Ana içeriğe geç
Sözlük

konusunda ile cümle

konusunda kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
4
HECE
8
ORT. KELİME
O, ona hangi kitapları okuyacağı konusunda akıl verdi.She advised him on what books to read.
O, onu hangi kitabı satın alacağı konusunda yönlendirdi.She advised him on which book to buy.
O, ona nerede kalması gerektiği konusunda tavsiyede bulundu.She advised him where he should stay.
Toplantıya gitmem gerektiği konusunda onunla anlaştı.She agreed with him that I should go to the meeting.
O, işini bırakma konusunda onu ikna etti.She talked him into quitting his job.
Mantıklı düşünmek konusunda iyi değilim.I'm not good at thinking logically.
O güvenliği konusunda endişeli.She is anxious about her safety.
Almanlar salatalık yememeleri konusunda uyarıldı.Germans have been warned not to eat cucumbers.
Zeus'un varlığı konusunda agnostik olan birine hiç rastlamadım.I've never met anyone who is agnostic about the existence of Zeus.
Evleneceğim kadın olduğun konusunda aklımda hiç şüphem yok.I have no doubt in my mind you are the woman I'm going to marry.
O psikiyatrist yeme bozuklukları konusunda uzmanlaşmış.That psychiatrist specialized in eating disorders.
Bütün bu şikayetten ne kadar usandığım konusunda bir fikrin yok.You have no idea how tired I am of all this complaining.
Tom işini kaybetme konusunda endişeli.Tom is worried about losing his job.
Tom üniversiteye gidip gitmemesi konusunda hâlâ emin değil.Tom is still uncertain about whether to go to college or not.
Tom her gün meyve yeme konusunda ısrar ediyor.Tom insists on eating fruit every day.
Tom hesabı ödeme konusunda ısrar etti.Tom insisted on paying the bill.
Tom odanın çok küçük olması konusunda şikâyette bulundu.Tom complained about the room being too small.
Tom'un gayrimenkulunu bana bırakacağı konusunda bir fikrim yoktu.I had no idea that Tom was going to leave me his estate.
Tom'a bilgisayarınızı verme konusunda ciddi olarak düşünüyor musun?Are you seriously thinking about giving Tom your computer?
Tom tek başına oraya gitmemesi konusunda Mary tarafından uyarıldı.Tom was advised by Mary not to go there by himself.
Tom tekrar denemesi gerektiği konusunda Mary'yi ikna etti.Tom persuaded Mary that she should try again.
Tom Mary'yi tek başına yüzmeye gitmemesi konusunda ikna etti.Tom persuaded Mary not to go swimming by herself.
Tom Mary'nin oraya kendi başına gitmesi konusunda ısrar etti.Tom insisted that Mary go there by herself.
Tom'un, Mary'nin neden onunla çıkmak istemediği konusunda hiçbir fikri yoktu.Tom had no idea why Mary didn't want to go out with him.
Tom Mary'ye çoktan seçmeli testleri nasıl geçeği konusunda biraz tavsiye verdi.Tom gave Mary some advice on how to pass multiple-choice tests.
Tom kendisinin masum olduğu konusunda Mary'yi kolayca ikna etti.Tom easily convinced Mary that he was innocent.
Tom Mary'yi hatalı olduğu konusunda ikna etti.Tom convinced Mary that she was wrong.
Tom bunun kendi hatası olmadığı konusunda Mary'yi ikna etti.Tom convinced Mary that it wasn't his fault.
Tom, mutfağın tavanını boyaması için yardımcı olacağı konusunda Mary'ye güvence verdi.Tom assured Mary that he'd help her paint the ceiling of her kitchen.
Tom ve Mary para konusunda her zaman tartışıyorlar.Tom and Mary are always arguing about money.
Tom ve Mary çocuklarını nasıl yetiştirecekleri konusunda her zaman tartışıyorlar.Tom and Mary are always arguing about how to raise their children.
Tom, John'un masum olduğu konusunda Mary'yi ikna etti.Tom convinced Mary that John was innocent.
Tom Boston'da çalışmaya devam edip etmeyeceği konusunda karar vermeliydi.Tom needed to decide whether he would continue working in Boston.
Şimdi ne yapmam gerektiği konusunda hiçbir fikrim yok.I have no idea what I need to do now.
Tom, John'un ondan ödünç para almaya çalışacağı konusunda Mary'yi uyardı.Tom warned Mary that John would try to borrow money from her.
Tom Mary'yi işi alması konusunda ikna etti.Tom talked Mary into taking the job.
Tom bir işi iyi yapmak için gereken süreyi harcama konusunda isteksiz görünüyor.Tom seems to be unwilling to spend the time it takes to do a job well.
Tom'un Mary ve John'un birbirleriyle flört ettikleri konusunda hiçbir kuşkusu yok.Tom never had an inkling that Mary and John were dating each other.
Tom biraz zayıflamam konusunda kesinlikle beni ikna etti.Tom certainly convinced me that I should lose some weight.
Tom'un Mary'yi çamaşırlarını onun için yıkaması konusunda ikna edebilmesi mümkündür.It's possible that Tom was able to convince Mary to do his laundry for him.
Yaşım konusunda erkek arkadaşıma yalan söyledim.I lied to my boyfriend about my age.
Romatoid artrit belirtileri olan kişiler, ne yedikleri konusunda çok dikkatli olmalılar.People with rheumatoid arthritis symptoms should be careful about what they eat.
Ben para konusunda endişeli değilim.I'm not worried about money.
İyi bir baba olup olmayacağım konusunda endişe ediyorum.I worry about whether I'll be a good father.
Oğlanlar dil becerileri konusunda kızları izler.Boys trail girls in language skills.
Oğlanlar dil becerileri konusunda kızların gerisindedir.Boys trail girls in language skills.
Hollandalıların dillerde iyi olma konusunda itibarı vardır.The Dutch have a reputation for being good at languages.
Tom, sınıftaki diğer öğrencilerle geçinme konusunda zorluk çekiyor.Tom has trouble getting along with other students in his class.
O, bıçak fırlatma konusunda bir uzmandır.He's an expert at throwing knives.
Jane'in ne zaman gitmesi ve nereye gitmesi gerektiği konusunda hiçbir fikri yoktu.Jane had no idea when she should go or where she should go.
Hepimiz erken gitmemiz gerektiği konusunda anlaştık.We all agree that we should leave early.
Oğlunun iyi olduğu konusunda o kadını bilgilendir.Inform that woman that her son is alright.
10:00'a kadar orada olmam konusunda bana güvenebilirsin.You can count on me to be there by 10:00.
Tom sanat konusunda çok zevkli.Tom has good taste in art.
Onun sadakatsizliği konusunda beni uyarıyor.She's warning me about his infidelity.
İnsanlarla nasıl konuştuğun konusunda daha dikkatli olmalısın.You should be more careful how you talk to people.
Tom'un Mary'nin babasının kim olduğu konusunda hiçbir fikri yoktu.Tom had no idea who Mary's father was.
Tom ona bir şey olabileceği konusunda endişeli.Tom is worried that something might happen to him.
Sen Tom'un neden kaybolduğu konusunda hiç fikre sahip misin?Do you have any idea why Tom disappeared?
Eşcinsel evlilik konusunda bir tartışmaları vardı.They had a debate on same-sex marriage.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod