my faith right now.
Tom'dan yardım isteme konusunda biraz tereddütlü olduğumu kabul etmek zorundayım.I have to admit I'm a little hesitant about asking Tom for help.
Ne yapmam gerektiği konusunda biriyle konuşmak zorundayım.I have to talk to somebody about what I should do.
Ne olabileceği konusunda Tom'u uyarmalıyım.I have to warn Tom about what might happen.
Toplantıya katılamayacağım konusunda Tom'u bilgilendirdim.I informed Tom that I wouldn't be attending the meeting.
Onu yaparsan ne olacağı konusunda seni uyardım.I warned you what would happen if you did that.
Bunun küçük bir tören olması konusunda anlaştık.We agreed it would be a small ceremony.
Tom ve ben ne yapmamız gerektiği konusunda birbirimizle tartıştık.Tom and I argued with each other about what we should do.
Tom ve Mary bunun nasıl yapılması gerektiği konusunda anlaşamadılar.Tom and Mary couldn't agree on how it should be done.
Tom ve Mary ne yapacakları konusunda anlaşamadılar.Tom and Mary couldn't agree on what to do.
Tom ve Mary hangisini satın alacakları konusunda anlaşamadılar.Tom and Mary couldn't agree on which one to buy.
Tom ve Mary Boston'a mı yoksa Şikago'ya mı gidip gitmeyecekleri konusunda anlaşamadılar.Tom and Mary couldn't decide whether to go to Boston or Chicago.
Tom olan konusunda çok suçlu hissetti.Tom felt very guilty about what happened.
Tom'un ne kadar şanslı olduğu konusunda hiç fikri yok.Tom has no idea how lucky he is.
Tom hayvan davranışları konusunda bir uzmandır.Tom is an expert on animal behavior.
Tom ne yapması gerektiği konusunda kararsız.Tom is uncertain what he should do.
Tom değiştiği konusunda Mary'yi ikna etmeye çalıştı.Tom tried to convince Mary that he'd changed.
Tom hız konusundaki tüm rekorları kırdı.Tom broke all records for speed.
Bunun nasıl yapılması gerektiği konusunda emin misin?Are you sure that's how it's supposed to be done?
Herhangi birinin bütün bunun ne hakkında olduğu konusunda bir fikri var mı?Does anyone have any idea what this is all about?